
2.318 kelime · ~12 dk okuma
Arkadaşlar merhaba, PodV ile hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Bu hafta 20 Ocak itibariyle kova sezonuna geçtik. O yüzden de kova sezonunda bizi neler bekliyor üzerine yaptığım içsel konuşmayı sizle paylaşıyor olacağım. O zaman bu yolculuk başlasın.
Öncelikle tüm kova burçları doğum gününüz kutlu olsun. Benim kardeşim de kova burcu. Kendisi gerçek bir kova burcu bu arada. 9 yaşındayken yaşamak istediği hayatı planlayıp ona uygun bir şekilde yaşamayı başarmış, vizyoner ve tuhaf kardeşim öncelikle senin.
Sonra bütün kovaların doğum günü kutlu olsun. Kova benim haritamda kısırılmış burç. O yüzden şeyi algılamam çok uzun sürdü. Kova burcu enerjisini algılamam çok uzun sürdü.
Bir yandan da kısrılmış burçlarla ilgili şöyle bir şey var. Yani bence kısrılmış burcunuz olmadığı sürece o enerjinin ne demek olduğunu anlamıyorsunuz. Ve hem hayatta çok geç ortaya çıkıyor, hem de bir yandan da çok zaten sahip olduğunuz bir bilgi olduğu için, çok içselleştirdiğiniz bir bilgi olduğu için kullanma ihtiyacı olmadığını düşünüyorum. Ama bugünkü konumuz kısrılmış burçlar değil.
Çünkü bu çok teknik bir konu ve üzerinde çok teori olan bir konu. Bugünkü konumuz kova sezonu. Kova sezonunu kaydetmem gerektiğini Düşünmeye başladığım andan itibaren Kovaburcu ile ilgili bildiğim her şeyi düşünmeye başladım. İşte bildiğim bütün transitler neler olacak neler bitecek her şeyi düşünmeye başladım.
Aklımda sadece şöyle bir cümle belirdi. Birey olmadan toplum olamıyoruz. Kovaburcu bir şekilde kendisi kendine has bir birey olabildiği için... O bireylerin toplumdaki yerlerine uygun davranabilmesi sonucu toplumu oluşturan bir burç diye düşünüyorum.
Burada kova burcu olan insanlardan bahsetmiyorum. Bütün bu podcast boyunca zaten kova burcu insanlardan değil, kova arketipinden bahsediyor olacağım. Öncelikle birincisi şunu düzeltelim ve şunun bilgisini verelim. Şimdi ben bu sene 20 Ocak'ta güneş kovaya geçtiği için kova burcu 20 Ocak'ta başladı dedim.
Normal şartlarda 20, 21, 22 gibi tarihlerde doğduysanız, hangi ayda olursanız olun, muhakkak doğum saatinde doğum tarihi bilgilerinizi haritanızda çıkartmanız gerekiyor. Çünkü güneş her sene aynı tarihte gökyüzünde X burcu olarak belirlenmiş yere geçmediğinden dolayı her sene burçların başlangıç tarihlerine değişiklik olabiliyor ve sizin doğduğunuz Yıl, güneş hangi tarafta o burca geçtiyse, güneş yani o burca geçtiyse siz o burç oluyorsunuz. O yüzden muhakkak ve muhakkak haritanızı çıkartmanızı öneririm. Özellikle böyle ara tarlalarda doğduysanız.
Neyse dediğim gibi, kova'yı düşünüyorum ve aklıma şu cümle geliyor yani, birey olmadan toplum olamayız. Kova, birey olabilmenin kendine has bir birey olmanın burcu. Yani aslında var olan toplumsal dayatmaya karşı çıkılması gerektiğini bize hatırlatan bir Burcu. Ama bu karşı çıkma boş bir egodan değil.
Boş bir şekilde ben, ben olacağım gibi bir yerden değil. Daha çok topluma uzaktan bakabildiği için düzeltilmesi gereken yerler... ...ve uyum sağlamaması gerektiği yerleri gördüğü için birey olabilmenin Burcu.
Kova, tanrıların yanına gönderilmiş olan Burç, arketip olarak. Burada tanrı, mitolojide her zamanki gibi metaforik olarak aslında aklı temsil ediyor. Tanrılar akıldır demiyorum, yanlış anlaşılma olmasın. Ama mitolojik metafor olarak baktığımızda Kova, aklın yanından...
insanın geçiciliğine bakabilen, yani kalbin ve duyguların geçiciliğine bakabilen bir burçtur. Ve kalp ne kadar çok bazı şeyleri istese bile uzun vadede işimize yaramayacaksa akıl der ki bunu yapmaman lazım. Bazen tabii ki de tüm bağırsaklarımızda hissettiğimiz içgörü de bunu yapıyor ama konumuz kova olduğu için asla ve daha sıra bir sezgilisyenlikten bahsetmiyorum. Yapılmış bir analizden bahsediyorum.
Şimdi şöyle bir durum var. Tanrılar yani akıl, bilinç olarak ...sonsuzluğun, uzun vadenin, bitmek bilmeyen, geçmek bilmeyen her şeyin kavramından bahseder. Bu söylediğim şeyin tuhaf olduğunun farkındayım.
Kova'ya dönmek gerekirse, Kova bizim aklın yanında durarak geçici heveslere dair işler yapmamızı isteyendir. Kova sezonu... ...çok önemli bir sezon olacak bu sene.
Çünkü sonuna doğru gittiğimiz o büyük değişim yani... ...işte Neptün ve Satürn koça geçiyor, işte bir yandan da kovada tutulma var falan... ...hepsinden bahsedeceğim ama bireysel olarak yol almaktan... ...ne kadar çok toplum tarafından şekillendirildiğimiz... ...ama bir yandan da ne kadar çok kendimize söylediğimiz yalanlar tarafından... ...şekillendirdiğimiz üzerine bir değişimden bahsediyor olacağız.
26 Ocak'ta Neptün Koçburcu'na geçiyor. Kovaburcu böyle, kova sezonu böyle başlıyor bu arada. Ha bu arada bütün gezegenler Plüton'a açığa atıyorlar vesaire yani inanılmaz sert değişimlerin içindeyiz. Oğlak sezonu da işte planladık, yaptık, manifest etmenin yollarıydı, bilmem neydi.
Amaçlarımız neydi düşündük vesaire. Şimdi her şey kova sezonunda birdenbire Plüton'a yaklaştığı için, çünkü Plüton kovada, o transitler yüzünden o derin değişim için ne yapmamız gerektiğiyle ilgili artık kendimize yalan söyleyemeyeceğimiz noktaya geleceğiz. Bunun başlangıcı 26 Ocak'taki Neptün olacak. Neptün, Koçburcu'na geçecek bir davranış.
Şimdi biz bunun bir tane preview'unu yaşadık. Yani bunun gerçekten de böyle hani sinemada gidip film bir kısmını izlersiniz ya, onu izlediğiniz gibi. Geçen sene bunun biz aslında ne demek olduğuna dair ufak bir görselleştirdik ama sonra Neptune tabi balık burcuna geri geldiği için bunun ne demek olduğunu tam olarak kavrayamamıştık. Neptune'un koç burcuna geçmesi demek, kovaslar, özür dilerim sizin sezonunuzda biraz koç enerjisinden bahsedeceğim ama sizin kova olarak yani birey olarak var olmanızı sağlayan en önemli şeylerden bir tanesi koçun egoyu ve kinliği oluşturabilmesi olduğu için burayı iyi denemenizde fayda var.
Neptün koşa geçince ne olacak biliyor musunuz arkadaşlar 26 Ocak'ta? Hayaller, yalanlar, kendinize söylediğiniz yalanlar, kendinizi mağdur pozisyonda tutmak için suçladığınız herkes ve her koşu yüzünüze çarpılacak. Kova birincisi toplumun içindeki bireydir. Yani toplumla beraber hareket eden bireydir.
Ama birey olabilmek için öncelikle kimliğinizi yaratmanız gerekiyor. Kimliğinizi yaratabilmeniz için de neye bakmanız gerekiyor? Ben ne kadar çok kendi sorumluluğumu alabiliyorum, kimlik olmayı alabiliyorum. Ben ne kadar çok içinde bulunduğum eco odalarından çıkmayı başarabiliyorum.
Geldik pluton kovaya. Şimdi hepimiz sabah uyandığımız andan itibaren kendimizle ilgili vereceğimiz kararlar silsilesinin arasında insanların çoğunluğu daha doğrusu çok dijital bir dünyada algoritmalar tarafından yönetiliyor. Hepimiz aslında kendimizin yarattığı eco odalarının aynı zamanda toplumun yarattığı eco odalarının içinde dolaşıyoruz. Kova herkesin kendisiyle aynı fikirde olduğu yerde çok memnun olmaz.
Neden biliyor musunuz? Çünkü birey olabilmek için algoritmalar tarafından sürekli alkışlandığımız, kendi içsel eko odalarımız tarafından sürekli doğrulandığımız yerde konfora kapıldığımız için birey olmayı unutup o eko odasının bir yansımasından başka hiçbir şey haline gelmeyiz. Kovu sesinin tam olarak bize bunu hatırlatacak. Neptune koşa geçtiği anda kendinize kendinizle ilgili söylediğiniz yalanlardan vazgeçmek zorunda kalacaksınız.
Artık mağdur edebiyatı bitti. Artık travmalar yüzünden ben böyle davranıyorum. Ailem bana böyle yapmıştı. Devlet bana şöyle yaptı.
O bana böyle yaptı. Bu artık bitmek zorunda. Koç hiçbir zaman... Olaylara böyle bakan bir burç değil birincisi.
Koçtan önce hiçbir şey olmadığı için koç zaten sıfırlığa gelen bir şey. Ve Neptune, yani inanç sistemimiz, kendimizle ilgili kendimize kurduğumuz hayaller ve inançlar sistemi koça geçtiği zaman geriden bir şey getirmiyor olacak. Geride her şeyi geride bırakıyor olmamız gerekecek. Birey olmanın birinci kuralı.
Sen kendinden sorumlusun, hayallerin için hareket edecek, sorumluluğu alacak cesaretin var mı? Neptune koçu hoş geleceğiz birdenbire. Bu böyle devam ettikten sonra şunu düşünmenizi istiyorum. Bununla ilgili olarak yani düşünmenizi istediğim şey şu.
Sürekli olarak zaten içinde var olduğumuz sisteme hizmet eden, haber alma sistemlerinizin içerisinde sürekli olarak sizi alkışlayan fikirleri okumaktan sıkılmadınız mı? Ben çok sıkıldım. Mesela Substay'ı açıyorum, herkes sürekli olarak aynı şeyden bahsediyor. Twitter'ı açıyorum, herkes aynı şeyden bahsediyor.
Instagram'ı açıyorum, herkes aynı Prada çantayı almış. Herkes sürekli olarak Sürekli olarak aynı şeyi yapıyor ve sürekli olarak aynı şeyi yaptığı yerden, o yarattığı eko odasından takdir görmeyi bekliyor. Koç ve kova buna tahammül edebilecek iki tane enerji değil. Kova birincisi aklını kullanmak zorunda ve birey olmak zorunda.
Koç da şöyle diyen birisi, başkaları da benim umurumda değil. Başkalarının benim umurumda olmadığı yerde, başkalarına kendimi kanıtlamak için kendime koyduğum tanımlamalar ne kadar doğru? Sorunun tamamı bu aslında. Siz eğer hayatınıza benim başıma bunlar geldi, o yüzden de köşemde ağlayacağım ve hayat benim başıma bunlar geldiği için bana adil davranmak zorunda deyip hiç kıpırdamazsanız hiçbir yere varamazsınız.
Koçun enerjisi şöyledir, bir şey yok, bir şey yok, ben hallederim, ben hallederim. Burada şey demiyorum, ne düşündüğünüz umurumda değil, ne hissettiğiniz önemli değil, başınıza gelen hiçbir şey önemli değil, onu demiyorum. Bunu eğer arkanızda alacaksanız, yani bu mağdur olma durumundan cesaretli olma durumuna geçmeniz gerekiyor. Evet benim başıma bunlar geldi ve ben gene de bunu yapmaya devam edeceğim.
Çünkü ben kendim için hareket etmeyi hak eden birisiyim. Ben kendimin içinde, kendim için hareket edebilecek güce sahip olanım demeniz gerekecek. Kendi sorumluluğunu alma kısmı ise şurada gelecek. 14 Şubat ve 17 Şubat çok kritik tarihler olacak.
Bununla ilgili ben zaten hani tahmin ediyorsunuz yani bununla ilgili ayrı podcast'lar çekecek ama kova sezonunun genelini anlamanız için, nereye doğru gittiğimizi anlamanız için anlatıyorum bunu. 14 Şubat'ta Satürn Koşa geçecek. 17 Şubat'ta biz ilk Kuzey Aydın'ın değişiminden dolayı, başlayacak olan değişiminden dolayı ilk güneş tutulmasını kova'da yaşayacağız. Hayallerim, kendime söylediğim yalanlar, Bütün balık enerjisinin içerisindeyken üstüme takındığı mağdur olma durumu... ...bittikten sonra ben ne yapabilirim acaba?
Çünkü artık suçlayacak hiç kimse kalmayacak. Hiç kimseyi ve hiçbir koşulu suçlayamazsınız. Suçlayamadığınızda ne yapmanız gerekiyor? Kendinizden başka hiç kimsenin olmadığı bir yerde... ...birey olma amacıyla hareket etmeniz gerektiğinde neye güvenebilirsiniz?
Satürn koştuyacaksak ki kendine güvenebilirsin. Sadece kendine güvenebilirsin. Sadece kendi sorumluluğunu almakla yükümlüsün bundan sonra. Hayallerinin ne olduğuna iyi bak.
Amaçlarının ne olduğuna iyi bak. Amacın dünya üzerindeki bütün en iyi otellere gidip gezmek mi? Bu bir amaç olabilir mi sence? Plüton kova derken böyle bir amacın olabilir mi senin gerçekten de?
Plüton kova derken amaç, teknolojinin yarattığı kısır döngüye kapılmadan, teknolojiyi doğru düzgün kullanarak halk ayaklanması çıkarmak. Tamam mı? Çok daha bir şey söylediğimi farkındayım. Halk ayaklanmaları, Sadece ve sadece gerçekten sokağa çıkarak olmuyor.
Dijital ortamda da halk ayaklanmaları oluyor. Bunu zaten görmeye başladık. Gen Z'nin bütün dijitallikten ve yapay zekadan nefret etmeye başlaması, bütün toplum olarak hepimizin anulağa dönme çabası, benim sürekli olarak söylediğim şey, lütfen zamanınızın çoğunluğunu telefonunuzda geçirmeyin, insanlarla bir araya gelin vesaire. Bütün bunların hepsini konuşuyorduk zaten.
Buraya gelirken şunu düşünün, ben 1983 doğumluyum, tamam mı? Benim bilincim, bir çocuk olarak bile olsa bilincim yerindeyken internetin olmadığı bir dünyada büyüdüm. Bunu böyle nostaljik ve özeline, ah ben internetin olmadığı bir dünyada büyüdüm, çok büyük bir şansım vardı gibi bir yerden anlatmıyorum. Şunun için anlatıyorum.
Bizim network'ümüz dijital ağda değildi. Bizim network'ümüz gerçek dünyadaydı. Sokağa çıktığın zaman, ki bu arada hepimiz sokakta oynuyorduk. Milen yıllar buna katılacaktır.
Sokakta oynadığımız dönemde... Bir şekilde fırıncının oğlu, bilmem ne ailesinin kızı, işte kapıcının oğlu, ondan sonra komşunun kızı falan hep beraber ekonomik ve sosyal statülerimizden bağımsız bir şekilde hepimizin saklambaç oynadığı bir dönem vardı, tamam mı? Ve bu aslında çok rastlantısal, durum rastlantısına bağlı olarak bir network oluşturuyordu. Şu anda network oluşturmaya çalıştığınızda kendi dijital footprintinizden kaynaklı olarak algoritmaların size zorladığı bir network oluşturuyorsunuz ve o network, rastlantısal bir şekilde sizi zenginleştirmek yerine, sizi olduğunuz kalıp halinde tutan, hiçbir şeyi sorgulamamanızı sağlayan ve sürekli olarak sizi alkışlayan bir insan grubunun içinde network kurmaya başlıyorsunuz.
Kova burcu bunu kabul edebilecek bir burç değil. Koş bunu hiç kabul edecek bir enerji değil. O yüzden de bu kova sezonunun enerjisini çok iyi anlamanız lazım. Kendin olabilme cesareti, kendin olabilmenin sorumluluğunu almak ve de toplum için gerçekten faydalı bir birey olabilmek için şu anda içinde bulunduğumuz eko odalarındaki toplumu kırabilmek.
Söylediğim cümlenin karmaşasını ben de farkındayım ama bunu gerçekten düşünmeye başladım. Twitter'a bakıyorum mesela, benim de Twitter'a kanıtım var sonucu olarak tahmin ediyorsunuz ki, bakıyorum mesela tabii ki de Beğendiğim şeyler yüzünden bu sabah sadece ve sadece Beckham ailesinin skandalını görmeye başladım. Ve Beckham ailesinin skandalında ben tabii ki de Beckham'ları sevdiğim için ve bundan önce daha önce Beckham ailesini öven tweetleri like'ladığım için bana sürekli olarak bu çocukla ilgili olan konuda Beckham ailesinin yanında duran tweetleri önüme getiriyor. Mesela kesinlikle karşı tarafın fikrini göremiyorum bile.
Karşı tarafın fikrini gördüğümde de o kadar sert bir fikir görüyorum ki otomatik olarak beni kendi fikrime bağlıyor. Yani bu dijital yönü dünyada yaratılmış olan algoritmada karşınıza çıkan karşı fikir bile siz kendi fikrinizde, rahat olduğunuz fikirde ve daha fazlasını düşünmeyin diye sizi belirli bir yerde tutan algoritmik fikirle karşılaşıyorsunuz. O yüzden dijital çağda kendi network'ünüzü birebir dokunabildiğiniz insanlarla beraber yapmanız çok önemli. Bunun için de gene ben fikrine dönmeniz lazım.
Siz hiç kimse bakmıyorken kimsiniz? İşte burada çok önemli olmaya başlayacak. Teknolojiden vazgeçin demiyorum, vesaireden vazgeçin demiyorum. Zaten böyle bir şey söylemediğimi tahmin ediyorsunuzdur.
Ama kim olduğunuz ve bu hayatta ne yapmak istediğinize dair olan bilgiyi algoritma üzerinden kuramazsınız. Ve bu Neptün değişimi, Satürn değişimi, üzerine bir de gelecek olan hava tutulması sizi çok sert bir şekilde kendinizle yüzleştirsin istemiyorsanız şimdiden oturup düşünmeye başlayın. Yaptığınız hareketlerin tamamının kaçını, ne kadarını? Siz hiçbir şey olmasa bile yapıyor olurdunuz.
Kendinize gerçekten o otelde rezervasyon yapar mıydınız? O restoranda yemek yer miydiniz? Bu insanla konuşur muydunuz? Atıyorum, o çantayı alır mıydınız?
O kıyafeti alır mıydınız? O kitabı okur muydunuz? Bütün bunları sorgulamanızı istiyorum. Çok zor bir sorgulama ve insanın birazcık da olsun kendisinin içerisinde ne yaptığını anlayamayacağı bir yere doğru götüren bir sorgulama gibi durabilir ama vaktimiz var.
14 Şubat'a kadar bu sorgulamayı yapabilirsiniz. Ben mesela şeyi düşünüyorum. Bu podcast'ı neden yaptığımı düşündüm. Ben astrolog değilim, neden var diye düşündüm.
Kendime bu seneyle ilgili kurduğum hayaller ve amaçlardan hangileri gerçekten amacına hizmet ediyor, gerçekten bana hizmet ediyor, neye hizmet ediyor? Sonuç olarak bütün bunların hepsi neye hizmet ediyor, bunu sorguladığım bir döneme girdim. Kova sezonu bunun için çok iyi olacak. Ve de eğer siz kendiliğinizden o derin değişimi göstermezseniz, her zaman hayat o değişimi göstermeniz için sizi zorlayacak durumlara sizi sokar.
Bunu da unutmayın. Kova sezonu şimdiye kadar geçirdiğimiz bütün sezonlardan çok farklı olacak. Oğlak'ta fark etmişsinizdir. Bir hızlanma oldu, bir başka türlü bir sertleşme oldu.
Etrafa doğru bakarken, bilmiyorum, benim gözlerimde bile şey başladı yani böyle daha neredeyse kritik bir şey yaşayacakmışım gibi bakmaya başladım etrafına. Bana gelen mesajlardan anlıyorum ki herkes de böyle bir değişime hazır olma hali var. Değişim başlıyor. Değişim başlamak zorunda.
Ve bireysel olarak kendiniz olma fikrine sahip çıktığınız yerden değişirseniz, uzun vadede toplum için en yararlı birey olma ihtimaliniz de artar. Ve unutmayın ki insan sosyal bir varlıktır. Toplum için yaşamadığında, çok kişiselleştirilmiş çıkarlar için yaşadığında, işte bugünkü kapitalizmin son. ...raddesine sebep olan bir varlıktır.
Size söyleyeceğim şeyler şunlar. Kim olduğunuzdan korkmayın. Kim olduğunuzla yüzleşin. Hazırlıklarınızı yapın.
Çok iyi olacak. Unutmayın. Ve birey olmanın önemini bencil ve kişisel çıkarlarla karıştırmayın. Topluluklarınız için değerli birey olmanın yolunun paradan, zamandan, bilinçten geçtiğini unutmayın ve buna göre davranın.
Ve lütfen şu dijital dünya ile ilişkinizi bir kere daha gözden geçirin diyorum. Galiba söyleyeceklerim bu kadar. Haftaya görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.