Podcast

Çocuğunuzu Sosyal Medyaya Kaptırmayın

İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

15 yaş altı sosyal medya yasağı çocukları gerçekten koruyacak mı? Bu bölümde 1 Kasım’da yürürlüğe giren düzenlemenin yaş kademelerini, e-Devlet ile kurulan yaş doğrulama mekanizmasını, Meta davasının bu yasağa nasıl zemin hazırladığını ve WhatsApp’ın kapsam içinde olup olmaması gerektiğini konuşuyoruz.Bu bölümde:(00:00) Intro(01:28) E-Devlet Belirteci(03:14) Meta Davası(05:23) Sınıf Gruplarında Zorbalık(07:45) WhatsApp Bu Yasağın İçinde Olmalı mı?(10:02) Metadata ve Fişlenme Korkusu(11:44) VPN'le Aşılabilir mi?(13:04) Çocukları Dünyanın Gerisinde mi Bırakırız?Yaratıcılar: Sina Afra ve Akan AbdulaYapımcı: Podbee Media

Bölüm Transkripti

1.910 kelime · ~10 dk okuma

Farklı Frekans'ın yeni bir haftasına hoş geldiniz. Bugün konumuz aileler arasında çok konuşulan bir konu. 15 yaş altı sosyal medya yası. Bu tam nedir?

Mayıs'ta yayınlandığı 1 Kasım'da yürürlüğe giriyor. Ve yasa kabaca şöyle bir düzenleme diyor. Diyor ki 15 yaş altında kesin yasak sosyal medya. 15 ile 18 yaş arasında da belirli kısıtlamalarla yasak.

O kısıtlamalar nedir? İşte çocuklar canlı yayın açamıyor. İşte kişiselleştirilmiş reklam yapılamıyor. Ondan sonra aynen hesaplar kapalı.

Transkriptin tamamını oku

Sadece karşılıklı takipleştiğin insanlarla bir iletişim içindesin gibi gibi şeyleri var. Ama şey bir çocuk korunması için gerçekten ya direkt şey soracağım sana ne hissettin? Sonra onu da söyle ya. Tamam şimdi ben yine bir iki referans noktası vereyim.

Bunu biliyorsunuz ilk Avustralyalılar gündeme getirdi. ...girdi. Ondan sonra...

...ya onlar biraz bizim önümüzde. Ondan sonra... ...Avrupa Birliği'nden Fransa başladı.

Bir sene önce yaptı. Gibi gibi ülkeler girdi. Biz yani gayet böyle... ...dünyada avangard diyebileceğimiz...

...ilk onla gidiyoruz şeyde. Şimdi... ...bir de teknik olarak...

...çok yani bence... ...yine konuşulması gereken şöyle bir olay var.

Bir E-Devlet... ...üzerinden bir belirteç... ...veriliyor. Belirteç...

...İngilizcesi token. Yani siz... gidiyorsunuz. Diyorsunuz ki

işte benim ismim Sina Afra evet diyor sen on sekiz yaş büyüksün. On sekizden büyüksün diyor. Sadece bu bilgiyle ben sosyal medyaya geri dönüyorum. Diyorum ki buyurun token'ım o da tamam diyor. Buraya kadar tertemiz. Bu çok

güzel bir çözüm token'la. Ama diğer tarafta acaba şu kayıt altına alınıyor mu? Sina geldi işte Instagram için belirteç istedi gibi. Hani biraz böyle metadata gibi. Biraz

bu konuları konuşacağız. Benim üç çocuğum var. Bir tanesi on iki. Muazzam mutsuz.

Ve bana şöyle bir şey anlattı. Benim de dokuzluk mutsuz. On dörtten on beşe geçmekte olan şeyim kızım mutlu. Çünkü dokuzu mutsuz.

Çok güzel. O gelemiyor ben artık başka bir seviyede. Bir şekilde oğlum bana bir çözüm önerisiyle de geldi. Bunu Avustralya'da yapıyorlarmış.

Baba dedi o zaman ben bir tane yeni hesap açayım. Bu hesabı açarken VPN açayım. Türk dolandırıcılığı şey olmasın dedi. Ondan sonra işte App Store'da da ülkeyi değiştireyim dedi.

Böyle oluyor dedi. Emin misin dedim. Valla Avustralya'da yapıyorlar. Avustralya hükümeti şu an onlarla baş edemiyor dedi.

İçinden dedim rezalet. Tam Türk kafası. Sistem daha yayınlanmadan sistemi nasıl? Bug'ını bulduk.

Bug'ını bulduk modunda. Ama bizim hani düzenleyici taraf da fena değildir. Onlar da bagın bagını bulur. Şimdi 15 yaş sosyal medya yasağı hakkında ne düşünüyorsun?

Bir kere şunu söyleyeyim. En temelinden başlarsak işin ben şimdi boomer gibi algılanma riskini de alarak söylüyorum. Doğru bulduğumu söyleyeyim. Ama ben biraz yaralıyım bu konuda ya.

Yani anlatacağım şimdi nereden yaralıyım. Ama kendi yaramdan başlamayayım. Deneyim dünyadaki şu anda çok konuşulan yeni yeni anlaşmayla nihayetine erdirilen bir dava var. Meta'nın ve Google'un bir davası var.

Meta'nın davası ne? Aslında bir çocuk davası bir yetişkinin çocukluğuyla ilgili açtığı bir dava. Neydi o dava? Meta ne diyordu?

Ben içerik sağlamıyorum. Ben içeriklerin gösterildiği platformum. O içeriklerden sorumlu değilim. Bugüne kadar Meta'nın üzerine sürekli içerik üzerinden gidildi.

Ve Meta bu savunmayla oradan bir sıyrıldı. Yani dedi ki benim ne ilgim var içerikte. Ama ilk defa bir davayı şeyin üzerinden açtılar ona. Kendi sorumluluğu olan sen aslında bu içeriklerin bağımlılık yaratması için kurgulanmış bir sistemsin.

Dolayısıyla sadece ben bir platform verdim içerikler geldi değil. Sen o platformda yazılımlarına yani algoritmalarına insanların zaaflarını öğrettin ki öğrettiler. Biz insanlarla ilgili zaafları son 50 yıldır biliyoruz zaten beynin nasıl çalıştığı ile ilgili bildiklerimizi koda döndürdüler. O kodları algoritmalarına öğrettiler ve dolayısıyla işte bu sonsuz scrollingler vesaire niye yapıldılar?

Aslında bağımlılık yaratılsın diye yapıldılar ve bu bağımlılıklara karşı biz yetişkinler bir tık daha bilgili olduğumuz için belli başlı şeyler rezistans yetkinlikleri geliştirebilirken çocukların buna yönelik geliştirme ihtimali yok. Yok açılan davada tam da buydu. Beni çocukluğumda kurduğunuz o algoritmik kodlarla ve sistemlerle bağımlı hale getirdiniz. Peki ne yaptılar?

Meta anlaşmaya gitti. Kabul etmiş oldu aslında bunu yaptığını. Dolayısıyla artık oradan bile başlarsak çocukların aslında çok daha savunmasız olduğunu sistemin kendisi bunu yazanların kabul ettiğini görecek olursak bunun doğru bir karar olduğunu düşünen tarafta oluyorum. Yarama geleyim çok uzatmayacağım ama bilmiyor olabilirler seyirciler çok uzun zamandır bir zorbalık mücadelesi veriyorum.

Hatta Türkiye'nin bu kadar zorbalığı konuşmasının ana sebeplerinden bir tanesi bizim yaptığımız bir araştırmaydı. Zorbalıkta nereden çıktı bu iş? Kızımdan çıktı. Kızım bir zorbalığa maruz kaldı.

Biz çok zor günler yaşadık ve o zorbalığın pik noktası WhatsApp'ta oldu. Yani WhatsApp'ta kurulmuş kontrolsüz sınıf grupları ve oradaki zorbanın, çünkü kızım ve bütün zorbalanan çocukların bir özelliği var. Evi kurtuluş alanı olarak görüyorlar. Tamam okuldan çıkacağım ve evime gideceğim ve oraya sığınacağım.

Peki orada onların ne buluyor? Şey buluyor, WhatsApp grupları buluyor. O zorba çocuk kızımı WhatsApp grubunda da buldu ve içinde oldukları sınıfa tümünü tehdit ederek kızıma lakaplar taktı. Ve bütün sınıfa siz de aynısını söyleyeceksiniz diye emrederek yaptı.

Dolayısıyla o kadar kontrolsüz bir ortam ki orası. O WhatsApp grubu, okulun dışında informal kurulmuş sınıf grupları var. Her sınıfın var vesaire. Dolayısıyla birazcık kontrolün, birazcık parmak sallamanın o açıdan da değerli olduğunu düşünüyorum.

Onun için ben yaşadıklarıma şey yaparım, ihanet etmiş olurum şey dersem. Burada çok liberal davranırsam ki çok liberal birisi de değilim. Açıkçası uygulama tarafının tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Ama kararın doğru olduğunu düşünüyorum.

Ona da söyleyeyim. Bence anne babaların çaresiz kaldığı bir dönemden geçiyoruz. Şimdi hepimiz şu konuda mutabız. Sosyal medyanın fazlası çocuklara özellikle gelişmekte olan beyin vesaire konularından dolayı zarar.

Ya ben zaten hani çocukları görüyorum. Böyle bir yarım saat kaptırınca o bitiyor. Ondan sonra daha agresif bir çocuk karşıma çıkıyor. Bağırıyor, çağırıyor, yemek yemiyor, yiyor ya da garip bir davranış değişimi var.

Çünkü bir saniyede bir götürlerinin yaşaması gerekiyor. Bir saat devam ediyor o iş şeyde. Ve bence çaresiz anne babaların artık bir feryadına devletler yetişiyor. Çünkü her yerde aynı.

Demek ki Avustralyalı, Fransız, Türk çocuk da aynı şekilde ve ebeveynler de çaresiz. O açıdan fena bulmuyorum. Şimdi benim orada bazı hani geneli genel gidişatı beğenmekle beraber yani bir düzenlemenin getirilmesini beğenmekle beraber benim orada bir iki tane sorum var. Bunlardan bir tanesi WhatsApp bu sosyal medya yasağına dahil olacak mı?

Nedenini söyleyeyim. Bilmiyoruz bu arada. Aynen. Nedenini söyleyeyim.

Şimdi işte YouTube, Instagram, TikTok özellikle orada bir o kaydırma olayı var ve kısa kısa kısa işte ne bileyim Fenerbahçe'ye üç kere bakarsan otuz tane daha görüyorsun. Bale'ye üç kere bakarsan otuz tane bale geliyor. Muazzam bir algoritma şey yapmışlar, kurgulamışlar. WhatsApp'ta bu yok ve genelde hani bir sitede, bir okulda, bir spor kulübünde iletişimlerin çoğu WhatsApp grupları üzerinden oluyor.

Bu buna dahil olacak mı? Sence dahil olması lazım mı? Ben olması gerektiğini düşünüyorum. Bu ama senin o şahsi deneyiminden mi?

Evet o şahsi deneyimden dolayı onu söyleyeyim. Çünkü dediğim gibi burada bağımsız konuşmuyorum. Bir yarası olan birisi olarak konuşuyorum. O informal sınıf gruplarının ne kadar tehlikeli olabileceğini.

Çünkü orada kimse yok. Ne bir yetişkin var ne bir öğretmen var ama bir okul grubu var. Dolayısıyla o okul gruplarının bizim raporun çıktılarından bir tanesi bu. Bu olaylar yokken biz şeye söyledik bu okul gruplarının informal olan okul gruplarının sınıf gruplarının hepsinin kapatılması gerekiyor.

Tehlike arz ediyorlar çünkü oralarda bir alfa zorba karakter varsa bütün çocukları peşinden koşturabiliyor. Dolayısıyla bu arada kanun şu anda WhatsApp var mı bu işin içinde mevzat söylemiyor. Sadece basın WhatsApp'ın olduğunu söylüyor. Evet ben ama olduğunu düşünüyorum.

Kanun tarafında şeyin ben olmaması gerektiğini düşünüyorum çünkü ama şöyle bir şeyin de olması lazım. Mesela bir şikayet üzerine orada bir denetleyici, kapatıcı, artık neyse böyle bir şeyin olması gerektiğini düşünüyorum. Senin anlattığın çünkü örnek, ben bir benzerine şahit oldum. Yani benim çocuklarım sadece izleyiciydi.

Bir gruptaki işte bir alfa zorba var. Bu arada ciddi izleyici o gruplarda aktifleştiği zaman çok tehlikeli hale geliyor. Tabii tabii çok rahatsız edici bir şey. Bir eve senin özeline girmiş olması, hisse çok rahatsız edici.

bir olay. Ama şöyle söyleyeyim pozitif olarak şunu okuyorum belki de hep bir taraftan bir şey denir ya bu e-devlet işi her şeyi dijitalleştirdik. Bu da bizim datalarımızı çok hackerlara açık hale getirdi. Almanya neden faxla hala bu işi götürüyor?

Hep öyle deriz ya aslında çok açılmak data dünyasına iyi değil. İlk defa bu kadar çok açılmamızın avantajını göreceğiz gibi görünüyor. Çünkü bu yasağı platformlar üzerinden götürsek bunu da dataya döndüreceklerdi. Ama e-devlet üzerinden götürürsek devletin devlet mekanizmaları üzerinden bu konuyu işlemeyeceğini umuyoruz.

O konuyu biraz açalım. Şimdi e-devlet üzerinden dediğim gibi bir belirteç dediğimiz token dediğimiz bir bilgiyle şey bu şöyle düşünelim. Bir gece kulübüne giriyorsunuz hüviyetinizi gösteriyorsunuz kapıda ondan sonra size bir bileklik veriyor. İçeride artık herkes bilekliğe bakıyor.

Ne isminizi biliyor ne yaşınızı biliyor ne başka bir şeyinizi biliyor. Biraz benzeri bir sistem. Eğer sistem böyleyse bence çok doğru tasarlanmış. Hiç fena değil.

Arka tarafta ama ekstra bilgilerin tutulmaması gerek bence. Yani Sina geldi işte Instagram için yar token'ı aldı, belirteci aldı gibi bilgilerin tutulmaması lazım. Bunda meta bilgi diyoruz. Bu şey olaraktan hani o fişlenme şeyine gidiyor.

Çünkü bu bilgiyi tutan o gün geldiği de tutabilir. Beş kere geldiği de tutabilir vesaire. Ayrıca üç hesabı olduğunu da söyleyebilir gibi gibi şeyleri var. Ama şu an okuduğum kadarıyla sadece bir belirteç verilip ondan sonra bilgiler silinecekse...

...Almanya'nın da bize hakikaten kıskanacağı bir şeyimiz olur. O bir. İkincisi, teknik olarak eğer biz bunu uygulamalar üzerinden çözseydik...

...orada muhtemelen onlarla olan iletişimimizde işte VPN gibi, DNS değişimleri gibi vesaire şeylerle bunlar bypass edilebilecek çözümler olacaktı. Çünkü Amerika'daki Twitter'ın umurunda değil. Burada biri 15 mi, 16 mı, 18 mi o şey diyordur orada Allah belasını versin bir tane buton koyun.

Hani şey vardır ya porno sitesine girerken ben 18 yaşındayım. Sonra 18'im geçim. Tak geç, onun gibi çözerdi. Onun için bu daha akıllı bir şey oldu.

Bir de ben üçüncü bir şey daha görüyorum. Bu tartışma yani devletin sahaya inmesi bu 12-15 yaş grubunda bir bilinçlenmeye sebep oldu. Çünkü onlar şunu dedi. Demek hakikaten kötü bir şey var ki devlet bile sadece hep ıvır zıvır konuşan annem babam değil.

Devlet bile bir şeyler yapıyor. Şu anda net anne babanın da ajandasını da şey olmuş yani kolaylaştırmış oluyoruz bir de bireysellikten çıkartıyoruz bir anne baba korurken o çocuk isyan ediyor ya benim bütün arkadaşlarım diyor ki bu mevzu çözülüyor evet bütün arkadaşlarım aynı kontrol altında diyebiliyor anne baba. Aynen aynen onun için ben olumlu taraftayım. Peki olumsuz tarafı da gene de ben de olumsuz taraftayım ama açalım.

Şöyle teoriler de var. Bu dijital dünyada her şey esneklik, her şey dirençli olmak. Bu çocukları dijital dünyadan geride tutar. Yapay zekanın tam böyle devriminin ucundayız.

Hatta ucunda da değiliz artık. Bir anda çocuklarımızı dünyanın gerisinde bırakırız diyenler var. Eğer çocuklarımızı short izlememekten dolayı dünyanın gerisinde bırakıyorsak valla bırakalım. Yani çünkü buradaki düzenleme yapay zeka kullanma, web siteleri kullanma, işte ne bileyim internette kitap okuma değil.

Burada çok belirli bir sürükleyici ve bağımlılık yaratan bir hareketi önlemek için. Zaten şey dedikodu mudur artık gerçek midir hep diyoruz ya bu sosyal mecraların ve algoritmaların mucitleri kendi çocuklarına izin vermiyorlar ya. O bir efsane bilmiyoruz ama bunların hiç olmadığı okullarda okuttuklarına çocuklarına hiç teknolojiyle bağlı. Valla şöyle bu algoritmaların içinde olan 3-5 kişiyi tanıyorum hiç öyle değil.

Onlar da aynı konulardan muzdarip. Onlar da şunu diyor ya biz aslında çok hani güzel şeyler yapmışız. Şu Çinliler var ya şu Çinliler TikTok'la asıl onlar tüm piyasayı bozdu. Biz o kadar ileri gitmeyecektik şeyi.

Ama onların çocukları da normal okullarda okuyor ve aynı şekilde maruz kalıyorlar. Yani sonucun tam olarak nereye gideceğini bilmiyoruz biz de. Ama şu aşamada ben biraz kişisel sebeplerle, sen daha genel bakıyorsun bu işe. Biraz olumlu bakıyoruz bize kızmasın çocuklar.

Aynen. İleride belki şey yaparlar, kendileri de daha mutlu olurlar. 1 Kasım'da yürürlüğe girdi. 31 Mart'a kadar geçiş dönemi var.

1 Nisan'dan sonra artık sosyal medyasız genişlik Türkiye'sine girmiş olacağız. Çok teşekkür ederiz. Teşekkür ederiz.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)