
3.081 kelime · ~15 dk okuma
Asimov üstadım kusura bakma, seni şöyle köşeye alacağız birazcık. Bugün konu ağır. Geçtiğimiz günlerde en az 20 senedir devam eden, daha doğrusu bir türlü devam edemediği için 20 seneye yayılmış olan bir dizi soruşturmayla ilgili milyonlarca belge Lab diye önümüze kondu ve Epstein dosyaları yeniden herkesin gündemine oturdu. Fakat bence işin yanlış kısımları gündeme oturdu.
En azından benim sosyal medya kanallarım uçuk kaçık iddialarla doldu. Umarım algoritma size daha nazik davranmıştır. Bir örnek vereyim. Günlerce paylaşılan bir yamyamlık iddiası vardı.
Hala da paylaşılıyordur. Her seferinde bakıyorum 5 bin beğeni almış, 10 bin beğeni almış. Türkçe, İngilizce fark etmiyor. Herhalde bu kadar kişi yanılıyor olamaz diye düşünüp geçiyordum ben de.
Ahsabımı bozmak istemiyordum bakıp. Sonra birileri işte belgesi diye paylaşınca, cesaretimi toplayıp linke tıkladım ben de, alt tarafı 1-2 sayfalık bir tanık ifadesi çıktı. Daha doğrusu onun özeti. 60 saniyede okursunuz hepsini.
Ama belli ki o kadarını bile kimse okumamış. Okusalar ciddiye almazlardı. İfadeye göre olay bir yatta geçiyor, midenizi kaldırmaya hiç gerek yok, olayını tam anlatmıyorum. Aynı yatta, o sırada Trump ve eşi de var.
Henry Kissinger de var sanırım, eski Dışişleri Bakanı. Dahası hem Epstein hem Bill Clinton hem de George Bush tanığa tecavüz etmişler. Aklınıza gelen Bush değil bu arada, onun babası, ilk başkan. O tarihlerde 76 yaşındaydı.
Tanık bunları yıllarca kimseye anlatmamış, kendisinin de haberi yokmuş. Anca 16 sene sonra tüm anılar bir anda yüzeye çıkmış. Destekleyici herhangi bir unsurda yok. Yani hangi yattı, tam tarih ne zamandı, başka tanıklar var mıydı?
Belli ki akıl hastası, poliste he he diye dinleyip kaydetmek zorunda. Şimdi belgesi var diye paylaşsan, evet teknik olarak haklısın. Bir dünya şey var böyle. Yapay zeka ile yaratılmış yalan dolan fotoğraflar, yazışmalar, onlardan bahsetmiyorum.
Onlar zaten psikolojik direncimizi yıpratıyorlar. Sonra biraz daha sağlam olan, gerçeklikle biraz daha bağı olan bir şeyler görünce ona normalde sarılacağımızdan daha fazla sarılıyoruz. İşin beni gıcık eden tarafı şu, elimizde tartışmasız bir takım gerçekler var. Yani birinin yıllarca göz göre göre fuhuş ticaret yapabilmesi, ciddi kısmı 14-18 yaş arası çocuklardan oluşan bir ticaret, akla mantığa sığınmayan bir uzlaşmayla tüm federal suçlamalardan yırtması, tatilden farksız bir hapis cezası alması, çıktıktan sonra aynen kaldığı yerden devam etmesi, dünyadaki herkesi tanıyıp her muhabbete dahil olması, neredeyse kimsenin inanmadığı bir şekilde ölmesi, tek bir kişi dışında kimsenin yargılanmaması ve daha kötüsü gelecekte de herhangi bir soruşturma açılmayacağına dair resmi açıklamalar olması, tüm bunlar yeterince iğrenç ve şok edici değilmiş gibi millet illa bir takım yamyamlıklar, şeytana tapmalar,
okültü semboller arıyor belgelerde. O acayip. Aslında aramalarına da bir şey demiyorum. Hakikaten böyle şeyler olabilir.
Çıkarsa bu tiplerin arasından çıkar herhalde, bizden çıkacak değil. Belki siz bu bölümü çok sonraları dinlediğinizde artık genel bilgi olacak bazıları. Benim esas derdim, insanların bir yandan gaza gelmeye çok hazır olmaları ve aksi gibi çok da tembel olmaları. Çift aralıklı yazılmış bir sayfalık bir dokümanı dahi okumaya tenezzül etmeyip de saatlerce günlerce tweet atmak inanılmaz bir kombinasyon.
Hem tembellik hem gaz aynı anda aynı bünyede olmamalı. Artık o kadar çok uyduruk şey gördüm ki bunca belgeyi doğru düzgün organize etmeden, herhangi bir açıklayıcı bilgi olmadan milletin önüne lağıp diye yığmanın bürokratik bir hesaplaşmanın sonucu olmasından ziyade kasten yapıldığını, meseleyi sulandırma amacı taşıdığını düşünmeye başladım. Bu da benim komplo teorüm Hüsnü. Öyle bir giriş yaptım da bugünkü amacım dosyaları derinlemesine dalıp sapla samanı ayırmak değil.
3,5 milyon belge zaten öyle 20 dakikada özetlenemez ve öyle işleri de çok daha iyi yapacak başka insanlar vardır. Ben daha uzun süre taze kalacak bir açıdan yaklaşmak istiyorum. Dosyaların içeriğinden ziyade toplanma sürecine odaklanmak istiyorum. Eğer siz de benim gibiyseniz bu hengame içinde her şeyin nasıl başladığını, nasıl geliştiğini unutmuş olabilirsiniz.
Ve araştırıp hatırladıkça aslında herhangi bir belge yayınlanmadan çok daha önce yaratması gerektiğine kani oldu. Çünkü işin sapkınlık tarafı, buzdağının görünen kısmı. Selam fularsızlar. Pat diye konuya girdik, aynen devam edelim.
Biraz arka plan. Epstein'in hayat hikayesinin en ilginç yanı, hiçbir ilginç yanı olmaması. Ne özel bir deha, ne köklü bir aileden geliyor, ne öyle müthiş yatırımlar yaparak zengin olmuş. Yatıracak para yok ki.
Baba bahçıvan, anne temizlikçi. O şekilde doğmuş, 45 yaşında Kara İpler'de ufak bir ada sahibi olacak hale gelmiş. Demek ki arada basamakları 3'er 5'er atlamış. Bunun bir tane büyük şansı var, biraz karizmatik bir herif olmasının dışında, zengin çocuklarının gittiği bir okulda matematik öğretmenliği yapması.
Onu da yapamamış gerçi. Yetersiz performans nedeniyle kovulmuş bir noktada. Bu kağıt üstündeki sebebi, muhtemelen öğrencilerle fazla içli dışlı olduğundan kovulmuştur. O yönde tanıklıklar var zira.
Ama çoktan velilerle ilişki kurmuş, aralarında Bear Stearns isimli yatırım bankasının yöneticileri var, orada işe başlatıyorlar bunu. Failing Upwards diye bir kalıp var İngilizcede. Başarısız oldukça yükselmek demek, adamın hayatının özeti resmen. Ha öyle hemen yönetici yapmamışlar, bir trader yardımcısı olarak en alt kademeden başlamış.
Sonuçta hiçbir finans tecrübesi yok. Kısa sürede de yükselip zenginlere yönelik özel ürünler, özel hizmetler sağlamaya geçmiş. Özel hizmet de kasıt, %99 oranında daha çok vergi kaçırabilmelerini sağlamak. Kaçırmak demeyelim de kaçınmak diyelim.
Aynı şeyi yasal olarak yapınca verdikleri isim o. Daha 27 yaşındayken şirkete sınırlı ortak oluyor. Sonra CV'sinde yalan söylediği ortaya çıkıyor. Meğer üniversite mezunu bile değilmiş.
İtiraf ediyor. Yalan söylemeseydim beni işe almazdınız diyor. Gayet net bir şekilde. Yalan söylemeseydim sizi kandıramazdım gibi bir şey.
Totoloji resmen. Ve bunu kovmuyorlar. Müşterilerle ilişkileri iyi olduğundan. Daha sonra piyasalar kanununa aykırı şeyler yaptığı ortaya çıkıyor.
Yine kovmuyorlar da istifa ettiriyorlar. Sorun değil. Başarısız oldukça yükselmeye devam. Banka sayesinde zaten çoktan kendi işahını oluşturmuş.
O kontakları devam ediyor. Zenginler için bir çeşit fixer oluyor. Vergiden kaçınmanın yanında, efendim dolandırılmışlarsa kaybettiklerini buluyor, alacaklarını alıyor veya onların mallarını başka alacaklılardan saklıyor. Bu bir yandan devam ederken arada corporate traderlık yapmaya çalışmış.
O zamanlar daha moda bir şeydi. Şirketler korunmasını henüz bilmiyorlardı. Kabaca şu, biraz değerli ama sıkışık vaziyette şirketleri hedefleyip bir şekilde onların çoğunluk hissesini ele geçiriyorsun. Mesela bir sürü aracı yoluyla hisseleri ayrı ayrı toplayıp birleştiriyorsun.
Sonra mevcut yönetimi kovup ne yapacaksan yapıyorsun. Genelde şirketi parça parça satıyorlar. Yağmacılık işte. O şekilde koca bir hava yolu ele geçirmeye çalışmışlar da becerememişler.
Yalnız bu işlerde kullandığı bir aracı aynı zamanda bir saadet zinciriymiş. Towers Financial isimli. 93 yılında fena patlıyor. Neredeyse yarım milyar dolar kaybetmiş yatırımcıları.
Patronu da 20 sene hapis cezası almış. Ama Epstein birkaç sene öncesinde şirketten ayrıldığı için yırtmış suçlamalardan. Sürekli böyle alavere dalavere içinde adam. Bir bakımı Breaking Bad senaryosu gibi üniversite terk bir matematik öğretmeniyken sürekli yasal sınırları zorlayan bir bankyere dönüşmüş.
Yalnız halen ufak bir oyuncu. Hızlı yükselişine rağmen öyle ahım şahım bir başarısı yok. Tatlı hayat yaşıyor da kara iplerde ada almak başka. O noktaya nasıl geldi?
Bu arada özel ada deyince gözümde büyüyordu. Baktım, üstündeki yapılarla beraber 8 milyon doları almış. Birleşsek biz de alırmışız neredeyse. Esas dönüm noktası 1980'lerde Les Wexner'la tanışması.
Victoria's Secret gibi birkaç giyim kuşan markasının patronu Wexner, tam bir balina. Bugünkü serveti 10 milyar dolar, o zaman da milyar dolar. Bizimkisi buna kene gibi yapışıyor. Mali danışmanlık diye başlayıp yavaş yavaş hayatının her alanını ele geçirmiş, her türlü vekaletini almış.
Onun adına işleri yönetiyor, alım-satımlar yapıyor, yatlarını, uçaklarını kullanıyor. Hatta evlerinden birinde yaşıyor. 20 sene sürüyor bu ilişki. Yakın arkadaş olmuşlar, ailecek tanışıyorlar.
Bu süre boyunca adama fahiş bir danışmanlık ücreti kakaladığı yetmiyormuş gibi, kendi çekini kendi imzalıyor zaten, yetki onda olduğu için. Bir de üstüne malını, mülkünü yok bağısına satın almış. Yine kendi kendisine satmış. Öyle böyle değil.
Yüzlerce milyon dolarlık haksız kazanç. Bunların hiçbiri halka açık bilgi değildi. Çünkü Wexner hiçbir zaman onu dava etmedi. Yani ta 2007'de Epstein'in ilk tutukluluğuna kadar sözde hiçbir şeyden haberi yoktu.
Bunu geç, öğrenince de dava etmemiş. Onun yerine iş ilişkilerini kesip gizlice anlaşmışlar. Epstein 100 milyon dolar teslim etmiş bu anlaşma çerçevesinde. Aldıklarının sadece bir kısmı.
En olası açıklama nedir? Birbirlerinin kirli çamaşırlarını biliyorlar, mahkemede ortaya çıkmaması için böyle gizli kapakla anlaştılar. Bunları öğrendik çünkü New York Times geçen Aralık ayında, aylar süren bir araştırma sonucunda bir makale yayınladı. Linkledim yazıyı.
Vardıkları sonuç kısaca şu. Epstein'in etrafa yansıttığı o sofistike uluslararası banker imajı tam bir balon. Adam özünde bir conman. Sahtekar yani.
Servetinin neredeyse tamamının kaynağı dümdüz hırsızlık. Ve hemen hepsi de Wexner'dan geliyor. Wexner halen hayatta bu arada. 88 yaşında ve daha geçen gün kongrede ifade veriyordu.
Ve her zamanki gibi kandırıldım dedi. Esas kurban benim. Hem paramı hem insanların güvenini kaybettim dedi. Sonra da 10 milyar dolarlık zavallı hayatına geri döndü.
Tüm bunlar henüz işin hayat hikayesi kısmı. Bu adam nereden çıktı kısmı meselenin özü değil. Ama bu kadarında bile bana kalsa senelerce yatmasını gerektirecek suç var. Sistem düzgün olsaydı tabii.
Bizim yaşadığımız dünyada 3 kuruş vergi kaçırırsın, devlet gelip tepene çöker. Ama böyle 30 tane paravan şirketle 300 milyon dolarlık dümen çevir, çok salak değilsen uğraşmazlar. Rüşvete falan gerek yok, uğraşamıyorlar. Çok karman çorman her şey.
Neyse, gelelim asıl skandala. 2005 yılında Florida'da bir kızın şikayetiyle başlayan süreç aslında bu adamın sonu olmalıydı. Birçoğunuzun varsayacağı gibi oradaki yerel polis olayı halının altına süpürmemiş, şikayeti ciddiye almış, bir seneye aşkın bir undercover operasyon gerçekleştirmiş ve 30-35 tane kurban tespit etmiş. Gerçek sayı daha da fazlaydı tabii.
Çok sonraları ortaya çıkacak bir gazetecinin yaptığı araştırmayla 80 kişi tespit etmiş. O zamanki sayıdan bahsediyorum. Genel operasyon şekli şöyle. Bunun hayat arkadaşı diyelim artık ve suç ortağı Gillian Maxwell diye bir kadın var.
Şu ana kadar ki tek yargılanan insan o. Gidiyor paraya ihtiyacı olan veya çürük ailelerden gelen kızları buluyor. Ve hepsi 18 yaş altı olmasa da birçoğu öyle. Doğrudan konuya girmiyor.
Önce bir iş teklif ediyor. Genelde masözlük. Öyle de başlıyor hakikaten. Sonra zamanla cinsel ilişkiye kayıyor.
Kimisi para için dünden razı, kimisini psikolojik olarak manipüle ediyorlar, hazırlıyorlar, grooming dedikleri iş. Kimisini de dümdüz tehdit ediyorlar. Polis bizim elimizde, şikayet edersen haberimiz olur gibi şeyler söyleyerek. Sonuçta giden gidiyor, bazıları bir daha hiç dönmüyor oraya, bazıları da tekrar tekrar dönmeye devam ediyor.
Bazılarına arkadaşlarını da getirmeleri için ekstra para teklif etmişler. Bir piramit sistemi kurmuşlar resmen. Bu soruşturma tamamen Epstein odaklı bu arada. Başkalarını içeren, öyle uluslararası milyarderleri içeren bir ağ söz konusu değil.
Sadece bir adamın ve bazen de bir kadının zevki için yapılan seri istismar. Ölçek bu. Fakat ölçek küçük olsa da suçlamalar gayet ciddi. Şimdi bu noktada izlediğim bir dünya polisiye ve hukuk dizisinin bana verdiği yetkiyle biraz detaya gireceğim.
Savcının yiyeceği haltları birazdan anlamanız için önce kanunları anlamanız şart. Bir kere 18 yaş 6 kişilerle ilişkiye girmek herhalükârda suç. Çünkü kanunen rızaları geçersiz. Hatta çocuğun yalan söyleyip yaşını büyük göstermesi bile hafifletici unsur olabilir de hüküm giymeyi önlemiyor.
Yaş farkının az olduğu durumlar için bazı istisnalar var. Romeo ve Juliet yasası denen ama artık Romeo'luk bir tarafı kalmamış 50 yaşındaki kart herifler için geçerli değil. Olayın geçtiği Florida'da suçun ciddiyeti çocuğun yaşıyla ters orantılı. 16-17 yaşında ise başka detaylara bakıyorlar.
Onlara bağlı olarak ağır suç sayılabilir. 12-15 yaş arasındaysa neredeyse kesin olarak ağır suç. 30 seneye kadar hapsi var. 12 yaş altı zaten idamlık veya şartlı tahliyesiz müebbet.
Epstein'in kurbanları 14 yaş ve üstüydü. Dolayısıyla en azından bazıları için ciddi hapis cezası gündemdeydi. Üstüne eğer işin içine para girmişse, küçükleri fuhuşa teşvik suçlaması eklenebilir. Bunun için herhangi bir fiziksel temasın gerçekleşmesine gerek yok.
Hatta paranın el değiştirmesine bile gerek yok. Para konuşulduğu an bu kapsamdasınız. Sokakta iki yetişkin anlaşmaya çalışırsa da mesela bu kapsama giriyor yaptıkları. Ama tabii o hafif suç, taraflardan biri küçükse o zaman ciddi suç.
Bu teşvik genelde tekil durumlarda kullanılıyor. Eğer iş sistematik bir hale almışsa, sex ticareti suçuna yükseltilir. Trafficking, İngilizcesi. Fakat bu terim sizi yanıltmasın.
Genelde organize suç bağlamında karşımıza çıktığı için illa zorla alıkonulan, bir ülkeden diğerine kaçırılan insanlar aklımıza geliyor. Bunların hiçbiri şart değil. Hatta herhangi bir ticari kazanç sağlanması dahi şart değil. Sistematik lafına odaklanmak daha isabetli olacaktır.
Olayın ölçeği, süresi, kaç sene boyunca yapılmış ve başka çocukları getirmenin de parayla teşvik edildiği göz önüne alınınca bu kategori makul. Yani teknik olarak fuhuşa teşviğe teşvik suçu var aslında. Polisin soruşturmaları sonucu, savcılığa yaptığı tavsiyeler aşağı yukarı böyle. O sırada kamuya açık olmadıklarından içeriği bilinmiyordu.
Ona geleceğiz birazdan. Peki normalde savcı ne yapar? Polisin verdiği her şeyi mahkemeye taşımaz. Biraz daha muhafazakar davranır.
Kuvvetli iddiaları zayıf iddialarla sulandırmak istemez. Örneğin burada ticaret suçu demiştik. O sırada Florida'da henüz yeni yasalaşmıştı. tecrübeli değiliz, belki elimize yüzümüze bulaştırır, jüriyi ikna edemeyiz diyerek onu bir dizi fuhuşa teşvik suçlamasına dönüştürebilir.
Yani ne yaptı? Olası cezayı biraz hafifletip kazanma ihtimalini arttırdı. Böyle trade-off'lar yapıyorlar sürekli. Neyse ki ciddi suçlarda savcı ve polis yakın çalıştıklarından genelde aralarında büyük bir uçurum olmuyor.
Burada olmuş. Hatta o kadar büyük olmuş ki. Polis şefi resmi dilekçe gönderip savcının dosyadan geri çekilmesini istemiş. Öyle bir yetkisi yok tabii de şikayetini belirtiyor işte.
Kendi kendini geri çek diyor. Henüz dava başlamamışken hem de. Bunu yapmasının sebebi savcılığın sıra dışı bir kararla grand jüri toplayacağını açıklamasıydı. Wow dediğinizi hiç duyamadım.
Jüri sisteminde yetişmediğimiz için bize bir anlam ifade etmiyor. Gerçi Amerikalıların da çoğu bilmez. Filmlerden aşina olduğumuz jüriler biraz farklılar. Onlar küçük jüriler.
12 kişiden oluştukları için küçük deniyor. 12 Öfkeli Adam filminden hatırlarsınız, kişinin suçlu olup olmadığına karar veriyorlar. Daha büyük bir grup olan grand jury ise belli davalarda kullanılıyor sadece ve o davaların ilk aşamasında toplanıyor. Suça karar vermiyorlar.
Savcının elindeki kanıtların mahkemeye gitmek için yeterli olup olmadığına karar veriyorlar. Bir öneleme görevi görüyorlar yani. Maksat bireyi devletten korumak. Kafayı yemiş bir savcının millete olur olmadık mahkemelerde süründürememesi için önce bir grup vatandaşın ikna edilmesi lazım.
Onların onayladığı suçlamalar resmiyet kazanacak. Sonra da başka bir grup vatandaşı suçun işlendiğine dair ikna edeceksin. Hakim de ona göre cezayı belirleyecek. Sistem böyle işliyor.
Bu sürecin henüz ilk aşamasındayız. Ve bu aşamada savunmanın herhangi bir rolü yok. Sadece savcının kanıtları dinleniyor. En önemlisi de her şey gizli kapaklı.
Sonradan gazeteciler araştırma yapıyor ve muhtemelen polis de sızdırma yapıyor. Belli oluyor ki polis savcılığa tam dört ayrı kurban için cinsel istismar suçu tavsiyesi vermiş. Ona yetecek kadar kanıtımız var demiş. Fakat savcının Grand Jury'e ne sunduğu tamamen kendi takdirinde ve dediğim gibi tamamen halka kapalı.
Halka açık olan şey jürinin kararıydı. Sadece tek bir kurban için tek bir fuhuşa teşvik suçu onaylamışlar. Onca potansiyel içinden tek bir tanesiyle ilgili tek bir suç ve o da bu şartlar altında olabilecek en hafif suç. Esas davada sadece onu tartışabileceklerdi.
Bu zaten garip de işin daha da garip tarafı grand jüri toplamak şart değildi, norm da değildi. Bu tip davalarda savcının uygun gördüğü suçlamaları doğrudan hakime sunma yetkisi var. Hakim bir önduruşmada onları kontrol ediyor. Tamam şunları şunları jüriye sunabiliriz, yeterince kanıt var diyor ve tüm süreç şeffaf biçimde mahkeme kayıtlarına geçiyor.
Yani o önduruşmada olan bitenler kayıtlarda. Zaten o şeffaflıktan kaçmak için grand jüri yolunu seçmişler. Polis şefi de bunların olacağını az çok tahmin ettiği için daha baştan o protesto dilekçesini yollamış. Biz bugün nihayet o dönemde hangi kanıtların bastırıldığını biliyoruz.
Grand Jury kayıtları neredeyse 20 sene mühürlü kaldıktan sonra Florida valisinin 2024'te imzaladığı bir kanunla açıldılar. Belli oldu ki polisin elinde tanıklık yapmaya gönüllü bir sürü kurban olmasına rağmen savcılık tek bir kızı kürsüye tanık olarak çıkarmış, diğerlerinin tanıklığı güvenilir değil diye açıklamışlar fakat çıkardıkları tanığın altını da bizzat kendileri oymuşlar. Mesela onun MySpace sayfasındaki seksi fotoğrafları hakkında sorular sormuşlar. MySpace o zamanki en popüler sosyal medya platformuydu.
Ya fotoğraf olsa ne olacak? Sen 14 yaşındaki kızla yaşını bile bile hem de para karşılığı ilişkiye girdin mi girmedin mi? Bunun için bir de ciddi bir organizasyon kurdun mu kurmadın mı? Daha kötüsü, o fotoğrafların varlığını da savcılığa bildiren kim biliyor musunuz?
Epstein'in savunma avukatı, Alan Dershowitz. O da iğrenç bir heriftir de neyse girmeyelim. Çok ünlü bir adam. O.J.
Simpson'ı falan da savunmuştu. Yani sonuçta savunma tarafı savcılıkla işbirliği yaparak tanık ifadelerini zayıflatıyor. Ve o bir senelik soruşturmadan kala kala ellerinde göstermelik bir suçlama kalıyor. Ve unutmayın daha mahkemeye gidecek.
Yani Epstein'in suçunu kabul etmiyor. Kendini savunacak. Belki bundan da yırtacak. Şimdi o savcılara ne oldu?
Hiçbir şey olmadı. Gayet güzel güzel çalıştılar. Ne barodan atıldılar, ne ciddi bir soruşturma geçirdiler. Olay tüm detaylarıyla ortaya çıkana kadar çoktan emekli olup gittiler.
E meselenin en kötü kısmı halen bu değil. Başlangıç mezesi daha bunlar. Ana yemeklere geliyoruz. Lanet olası federaller devreye girecek daha.
Çünkü Grand Jury kararı açıklanınca bizim polis şefi iyice delirip, sizin yapacağınız işi seveyim diyerek elindeki dosyaları FBI'ye teslim ediyor. Hem de alenen, gelin bu pisliği siz de mizleyin diyor. Tabii FBI öyle kafasına göre gelemez. Ortada federal bir suç olması lazım.
Her eyaleti ufak birer devlet olarak düşünürseniz, bir de onlardan ayrı bir devlet var, ABD isminde. Kendi polisi, kendi savcısı, kendi yargıçları olan. Bunları bir üst merci gibi düşünmek biraz yanıltıcı olur çünkü birçok durumda eyaletlerin içine karışamıyorlar. Kanunen yasak.
Genelde suçun eyaletler arası veya uluslararası bir boyutu olması lazım karışmaları için. Ama bazı istisnai durumlar tanımlanmış, örneğin 18 yaş altındakilerle para karşılığı ilişki söz konusu oldu mu, nerede olduklarına bakılmaksızın, hangi sınırları geçtiklerine bakılmaksızın neredeyse otomatikman seks ticareti olarak sınıflandırıyorlar. Ve bunu ayrıyeten soruşturabiliyorlar. Dolayısıyla aslında aynı suçlardan iki kez yargılanabilirsin.
Ama double jeopardy olmuyor çünkü biri eyalet, biri federal seviyede. Birinden yırtıp diğerinden hüküm giyebilirsin. Lanet olası federaller ne yapmış peki? Çoğunuzun zannettiğinin aksine hiç işi safsaklamamışlar.
Bir sene boyunca çalışıp tüm bilinen kurbanlarla görüşmüşler, bütün telefon kayıtlarına, banka işlemlerine, uçuş kayıtlarına bakmışlar. İşi organize suça genişletmek istemiş belli ki savcı. Ve sonunda 50 küsur sayfadan oluşan tam 60 maddelik bir suçlama hazırlanmış. Eyaletin topladığı Grand Jury'de sadece tek bir kurban tanık kürsüye çıkmıştı, tek bir suçlama geçmişti.
Burada 60 maddelik suçlama hazırlanıyor. Ve sadece Epstein değil, 3 çalışanı da hedefleniyor işbirlikçi olarak. Müebbet hapis masada. Yani sistem çalışıyor bir yandan.
O polis şefi gibi burada da işini yapan insanlar var. Ama tüm bunlar kağıt üstünde kalacak. Kağıt üstünde kalmanın ötesinde senelerce mühürlü kalacaklar 3 ay öncesine kadar. Çünkü hiçbir zaman mahkeme yüzü görmeyecekler.
Akla ziyan bir uzlaşma yüzünden. Yalnız onun detaylarını da bir sonraki bölümde ele alalım. Ben orijinal olarak her şeyi tek bir bölüme sığdırmayı düşünmüştüm ama çok şey var kardeşim. Daha bu uzlaşma var.
Ondan sonra da hapiste falan alakası olmayan bir mahkumiyeti var. Arada sürüyle hukuk davası. 2019'da tekrar federaller dava açıyor. Ve tabii ki sözde intiharı.
Onunla da bitmeyecek söyleyeceklerim. Ondan sonra bu belgelerin yayınlanması konusundaki politik süreç de bir acayip. Yani cumhuriyetçilerin Trump'ın bunu bir seçim kampanyası malzemesi olarak kullanıp... ...sürekli Clinton'la bağlamaya çalışıp ondan sonra kendileri iktidara geldiklerinde de... ..."Ya büyütmeyin böyle bir şey yok." demeleri.
Geçen gün işte mesela Adalet Bakanı'nın, Adalet Bakanı bak çıkmış kongrede ifade veriyor. Belgelerin yayınlanma süreciyle ilgili. Ya diyor, Dow Jones Endeks'e 50 bine vardı. S&P bilmem rekor kırıyor.
Ekonomi şahlandı. Trump'a saldırmak için yapıyorsunuz bunları. Bizden almışlar resmen. Tam bir sirk.
Malzeme çok kısacası o yüzden ikiye bölelim. Asimov sen de köşede bekleme git artık yerine yat. Uzun bir uyku çek biraz sürecek bu iş.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.