Podcast

26 - NBA'in Zirvesinden Issız Bir Sona: Lorenzen Wright

Karanlık Dosyalar

3 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Lorenzen Wright, NBA tarihine geçen 1996 Draftı'nda lige Kobe Bryant, Steve Nash gibi oyuncuların önünden seçilerek adım atmış ve elit bir kariyer geçirmişti. Aradan geçen yıllarda kariyeriyle birlikte Sherra Wright-Robinson'la olan evliliği de sonlanmıştı. Lorenzen'ın bilmediği şey ise hayatının da sonlanacağıydı. Başlamaya hazır mısınız?

*Bu bölümdeki bazı unsurlar rahatsız edici olabilir*



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.181 kelime · ~11 dk okuma

Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizler için yıllarca basketbolun en üst düzey ligi olan NBA'de forma giydikten sonra bir cinayete kurban giden Lorenzo Wright davasını seçtim. Ne dersiniz? Başlayalım mı?

Lorenzen Wright, 4 Kasım 1975'te Amerika'nın Mississippi eyaletinin Oxford ilçesinde dünyaya geldi. Çok enerjik bir çocuktu. Ailesinin söylediğine göre çocukluğundan beri profesyonel bir basketbolcu olmanın hayalini kurardı ve bu konuda çok yetenekliydi. Boyunun çok uzun olması da ona fayda sağlıyordu tabii. Ailesi de bu hayallerini gerçekleştirmesinde ona destek oluyordu.

Anne babası ayrıydılar. Babası Memphis'te, annesi ise Oxford'da yaşıyordu. Lorenzen de bazen babasıyla, bazen de annesiyle kalıyordu. Lorenzen'ın babası Herb de 70'li yılların ilk yarısında Finlandiya'da mücadele eden profesyonel bir basketbolcuydu. NBA takımlarından o dönemki adı New Orleans Jazz olan Utah Jazz ile denemeler yapmıştı.

Transkriptin tamamını oku

Ancak Lorenzen 7 yaşındayken Herb Memphis polis departmanında çalışıyordu ve sırtından vurularak felç oldu. Hayatının kalanını tekerlekli sandalyede geçirmek zorunda kaldı. Lorenzen lisedeyken 3 yıl boyunca Mississippi'deki Lafayette Lisesi'nin basketbol takımında oynadı. Lisenin son yılında ise Memphis'e taşındı ve orada Booker T. Washington Lisesi'nde oynadı. Memphis'i çok seviyordu. En sevdiği yanlarından biri orada barbekünün en iyilerini bulabilmesi ve kiliseleriydi.

Lise yılları onun için harikaydı. Sosyal bir çocuktu ve basketbol takımının yıldızıydı. Lorenzen lisedeyken basketbol koçlarından birinin kızıyla tanıştı. Bu kız Cheryl Robinson'dı. Başta sadece arkadaştılar, hatta Cheryl ondan beş yaş büyüktü ve üniversitedeydi. Lorenzen liseden mezun olup üniversiteye geçince ilişkileri arkadaşlığın ötesine geçti.

Lorenzen o sırada baba doğdu. Üniversitenin ilk yılındayken, 11 Nisan 1995'te oğlu Lorenzen Wright Jr. dünyaya geldi. Bebeğin annesi Cheryl'dü. İkilinin daha sonra beş çocukları daha oldu. Aile Lorenzen için çok önemliydi. Kendisi anne ve babasıyla çok yakındı ve bir sürü çocuğu olmasını, onlarla yakın olmayı istiyordu.

Ancak insanlar sevgilisi Shera'ya pek güvenemiyorlardı. Çocuklarla onu kapanak ıstırmaya çalıştığını düşünüyorlardı. Çünkü Lorenza'nın basketbolda başarılı olacağı açıktı. Onunla çocukları olmasının Shera'ya maddi anlamda çok faydası olacaktı. Ama bu sadece çevredeki kişilerin düşüncesiydi tabii.

Lorenzen daha sonra Memphis Üniversitesi'ne geçti. İkinci yılındayken de All-American takımına seçildi. All-American takımları belli organizasyonlar tarafından seçilen ülkenin en iyi oyuncularından oluşmasıyla bilinir. Lorenzen inanılmaz yetenekliydi. Basketbol izlemeyi sevmeyen kişiler bile Lorenzen'in maçlarını sırf o olduğu için izlerlerdi.

Yeteneğinin kendisi de farkındaydı. NBA'de oynayabilecek birisi olduğunu biliyordu. En büyük hayaliydi. Annesine bunu söylediğinde aralarında komik bir diyalog geçmişti hatta. Annesi okuyup mezun olmasını ve bir işe girmesini istediğini belirttiğinde Lorenz'ın, ''Anne mezun olup da gireceğim hangi işten milyonlarca dolar kazanabilirim sence?'' diye sormuştu.

Annesinin cevabıysa, ne zaman drafta kayıt olacaksın olmuştu. 1996 NBA draftında Los Angeles Clippers onu 7. sıradan seçti ve hayalini gerçekleştirme şansı tanıdı. 1999'da Atlanta Hawks'a geçti ve 27 Haziran 2001'de Memphis Grizzlies'e katıldı. Sacramento Kings ve Cleveland Cavaliers de oynadı. Ancak 2001'de Grizzlies'e katılması kariyerinde bir zirve gibiydi.

Memphis için oynayabilmek onun hayaliydi. Kendi takımı için oynuyordu çünkü. Lorenz'ın Memphis'te, lise, üniversite ve profesyonel olmak üzere her seviyede basketbol oynadı. Hangi takımda oynarsa oynasın takım arkadaşlarını çok sever ve onlara çok saygı duyardı. Onunla oynayan herkes iyi bir takım arkadaşı olduğunu, cana yakın, uysal ve çok pozitif biri olduğunu söylüyordu. Nazik ve cömertti. Gençliğinden beri böyleydi ancak NBA'de milyonlar kazanmaya başlayınca bu özelliği daha da artmıştı adeta. İhtiyacı olan herkese maddi destekte bulunuyordu.

1998'de Shera ile evlenmişlerdi ve Tennessee'de yaşıyorlardı. Hatta burada kendi evine birkaç kilometre uzaklıkta annesine ev bile satın almıştı. Arkadaşlarına, çevresindeki herkese yardımlarda bulunurdu. Seyahatlerini karşılar, yemeklerinin parasını öder, onları maçlarına getirtirdi. Evinde kalmalarına izin verirdi. Çoğu arkadaşı Lorenzen'ın evinin Disneyland gibi olduğunu söylerdi. Hatta bazılarının üniversite masraflarını bile karşılıyordu. Kendisi ve ailesi için de harcamalar yapmıyor değildi tabii. Lorenzen arabalara, eşi Shera ise mücevherlere tutkuluydu. Bu yüzden milyonlar kazanırken bir yandan da milyonlar harcıyorlardı.

NBA kariyeri boyunca Lorenzen 13 sezonda 800'den fazla maçta oynadı. Bu süreçte ailesi de büyümeye devam etmekteydi. İlk çocuklarından sonra Lorenzen ve Sharon'ın Lauren adında bir kızları ve Lamar ile Shamar adında ikiz çocukları oldu. Ardından da Sophia adında bir kızları ve Lawson adında bir oğulları daha oldu.

14 Mart 2002'de doğan Sierra adında bir kızları daha vardı. Ancak Sierra sadece 11 aylıkken ani bebek ölümünden hayatını kaybetti. Lorenzen mahvolmuştu. Çevresindeki herkes ne kadar üzüldüğünü görebiliyordu. Lorenzen kızının onuruna bir burs oluşturdu ve adını da Sierra Simona Wright Bursu koydu. Ardından kendisi de üniversiteye döndü ve 2003 yılında mezun oldu.

Bu olay Shera ile evliliklerini de çok etkiledi. İkisi de birbirlerini aldatıyorlardı. Lorenzen bazı arkadaşlarına da Shera'nın sadece para için evliliği sürdürdüğünü hissettiğinden bahsetmişti. 2008-2009 sezonunda Lorenzen'ın kariyeri de düşüşe geçti çünkü o sezon ona bir sözleşme teklif edilmedi. Artık performansa eskisi gibi değildi ve sahadaki rekabet de eskisinden çok daha zordu.

2009 yılında yaşadığı bir parmak sakatlığının ardından Lorenzo Wright resmi olarak profesyonel basketbol oyunculuğundan emekli oldu. 2010 yılında eşi Sherra boşanma davası açtı ve evlilikleri de sona ermiş oldu. Sherra'ya çocuk desteği ve nafaka olarak aylık 26 bin dolar ödeyecekti. Boşanma sürecinde Lorenzo'nun 1 milyon dolarlık bir hayat sigortası oluşturdu ve eğer onun başına bir şey gelirse bu para 6 çocuğuna verilecekti.

Nafaka'yı ödemesi de zamanla zorlaşmaya başladı. Çünkü Sherra'da o da yıllar içerisinde çok harcama yapmışlardı. Ve Lorenzen artık eskisi gibi para kazanmıyordu. Boşanmış olmalarına rağmen Sherra ile hala görüşüyorlar, bazen cinsel birliktelik de yaşıyorlardı. Boşanmanın ardından Lorenzen Atlantaya taşındı, ancak sık sık Memphis'e gidip çocuklarını ziyaret ederdi. Bu seyahatlerden birini de kızının dans gösterisi için gerçekleştirecekti.

Kız kardeşinin de baby shower'ı vardı ve ikisinde de bulunmak istiyordu. Ardından çocuklarını yanına alacaktı ve çocuklar yazın geri kalanını babalarıyla geçireceklerdi. Bu yüzden yakın bir arkadaşı 18 Temmuz 2010'da Lorenzen'ı Atlanta Havalimanı'na bıraktı. Memphis'e indiğinde bir arkadaşıyla buluşup vakit geçirmeye karar verdi ancak onun yanından erken ayrılması gerekti. Çünkü arkadaşını söylediğine göre takılırlarken Cheryl'ı aramıştı ve hala eve gelmediği için kızıyordu ona telefonda. Sonraki günde baby shower vardı. Bütün aile Lorenzen'ın da geleceğini biliyor ve onu bekliyorlardı. Ancak Lorenzen gelmedi.

Başta endişelenmediler, başka bir yere gitmeye karar verdiğini ya da bir arkadaşının yanında olduğunu düşündüler. Ara sıra böyle şeyler yaptığından garipsememişlerdi. Sadece annesi öyle düşünmüyordu. İçinde kötü bir his vardı. Ona ulaşmak için elinden geleni yaptı ancak başarısız oldu. Bundan dolayı 22 Temmuz'da oğlumun kayıp olduğunu bildirdi.

Polisler aile ve Sherra ile görüştüler. Sherra, Lorenzen'ın son görüldüğü gün evine geldiğini söyledi. Elinde bir kullanat telefon vardı ve biriyle konuşuyordu. Bu kişi her kimse onunla buluşup bir şey takas edeceğini söyledi ve gece 10.30'da yanında 100 bin dolar nakit para ve bir kutu uyuşturucu maddeyle evden ayrıldı. Ancak Sherra daha sonra hikayesini değiştirdi ve bir kutu uyuşturucudan hiç bahsetmediğini, başkasının bunu uydurduğunu iddia etti.

Ancak polise 18 Temmuz'dan birkaç hafta önce evine 3 silahlı adamın geldiğini ve Lorenzen'ı sorduklarını söyledi. Adamlar onu ve çocuklarını tehdit ettikleri için de polise bir şey anlatamamıştı. 10 gün boyunca Lorenzen için aramalar devam etti. 28 Temmuz 2010'da Kellis Cutoff yolundaki bir ormanlık alanda cansız bedeni bulundu.

Tennessee'de Temmuz ayı çok sıcak olduğundan bedenindeki çürüme çok ilerlemişti. Öyle ki hayattayken 2 metre 11 santim boyunda olan bu adamın bedeni bulunduğunda sadece 25 kilogram ağırlığındaydı. Tanınmaz hale gelmişti ve bedeninden kanıt elde edilmesi çok zor olacaktı. Lorenzen öldüğünde sadece 34 yaşındaydı.

Adli incelemeler sonucunda göğsünden, başından ve sağ ön kolundan beş kez vurulduğu ortaya çıkarıldı. Ancak çok daha acı bir gerçek öğrenildi. German Town 911, nasıl yardımcı olabilirim? Alo? Alo? Allah kahretsin! Orada mısınız? Bayım orada mısınız? Cevap verin! Silah sesinden başka bir şey duymadım.

Lorenzen 19 Temmuz'da ölmeden hemen önce 911'i aramış ve yardım istemişti. Bu aramada Lorenzen'in haykırışının ardından 11 el silah sesi duyuluyordu. Buna rağmen 911 operatörü bu aramayı rapor etmemiş ve ekipler görevlendirilmemişti. İnanılır gibi değil. Arama sonunda 27 Temmuz'da rapor edildi ve o şekilde cansız bedene ulaşılabildi.

Aramada korkunç bir şey yaşandığı net bir şekilde belli. Silah seslerinden sonra arayan kişinin de sesi duyulmamakta. Ancak operatör bunu ne polise bildirmiş ne de notunu almıştı. Gösterdikleri sebep ise lokasyon teknolojisinin bu gelen aramayı kendi görev alanlarının dışında olarak göstermiş olmasıydı. Bu bahaneye sığınmalarının saçmalık olduğunu düşünen tek kişi değilimdir bence.

Çünkü eğer polise bildirselerdi, Lorenz'ın büyük ihtimalle çok kısa süre içerisinde bulunacaktı. Belki de bulunduğunda hayatını kaybetmemiş olacaktı. Cansız bulunsa bile bedeni bu kadar kötü hale gelmeyecekti. Suç mahalli temizlenmemiş olacaktı ve çok daha fazla kanıt bulabileceklerdi. Suç mahalli demişken, iki farklı mermi kovanı bulundu. Bu da iki farklı silahın kullanıldığını ve tek bir saldırgan olmadığını gösteriyordu.

Bunun dışında bir kanıt yoktu ve Shera'nın ifadelerinden de dolayı bunun bir uyuşturucu ticareti vakası olabileceği düşünülüyordu. Bobby Cole adında kartellerle bağlantısı olan bir adam vardı ve geçmişte Lorenzen'ın bu adamla bağlantısı araştırılmıştı. Çünkü Lorenzen parası kalmadığında arabalarını satmaya başlamıştı ve Bobby de ondan iki adet lüks araba satın almıştı. Adam daha sonra bu araçlarla uyuşturucu taşımıştı ancak bulunduklarında hala Lorenzen'in adına kayıtlı oldukları ortaya çıkmıştı. Lorenzen bunlarla hiçbir bağlantısı olmadığını söylemişti ve daha sonra da adı temize çıkarılmıştı. Ancak Sherra da çok güvenilir değildi. Çünkü 2010 yılının Ağustos ayında Sherra'nın komşularından biri, Lorenzen'in kaybolduğu sıralarda Sherra ile tanımadıkları bir adamın bahçede bir ateş yaktıklarını söyledi.

Aylardan temmuzdu ve çok sıcak bir yazdı üstelik. Bu ipucunun ardından 10 Ağustos 2010'da Sherra'nın evi arandı. Ateşin yakıldığı çukurda birkaç tane kırtasiye malzemesinden kalan metal eşya buldular. Başka bir şey bulup bulmadıklarını ise paylaşmadılar. Bu sırada Lorenzen'den kalan 1 milyon dolarlık sigorta parasını da Sherra kontrol ediyordu. Çünkü o sırada çocuklarından hiçbiri reşit değildi ve para Sherra'nın eline geçmişti.

Ancak kendisi bu parayı tamamen boşa harcıyordu. 10 ay içerisinde bu paradan geriye sadece 5 dolar kalmıştı. Sherra yeni bir ev, arabalar, mobilyalar almıştı. Bunların hepsinin çocuklarının refah içinde yaşatmak için olduğunu iddia ediyordu. Lorenzo'nun babası dava açtı ve bunun üzerine mahkeme, Sherra'nın her harcamada mahkemeye bildirmesi gerektiğinde karar kıldı.

Ancak bu, Sherra'nın hoşuna gitmemişti. Karara itiraz etti ve Lorenzen'ın nafakaları geciktirdiğini söyleyerek daha fazla para istedi. Bu isteği yargıç tarafından reddedildi. 2015 yılında Sherra bir kitap çıkardı. Bu kitap da şiddet yanlısı, sadakatsiz bir NBA oyuncusuyla evli olan bir kadının hikayesini anlatıyordu. Başta hikayenin kurgu olduğunu iddia etse de daha sonra ana karakterin Lorenzen olduğunu söylemeye başladı insanlara.

9 Kasım 2017'de her şey değişti. FBI dalgıçları Mississippi'deki bir gölde cinayet silahını bulmuşlardı. Bu ise Jimmy Martin adındaki bir adamdan aldıkları ipucu sayesinde olmuştu. Jimmy, Sherra'nın kuzeniydi ve kendi kız arkadaşının cinayetinden tutuklanmıştı.

O sırada Lorenz'ın cinayeti hakkında da bildiklerini itiraf etti. Aslında bu itiraf 2012 yılında gelmişti, ancak polisler kimseye duyurmadan araştırmalarını sürdürmüştü. Jimmy, cinayet günü olay mahallinde olmadığını ama kimin onu vurduğunu bildiğini söyledi. Cinayet, Sherra Wright ve Billy Ray Turner adında bir adam tarafından işlenmişti. Bunları bilmesinin sebebi ise, Sherra'nın olay yerini temizlemek için kendisinden yardım almış olmasıydı.

Billy cinayet silahını göle attığında da onunlaydı. Hatta söylediğine göre, Lorenzen'ın öldüğü gece bu insanların onu ilk kez öldürmeye çalışmaları değildi. Jimmy ve Billy daha önceden de Lorenzen'ı öldürmeye çalışmış ancak başarısız olmuşlardı. Billy Ray Turner ise Cheryl'ın peyzaj mimarıydı. Cheryl'a cinayet silahının bulunduğu söylendiğinde ise mutlu olmak yerine endişelendiği fark edildi.

Billy ve Sherra tutuklandılar. Sherra bir savunma anlaşması yaptı ve cinayete yardım yataklıktan suçlu olduğunu kabul etti. Bunun karşılığında ömür boyu hapis cezasından kurtulacaktı. Sonuç, Sherra'nın 30 yıl hapis cezasına çarptırılması oldu. Billy Ray Turner suçsuz olduğunu iddia etse de duruşması başladı ve Mart 2022'de duruşma sonlandı.

Billy Ray Turner, Lorenzen Wright'ı öldürmekten suçlu bulundu. Cezası ise ömür boyu hapis cezası oldu. Tanıkların ifadelerine göre bu cinayet sigorta parası için işlenmişti. Hatta Sherra, Lorenzen'ın kendisini öldürmek istediğinden şüpheleniyordu ve sürekli Billy'e, ya ben öleceğim ya o ölecek diyordu.

Sherra ilk olarak Jimmy'den bunu yapmasını istemişti. Arabanın bagajına 3 silah, biraz ot ve nakit para koymuştu ve Lorenzen'in olduğu yere gidip onu vurmasını söylemişti. Jimmy daha sonra Sherra'yı arayıp Lorenzen'in evde olmadığını ve onu bulamadığını söylese de aslında hiç oraya gitmemişti bile. Biraz ot ve nakit para için birini öldürmeyecekti. Bundan ötürü Sherra daha sonra Billy ile bu planı gerçekleştirmeye karar vermişti.

Jimmy'i arayıp Billy'nin onunla geleceğini söyledi. Kendisi Lorenzo'nun evine gidip bir pencereyi açık bırakarak çıkmıştı. Oradan girebilirlerdi. Ancak Jimmy ve Billy eve gittiklerinde koltukta tanımadıkları birinin uyuduğunu gördüler ve bu planda başarısız oldu. Cheryl ardından ipleri kendi eline almaya karar verdi. Lorenzo'na ormanlık alanda birisiyle buluşup ondan para alacağını söyledi. Birlikte oraya gittiler. Gittiklerinde ise Billy onları bekliyordu.

Lorenz'ın kısa sürede neler olduğunu anlayıp kaçmaya başladı. Hatta bir dikenli telleri olan çitten atlamayı bile başardı. Cheryl'ın söylediğine göre çitleri bir geyik gibi atlayıp geçiyordu. Ancak eninde sonunda Billy ile Cheryl'a yetiştiler. İkisi de ateş açtılar. Olay yerinde silahlardan birini kaybetmişlerdi. Ancak daha sonra Jimmy metal dedektörüyle orayı aradı ve bu sayede bulabildiler. Çitlerin bir kısmını da kanıt bırakmamak amacıyla kestiler.

Sherra'ya Mayıs 2022'de erken bir şartlı tahliye duruşması ayarlandı. Hapishanelerin kalabalıklaşması sebebiyle bazı mahkumlara bu imkan tanınmakta. Ve Sherra da onlardan biriydi. Duruşmada 6 çocuğundan sadece 2 tanesi onun lehine ifade verdi. Duruşma sonucunda Sherra'nın şartlı tahliye talebi reddedildi. Bir sonraki duruşması Mayıs 2027'de. O zamana kadar parmaklıklar ardında kalmaya devam edecek.

Lorenzen'in oğullarından Lorenzen Wright Jr., Lamar ve Shamar da babaları gibi basketbol oyuncusu oldular. Bütün çocuklar annelerinin masumiyet payına inanıyorlar söylenenlere göre. Ancak babalarını da çok özlüyorlar. Çocukların annelerinin tutuklanmasının ardından büyükanneleri Deborah ile araları açıldı. Kendisi duruşmalarda öne çıkan bir kişiydi. Son zamanlarda Shamar'la buluştular ve tekrar aile bağını düzeltmeye çalışıyorlar.

Deborah diğer torunlarıyla da tekrardan yakın olabilmeyi umuyor. Ama şimdilik onları uzaktan seveceğini söyleyerek yaşanan karanlığın etkisinden çıkmaya çalışıyor. Evet, bugün sizler için seçtiğim karanlık dosyanın sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Hadi bakalım.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)