Podcast

69 - Uçlarda Yaşamak: Celeste Beard Johnson

Karanlık Dosyalar

3 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Celeste ve Tracey'nin planları tersyüz olmuştu. Ancak tersyüz olan aynı zamanda Tracey'nin hayatıydı...

Sunan: Sezgi Aksu
Hazırlayan: Sezgi Aksu, Hazal Beril Çam
Ses Tasarımı ve Kurgu: Tolgacan Bozca
Yapımcı: Podbee Media

Canlandırmalar:
Celeste: Lal Vulkan
Tracey: Şevval Balkan
Donna: Hazal Beril Çam
Polis: Cemre Dalyan
Steven Beard: Metin Bozkurt:
Telefondaki Adam: Özgür Yılgür



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.037 kelime · ~10 dk okuma

Lan bu adam iki kelimeyi bir araya getiremiyor. Kim koydu oğlum bunu ana haberin başına? He? Kes! Ben kendi kanalımda böyle bir ahmaklık görmek istemiyorum. Anladın mı? Derhal kovacaksınız bu herifi. Derhal! Seni de kovacağım.

Kapat elini lan enbesilerim! Alo? Yardım edin! Vuruldum! Hemen buraya birilerini gönderin. Hemen bir ekip gönderiyoruz. Adres nedir? Çabuk gelin buraya organlarım elinde şu an gerizekalılar çabuk!

Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizlere Celeste Baird Johnson ve Stephen Baird'ın kan donduran hikayesini anlatacağım. Ne dersiniz? Hazırsanız dosyamıza geçelim mi?

Transkriptin tamamını oku

2 Ekim 1999 74 yaşındaki medya patronu, milyoner Steven Baird bir kurşunla yere yığılmıştı. Acı içinde kıvranırken son bir güçle 911'i aradı. Çaresiz bir halde kurtarılmayı bekliyordu. Acil durum ekipleri olay yerine geldiğinde Steven hala yaşıyordu. Onu alıp hastaneye götürdüler. Steven'ın iç organlarında ciddi bir hasar oluşmuştu. Derhal ameliyata alındı.

Steven'ın eşi Celeste süreç boyunca eşinin yanında hastanede kaldı. Öyle ki gelen polis memurlarının Steven'a soru sormalarına bile izin vermiyordu. Peki kimdi bu insanlar? Steven ve Celeste'in o mükemmel korunaklı evine kim nasıl girmişti? Celeste ve Steven'ın hikayesi bu korkunç olay yaşanmadan 10 yıl öncesine bir ilişkiye başlamalarına dayanıyor.

Celeste'nin dramatik hikayesi ise doğduğu güne. Aslen Kaliforniyalı olan Celeste Johnson, 13 Şubat 1963'te Edwin ve Nancy Johnson tarafından henüz çok küçükken evlat edinildi. Ancak bu üvey ailesi ona sıcak bir yuva değil, hayatı boyunca taşıyacağı travmalar vermişti. Sorunlu bir şekilde yetiştirilen küçük Celeste, babasının fiziksel ve cinsel tacizine uğruyordu. Nihayetinde ergenlik yıllarına geldiğinde de intihara teşebbüs etti.

Sağlıklı ilişkiler kurmayı öğrenememiş Celeste, henüz 17 yaşındayken ikiz kızları Jennifer ve Christina'yı doğurdu. Bundan kısa süre sonra da çocuklarının babası olan Craig Bratcher'la evlendi. Ancak Celeste'nin söylediğine göre Craig'in uyuşturucu ve alkol bağımlılığı vardı. Bu durum onu daha da öfkeli hale getiriyordu ve Celeste'le sürekli kavga ediyorlardı. Sonunda 1983'te kocasını terk etti.

Celeste bekar bir anne olarak ikizleriyle baş etmekte zorlanıyordu. Buna katlanamadığı bir anda ani bir kararla her şeyi bırakıp hava kuvvetlerine katılmaya karar verdi. Celeste'nin bunu gerçekleştirebilmesi için ikizleri Craig'e bırakmaktan başka çaresi yoktu. Kızlarının velayetini babalarına verdi. Ancak kızlarından ayrılma düşüncesine dayanamayan Celeste yine ani bir kararla hava kuvvetlerine katılmaktan vazgeçti.

Ama artık her şey için çok geçti. Celeste ani kararlarının cezası olarak kızlarının velayetini geri alabilmek için tatsız bir hukuk mücadelesine girmek zorunda kalmış olsa da bunu kazanmakta çok zorlanmadı. Bir gün kızı Christina polise babasının kendisini ve kız kardeşini taciz ettiğini söyledi. Bunun üstüne Christina'nın annesiyle kalmasına karar verilirken kardeşi Jennifer babasıyla yaşamaya devam etti. Sonraki 10 yılda Celeste iki evlilik daha yaptı. Ancak nihayetinde 1993'te o ve kızı Christina Lone Star State'teki evlerine taşındılar. Bu sırada Jennifer hala babasının yanında yaşamaktaydı.

Artık 30 yaşında olan Celeste, Austin Country Club'da bir garson olarak çalışmaya başladı. 68 yaşındaki müstakbel eşi Stephen Baird ile de orada tanışacaktı. Stephen Baird, KBBO televizyon kanalının sahibi, milyoner bir iş adamıydı. O ve eşi Alice 42 yıldır birlikteydiler ve mutlu bir evlilikleri vardı. Ancak 1993 yılında Alice beyin kanserinden dolayı hayatını kaybetti. Stephen ise Celeste ile Alice ölmeden sadece iki hafta önce tanışmıştı. Genç ve güzel Celeste, kısa sürede cazibesiyle Stephen'ı etkilemeyi başardı.

Bir aylık flörtün ardından Steven, Celeste ve kızının kendisinin yanına taşınmasını teklif etti. Steven'ın da 3 yetişkin çocuğu vardı aslında. Çocukları babalarının yeni ilişkisi hakkında bazı çekincelere sahip olsalar da onun mutlu olduğunu görünce kararlarını desteklediler. Steven, Celeste pahalı hediyeler, mücevherler ve lüks uluslararası tatiller yağdırıyordu. Nisan 1994'te Celeste, Steven'la görüşmeye devam ederken eşi Jimmy Martinez'den boşandı. Ardından 18 Şubat 1995'te Steven'la evlendiler.

Steven evlilikleri sırasında Celeste 1 milyon dolar ödeyeceğine ve Jennifer'ın velayetini geri almasına yardım edeceğine söz vermişti. Hatta Celeste'in iki kızını da evlat edinmek istediğini belirtti. Ancak buna gerek kalmamıştı. Celeste'in eski eşi Craig'in intihar etmesiyle Jennifer ve annesi tekrar bir araya gelmiş oldu. İkizler o sırada 15 yaşındaydılar.

Jennifer ve Christina, Steven'la iyi anlaşıyorlardı. Kızlar başlangıçta annelerinin geçmiş ilişkilerinden dolayı Steven'a şüpheyle yaklaşmış olsalar da, zaman ilerledikçe onu sevgi dolu bir üvey baba olarak görmeye başladılar. Yeni kurulan bu ailenin durumu gayet iyi görünüyordu. Ancak Celeste, düğünden sonra abartılı şekilde para harcamaya başladı.

Öyle ki Steven'ın evlilik hediyesi olarak hesabına yatırdığı ilk 500 bin doların tamamını evliliklerinin ilk 6 ayında harcadı. Evlendikten birkaç ay sonra ise Steven, bankacısı aracılığıyla şok edici bir şey öğrendi. Celeste, onun bankada bulunan kasasından ölen karısı Elise'e ait mücevherleri almıştı. Steven artık bu müsrifliğe ve saygısızlığa sessiz kalamadı ve evliliklerin ilk yılının sonuna doğru dayanamayıp boşanma davası açtı. Ancak iki aylık terapinin ardından çift yeniden bir araya geldi ve Steven boşanma dilekçesini geri çekti.

Sürekli ağlama nöbetleri geçiren Celeste'nin akıl sağlığı tüm aile için büyük bir endişe kaynağıydı. Celeste'nin intihara meyili düşüncelerinin Steven tarafından fark edilmesi üzerine Şubat 1999'da akıl hastanesine yatırıldı. Celeste hastaneye yatırıldıktan sonra burada diğer hastalardan biri olan Tracy Tarleton'la tanıştı. Tracy bipolar bozukluktan ötürü tedavi görmekteydi. Gittikçe yakınlaşan Celeste ve Tracy çocukluklarında benzer travmatik olaylar yaşadıklarını keşfettiler. Geçmişte yaşadıkları acılar onları birbirine bağlamıştı. Birbirlerini çok iyi anlıyorlardı. O noktadan itibaren de ayrılmaz hale geldiler. İkilinin arasında duygusal bir ilişki başlamıştı.

Celeste 6 aylık tedavi sürecinin ardından hastaneden ayrılmış olsa da Tracy ile ilişkileri devam etti. Tracy evlerine ziyarete gelmeye başlamıştı. Celeste göl evinde Tracy için büyük bir parti verdi. Çevrelerindeki insanlar özellikle de kızları ikilinin arasında yoğun bir ilişki olduğunu fark etmişti. Aradan birkaç gün geçtiğinde o korkunç gece geldi çaptı.

Şimdi kısa bir ara veriyoruz. Ardından davamıza geri döneceğiz. Steven'ın vurulmasının ardından Celeste, tedavi süresince eşinin yanından bir dakika bile ayrılmamış, polis memurlarının Steven'a soru sormasına dahi izin vermemişti. Hatta bir avukat tutarak, polislere eğer kocasını hastanede ziyaret etmek istiyorlarsa, önce kendisini geçmeleri gerektiğini belirtti.

Söylediğine göre bunu isteyen Steven'ın kendisiydi. Ancak polisler için Celeste'nin bu davranışları şüphe çekiyordu. Onu Steven'ın vurulduğu günle ilgili sorguya aldılar. Celeste o gün polislere hiçbir ses duymadığını söyledi. Bu ifade de şüphe yaratmıştı. Söylediğine göre Steven'ın odasındaki sipep makinesinden çıkan gürültüden dolayı diğer odaya geçmişti. Oradansa hiçbir şey duyulmuyordu.

Müfettişler, Steven'ı öldürmeye çalışabilecek potansiyel şüphelileri araştırmaya başladılar. Bunun için Celestine kızları Jennifer ve Christina'yı da sorguladılar. Sorguda Jennifer, memurlara Tracy'den şüphelendiğini söylemişti. Christina da dedektiflere annesi ve Tracy'yi yatakta öpüşürken gördüğünü söyledi. Bu bilgilerin üzerine polisler Tracy ile görüşmeye karar verdi. Tracy başlangıçta polise kendisinin ve Celeste'nin sadece arkadaş olduklarını söyledi.

Ancak Tracy'nin dairesini kontrol ettiklerinde, fotoğraflar ve mumlarla birlikte adeta celeste adanmış bir türbe gibi görünen bir şey buldular. Tracy sanki celeste tapıyor gibiydi. Büyülenmişti adeta. Tracy, Steven'ın vurulmasıyla herhangi bir ilgisi olduğunu reddettikten sonra, dedektifler ona bir av tüfeğinin olup olmadığını sordu. Tracy telaşlanmıştı.

Yalan söylemek istemedi ve itiraz etmeden tüfeğini yetkililere teslim etti. Tüfek üzerinde balistik testler yapıldığında bu tüfeğin Stephen Baird'ı vurmak için kullanılan silahın aynısı olduğu ortaya çıktı. Bunun üstüne Tracy, Stephen'ı vurduğunu itiraf etti. Tracy Tarleton 8 Ekim 1999'da tutuklandı ve cinayete teşebbüsle suçlandı. Kefaleti ödedikten sonra ise serbest bırakıldı.

Bu süreçte hala hastanede olan Steven, Celeste'nin gözetiminde olmak şartıyla evine döndü. En ufak bir hareket Steven'a dayanılmaz bir acı veriyordu. Celeste, Steven'ın evde sağlık çalışanı olmasını istemediğini, bizzat onun kendisine bakmasını istediğini söyledi. Steven'ın her gün temizlenmesi gereken yarası çok dikkat gerektiriyordu.

Celeste tıp alanında hiç çalışmamış olmasına rağmen Stephen'a bakmayı büyük bir hevesle kabul etti. Ertesi günlerde Stephen'ın sağlığı gözle görülür bir şekilde bozulunca tekrar hastaneye geri dönmek zorunda kaldı. Stephen'ın durumu 22 Ocak 2000 sabahı kötüleşti. Kan testleri sonucunda enfeksiyon kaptığı görüldü. O öğleden sonra Stephen Baird hayatını kaybetti.

Ölüm nedeninin septik şok olduğu belirlenmesinin üzerine Tracy Tarleton zan altında kaldı. Üstündeki suçlamaların cinayete yükseltilmesiyle tekrar tutuklandı ve hapse girdi. Ancak Tracy hala aylar önce Steven'ın neden vurduğunu açıklamadı. Celeste ise kocasının cenazesinden sonra abartılı bir şekilde saburganlık yapmaya başladı.

Celeste'nin arkadaşları ve ailesi kaybının ardından yaz tutmayıp sürekli bir kutlama halinde olduğunu görebiliyorlardı. Tüm bunların üstüne Celeste, Steven'ın ölümünden sadece beş ay sonra 41 yaşındaki barmen Cole Johnson'la evlendi. Steven'den kalan mirası ise Texas'taki yeni ailesine yakın bir ev satın almak için kullanmıştı. Tracy Tarleton, hapisteyken gazetede Celeste'nin yeniden evlendiği haberini gördü.

Hala aşık olduğu ve uğruna hapis yattığı Celeste hayatına keyifle devam ediyordu. Bunun üzerine Tracy nihayet polisle açık bir şekilde konuşmaya karar verdi. Söyleyecek çok şeyi vardı. Anılırdım evet. Çünkü Celeste o adamın kendisine ve kızlara sürekli şiddet uyguladığını söylüyordu. Ben ne yapabilirdim? Ne yapmalıydım? Aşık olduğum kadını o caminin eline mi bıraksaydım? Ama

Ama işte... O bana aşık değilmiş. Bana ihanet etmiş. Aşık olsa etmezdi. Değilmiş demek ki. Ama... Ama... Ama hastanedeyken... Her şey çok güzeldi. Sürekli beraberdik. Çıktıktan sonra da... Çıktıktan sonra da o adam yüzünden görüşmemeye başladık. Onun için mi öldürdün Steven'ı? Evet. Hayır.

Hayır. Aslında öldürmeyecektim onu. Celeste akşamları onun içkisine ekstazi koymaya başladı. Yavaş yavaş öldürecekti onu. Ama adam ölmedi. Sonra? Sonra Celeste onu öldürmezsem kendi hayatına son vereceğini söyledi. Ben buna izin veremezdim. Onu kurtarmak zorundaydım. Onu kurtarmak zorundaydım ben. Nasıl kurtardın peki onu? Aslında başta beraberdik. Steven'ın kafasına bir poşet geçirip onu boğmaya çalıştık. Ama adam domuz gibiydi. Yine ölmedi.

Sen de sonunda onu vurdun. Evet. Evet öyle. Ama Celeste için. O ne yaptı peki? Kaltak. Kaltak! Kaltak! Kendine gel! Kendine gel! Steven ve Celeste, vurulmadan önce 1999'da bir Avrupa tatili planlamışlardı. Celeste, Tracy'e bu yolculuktan Steven yüzünden çok korktuğunu söyledi.

ve Steven'ı seyahatlerine çıkmadan önce öldürmesi konusunda ısrar etti. Bunun üzerine Tracy ve Celeste her şeyi beraber planladılar. Celeste, kızı Jennifer'ın o gece evden çıkmasını sağlayacaktı. Diğer kızı Christina evde kalacaktı ama evin diğer tarafında Celeste'le birlikte olacaktı. Tracy eve vardığında Celeste onu ön kapıdan eve alacak ve Steven'ın yatak odasına sokacaktı.

Tracy ayrılmadan da alarm sistemini kapatacak ve kapıları açacaktı. Tracy, Celeste'e av tüfeğinin boş kovanlarının etrafa saçılacağını anlatmıştı. Tracy evden ayrıldıktan sonra Celeste'in boş kovanları toplayıp atması gerekiyordu. Her detayı düşünmüşlerdi. Celeste, canım. Seni her şeyden çok seviyorum, bunu biliyorsun değil mi? Biliyorum sevgilim. Bunu sadece senin için yapacağım. İkimiz için. Sonra uzun bir tatlıya çıkacağız beraber. Her şey çok güzel olacak. Gel buraya.

Tracy olaydan sonra Celeste'yle görüşmeye devam ettiklerini söyledi. Ardından polise en şok edici bilgiyi verdi. Steven'u vurduğunu itiraf etmesine rağmen, onu gerçekten öldürenin Celeste olduğunu söyledi. Steven'ın evdeki tedavisi başlamadan, Celeste'in kendisine evde sağlık görevlisi tutmayacağını, çünkü Steven'ın yaralarına mikrop kaptırmayı planladığını söyledi.

Tracy'nin bu itirafları üzerine Celeste Beard Johnson, 28 Mart 2002'de gözaltına alındı ve birinci derece cinayet, ikinci derece cinayet ve yaşlı bir kişinin yaralanmasıyla suçlandı. İlk başta kefalet reddedildi. Ancak temyizden sonra 500 bin dolarlık kefaletle serbest bırakıldı. Celeste'nin davası 3 Şubat 2003'te başladı. Savunmasında Celeste, Tracy'yi suçlamıştı.

Söylediğine göre Tracy'nin kendisine ve kızlarına olan saplantısı cinayetin gerçek sebebiydi. Tracy ise Celestine kendisini kandırdığını, Steven ve kendi gelecekleri hakkında nasıl yalanlar söylediğini anlattı. Hatta söylediğine göre Steven öldüğünde görevinde birlikte yaşamayı planlamışlardı. Celestine kızları Jennifer ve Christina Tracy'nin ifadesinin bazı kısımlarını doğruladılar.

Üstelik Celeste'yi Steven'ın içkisine ilaç koyarken yakalamışlardı. Annelerinin Steven'a yaptıklarından çok rahatsız olsalar da Celeste'in onlara yapabileceklerinden korktukları için müdahale edemiyor ve bunları kimseye anlatamıyorlardı. Celeste tutuklanmadan önce ikinci kez hastanedeyken Christina annesinin kötüleşen akıl sağlığı nedeniyle görüşmelerini kaydetmeye başlamıştı. Bu kayıtları aklı başında olduğu zamanlarda Celeste dinletip ne kadar kötü konuştuğunu fark ettirmek istiyordu. Ancak farkında olmadan annesini hapse sokacak kayıtlar yapmıştı. Kayıtlardan birinde Celeste arkadaşı Donna Goodson'a Tracy'den kurtulmak istediğini söylemişti. Tracy beni çok zorlamaya başladı. Ondan acil kurtulmam lazım. Sen belki bana yardımcı olabilirsin.

Anlaşmanın ardından Dona sürekli Celeste'n para istiyor ancak asla anlaşmalarını gerçekleştirmiyordu. bir kiralık katil tutmaya da niyeti yoktu. Donna, Celeste'i açıkça dolandırmıştı. Ancak Donna savunmasında bunları reddetti. Tracy Tarleton'ın Celeste kafayı takmış ve Steven'ı öldürmek için tek başına hareket eden kötü bir kadın olduğunu söylemişti. Ayrıca ikizlerin de Steven'ın servetini elde edebilmeleri için annelerini suçladıklarını söyledi.

Yüzden fazla tanığın katıldığı 6 haftalık bir duruşmanın ardından jüri iddia makamının lehine karar verdi. Celeste'i cinayetten ve yaşlı bir bireyi yaralamaktan suçlu buldular. Celeste Baird Johnson şu an hala hapiste. 2042'de 79 yaşına geldiğinde serbest bırakılacak. Bugün yaşananların üzerinden 20 yıldan fazla zaman geçti. Ancak Celeste hala kendisinin masum olduğu konusunda ısrar ediyor.

kızlarının kendisine ihanet ettiğini söyleyip, onları suçluyor. Tracy Tarleton ise 10 yıl yattıktan sonra, 2011 yılında şartlı tahliye ile serbest bırakıldı. Tarleton, San Antonio bölgesinde yeni hayatına başladı. Tracy, Jennifer ve Christina'dan duruşmadan sonra onunla görüşmelerini istedi. Ve onlar da bunu kabul ettiler.

Tracy onlara, Celeste güvendiği ve Steven'ın onun anlattığı gibi kötü bir adam olduğuna inandığı için çok pişmanlık duyduğunu söyledi. Celeste ise 20 yılı aşkın bir süredir iki kızıyla da iletişim kurmadı. Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Hadi bakalım.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)