
4.578 kelime · ~23 dk okuma
Selamlar, Karanlık Dosyalar Kırılma Anı'na hoş geldiniz. Bu videokestimizde Karanlık Dosyalar podcastinde işlediğimiz bölümlerdeki katillerin psikolojilerini inceliyoruz ve kırılma anlarını aslında ortaya çıkarıyoruz. Ben de merak ettiğim soruları Sinem Hanım'a soruyorum. Hoş geldiniz.
Hoş bulduk efendim. Bugünkü bölümümüzde Jeffrey Dahmer davasından bahsedeceğiz. Karanlık Dosyalar podcastinde bu davayla ilgili üç bölümlük bir serimiz mevcut. Eğer dinlemediyseniz açıklamalardaki linkten ulaşabilirsiniz.
Burada davanın çok derinine inmeyeceğiz. Daha çok Jeffrey'nin psikolojisi üzerine konuşacağız. Yaptıklarına neler sebep olmuş olabilir? Bunlardan bahsediyor olacağız daha çok.
Evet hazırsanız Karanlık Dosyalar kırılma anı başlasın. Yanan bir şeyi eski haline döndüremezsin Jeff. Ateş bu yüzden eşsizdir. Ve tehlikeli.
Ateşle oynamak istiyorsan, oyunun kurallarını bilmen gerekir. Yoksa her şey güle dönüşür. Jeffrey Dahmer birçok kişinin de bildiği üzere gelmiş geçmiş en korkunç insanlardan birisi. Benim gözümde öyle en azından.
Yani bilmediğimiz bu dünyada neler vardır ama bildiklerimizin içerisinde gerçekten çok mide bulandırıcı olma konusunda yüksek seviyede birisi bence. Ve gerçekten onun psikolojisini de hep çok merak etmişimdir. Bazı şeylerin anlamlandırılması zor oluyor çünkü böyle durumlarda. Yani dava ilerledikçe aslında bunu daha iyi anlıyorsunuz.
Çünkü bir yerde sadece hani dokunma ya da... işte derinin altında ne var diye bir merakla başlayan bir şeyin sonunda artık insanların organlarını yediği bir noktaya geldiğini görüyoruz. Ve bunu aslında konuşmak için de çok heyecanlıyım sizinle. İlk olarak isterseniz Jeffrey'in annesinin ona hamilelik sürecinden başlayalım.
Kendisinin sarı tipi krizler geçirdiği bilinmekte ve... Bu krizleri geçirdiği sırada depresyonda da olduğu söyleniyor. Aynı zamanda ilaçlar da kullanmış Jeffrey'e hamileyken. Bu ilaçlar onda bir etki yaratmış olabilir mi?
Beyninde kimyasal bir şeyde falan bir karışıklık bir şey yaratmış olabilir mi mesela? Evet, Jeffrey'nin annesinin hamileliği döneminde kullanmış olduğu ilaçların... ...muhakkak nörolojik olarak etkisi olmuştur.
Ne tür bir etkisi olduğunu bilmiyoruz. Ama buna yönelik çalışmalar var. Hangi ilaçların beyinde, özellikle de... ...cenine geçtiğinde nasıl etkiler yarattığına yönelik... ...çok ciddi hala araştırmalar devam ediyor.
Annenin o dönemki depresyonu hamileliği döneminde... ...hatta bir tanesinde 26 tane ilaç içerek intihar girişiminde bulunması söz konusu. Hatta işte bazen evden çıkıp gidiyormuş, bir yerde oturuyormuş ki kocası gelsin onu alsın.
Alana kadar da hiç hareket etmiyormuş mesela. Bunların her biri böyle bir annenin karnında olmak, sonrasında kullanılan ilaçların zaten bir şekilde o cenine geçmiş olması. Sonra doğduğunda annenin yine doğum sonrası depresyonuyla beraber. Anneyle muhtemelen o güvenli bağlanmanın sağlanamaması ki aslında... ...Dahmer'in yapmış olduğu birçok davranışı aslında o ilk üç ayındaki dönemde... ...anneyle olan etkileşimindeki dönemde anlıyoruz.
Aslında okuması daha kolay oluyor o noktada. Muhtemelen bir çok ciddi etkileri vardır. Evet, yani annesiyle babasının aslında o ilk doğduğu zamanlar aralarının da düzeldiğini biliyoruz. Normalde araları çok kötü olarak belirliyor çünkü.
Jeffrey ilk doğduğu sıralarda bildiğim kadarıyla daha normal, ona daha odaklandıkları bir hayat sürüyorlar ama sonradan... Sizin de dediğiniz gibi bu kavgalar işte tartışmalar tekrar başlıyor. Annesi evden kaçmaya başlıyor. Ve aslında Jeffrey sürekli bir böyle kavga ortamının içerisinde büyüyor.
Ve bunları uzaktan izliyor. İş yapabileceği hiç de bir şey olmuyor. Bir noktada zaten anne baba ayrılıyor. Ve hani okulda da zaten çok sosyalleşen bir çocuk olmadığı biliniyor.
Hatta zaten ailesi sürekli taşındığı için de herhangi bir yerle bağ kuramıyor. Herhangi bir yerde yuva hissini yaşayamıyor bir nevi. Ve okulda da çok sessiz, sakin olduğu bilinmekte. Hatta kendisi cılız olduğu için de zorbalık yapan insanların hedefi de olmuş.
Ve aslında sosyalleşmek, arkadaş edinmek onun için de çok zor bir şey. Bunun da tabii küçüklüğünde yaşadığı şeylerin çok büyük etkisi vardır. Aile ortamı böyle şeyleri çok şekillendiriyor sonuç olarak. Ki babası da zaten konuşmuştuk bununla.
Babası da sosyal olarak çok aktif birisi değil. Çok sosyalleşebilen birisi değil. Bir noktada Jeffrey okulda dikkat çekmenin yollarını buluyor lise çağlarında diyebiliyorum. Evet, aynen.
Artık böyle sessiz bir karaktere bürünmektense kendine yeni bir persona çıkarıp aslında bir nevi. Ve insanları eğlendirerek ya da şaşırtarak dikkatlerini çekmeye çalıştığı bir döneme giriyor. Böyle kriz geçiren kişilerin taklidini yaptığını biliyoruz hatta. Evet ve böyle garip garip sözcükler, garip davranışlar kullanıyor, sergiliyor ve arkadaşları da aslında çok gülüyorlar başta buna.
Çok güldükleri için de Jeffrey de aslında hani demek ki buradan yürüyebilirim diye düşünüyor belki de o çocuk aklıyla. Bu konuda ne demek istersiniz? Yani onun bu değişimi tamamen ilgi çekmek için mi bu şekilde davranıyor? Şimdi tabii Dahmer'in baktığımızda dediğimiz gibi bu anne karnındaki maruz kalmış olduğu ilaçlar, annenin doğum sonrası depresyonu, annenin işte evden kaçıp kaçıp gitmesi, o anneyle güvenli bağlanmayı sağlayamaması.
Bunların üzerine anne ile babanın sürekli kavga etmesi. Biz şunu biliyoruz. Evde anne ile baba sürekli kavga ettiğinde çocuk kendini arada kalmış hisseder. Ve çocuk çok egosantriktir.
Yani bütün dünyayı kendisi olduğunu düşünür dünyanın. Ve ben buna sebebiyet verdim ya da ben bunu düzeltmek için ne yapabilirim diye düşünür. Oralarda büyük ihtimalle o anne babanın çatışması, anneyle olan zaten bağın olmaması yani annem bile beni sevmiyor noktası. Ve okula başladığında da işte abidik gubidik hareketlerle işte böyle yerde balık gibi oynamalar... ...işte ne bileyim epilepsi krizi geçiriyormuş gibi muhtemelen annesinin geçirmiş olduğu krizleri taklit etmesi.
Bunların her biri aslında dediğim gibi büyük ihtimalle... ...nasıl insan ilişkisi kuracağını bilemediği için böyle abuk... ...davranışların daha dikkat çekici olması,
kendisine insanların gülmesi... ...duing dahmer yapıyor olmaları falan filan gibi şeylerle... ...orada başka bir ego yaratıp,
başka bir karakter yaratıp kendisine... ...herhalde oradan ilişkiyi abuk bir şekilde bu şekilde sürdürmeyi öğreniyor. Ve anneden çok aslında babayla daha bir ilişkisi var.
Aslında küçüklüğünden itibaren benim gördüğüm kadarıyla. Babası kimya ile uğraşan birisi. Ve Jeffrey'e de bir şeyler öğretiyor o küçükken. Ateşle oynamayı öğretiyor mesela.
Ateşi kontrol etme gibi. Bir sözü var, hiç aklından çıkmazmış o Jeffrey'nin. İşte ateşle oynarken dikkat et, geri dönüşü olmayan şeyler yapabilirsin, kontrol edemezsen gibi. Ve aslında böyle babasının deneyleri, onun deneyleri için kurduğu laboratuvarımızı alan evdeki... Onun küçüklüğünden beri aslında çok ilgisini çeken bir şey oluyor.
Ama Jeffrey de daha çok, nasıl desem, anatomiyi çok seviyor. Bunları incelemek istiyor. İnsanların, hayvanların anatomisini. Ve yolda bulduğu ölü hayvanları o babasının yerine götürüp orada incelediğini biliyoruz bir noktada.
Aslında birçok seri katilin de zaten hayvanları işkence ederek ya da hayvanlar üzerinde ...bir şeyler deneyerek bu yola başladıklarına da şahit oluyoruz. İlk başta hani tabii Jeffrey zaten ölmüş olan, yolda araba çarpmış olan... ...arabanın çarptığı bir hayvanı alıp getirerek buna başlıyor.
Ama hani onda da bu bir saplantıya dönüşüyor aslında sanki bir yerde. Çünkü bundan keyif aldığını... Fark ediyor işte kaslarını ya da derisinin altında ne olduğunu, kemiklerini bunları incelemek, onları parçalara ayırmak aslında ona zevk veren bir şey haline geliyor. Bu da yine dediğiniz gibi seri katillerin çoğunda görüne daha kolay olduğu için mi bu şekilde başlıyorlar peki?
İnsan öldürmek çok daha büyük bir şey geldiği için onları. Hayvanlardan başlamak onları daha mı değersiz görüyorlar? Yani ya da cezasız kalacağını mı düşünüyorlar? Şimdi biz seri katillerde mutlaka şeyi görüyoruz.
Tabii yani onlarla ilgili hep böyle bir yaptıkları davranışların sıralaması vardır. İşte hatta meşhur McDonald's üçlüsü vardır. İşte ateş yakmak, altını kaçırmak ve hayvanlara eziyet etmek gibi. Dahmer'daki şey biraz daha farklı.
Dahmer hayvan öldürmüyor ama işte bu yolda ölen sincapları eve getirip laboratuvar ortamında inceleme şeklinde çocuklardaki hayvana olan eziyet çok çok tehlikeli. Bir sürü bunlarla ilgili acaba seri katilleri, katilleri inceledikten sonra... ...acaba bu hangi davranışlar ön işaret olabilir diye yapılan çalışmalarda... ...yani tabii ne kadar şu an McDonald's üçlüsüsü kullanılmıyor olsa bile... ...hayvana yönelik bir şiddet,
onun canını yakma, onun üstünde herhangi bir... ...tekme atma, canını yakmaya çalışma, işte ne bileyim kediye bir şey yapma falan filan... ...bunlar çok çok tehlikeli davranışlar.
Evet, Danmırda şey görmüyoruz, hayvana eziyet. Ölmüş hayvanlar üzerinde deney yapıyor. Ama burada özümle bir temas, işte o kemiklerin çıkarttığı ses hoşuma gidiyordu, o koku hoşuma gidiyordu gibi söylemleri var. Orada işte demek ki psikopatoloji aslında oradaki o gerçeklik algısının bozulması belki de bir yerlerde yani o çarpıtma başlamış aslında.
Ve baba da bunu kontrollü bir şekilde aslında sağlamış. Hem birlikte vakit geçiriyorlar bu şekilde, oğluyla vakit geçirmiş oluyor. Hem belki onu da bir yere yönlendirmiş oluyor, içindeki dürtüyor. Aynı işte Dexter'ın babasının, bu çocuk nasıl olsa büyüyünce birisini öldürecek bari.
Hayırlı bir iş yapsın da kötü insanları öldürsün demesi gibi baba da bir şekilde onu döndürmeye çalışıyor. Ama tabii bir yerden sonra kontrolü kaybediyor. Orada daha çok cezasızlık algısı değil aslında. Çocuk çok bunu bilemez.
Yanlış davranışın, hapis cezası falan filan olacağını ama... ...kontrol neyi kontrol edebilirse, gücünü neyin üstünde gösterebilirse... ...işte köpektir,
kedidir, böceklerdir falan... ...bunlar tabii şey hani acaba işte kelebeğin bir tarafına bir şey yaparsa uçabilir mi gibi... ...nali şeylerden bahsetmiyoruz, meraktan bahsetmiyoruz ama acı çeksin diyerekten yapılan şeyler.
Dahmer acı çektirmiyor aslında. ölenleri eve getirip onları inceliyor. Evet, aslında bu şey de değil. Babasınla da çok bu noktada ücüklenemiyorum.
Çünkü dediğiniz gibi, herhangi bir hayvana kendisi zarar vermiyor. Zaten ölmüş hayvanları inceliyor. Belki de adam, oğlum doktor olacak falan diye düşünmüştür. Araştırma yapıyor canım, çocuk falan.
Bunların bir ilgisi var. Belki de ileride doktor olacak, veteriner olacak falan öyle bir düşüncesi olmuştur. Çocuk çünkü daha. Yanlış olduğunu da bilmiyor.
Hatta arkadaşlarına falan gösteriyor. Sonrasında arkadaşları bunda bir anormallik var diyorlar. Çünkü kim nasıl ses çıkartıyor falan diyerekten. Orada bir heyecanı var aslında da Ahmer'in çünkü.
Ve zaten liseyi bitirdiği üniversite zamanlarında falan artık böyle evden de ayrılınca ki o aile ortamı da gitgide bozuluyor. O noktada hani babası şey demiyordur hani bu doktor olacak demiyordur. Çünkü araları gitgide kötüleşiyor. Hani bundan bir şey olmayacak korkusu adama yerleşmiş oluyor bir yerde.
Kendisinin üniversitede de hep alkol aldığı bilinmekte. Gün doğduğu anda alkol almaya başlayıp derslere falan sarhoş gittiği biliniyor. Babasının aslında bundan da rahatsız olduğunu biliyoruz kendisine. ...işte neden düşük not aldın diye sorduğunda... ...onu da söylemiyor aslında,
gizlemeye çalışıyor ama işte... ...ya sabah derslerine uyanmak zor oluyor falan diye bahaneler buluyor... ...ama bir noktada kendini de alkole veriyor.
O dönemlerde yanlış hatırlamıyorsam eşcinsel olduğuna dair... ...bir şeyleri keşfetmeye başlıyor aynı zamanda. Nasıl hepsinin bir araya gelmiş olabileceğini merak ediyorum.
Bu üniversitedeyken daha özgür mü hissediyordu kendini? Alkole vermesinden vesaire yola çıkarak soruyorum. Ya da belki kendi kişiliğinde ortaya çıkan farklılıkları o şekilde mi? Onlarla o şekilde mücadele ediyordu?
Anlamlandıramadığı şeylerle. Çünkü... Yani ailesinde alkoliklik var mı bilmiyorum ama o bayağı üniversiteye başladığında... ...hiç durmadan alkol alan birisi oluyor yani öyle bir haline geliyor.
14 yaşlarında başlıyor alkole. Alkol zaten Dahmer için çok büyük bir kırılım aslında. Neredeyse her cinayetine mutlaka bir alkol aldığını söylemiş. Alkol bizim...
Prefrontal korteksimizde yani en ön alnımızdaki beyin bölgemizdeki reseptörleri çok ciddi etkiler. Bir karikatür vardır hatta. Şeyle ilgili işte fare alkol alır alır ve o kedi buraya gelecek der. Böyle çok büyük bir cesaret verir.
İşte içip içip eski sevgiliyi aramamız falan aslında bundan kaynaklanır. Muhtemelen bence o ruhsal sıkıntısı ve işte oradaki o sıkışmışlık duygusunu bastırmaya çalışma... ...ve aynı zamanda da bir cesaretle vermeye başlamış bir yerden sonra özellikle cinayetlerini işlerken alkol almış olması... Tabii ergenlik dönemindeki alkol kullanımıyla,
şey dönemindeki, daha yetişkinlik dönemindeki... ...alkol kullanımı aslında birbirinden farklı farklı amaçlarda. Bir tanesinde büyük ihtimalle kendini uyuşturmak amacıyla kullanıyor.
Çünkü alkol ya da madde kullanımında da görürüz biz bunu. Uyuşturucu madde, uyuşturmak isterler kendilerini. Çünkü orada bir acı vardır, bir şey vardır ve o acıyı bastırmak isterler. Genel olarak söylemleri bu yönde olduğu için söylüyorum.
Alkol de benzer bir etki yaratır. Dolayısıyla çok erken yaşta, neredeyse sabahları başlayan bir alkol kullanımı daha cesaret verici davranıyor. İşte alkol kullanıp bir kıza çıkma teklifi etmek daha kolaydır. Mesela daha rahatlamış hissederler kendilerini.
Bunların her birisi birleşince alkol aslında çok önemli bir parçası. Dahmer'in bütün cinayetlerinde, bütün o cinayet ritüellerinde çok önemli bir parça. Yani babası hatta bir yerden sonra onu orduya gönderiyor, askerliğe gönderiyor. Yani bari oradan bir şey olsun diye.
Ama oradan da atılıp geri dönüyor. İlk başta iyiymiş gibi görünüyor sanırım. Oradan da atılıyor, geliyor. Aslında bir nevi Jeffrey kayıp, yani kendi şeyinde psikolojik olarak kaybolmaktan bahsediyorum yani.
Küçüklüğünden beri öyle, çocukluğundan itibaren. Sanki şey gibi böyle, bana hep öyle bir izlenim verdi yani bunları düşündükçe. Rüzgar nereye istiyorsa oraya. Gitmiş gibi yani.
Ve ne olduğunu, ne istediğini tam olarak anlayamamış. İstediği şeylerin, içindeki dürtülerin yanlışlığını da içten içe bilmiş. Ama mücadele de etmemiş gibi bunlarla. Yani doğru bir şekilde mücadele edememiş ya da bilmiyorum.
Babasının tabi din üzerinden yönlendirmesi var. Kendisi de çok işte okuyor İncil anlamlandırmaya çalışıyor içindeki dürtüleri. Ama hep bir dürtü olarak kalıyor yani içinde mutlaka bir sanki açlık gibi bir susuzluk gibi giderilmesi gereken bir ruhani bir ihtiyaçmış. Ruhsal bir ihtiyaçmış gibi yapmazsa olmayacakmış gibi anlatıyor söylemlerinde de.
Bir noktada babaannesinin evine taşındığında babası da aslında onun eşcinsel olduğundan şüpheleniyor ve hani babaannenin yanına git, dine yaklaşırsın, işte daha düzgün bir hayatın olur gibi bir amaçla aslında gönderiyorlar onu oraya. Tabii ilk başta her şey çok daha güzel. İşte yemeği hazır, kıyafetleri yıkanıyor, tüleniyor. Ev her zaman toplu, düzenli.
Çalışıyor falan. Evet, işe giriyor. O da garip aslında. İlk bir kan verilen bir yere sürekli gidiyor.
Her hafta gidip kan vermeye çalışıyor oraya ve almıyorlar bir yerden sonra. Hani bu giremez buradan diyorlar ve orada çalışmaya başlıyor bir noktada. Ama mesela yine böyle içinde dürtüleri hep var ve bir noktada bir mağazadan erkek manken çalıyor... ...ve onu babaannesinin evindeki yatak odasına getiriyor,
onunla uyumaya başlıyor. Ona sürekli dokunduğunu biliyoruz ve sonuç olarak bir insandan alacağı şeyi alamadığı için... ...sonuçta bir insan teni sıcaktır, yumuşaktır, işte ne bileyim... Kemiklerimizin,
kaslarımızın her şeyin bir şeyi vardır yani bir farkı var. Ama o manken dümdüz bir manken olunca onunla da aslında aradığı şeyi bulamıyor. Ki bir noktada yakalanıyor da babaannesi hemen babasına söylüyor böyle böyle bir şey yaşandı diye. Hani aslında bir şeyleri hep gizli gizli yaşamaya çalışmış gibi kendi içindeki.
Çünkü bir yerde, gittiği bir kütüphanede bir adam ona bir not gönderiyor. İşte benimle görüşmek istersen işte şuraya gel, orada buluşalım gibi bir not. Ve hani... ...Cefri bu notu gördükten sonra adeta kaçıyor oradan ve bir daha hiç o kütüphaneye uğramıyor.
Yani kendi kendine de aslında bir şeylerle çok mücadele ediyor gibi. En başından beri farkında. Sonraki röportajlarında da bunu söylüyor zaten. Yani bir yerlerde bir şeyler var ama bunların yanlış olduğunu da biliyor.
...ama nereye yönlendireceğini bilemiyor aslında. Bir noktada artık okul bittiği sırada... ...ilk kurbanıyla karşılaşmasını biliyoruz.
Mesela o da daha önceki bölümde John Wayne Gacy'de bahsettiğimiz gibi... ...yine anlık bir dürtüyle işlediği cinayet. Ve planlı olarak yaptığı bir şey yok diğerlerinin aksine, diğer cinayetlerinin aksine.
Sadece bir insanı görüyor, beğeniyor. O da tesadüfen inanıyor ona, evine gelmeyi kabul ediyor. Ve en sonunda artık gitmesini istemediği için öyle bir dürtüyle o kişinin canına kıyıyor. Ve sizin dediğiniz gibi yine boğarak öldürüyor.
Aslında kafasına bir şeyle vuruyor ama sonra boğarak öldürüyor. Sonrası zaten hani bedene birçok şey yapıyor. O hayvanları incelediği zamandan olan deneyimi sayesinde aslında daha rahat parçaları ayırıyor bedenleri de bu yüzden. Ve gidip hani oraya buraya çöplere atıyor.
Ve aslında bundan sonra yavaş yavaş daha da planlı bir şekilde cinayet işlemeye dönüyor. Ses yalıtımı olmayan ince duvarlar onu farklı bir yöntem geliştirmeye zorlamıştı. Raymond'ın kafasını muhafaza etmek için ayırdıktan sonra diğer parçaları tek tek asidin içerisinde eritti. Ta ki ondan geriye sadece çamur rengini almış bir sıvı kalana kadar.
Dahmer'in hayatındaki en önemli şey annesiyle kuramadığı bağlanma duygusu aslında. Bütün cinayetleri ve bütün daha doğrusu cesetler üzerinde ya da kurbanlar üzerinde yapmış olduğu bütün deneyler kendisini terk etmesinler diye. Buna karşı çok ciddi bir... ...ne derler?
Bir sorun yaşıyor. Terk edileceğim korkusu. Hatta onun yüzden onları zombileştirmek amacıyla. İşte beynine asit dökeyim, bir şeyler yapayım.
Kontrol bende olsun aslında. Oradaki asıl niyet cinsellik yaşamak değil onun için. Bence eşcinsellik tamamen orada. Herhalde belki maktulleri yakalamak amaçlı.
Onlara yöneliyor. Ama yaşadığı şey cinsellik değil, kontrol. Ve onların onu terk etmemesini kontrol etmeye çalışıyor. Dediğim gibi aslında mankenin eti, kokusu, o sıcaklığı... Ama onu bulamıyor.
Ama eğer ben gerçek bir insan bulursam... ...onun sıcaklığı, onun teni, onun dokunuşu... ...ve eğer bilinci yerinde olursa beni terk edebilir.
Çünkü ben sevilmeyen bir çocuğum aslında. Çünkü annem beni sevmedi, istemedi, benimle bağ kuramadı. Dolayısıyla eğer bilinçli olursa beni terk edebilir. Ben kusurluyum.
Ama ben eğer onları kontrol edebilirsem, karar verme mekanizmalarını ellerinden alırsam beni terk edemezler ve hep yanımda kalırlar. Bütün şeyi aslında yani alkol bu noktada o cesareti veriyor, kontrolsüzlüğü veriyor ve bağlanma figürü arıyor kendisine tamamen. Evet, bu otelde işlediği bir cinayet var. İlk olanlardan, yine bilinen ilk cinayetlerinden.
Onunla da hatta bilincinin kapandığını söylüyor kendisi de. Yine alkollü tabii ki. Bunların da etkisi var ama uyandığında yanındaki kişinin... ...morluklar içinde ölü bir şekilde yattığını fark ediyor ve daha sonra... ...artık iyice şey arttırıyor yani vites arttırarak gidiyor ondan sonrasında da.
Ve bu en sonunda dediğiniz gibi zombileştirme çabası... ...gerçekten de onu gösteriyor bir yerde. Çünkü bilinci kapalı birisinin aslında kafasına matkapla delmek de...
...çok üst bir seviye de denek olarak kullanıyor insanları. Ama hani bunu yapıp da yaşayacağını düşünmek de ayrı bir şey. İçine asit döktüğü zaman düşünme yetisini ya da hareketini kısıtlayabileceğini düşünüyor herhalde.
Ve anca o şekilde yanında kalabileceklerini düşünüyor. Bu sayede aslında bir nevi ölmemiş de oluyorlar ama... Kukladan farksız oluyor bir tanesi aslında. Evet, evet.
Bir tanesi de hatta başım ağrıyor falan diyor. Sonrasında onu da fark edince artık boğuyor, öldürüyor. İşe yaramadığını fark ettiği noktada. Ki en sonunda bu işte...
Kurbanlarının vücut parçalarını yemeye başladığı noktada yine aynı niyet var sanki. Kendisinden hiç ayrı olmamaları gibi bir niyetle yapıyor değil mi bunu da? Onlarla bir olma çabasına giriyor aslında bir yerde. Yam yamlık dediğimiz şey yani insanın, insanı yemesi birçok farklı şeyde gördüğümüz bir durum bizim.
Şeyde de görürüz, şizofrenilerde de görürüz. Ben de kendimde şeyde de tecrübe etmiştim cezaevinde çalışırken. Kendi dudağını yiyen falan duyduğumuz, gördüğümüz şeyler bunlar bizim. Ya da işte bir tarafını kopartır, orada bir bazen orada bir böcek olduğunu düşünür.
O böceği çıkartmak için vücudundan yiyebilir, kopartabilir, ısırabilir. Hatta kendi et dokusunu çıkartacak şekilde. Yam yamlık aslında çok eskiden beri var olan bir şey. Mesela eskiden insanlar düşmanlarını öldürdükleri zaman onların belirli parçalarını yerlermiş.
Çünkü onun gücü bana geçsin, düşmanımın gücü bana geçsin diye. Psikodinamik görüşte yani daha Freudyal görüşte şey vardır, evet yani biz de bunu böyle yorumlarız, kendisinin bir parçası olsun. Şeye göre de değişir, hastalığa göre de hangi vücudun neresini yedikleri de değişir. Mesela daha şizofrenler...
üzerinde yapılan çalışmalarda daha işte böyle mesela pişirmeden yedikleri, daha işte problem yaşadıkları organa göre yedikleri işte ne bileyim atıyorum annesiyle bir takım sorunları vardır. Annesi kendisine çok bağırıyordur, annesini öldürür ve sonra işte annesinin atıyorum dudaklarını yer, kulaklarını yer mesela ve burada bir haz yoktur onun aslında. Sadece der ki işte çok bağırıyordu bana. Aslında oradaki bir işitsel rahatsızlığı üzerinden işte annesinin dudaklarını yiyerek yok etmeye çalışır.
Yansıtma ona yöneliktir. Ama daha kişilik bozukluklarında bunun işte böyle o soğan çorbasının içine de kattım da yedim. İşte ne bileyim ızgara yaptım. İşte hatta ne bileyim bazı şeylerde.
Kıyma yaparlar, etrafı servis ederler, duyarız böyle şeyleri, enteresan haberleri. Burada tabii daha bir haz duygusu söz konusu. İntikam alıyor, karşı taraf acı çektiriyor ve bir büyüklük göstergesi, kendini göstermek aslında bu. Daha neredeki?
Daha çok aslında benim bir parçam olsun. Yiyeyim ve benim bir ayrılmasın benden. Hep işte dediğim o şey noktası, bağlanma nesnesine yönelik. Hala bir anneye ya da kendisinden hiç ayrılmayacak bir yapıyı arama çalışması.
Bunu kendi de ifade ediyor zaten. Ve çok net konuşan bir adam. Her şeye çok farkında olan bir adam. Yaptığı her şeyin yanlış olduğunu ama kendini durduramadığını, herkese özür dilediğini söyleyen bir adam.
Farkındalığı çok yüksek. Yani bir akıl hastalığı söz konusu değil. Hatta biz kendi aramızda bu dizilerdeki dahmer şeylerinde kızarız. Yani burada adamı sanki akıl hastası gibi gösteriyorlar falan diye.
Halbuki değildir. Bir akıl hastalığı varmış gibi tabii ki yaptığı şeylerde ancak çok farkında. Farkındalığı hiç kaybolmamış. Sadece o dürtülerini nasıl kapatacağını bilememiş.
Yapmam lazım gibi hissediyor. Ve aynı zamanda bir sistemsel bir boşluk da var. Çünkü işte kötü bir mahalleye taşınıyor. İnsanların sosyoekonomik yapısının iyi olmadığı, daha çok siyahilerin yaşadığı... ...bir olay olsa da polisin zaten müdahale etmeyeceği,
aramayacağı insanların yanında. Oturuyor, bilerek oraları seçiyor. Orada da bir organizasyon, bir planlama söz konusu. Yakalanmayacağım.
Yakalanmamaya yönelik zaten. Çünkü yakalanırsa bir şeylerin yanlış olacağını biliyor. Bir de şey de var tabii, böyle durumlarda yakalanmak istemezler. Çünkü ne kadar dışarıda kalırsa o kadar hazzını giderebilir.
Evet. Yakalanırsa içeride bu hazzı giderebilmesi çok güç olur. O yüzden istemezler. Aslında birçok kez yakalanmanın eşiğine geliyor.
Ama hepsinde bir şekilde manipüle ediyor yani. Dönemin sistemin şeyleri de tabii etkili bu konuda dediğiniz gibi. Ama bir keresinde resmen arabasında bir cesetle polis tarafından durduruluyor. Bir şekilde orada arabasının aramalarını engelleyip... Kendi kendini kurtarıyor bunun içinden yani.
Ki keza başka bir örnekte yine elinden kaçan birisinin sanırım... 13 yaşındaki bir erkek çocuğu değil mi? Polisler eve geliyor aslında onunla birlikte. Hatta ona eşlik ediyorlar.
Gel hadi sevgilini götürelim evine seninle diye. Kapıya kadar gelip hani tamam dikkat edin birbirinize falan gibi böyle kendilerince de espri yapıp böyle eşcinsel olduklarına dair dönüp gidiyorlar. Ama mesela bu olayda da mahalledeki birçok siyahi insan polise yapmayın diye çok hani uğraşıyor. İşte bu çocuk onun sevgilisi değil yapmayın, dinlemeyin, bırakmayın diye.
Ama polisler tabii beyaz bir adam. Güzel görünüşlü. Dilini de çok iyi konuşan bir adam. Yani kendini de çok güzel ifade ediyor.
Ona inanıyorlar polisler ve hani eve kadar gelip kapısından dönüyorlar. Halbuki içeri girseler o sırada içeride yerde yatan bir cansız bedende var yani. Aynen öyle. En son elinden kurtulan kişinin hani kendisinin çok ısrarlarıyla, polisin gelmesiyle zaten bir şeyler ortaya çıkıyor.
Onda da dediğiniz gibi yani Jeffrey hiçbir şekilde karşı koymuyor polise. Yani... Evet diyor işte her şey bu şekildeydi hani ben size ipucu verebilirim hani şey yapabilirim diyor yardımcı olabilirim kişilerin kimliğini belirlemenizde. Bunu şu şekilde yaptım.
Fotoğraflarını falan çekmiş zaten hepsini veriyor hepsini paylaşıyor. Ki onlar da ayrı ürkütücü bence yani hani böyle garip vücutları garip garip pozisyonlara sokup çekmiş fotoğrafları böyle canlı bir insanın vücudunun. O şekilde duramaz yani garip olduğunu biliyorsunuz çünkü kemiklerimiz o şekilde bükülmeye şey değil sonuçta. Ama böyle o şekillerde koltukların üzerinde falan böyle fotoğraflarını çekmiş kafası yok kimisinin ve kimisinin vücut parçaları asidin içinde ki şeyi de biliyoruz beğendiği bir böyle vücudunu çok beğendiği bir kurbanının cinsel organlarının ve başını ...bir kutunun içerisine koyup kilitliyor onu mesela.
Babası buluyor hatta o kutuyu bir açması için çok ısrar ediyor. Ama hani bir sonraki gün anahtarı buldum diye geliyor. Onun içindekileri çıkarmış oluyor ama yani o çocuğu o kadar beğenmiş ki... ...onun cinsel organlarını ve başını saklamış yani.
Hep kalsın istemiş kendisiyle. Ve bunların hepsini bilinçli bir şekilde yapmış olması gerçekten tüyler ürpertici bir şey. Herhangi bir dediğiniz gibi psikolojik bir rahatsızlık ya da... ...akli dengesi yerinde olmayarak yaptığı bir şey de değil yani.
Şimdi adli tıttığın çok önde gelen bir adli bilimcisi vardır Gökhan Oral Profesör Doktor. Onun şöyle bir yorumu vardır. Der ki aslında özellikle bu bir... ...cesetle ilgili yapılan ya da öldürme ritüeli yapılan şey aslında çocukluğundaki bir travmanın... ...ya da bir işte artık kendisine kim ne yaptıysa bu anne olabilir,
işte öğretmeni olabilir vesaire... ...onunla olan sorununu ve o dönem anlatamadıklarını... ...bir şekilde eylem yoluyla ifade etmeye çalışmasıdır aslında der.
Yani bu sahneyle oradaki problemini tekrar tekrar çözümlemeye çalışıyormuş gibidir. Şimdi işte Dahmer'ın da şeyi işte... Zaten daha kolay hükmedebileceği, kontrol edebileceği, zarar verebileceği, yakalanmayacağı profildeki insanları yakalayıp eve getiriyor. Ve sonrasındaki işte kanını içmesi örneğin, maktullerin.
Oral dönem aslında annenin işte meme emmemesi, oradaki sütle ilgili. Ya da işte kalbini yemesi, iç organlarını, cinsel organlarını saklaması. ...ya da işte yakışıklı olduğu için.
Oralarda aslında şeyi veriyor bize, burada bak bir sorun var... ...ve bak ben aslında bu sahneyi tekrar oynatarak bir şey çözümlemeye çalışıyorum. Ama tabii onun orada aklındaki düşmanı ne?
Neyin, nasıl imgeleştirmiş? Nasıl sahnelemiş? Orada hangi sorunu var? Onu anlamlandırabilmek, onun dünyası beynine girebilmek aslında.
Dolayısıyla belki o fotoğraflarda işte dediğin gibi kemikleri falan yaparak fotoğraflarını çekmesi... ...aslında bazı sahneleri, bazı olayları hayatındaki yeniden sahneliyor. Yeniden sahneleyerek oradaki travmatik anılarını çözümlemeyi, anlamlandırmaya çalışıyor.
Çünkü Freud da der, tekrarlama zorlantısı, çocukluğumuzda yaşadığımız bir... ...ve olması gereken bir şeyi, tam olması gerçekleşmesi gereken bir döngüyü... ...yetişkinliğimizde tekrar tekrar aynı şeyi yaparak düzeltmeye çalışırız.
Örneğin benim babamla olan ilişkim iyi değilse, sağlıklı değilse ben yine babama çok benzeyen bir figürle arkadaşlık yaparım, duygusal ilişki kurarım ki babamla kuramadığım bağı tekrar kurmaya çalışayım. Tekrarlama zorlantısı yaşarım aslında orada. Orada defalarca o cesetlerle işte aynı şeyleri yaparak, aynı kaçırma davranışları, aynı pozisyonlar ya da farklı farklı pozisyonlarla... ...hayatının bir döneminde tamamlanmamış,
eksik kalmış senaryoları, durumları tekrar yaşamaya çalışıyor aslında. Onları halletmeye çalışıyor. Hastalıklı bir şekilde. Oldukça hastalıklı bir şekilde.
Evet. Bir noktada ama mesela hapisteyken vaftiz edilmek istiyor, kendi günahlarından arınmak istiyor falan hani bayağı böyle dine yaklaşmış bir noktada olduğunu biliyoruz. Bu da aslında tabii yaptıklarının yanlış olduğunu bildiğini gösteriyor. Ama hani çok da şey birisi, her türlü o zeki birisi olsa bile... ...o dürtüleri kontrol edemiyor sonuçta yıllarca.
Ama bunu hapiste nasıl kontrol edebiliyor? Mesela orada da, hapishanede de çok fazla suç işlendiğini görüyoruz ki... ...kendisi de zaten cinayete kurban gidiyor hapishanedeyken.
Orada bir şekilde bunları kontrol etmeyi başarmış demek ki. Cezaevine girdikten ne kadar süre sonra öldürüldüğünü hatırlamıyorum ben. Ama evet, şey hep tartışılır. Yani dışarıdayken yapıyor, yapıyor, yapıyor.
İçerideyken niye bir anda duruluyor diye. Çünkü orada şeyi bulamıyor. Kendine uygun kurban bulamıyor. Bulsa yapar.
Yani Amerika'daki daha şey cezaevlerinde... ...koğuş sistemi olan cezaevlerinde bunları görürüz, duyarız aslında. Evet, dediğim gibi kendisi de vaftiz edildikten 6 ay sonraydı yanlış hatırlamıyorsam... ...başka bir mahkumla spor salonunu temizlerken... ...tıpkı ilk öldürdüğü kişiye yaptığı gibi... ...o adamın başına bir ağırlıkla vurmasıyla... ...ve daha sonrasında da onu öldürmesiyle hayatını kaybediyor yani saldırmasıyla.
Bu da ironik bir şey aslında. İlk cinayetindeki şeyi kendisinin yaşaması... Aynı senaryoyu yaşayarak görmesi gibi aslında. Daha önce bu hapis yatan birisinin videolarını izlediğimde o hep bunu söylüyordu da... Yabancı bir adam var,
onunla izliyordum ben videolarını ara sıra. Cezayirinde zaman diye bir şey yoktur. Fırsat vardır sadece. Hep bunu söylüyor.
Aslında Jeffrey Dahmer da bu fırsata kurban gitmiş bir mahkum olmuş. Bilemiyorum o şey olmuş mudur? Onun için bir kurtuluş olmuştur gibi sanki ama... Tabii ki yok ihtimalle.
Çünkü kendisi vaftiz edilme isteğini falan da düşündüğümüz zaman... ...yani kendi kafasında hep mücadele içerisinde olan birisi anladığım kadarıyla... Zihni çok korkunç bir yer.
Her şey farkında aslında. Sadece belki de karşı tarafa verdiği zararın acıdığını... Bilmiyor. Yani ne olduğunu o empati duygusunun olmaması aslında.
O noktada işte antisosyal kişilik örüntüsünden bahsedebiliriz. Ya da işte genetikten belki annenin kullanmış olduğu ilaçlar belki işte amigdala sistemindeki empatiyi bozmuş olabilir. Çünkü karşı tarafın işte beynine asit damlatıyor. Bunun onun canını yakabileceğini ya da işte...
Cinsel saldırıda bulunuyor. Bunun onda ruhsal bir travma yaratabileceği kısmında mağdura yönelik herhangi bir şeyi yok. Bunu yaşar diyerekten bir durum söz konusu değil. Ve bunu farkında olmak da ayrıca ilginç.
Yani ben karşı tarafın ne yaşadığını, ne hissettiğini, ne düşündüğünü anlayamıyorum. Evet. Bunu fark edebilmek. Hiç farkında olmadığın bir şeyi fark edebilmek.
Sende olmadığını aslında. Yani hiçbir şekilde insanı insan olarak görmüyor. Yani çok ilginç. Şu kameralardan bir tanesini alıp da sanki merak ettiği için... ...onun içini açıp bakmış gibi.
Nesnene açtığında. İnsanları resmen bir nesne olarak görüyor yani. Hissedebilen ya da acı çekebilen... ...varlıklar olduklarını algılayamıyor gibi sanki gerçekten.
Bunu yapmak zorunda çünkü genel olarak... ...bizim yaptığımız davranışın... ...tutumumuzun toplumsal beklentilerle,
ahlaki yapıyla denk düşmesi lazım. Aksi takdirde toplum tarafından dışlanma, cezalandırılma riski yaşayabiliriz. O yüzden bir takım nötürleme teknikleri kullanırız. Bunlardan bir tanesi de mağduru yok etmektir.
Mağdur zarar görmedi ki. Yani o da istedi. Aslında yani işte ben bir şey yapmadım canım ne oldu ki bu... ...gibi söylemlerle zararı,
verdiğim zararı işte mağduru... ...bir takım şeyleri aslında minimalize etmek, aşağılamak, aşağı koymak ki ön pozisyona onlar çıkmasın. O da mağduru yok etmek zorunda, nesneneştirmek zorunda.
Cefride Amir hakkında benim sorularım bu kadardı. Güzel bir sohbet oldu bence. Bence de çok güzel oldu. Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mıdır? Herhangi bir şey yok benim de.
Teşekkürler. Evet, Karanlık Dosyalar kırılma anında bir bölümün daha sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın, hoşça kalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.