Podcast

2026’da feministler neye karşı mücadele ediyor?

İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

kadın ve lgbti+lar ile 8 mart’a giderken mücadelemizi konuştuk.



bölümün videolu halini ⁠buradan⁠ izleyebilirsiniz.



---------- Podbee Sunar -----Bu podcast reklam içerir.

Bölüm Transkripti

2.927 kelime · ~15 dk okuma

Merhaba. Ayaklarım üşüyorum. Yeni programına, yeni bölümüne hoş geldiniz. Bugün 8 Mart'a özel bir program kaydetmeyi düşündüm ve hemen harekete geçtim.

Geçtik beraber, hep beraber ekibimle. 8 Mart'a günler kala bu programı kaydediyoruz. Saatler kaldı hatta. Bugün karşımda birçok kadın ve LGBTİ artı olacak.

Onlara bu 8 Mart'ta neler hissettiklerini soracağım ve hep birlikte 8 Mart'ta olacağımız o anı da iple çektiğimizi belirtmek istiyorum. Evet, başlıyorum programıma. Karşımda Dilara Erdemir var. Dilara komedyen.

Transkriptin tamamını oku

Ben de bugün şu an tanışıyorum kendisiyle. Hoş geldin Dilara. Hoş buldum. Nasılsın?

İyiyim, heyecanlıyım. 8 Mart için de çok heyecanlıyım. Tekrar yürüyüş için de çok heyecanlıyım. Hep çok heyecanla bekliyorum 8 Mart'ı. Her 8 Mart'a,

Mart ayı gelince bir heyecanımız artıyor. Yani 9 Mart'ta başlıyorum diğer 8 Mart'ı beklemeye genelde. O heyecan beni bir süre götürüyor 8 Mart'ın o neşesi. Aynen bir süre o neşeyle bekliyorum zaten.

Peki o zaman başlıyorum sorularımı sormaya. 2026'da feministler neye karşı mücadele ediyor sence? Senin mücadelen neye karşı? Yani her şeye evden çıktığım anda başlıyormuş gibi oluyor mücadelem zaten genelde.

Sokaktaki esnafın bakışına karşı mücadele ediyoruz. İş yerindeki patronumuza, iş arkadaşımıza, belki stajyere karşı mücadele ediyoruz. Yine okulda aynı şekilde ve sahnede de yine kuliste diğer komedyenlere karşı, bazen seyircilere karşı. Yani mücadele hiç bitmiyor bir şekilde.

Sadece bu sene daha da güçlendik gibi hissediyorum. Yani bu sene mücadelemde o kadar eskisinden daha güçlü ve daha yalnız değilim yani. Eskiden daha yalnız hissediyordum. Artık sanırım sesimizi daha çok çıkarmaya başladık.

Gitgide fazlaşıyoruz. Evet, fazlaşıyoruz. Evet, daha güçlüyüz gibi geliyor. Konuşan kadınlar çok arttı ve onları dinlemek de hep çok güç veriyor bana.

Ben de konuşmayı... Sen de onlardan birisin. Evet, ben de onlardan biriyim. Ben de birilerini güçlendirebiliyorsam ne mutlu bana ve bunu yapmayı da çok seviyorum.

Öyle. Bunlara karşı mücadelemiz devam ediyor. Peki dünyayı sence nasıl değiştireceğiz? Değiştirmek için birlik olmak da var bunun içinde.

Senin bir fikrin var mı? Yani hepimiz aktivizmimizi ayrı ayrı yapıyoruz zaten bence. Nerede bulunuyorsak orada. Ben mesela en çok kuliste bulunuyorum, kendi adıma konuşmak gerekirse.

Oradan başlıyor benim mücadelem de aslında ya da... ...sahneye çıktığımda tamamen kinliğimden bağımsız sözcüklerime dikkat etsin insanlar. Oradan da başlıyor çünkü...

Çok geçtik artık. Kadınlar komik değildir, ön yargılarını falan. Onlar çok geride kaldı ama... ...yine de orada atıyorum,

on erkeğin yanında bir kadın çıkınca da... ...sen de bazen kendine, evet bugün tek kadın benim gibi bir his... ...bazen kendimle de mücadele ediyorum.

Bununla ilgili çevremdeki insanları değiştirmeye başlayarak aslında mücadele ediyorum. Ben de annemle mücadele ediyorum, babamla mücadele ediyorum. Feminizmin hepimiz için iyi bir şey olduğunu onlara anlatarak mücadele ediyorum. Hepimiz ayrı ayrı var olduğumuz yerlerde, istediğimiz gibi var olmaya devam ederek aslında değiştirebiliriz bir şeyleri gibi geliyor.

Yani hep beraber zaten çok güçlüyüz. Ama tek olduğumuz yerde de mücadeleye devam etmemiz gerekiyor bence. Küçük küçük etrafımıza nerelere dokunsak. Yanımıza küfür etmeye çekinmeleri bile bir şeydir gibi geliyor.

Hep ve bunu başarıyorum yavaş yavaş. Onun için böyle böyle mücadeleyi büyüteceğiz gibi hissediyorum. Ben kendi adıma teşekkür ederim. Ben teşekkür ederim.

8 Mart'ta da karşılaşırız. Umarım görüşürüz. Çok teşekkürler. Rica ederim.

Evet, sıradaki konuğum karşımda ve karşımda Iris Mozolar. Kendisi model, aktivist. Hoş geldiniz. Hoş buldum aşkım, ne haber?

Tekrar karşımdasın, kaçıncı bilmiyorum ama. 8 Mart coşkusuyla buradayım bugün. Koştur koştur sizi de çağırdım buraya. Ama sensiz de olmazdı gibi.

2026'dan feministler neye karşı mücadele ediyor diye başlayayım. Tamam. Şimdi şeyi biraz geniş çerçeveden bakmak gerekirse böyle, yani kapitalist patriarka dediğimiz sistem şu an böyle bir kriz içinde. Ve bu krizi de hep böyle aile ve beden politikaları üzerinden yönetmeye çalışıyor.

Mesela atıyorum, dünyada El Salvador'da, Meksika'da kadınlar çok büyük bir kürtaj mücadelesi veriyor. Sağlıklı, erişilebilir bir kürtaj mücadelesi veriyor. Türkiye'ye baktığımızda da toplanma ve ifade özgürlüğüne dair bir mücadele veriyoruz. Ama hani bu mücadelemiz sadece böyle sokakta başlayan bir şey değil.

Evde de var olan bir şey. Evde kadınlar erkek işletine karşı mücadele ediyor, buna karşı direniyor. Tüm bu boyutta baktığımızda Türkiye'de şu an inanılmaz böyle... Aileci bir geri itme siyaseti var.

Buna karşılık da biz de bunu geri itmek üzere bir direniş gösteriyoruz. Bir anti-gender denen böyle toplumsal cinsiyet karşısı bir meseleyle, bir siyasetle karşı karşıyayız. ...bunu takip eden şey ne oluyor?

İşte kürt hoca erişimin zorlaşması, LGBT artıların, transların, göçmenlerin... ...mütemadiyen böyle kriminalize edildiği, artık hani böyle yaşamına dair motivasyon... ...bulabileceği her kaynağa saldıran bir düzene karşı mücadele ediyoruz.

Bu da bizim böyle aslında bambaşka şeylere de dönüp bakmamıza kendi içimizde neden oluyor. Bu da kendi içimizdeki kolektif bakım... Birbirimize gösterdiğimiz o bakım etiği dediğimiz mesele... ...bu bizim kendimize doğru dönüp de baktığımız ve kendimize de verdiğimiz bir esenlik...

...gibi bir şey oluyor aslında, öyle diyebilirim. Yani burada şeyi görüyoruz aslında, yine beden üzerinden ve aileci politikalar... ...üzerinden böyle giden bir geri itme siyaseti,

hani bütün bu düzen kendi krizini... ...kadınların, transların ve LGBT artıların üzerinden çözmeye çalışıyor ve... ...bu noktada sürekli bir hedef gösterme...

Özellikle LGBT artıları üzerinde bir hedef gösterme meselesiyle karşı karşıyayız. Bu da neye neden oluyor? Mesela transların artık böyle zar zor erişebildiği... ...cinsiyet uyum süreci,

hormon gibi... ...en temel, ekmek su gibi, translar için ekmek su gibi temel haklar olan şeylere... ...erişimi komple kesme yönünde bir uygulama görüyoruz.

Yani şu an önümüze gelen nefret yasasında da bunu görüyoruz. Yani cinsiyet uyum sürecinin başlama yaşını 21-25 gibi şeyde yok artık 50'ye çek. Hani o kadar da değil yani anladın mı? Çünkü zaten 18 yaşında başlandığında bile hayata çok geç atılıyor oluyorsun.

Bir de şimdi hani 20-25'e çekilmeye başlandığında bu... Artık daha da bir trans'ın tüm yaşamını ve yaşama motivasyonunu gasp eden bir meseleye dönüşüyor. Yani aslında feministler olarak mücadele ettiğimiz şeylerden biri de bu gerçekten. Bedenimiz üzerinde artık hani sistem o kadar daralttı ki her şeyimizi.

Bedenimiz üzerinden büyük bir siyaset dönüyor ve artık böyle aldığımız nefese kadar bir mücadeleye dönüşmüş durumda her şey. Özellikle sen hep en ondasın. Bütün davaları çeken kişi sen misin gibi son zamanlarda? Estağfurullah.

Toplumsal olarak mücadelemizin hep başındasın, en öndesin. Peki senin bu sene 8 Mart'ta dışarı çıkarken bireysel mücadelen ne? İçinden ne geçirerek yürümeye geleceksin? Ya bir kere ben kendi özelimde böyle bir hedef gösterme... ...hedef gösterilme,

kriminalize edilmeye karşı bir mücadele ediyorum. Bu aslında böyle hayatımda gerçekten son bir yılda, bir iki yılda... ...çok daha yoğunlaşan bir şekilde kendisini gösteriyor.

Bunun üzerinden de aslında böyle direkt kimliğimin veya... ...sahip olduğum birçok kimliğin, sahip olduğum birçok halin... ...bir yandan da ürettiğim politikanın hedef alındığını hissediyorum yani.

Bunun üzerinden aslında kendime de bakım vermek... ...benim için böyle temel bir mücadele alanı. Mücadele ederken kendi bakımımı çok bazen atladığımı...

Fark ettim, özellikle son dönemde. Bunu biraz aslında kendi verdiğim mücadelemi, hayat mücadeleminin içine yedirmeye çalışıyorum, öz bakımı. Bir yandan da aslında benim için böyle... Gözümün açlığında başlıyor ya bir şeyler.

O mücadele dediğimiz şey gözümün açlığında başlayan bir şeye dönüştü benim adıma. O yüzden de hani sokağa çıkmak ayrı, hani evin içinde kendimle kalmak ayrı, hani çalışmak, emek ver, emek ürettiğim alan, ya bunların hepsi gerçekten böyle benim hayatımda... Çok severek yaptığım şeyler de var. İşimi de severek yapıyorum.

Ama bir yandan da mücadelemimin içine katsamaya çalışıyorum. Bu sevdiğim şeyleri birlikte yaparak. Çünkü o dengeyi kurmak zorundayım. Ama kendini de unutmaman dileğiyle.

Evet. Iris çok teşekkür ederim. 8 Mart'ta karşılaşırız zaten. Görüşürüz.

Deminiz gece yürüyüşünde. Oradayız tabi ki. Teşekkür ederim. 8 Mart'ta görüşürüz.

Görüşürüz. Hoşçakalın. 8 Mart kaydıma, programıma ayaklarım üşüyor, devam ediyorum. Sıradaki konuğum Yusuf Aydaş, Transpride aktivisti.

Yusuf hoş geldin. Hoş bulduk, merhaba. Nasılsın? İyiyim, sen nasılsın?

İyiyim, çok teşekkürler. Hemen başlıyorum programa, sorularıma. 2026'da feministler ve LGBTY'lar neye karşı mücadele veriyor? Biz pazar günü neye karşı yürüyoruz?

Senden duymak istiyorum. Pazar günü aslında savaşa, savaş karşıtlığına karşı kadın cinayetlerine ve şüpheli kadın cinayetlerine aslında karşı feminist gece yürüyüşünde olacağız. Translar ve LGBT artıları özelinde de malumunuz 2025'i aile yılı ilan edildi ve ardından 2025 LGBT artılara, özellikle de translara karşı çok büyük bir devlet politikası üzerinden saldırılar başladı. Hormon yasaklamaları...

Keza sonra cinsiyet uyum süreçleri zorlaşmaya başladı. Yaş sınırlaması getirdi. 18'de 18'den 25'e çıkarıldı ki 18'den önce de aslında bir trans çocuğun o uyum sürecini doktoruyla birlikte başlaması gerekirken 18'den 25'e çıkarıldı. 8 Mart'ta da aslında bunlara karşı sokaklarda mücadele edeceğiz.

Az önce buraya gelmeden önce bir baktım, şu son birkaç gündür gündemde ne olmuş diye. RTÜK Başkanı daha dün şey demiş, işte dijital içeriklerden LGBT artıların hepsini silmeye başladık, sileceğiz demiş. Akın Gürlek yine aynı şekilde LGBT artılara karşı 12. yasa tasarısını uygulamaya geçirmese bile fiili olarak uygulamaya başladı ve biz de bunun için 8 Mart'ta feminist gece yürüyüşünde olacağız.

Peki, herkese soruyorum, sana da sorayım. Seni de hep aslında en önde, toplumsal ve herkes için en önde görüyoruz. Senin bireysel mücadelen ne? Sen 8 Mart günü bireysel olarak önceliğin, o sokakta yürürkenki önceliğin ne diye soracağım.

Çok ufak bir şey aslında. Gerçekten yaşamak istediğim için 8 Mart'ta sokakta olmak istiyorum. Sırf trans olduğum için bunun kriminalleştirilmemesi ve bizim yok sayılmamamız için 8 Mart'ta bireysel olarak o sokaklarda olacağım ben. Poyraz için sokaklarda olacağım aynı zamanda da.

Sırf bir trans erkek olduğu için şüpheli olarak gösterildi ve Sincan kapalı kadın cezaevinde ölü halde bulundu ve hala bunun şeyi Yürütülmüyor hiçbir şekilde. Bu ölümde yine diğer trans cinayetleri gibi üstü kapatılmaya çalışıldı. Katledilen bütün translar için aslında olacağım. Kendimden ziyade... Trans cinayetleri politiktir,

kadın cinayetleri politiktir diye ekleyelim bu programı da. Bu sorumadan geçmeyelim. Teşekkür ederim geldiğin için. Ben teşekkür ederim. Başka eklemek istediğin bir şey var mı?

Yoksa 8 Mart'ta görüşmek üzere mi? 8 Mart'ta görüşürüz. Aynı zamanda da belki şunu söyleyebilirim. 10 Mart'ta 11.

Trans Onur Yürüyüşü'nün davası olacak Kartal Anadolu Adliyesi'nde saat 10.30'da. Buradan da tüm toplumsal muhalefetin insan hakları savunucularını oraya davet ediyorum. Yaşasın 8 Mart.

Teşekkür ederim. Ben teşekkür ederim çağırdığınız için. Evet, sıradaki konuğumla devam ediyorum ve 8 Mart'ı konuşmak istiyorum seninle de. Hoş geldin Eftelya Koyuncu karşımda.

Eftelya Boğaziçi Üniversitesi'nde politika okuyor ve ayaklarım üşüyorum. Editörüm, birlikte çalışma arkadaşım, yoldaşım. 2026'da feministler neye karşı mücadele ediyor diye soracağım. Önce bir toplumsal olarak neye karşı mücadele ettiğimizi senden duymak istiyorum.

Ya şöyle, aslında hayatlarımız dört bir taraftan kuşatılmış durumda... ...patriyarkal kapitalizm tarafından. Biz kadınlar ve LGBT arsaları olarak... ...işte ekonomik krizle boğuşmaya çalışıyoruz,

tacizlere, tecavüzlere karşı... ...ses çıkarmaya çalışıyoruz ve aslında en önemlisi hayatta kalmaya çalışıyoruz. Yani bir günde altı kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz ve artık bu rakamlar... ...sadece rakam olarak hayatımızda var gibi.

...bu umutsuzluğa, bu karanlığa alıştığımız bir dönemdeyiz ama aslında alışmamaya ve... ...hayata kalma mücadelesine devam etmeye çalışıyoruz.

O yüzden de 2026 biraz... ...tüm bu kuşatılmışlık arasında... ...bizim hayatta kalma mücadelemizle alakalı bir yıl bence yani.

Dünyada savaşlar oluyor ve savaşlar en çok kadınları etkiliyor. Yanı başımızdaki ülkelerde bombalar patlıyor ve yani... ...İran'da mesela kız çocuklarının öldürülmesiyle başlıyor savaş.

Artık böyle bir durumdayız ya da... ...zaten Filistin'de yaşanan soykırım da aynı şekilde... ...en çok kadınları ve çocukları etkiliyor.

O yüzden biz artık hani... ...kendi hayatımı kurtarayım da devam edeyim diyebileceğimiz bir noktada değiliz. Hepimizin hayatı birbirine bağlı, hepimizin mücadelesi birbirine bağlı.

Ve hep birlikte dayanışmayla... ...bir direniş örmek zorundayız. Bütün bu baskılara karşı birlikte olmak dışında bir çare görmüyorum ben.

O yüzden de mücadelemiz... ...bize yaşam hakkı tanımayan bu sisteme karşı... ...topyekûn bir mücadele.

Peki, Thayla senin bireysel... Sen de her zaman en önlerdesin, biliyorum yıllardır. Eylemlerde varsın, kadın savunmasındasın. Yani aktivistsin ama senin bireysel mücadelen ne?

Şöyle... Benim bireysel mücadelem aslında kadınlara iyi gelebilmek. Yani ben bir arada oldukça iyi hissediyorum. Bunu gerçekten fark ettim ya bunu...

Sadece eylemlerle değil, başka şeylerle de yapabileceğimi fark ettiğim an... ...benim bireysel mücadelem orada başladı bence. Yani bu bazen işte bir podcast kaydetmek, bazen bir şiir yazmak, bazen... ...bir video hazırlamak ama neyse üreterek... ...ürettiğimi başka kadınlara ve lugunyalara ulaştırarak... ...yalnız olmadığımızı hissetmek istiyorum çünkü... Herkesin evde yalnız ve güçsüz hissettiği bir dönem vardır.

Ben de böyle dönemlerden geçiyorum, sen de geçiyorsun, hepimiz geçiyoruz ama... ...bu dönemler de utanılacak şeyler değil. Bu dönemleri de konuşmamız lazım.

Yalnız hissettiğimizde yaşadığımız şeyin sadece bizim başımıza gelen bir şey değil. Aslında hepimizin yaşadığı bir şey olduğunu hatırlamaya ihtiyacımız var diye düşünüyorum. O yüzden de benim mücadelem... ...bu yalnızlığa karşı bir mücadele.

Ayrıca hep böyle... ...benim sekiz Martlarda en çok sevdiğim... ...döviz sözleri şeyle alakalıdır.

Böyle anneler ve kızlarının ilişkisiyle alakalıdır. Bir yandan da mücadelem annem için ve bütün anneler için. Annelerimizin yaşayamadığı hayatlar için. O yüzden bu 8 Mart'ta da yine bizden çalınan, annelerimizden çalınan hayatlar için sokaklarda olacağız.

8 Mart'ta karşılaşacağız, görüşeceğiz diye düşünüyorum. El ele gideceğiz. Tamamen teşekkür ederim. Ben teşekkür ederim.

Evet programımız kaldığı yerden devam ediyor. Sıradaki konuğum Melike Tahmaz. Melike kadın savunmasından geliyor. Öğrenci ve aynı zamanda çalışmak zorunda olan bir öğrenci.

Hoş geldin Melike. Hoş bulduk. Nasılsın? İyiyim.

Yorgunum ve biraz heyecanlı. Çok normal. 8 Mart yaklaşıyor. Aslında biz 8 Mart'a iki gün kaldı, saatler kaldı diyebiliriz şu anda.

Sen de bir feminist olarak karşımdasın şu anda ve 2026'da feministler neye karşı mücadele ediyor diye sana sormak istiyorum. Aslında senin de söylediğin gibi, ben hem öğrenciyim hem de son beş aydır... ...beyaz yakalı bir işte çalışıyorum.

Diğer çalıştığım işlere göre daha güvenceli sayılabilecek bir şey ama... ...uzun bir sürede üniversiteye başladığımdan beri diğer arkadaşlarım, birçok arkadaşım gibi... ...güvencesiz,

çeşitli bar işleri, işte garsonluk işleri gibi işler yaptım ben de. Ve aslında tüm buralarda bir yandan... Yoksullukla mücadele etmeye çalışırken bir yandan da tacizle, istismarla mücadele ediyoruz. Hem patronlardan hem de çeşitli biçimlerde müşterilerden bir şekilde gelen ve... ...bunlarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz.

Bir yandan da şimdi hem okula gidiyorum ve bir şekilde orayı yürütmeye çalışıyorum... ...ve bir yandan da çalışıyorum. Yani feministler 2026'da neyle mücadele ediyor dediğinde... ...aslında evet biz yekpare olarak buna patriyalkal kapitalizm diyoruz.

Ama aslında birçok yerden gelen bir dizi saldırıyla da karşı karşıyayız. Kazanılmış haklarımıza yönelen saldırılar, yeni gelen saldırılar. Bedenimize, emeğimize ve haklarımıza yönelen bu saldırılara karşı bir aslında... ...mücadelemiz varoluş mücadelesine dönüşüyor.

Sadece var olmaya çalışmak bile bir mücadele. Gerçekten yaşamak, istemek bile. Dünyayı nasıl değiştireceğiz sence? Dünyayı kesinlikle mücadelemizle değiştireceğiz.

Aslında 8 Mart'ta dünyayı nasıl değiştireceğimizi... ...çok net görebildiğimiz bilgi. O coşku.

Evet, o sokaktaki kalabalığımız, dayanışmamız. Gerçekten biz 25 Kasım'da da böyle biraz... ...konuşmuştuk ve hani bu bizi hayatta tutan şeyin mücadelemiz olduğunu...

Her seferinde görüyorum ben de. 8 Mart'ta biz önce kadın savunması olarak Kadıköy'deyiz. 12'de büyük kadın mitinginde buluşacağız. Sonra da akşam hep birlikte Taksim'de olacağız.

Coşkunuzla, isyanımızla. Her gün bir kadının öldürüldüğü bu düzene karşı ses çıkaracağız. Ve aslında dediğim gibi dünyayı nasıl değiştireceğimizi bir kez daha sokakta görmüş olacağız. Buradan da herkesi 8 Mart'a davet ediyorum.

Kadınları, Lubunyaları. Görüşürüz diyorum. Pazar günü o coşkuyu hep beraber yaşayalım istiyoruz. Yaşayalım, yaşatalım, görüşelim.

Evet, ben de aynı yerdeyim. Böyle düşününce türlerim diken diken oluyor. Gerçekten 8 Mart'ta uyurken o içimdeki adrenalinden uyuyamadığımı hatırlıyorum. Bir de 9 Mart'ta uyandığımızda... Ne kadar coşkuluğu yanıyoruz.

Sanki her şeyi halletmişiz gibi bir his oluyor o birliktelikten sonra. O yüzden teşekkür ederim buraya geldiğin için. En azından sesimizi biraz çıkarabildiysek biz de buradan. Ne mutlu bize.

Teşekkürler Melike. Ben de çok teşekkür ederim. Evet, 8 Mart yayınımızda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sırada başka bir konuğum var.

Kendisi yine kadın savunmasının arkadaşımız. Ayrıca bir şirkette çalışıyor. Boğaziçi'nde de okumuşsun galiba. Evet, mezunum.

Çağlısı Bakır. Hoş geldin. Hoş buldum. Çok teşekkür ederim.

Ne haber, nasılsın? İyiyim. Yorgunum biraz. Feminist Gece Yürüyüş'ün öncesi, o hazırlıklar.

Biraz yorgunum yani. Ama yani burada olduğum için de mutluyum. Hazırlıklar nasıl gidiyor? Tam gaz, her yıl olduğu gibi böyle... ...tüm kadınlarla birlikte,

feministlerle birlikte... ...bu coşkuyu ne kadar yükseltebiliriz o gece? En iyi haliyle, en coşkulu haline nasıl, en isyankar haline nasıl yaparız diye... ...onun araştırması ve kovalaması içindeyiz aslında,

öyle gidiyor. Peki Çağla, 2026'da feministler neye karşı mücadele ediyor? 2026'da, 2025'de, 2024'de aslında her yıl, yıllardır neye mücadele ediyorsa aslında yine ona karşı mücadele ediyor. Patriarkaya karşı mücadele ediyor.

Erkek egemen düzene karşı mücadele ediyor. Emeğin sömürülmesine karşı mücadele ediyor. Yoksullaştırılmaya karşı mücadele ediyor. ...cinayetlere karşı mücadele ediyor.

Aslında yıllardır mücadele biçimimiz değişse de yine aynı kaldığı noktalarda var... ...ve üzerine katarak gittiğimiz yerlerde var. Mücadele ettiğimiz şey hep aynı kalıyor.

Ve buralardan bu mücadelenin sonucunda da kazanımlar elde ediyoruz. Fakat devletin korumalarıyla, erkekleri korumasıyla, bu düzenin devamlılığını sağlamasıyla... ...bizim de mücadele ettiğimiz şeyler pek değişmiyor aslında.

2026'da neyle mücadele ediyorsak, 2025'de de öyle mücadele ettik. Peki Çağla, dünyayı nasıl değiştireceğiz? Dünyayı nasıl değiştireceğiz? Aslında mücadele ettiğimiz...

...yapıları, varlıkları, bir şeyleri tanımlayıp ve bu mücadeleyi devam ettirerek değiştireceğiz. Mücadelemizle aslında. Aynen, mücadelemizle ve birbirimizden aldığımız güçle.

Yani her feminist gece yürüyüşünde, sokakta mücadele ettiğimiz... ...şeylerle karşı karşıyayız. En basitinden kolluk, polis.

Yani bunların varlığı içinde aslında o feminist skeç yürüyüşünü yapıyoruz. Ama en güçlü hissettiğimiz yerdeyiz de yani. Ve bu güçlü hissetme hali birbirimize duyduğumuz güvenden, birbirimizin olma halimizden... ...ve o değiştirmeye olan inancımızdan geliyor.

Ve nasılın da cevabı aslında bu birlikteliğin, bu dayanışmanın içinde gizli. Nasıl bir dünya ama yani nasıl değiştireceğimizden öte neyi istiyoruz da bir konu. Neyi istiyoruz? Eşitliği, özgürlüğü, çalınan hayatlarımızı aslında geri istiyoruz.

Bunları hep beraber daha iyi feminist bir dünyada mümkün kılmak istiyoruz. Kadın cinayetlerinin cezasız kalmadığı, devletin failleri korumadığı bir düzen istiyoruz aslında. Bunun için de dediğim gibi yani her yıl yaptığımız gibi yan yana mücadele ediyoruz. Feminist Gece yürüyüşünde de bu mücadele isyanımızı sokaklara taşırıyoruz.

Çatlaklardan taşıyoruz aslında, sokakları dolduruyoruz bu şekilde. Dediğim gibi birbirimizden güç alıyoruz. Peki, o zaman 8 Mart'ta sokaklarda görüşmek üzere diyorum. Karşılaşacağız diye umuyorum.

Evet, tabii ki. Aynen. En son şeyi eklemek istiyorum. Kurtuluşumuz feminizmde demek istiyorum ve... ...her yıl beraber yürüdüğümüz gibi... ...buradan diğer kadınlara,

feministlere, lubunyalara sesleniyorum. Gelin hep beraber... ...yan yana, el ele, kol kola yürüyelim, sloganlarımızı beraber atalım... ...isyanımızı beraber yaşatalım sokaklarda diyorum.

Evet 19.30'da Sıraseviler'de pazar günü 8 Mart'ta buluşuyoruz. Birimiz eksiksek hepimiz eksiğizdir. Lütfen orada buluşalım.

Bekliyoruz hepinizle. Evet. Biz orada olacağız. Aynen öyle.

Ve bu programı da 8 Mart'ı iple çektiğimi belirterek kapatmak istiyorum. Sen ve diğer tüm konuklarıma teşekkürler.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)