Podcast

oğlak yeni ayı: kendini altın bir kafese hapsetme!

İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Bu 18 Ocak'ta gerçekleşecek Oğlak yeni ayı; bize rahatlamanın kazanılması gereken bir hak değil, bir ihtiyaç olduğunu hatırlatabilir. Eğer farkındalık kazanırsak...



Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



------ Podbee Sunar ------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.232 kelime · ~11 dk okuma

Arkadaşlar merhaba, Pod V ile hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Bugün sizlerle 18 Ocak'ta olacak olan Oğlak yeni ayını ama aynı zamanda birazcık astrolojinin dışına çıkıp rahatlamanın hak edilen bir şey olmadığını konuşacağız. O zaman bu yolculuk başlasın. Arkadaşlar merhaba.

Bugün 16 Ocak, Cuma. Gökyüzünde şu anda Güneş, Merkür, Venüs ve Mars oğlakta. Bununla beraber Satürn ve Neptün hala balıkta. Umarım yakında çıkacaklar.

Aynı zamanda da Jüpiter yengeçler. Şimdi siz de benim gibi, genellikle çünkü kendi kişisel deneyimim sizin de yaşadığınız şeylere çok uyduğu için, bazen kişisel deneyimlerimden başlayarak yarattığım felsefi dünyayı sizinle paylaşmayı seviyorum. Kendinizle, hayatınızla, yapmak istediklerinizle ilgili sert bir kafa karışıklığı ve aynı zamanda böyle bir hayal kırıklığı yaşıyorsanız bunun normal olduğunu söylemek istiyorum. Bazı konularda çok büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuzdur.

Transkriptin tamamını oku

Bazı konularda çok büyük bir umut doluduk yaşıyorsunuzdur. Bu çok normal. Şimdi pazar günü bir Oğlak Yeni Ayı olacak ve bu Oğlak Yeni Ayı aslında çok güzel etkiler alan bir yeni ay olacak. Haritaya baktığımdan beri de aklımda bir fikir var.

Onu konuşmak istiyorum aslında. Bir sürü üçgen var vesaire. Şimdi detaylarla sizi boğmayacağım. Sonuç olarak aslında Oğlak Yeni Ayı temiz ve güzel bir yeni ay.

Tamam mı? Şimdi ama Oğlak'la ilgili şöyle bir şey var. Genel olarak hep performans, azim, para, yapmak, etmek falan gibi konuşuluyor ya. Ben haritaya baktığımda şöyle bir şey canlandı kafamda.

Rahatlığı kazanmak zorunda değiliz. Onu bulmayı ve kendimiz yaratmayı öğrenmemiz gerekiyor. Bu cümle birçok insanda nasıl yani dedirtiyor olabilir. Çünkü ben de ilk aklıma düştüm.

Nasıl yani? Ama rahatlaymamız zaten bir şeyleri başardıktan sonra, birtakım performansları gösterdikten sonra rahatlamaya iznimiz oluyor ya. Sonuçta okula gittiğimizde teneffüs diye bir şey var. Önce ders çalışıyorsun, sonra teneffüse çıkıyorsun.

Sürekli olarak bizi önce performans göstermeye ve o gösterdiğimiz performansla başarılı olmaya, ondan sonra rahatlamaya iten bir hayatta yaşıyoruz. Ama bu çok late stage kapitalizm dediğimiz aslında son dönem kapitalizmin ve aynı zamanda da eril zaman anlayışının bir parçası. Şunu anlamak gerekiyor. Oğlak Burcu'nun içinde bulunan bir ders.

Bir yandan da şunu soruyorum kendi kendime. Gene böyle felsefi bir şekilde kendim içimde düşündüğüm ve tajant yaptığım bir konunu acaba astrolojiye bağlanacak mı diye başlıyorum konuşmaya. Bir takım notları aldım. Burada arada tabi ki de bilgisayarımın bakıyor olacağım.

Ama bir yandan da biliyorsunuz benim kafam en iyi aslında serbest aklımda çalışıyor. Burada bile anlatmak istediğim konu var. Astrolojiden bahsedildiği anda ve insanlar astrolojiyle ilgilenmeye başladıkları anda... ...bana en çok sordukları soru,

haritanın üzerinde nasıl çıkabilirim? Daha iyi bir insan nasıl olabilirim? Hayatımı daha iyi nasıl yaşayabilirim? gibi çok performansa dayalı sorular sormaya başlıyorlar.

Başarı tanımını kimin yazdığından bile emin olmadan insanlar sürekli hayatını başarmak istiyorlar. Astrolojinin bize burada en iyi öğrettiği şeylerden bir tanesinden başarı tanımının aslında kendimizin içinden yaratacağımız bir tanımı olması ve de gerçek tırnak içinde başarının dengede olduğu. Şimdi astroloji bizi her zaman ve her zaman döngüler içinde yaşadığımızı hatırlatıyor. Yani bunun en kolay örneklerinden bir tanesi ay mesela.

Ayı biliyorsunuz yani iki buçuk günde biri zaten burç değiştiriyor ve de bazen gökyüzünde hiç gözükmüyor. Bazense dolunay halindeyken bütün gökyüzünü hükmedecek bir ışıkta oluyor. Ama ayın sürekli olarak doğunun evresinde kaldığını hayal edebiliyor musunuz? Suların sürekli yüksek olduğunu, gökyüzünde sadece tek bir ışık olarak onun olduğunu.

Ne kadar yorucu bir şey, farkında mısınız bunu yapmak? Ay olarak çok yorulurdunuz büyük bir ihtimalle. Ve ay bize 28 günlük bir döngü içerisinde aslında hayatlarımızın, kendimizin, performansla ilişkimizin, ve kendimizin nasıl daha iyi tırnak içinde performans gösterebileceğine dair döngülere ihtiyacımız olduğunu anımsatan ilk yerleşimlerden, ilk tırnak içinde gene gezegenlerden bir tanesi. Biliyorum tamam NASA falan ay gezegen değil, ben de biliyorum ay bir uydu ama astrolojiden bahsederken ben ayı her zaman gezegen diyeceğim, bunun için de özür dilerim.

Şimdi şöyle bir durum var, sürekli ilerleyen, gelişen, eril ve çok özür dilerim ama kolonist bir bakış açısıdır performatif hayat. Progress kafasından çıkmamız gerekiyor arada sırada. Sürekli olarak progress kafasında kalamayız, sürekli olarak progress kafasından uzakta da kalamayız. Oğlak Burcu'nunla alakadar olmasının bu konunun.

Şurada yatıyor. Oğlak Burcu gerçek hayatı anlayabilen Burç'tur. Üç boyutlu dünyanın kurallarını anlar. İçinde bulunduğumuz sistemin kurallarını anlar.

Oğlak Burcu'nun parayla çok fazla ilişkilendirmesinin yanlarından bir tanesi, sebeplerinden bir tanesi. Daha kayda girmeden önce konuştuk bunu. Bu dünyada hayatta kalabilmek için paraya ihtiyacımız olmasından dolayı oğulak hayallerini gerçekleştirmek için paranın önemini ağlar. Ama mesela paranın olmadığı, kapitalist sistemin olmadığı bir dünyada yaşasaydık bence oğulak burçları bu kadar çok parayla ilişkilendirmezlerdi.

Yani kapitalizmle ilişkilendirmezlerdi. Ama bir şekilde bu dünyada hayatta kalmanın en önemli unsurlarından bir tanesi olduğu için tabii ki de oğulak burcunu parayla birleştiriyoruz diye düşünüyorum. Şimdi en iyi olan kazansın kafasından çıkmamız lazım. Bu şey vardı ya, Darwin'in bir lafı var, işte hani the fittest wins falan gibi bir laf.

Şimdi tam olarak hatırlamıyorum, özür dilerim ama orada the fitten kasıt, en başarılı olan, en güçlü olan ve en çok performans gösteren değildir aslında. İçinde bulunduğu durumla en uyumlu olan, yani to fit dediğimiz uyum gösterendir, dengeyi bulandır aslında. Şöyle düşünün. Disiplinli bir insan olmak istiyorsanız, kendinizi kırmadan uzun süreli iş yapabilecek kadar beyninize ve kendinize rahatlayabileceğiniz alanları açmanız gerekiyor.

Sürekli olarak disiplinde kaldığınızda bu olmuyor. Bu arada rahatlamak da aslında bir disiplin, onu da anlamanız gerekiyor. Mesela Satürn'e ele alalım. Satürn gezegeni ne arkadaşlar?

Yapı, inşa, disiplin vs. Ama Satürn, Ay, yani duygusal güvenlik, duygusal ihtiyaçlar ve şefkat olmadan hayat neye dönüştürüyor biliyor musunuz? Bir hapishaneye, içinde milyon dolar saydığınız küçük kafeslere dönüştürüyor. Ya da Marseille alalım.

Yapmak, ilerlemek, ateş enerjisi, motivasyon, erillik vs. Ama Venüs olmadan, yani keyif, yavaşlamak, beslenmek, göz süzmek, sanata üç saniyeden çok bakabilmek, Instagram'ınıza koymak için değil de bir sergi gerçekten gezmenin yani vakit harcamanın, hafif olmadan vahşi ve affedersiniz ama sidik yanıştıran bir dünyada yaşarsınız. Söylemeye çalıştığım şey şu, sizin haritanız içinde elementlerden bağımsız olarak aslında bir dengeyi gösteriyor. Haritanda çok fazla bir element varsa bunu nasıl dengelelim sorusu da en çok sorulan sorulardan bir tanesi bu arada.

Çünkü hepimiz aslında içgüdüsü olarak biliyoruz ki her şeyden önce dengeyi kurmamız gerekiyor. Eğer dengeyi kurarsak o huzura ve mutluluğa erişeceğimizi biliyoruz. Sürekli olarak bir tarafta kalırsak, sürekli olarak bir tane enerjide kalırsak, o istediğimiz aslında mutluluk huzurunu ve başarısını kuramayacağımızı biliyoruz. Ateş burçlarını ele alın, tamam mı?

Onlar ne yapıyorlar? Harekete geçiyorlar, cesurlar, yapıyorlar, ediyorlar ama bir yandan da hız yüzünden yanma ihtimalleri oluyor. Toprak burçları inşa ediyorlar, sabitlik, güvenlik vs. ama bir yandan da değişime açık olmadığı için sertleşme ihtimali yaşıyorlar.

Hava burçları düşünüyor, bağ kuruyor, bilgi, analiz vs. ama tek bir yerde sabitlenemedikleri için onlar da bu sefer gerçeklikten ve kendilerinden kopabiliyorlar. Su grubunu ele alın. Tutarlılık, işte deneyim, duygusallık vs.

ama o duygusallığın içine boğulabiliyorlar. Şimdi haritanıza baktığınızda ya da astrolojik olarak konuya baktığınızda, hadi astrolojiyi geçtim, hayatınıza baktığınızda, tek bir şey için uğraşırken kendi içinizde dengeyi kurmanın önemini anlamanız gerekiyor. Bu oğlak yeni ayı bizim için önemli olacak tabii ki de. Bazı yeni aylar ve bazı dolu aylar o kadar önemli olmuyor bu arada.

Bu oğlak yeni ayı birazcık önemli çünkü bu 2026'ta hep diyoruz ya birdenbire işler çok hızlanacak. İşte kendiniz kimseniz onun üzerinden hayatınızı kurmanız gerekecek vesaire falan. 2025 bunun için kendinizden vazgeçtiğiniz falan. Hep konuşuyoruz ya bu konuyu.

Ama daha aslında o 2026'un o bölümüne gelmedik. Yani Şubat'tan ezip falan hızlanan bir dönem yaşayacağız. Biz hala hazırlık süresindeyiz. Yani astrolojik olarak yeni yıl başlamadı.

Gerçekten söylüyorum bunu. Bu yüzden de bu oğlak yeni ayıyla beraber yapmak istediğiniz her şeyi planlarken... ...lütfen kendinize bunları yapabilmeniz için gerekli rahatlama alanlarını da düşünmeye çalışın.

İşte bu iş başarılacak bir projede değil bu arada. Aman tanrım, rahatlamayı da planlamalıyım, rahatlamayı başarmalıyım gibi bir durum yok. Sabahın beşinde uyanıp işte bir sürü inanılmaz ritüeller vs. falan İnstagram'da görüyorsunuz.

Kesinlikle ondan bahsetmiyorum. O da kapitalizmin bize sunduğu bir rahatlama şekli. Yani saat sabah beşte uyanıp yazı yazması sizi rahatlatıyorsa yapın tabii ki de. Ama yapmanız gereken tek şey o değil yani.

O size uymuyorsa onu yapmayın. Lütfen, rica edeceğim. Benim neye ihtiyacım var diye sorabilmek, o ihtiyaca gerçekten kendiniz olarak cevap verebilmek, başkalarına göstermek için ritüellere Girişmemek, yani herkes yoga yapıyor diye siz yoga yapmak zorunda değilsiniz. Herkes kristal taşlar alıyor diye siz kristal taşlar almak zorunda değilsiniz.

Bunu yapmıyorsunuz diye başarılı olamayacaksınız ve asla aydınlanamayacaksınız diye bir şey yok. Bunun en basit örneği, hepiniz ayahuasca yapmak zorunda değilsiniz yani anladınız mı? Bu yeni spiritüeller bayılıyorlar ya böyle şeylerden bahsetmeye. Hepiniz günde 15 dakika boyunca meditasyon da yapmak zorunda değilsiniz.

Kendinize benim neye ihtiyacım var diye sormanız çok önemli olacak. Bu hafta sonunu birazcık bunun için kullanabilirsiniz. Vücudunuzun neye ihtiyacı var? Sizin huzurlu hissetmek için neye ihtiyacınız var?

Belki de siz huzuru bütün aileye yemek yapmakta buluyorsunuzdur. Belki de üç saat boyunca kitap okumakta buluyorsunuzdur. Yani dışarıdan nasıl gözüktüğünü düşünmeden kendi sistemlerinizi oluşturmak için iyi bir fırsattınız diye düşünüyorum. Şimdi, rahatlık genel olarak pasif bir durum olarak algılanıyor.

Denge de pasif bir durum olarak algılanıyor. Çünkü, yani kapitalist sistem, Weberist sistem, özür dilerim tekrar bunu söylediğim için ama herhangi terazi yerleşimi olan bir insana sorun bakalım denge kurmak o kadar da pasif bir durum mu? Öğrenilen bir beceri denge kurmak. Rahatlamak, dengeyi kurmak, kendi içinde kendine neye ihtiyacın var diye sorabilmek.

Bunlar işin, nasıl söyleyeyim, üzerinde çalışılması gereken yerlerden bir tanesi. Ah, gene mi ödev verdin? Evet, verdim. Yani evet, bu sefer gerçekten de ödev veriyorum.

Çünkü kimle konuşursam konuşayım bu aralar etrafında. İnsandan sürekli olarak bir şey yapmaktan, yeni projelerden, yeni hedeflerden vs. bahsediyor. Ben de birazcık bununla tabii ki de şey yaptığımın farkındayım, bundan bahsettiğimin farkındayım.

Ama unuttuğumuz bir yer var, o da şu. Kendine şefkat göstermek demek, kendini yatırıp böyle pamuklara ısırıp sarmalamak değil. Neye ihtiyacın var sorusuna gerçekten cevap verebilmekten geçiyor. Şimdi şu anda Kuzey Aydın'ı, Güney Aydın'ı muhabbetinden dolayı Başakbalık aksında olduğumuz için bu Başak'ın en önemli özelliklerinden bir tanesi hizmet etmekle alakalı tamam mı?

Şu anda kendi amaçlarınız için kendinize nasıl hizmet etmeniz gerektiğini de görmeniz gereken yerdesiniz. Bir şeye hizmet etmek nasıl oluyor? Bunu ben çok fazla söylüyorum çünkü birçok insanın bunu hala da anlayabildiğini düşünüyorum. Ben bile kendim anladığımı iddia edemeyeceğim bu arada.

Yani hala daha çözmekle ve anlamakla meşgulüm. Belki de hiçbir zaman anlamayacağım. Çok da bir önemi yok. Önemli olan bunun üzerine çalışıyor olmak.

Bir şeye yardım edebilmenin yolu o şeyin, neyse o sistem olabilir, kurum olabilir, insan olabilir. onun gerçekten neye ihtiyacı olduğunu anlamaktan geçiyor. Yani dışarıdan gelen mükemmeliyetçi fikirler ve başkalarına göstermek için yapılan hikayelerdense gerçekten neye ihtiyacı olduğunu sormaktan geçiyor. Kendinize neye ihtiyacınız olduğunu sormayı bir şekilde günlük pratiğinize almanıza ben fayda görüyorum.

Rahatlamayı başaramazsınız çünkü. Rahatlamak başarılan bir şey değil. Rahatlamak hissedilen bir şeydir. Yani o his, eğer rahatlamayı gerçekten hissedebilirseniz, başarmak demiyorum bakın, hissedebilirseniz, o rahatlama zaten işinize, hayatınızın kalitesine, insanlarla ilişkinize, kendinizle ilişkinize yansır.

Hiç rahatlayamayan insanlar, sürekli o disiplin, progres ve ileriye doğru azim kafasında kalan insanların bütün ilişkileri de aynı şekilde gergin oluyor. En başta kendileriyle olan ilişki. Astroloji her zaman zamanlama ile alakadardır arkadaşlar. Döngülerin zamanı, neyin içinden geçiyorumu anlamak, ben şu anda ne yaşıyorumu anlamak, her zaman zamanlama ile alakadardır.

Şu an kendi hayatınızda neredesiniz? Bunu durup düşünebilirsiniz. Yani ben şu anda evet bir takım hayaller kurdum, bir takım amaçlarım var, bunları bunları yapmak istiyorum. Ama şu an bunları bunları yapabilmek için doğru zamanda mıyım?

Oraya gelmek için ne yapmam gerekiyor? Ve en önemlisi kendime nerede? Birazcık da olsun anlayış göstermem gerekiyor. Oğlağın içinde yengeç olduğunu unutmayın.

Yengeçin içinde de oğlak var biliyorsunuz. Karşılık buluşuyorlar bunlar. Ve oğlak yeni ayı tam olarak Jüpiter'le karşılık olduğu için o duygusal güvenlikte genişleme ihtiyacıyla... Sosyal toplum önündeki rolde ilerlemenin karşılaştığı yerde kimi seçeceksiniz?

Progresif, azimli ve kendini bir disiplinle hapse sokan insanı mı tercih edeceksiniz? Yoksa rahatlamayı, şefkat göstermeyi, algılamayı, empati kurmayı bilen oğlak olarak mı ilerlemeye karar vereceksiniz? Bu hafta sonunda bunları görmek için çok zamanınız olacak diye düşünüyorum. Gökyüzünde bu arada full oğlak enerjisi varken de yani hissedin diye ahkam kesmek biraz komik oluyor ama yani oğlak da gerçekten hissedebilen bir burç.

Yani oğlakların hissiz ve hiçbir şeyden anlamayan burçları olduğunu kim söyledi bilmiyorum. Oğlak hisseder. Sadece hissettiği şeyin başarılı olup olmadığına bakmakla yükümlü bir tarafı olduğu için hissetmiyormuş gibi davranıyoruz hepimiz. Ama hissedin.

Lütfen, Satürn ve oğlan gizli tarafı başarılı olmak için ne yaptığını tırnak içinde hissedebilme özelliğinden... ...ve bu sayede doğru yatırımları yapabildiği için başarılı olmasından kaynaklanıyor. Tekrar ediyorum, başarının tanımı size ait.

Ayda bir milyon dolar kazanmanın başarılı olduğunu söyleyen insanların ne kadar mutlu olduğu, kendilerinin tanınmayıp tanınmamasından bağlıdır. Sizin başarı tanımınız ne? Siz 50 yaşınıza geldiğinizde, 90 yaşınıza geldiğinizde, 30 yaşınıza geldiğinizde, bilmiyorum, nerede olmak istiyorsunuz? Size göre başarı ne demek olacak?

Kendinizi nasıl huzurlu hissedeceksiniz? Nasıl güvende hissedeceksiniz? Nasıl mutlu hissedeceksiniz? Bu tanımın başkalarının gözünden değil, sizin gözünüzden olmasına çok dikkat etmenizi istiyorum.

2026 ile beraber Pluton, Koval, bir sürü her şeyin koça geçmesi vs. çok otantiklikten bahsediyoruz. Herkes otantik olmalı, herkes kendisi gibi olmalı falan. Bu da performatif bir şey olmamalı.

Performatif sosyal medya kimliklerinin sonuna geldik. Performatif feministlerin sonuna geldik. Performatif milliyetçilerin sonuna geldik. Performatif her şeyin sonuna gelmiş durumdayız.

Performatif iş insanlarının da sonuna geliyoruz tabii ki doğal olarak. Bu performansı kendiniz için göstermiyorsanız, yok olma ihtimaliniz çok yüksek. Yok olmaktan kalsın da bu arada birdenbire yok olmayacaksınız tabii ki de. Elon Musk'a Dato olursunuz en fazla, ondan bahsediyorum.

Kendi hayatınızın üzerinde kontrol sahibi olmak istiyorsanız, başarının sizin gözünüzden ne olduğunu iyi tanımlamanızda fayda var diyorum. Ovalak Yayın Aynı'a hoş geldiniz. Rahatlamayı öğrenmeden, disiplinli olamayacağınızı unutmayın. Başarının tanımını, rahatlamanın tanımını, size nelerin iyi geldiğini düşünün, kafa yorun ve denge kurmanın pasif bir şey değil, aktif bir beceri olduğunu unutmayın.

Bu hafta söyleyeceklerim bu kadar. Haftaya umarım görüşürüz.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)