
1.490 kelime · ~7 dk okuma
Ben Sezgi Aksu, burası Karanlık Dosyalar. Geçtiğimiz yıl tam da bu günlerde hayal bile edilemeyecek kayıplar verdik. Daha fazlasını vermemek için canla başla mücadele ettik. Tarif edilemez bir acı, hiç geçmeyen bir yara bıraktı ülkemizin kalbinde. Bu yüzden bu hafta yeni bölüm çıkmak yerine daha önce incelediğimiz bir davayı tekrar paylaşmaya uygun gördük.
Hayatını kaybeden herkesi saygı, özlemle anıyor, geride kalan ve bu tarifsiz acıyla her gün mücadele eden insanımıza da sabır diliyorum. Umuyorum ki bir daha böyle kayıplar yaşamadığımız, hatalardan ders alıp ihmalkârlık yüzünden canlarımızı kaybetmediğimiz günleri de görebiliriz. Evet, şimdi isterseniz davamıza geçebiliriz. Selam. Sizi uzaktan gördüm de bir fotoğrafınızı çekebilir miyim? Teşekkür ederim. Olur tabii. Nasıl durayım? Böyle mi? Bisikletle nasıl? Bisikletin üzerinde kalın. Lütfen, lütfen. Evet. Aynen böyle. Çok güzel. Hırkanızın tek kolunu düşürelim. Tabii. Böyle mi? Evet, evet. Gülelim. Harika. Şimdi yakın plan alacağım. Siz hiç bozmayın. Şu tişörtü biraz indirelim omuzdan. Tişörtü mü? Yok. Yok o kalsın şimdi. İndirelim tişörtü. Bence yeterince çektik. Ben gideyim artık. İndir şunu. Bırak sana. Ne yapıyorsun? Bırak. Benim dediklerimi yapacaksın. Bu benim fotoğrafım. Anladın mı? Benim sanatım. Benim dediğimi yapacaksın. Bırak. Benden kaçıyorsun.
Bak şimdi bana. Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizler için fotoğraf sanatçısı seri katil Rodney Alcala dosyasını inceledim. Ancak kendisi fotoğraflarından ziyade izdivaç programlarından tanınıyor. İlginç bir insan. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı?
Rodney Alcala 23 Ağustos 1943'te San Antonio, Teksas'ta dünyaya geldi. İspaniklerin yoğunlukta olduğu bu bölge bir Meksika kasabasını andırmasıyla turistlerin ilgisini çekiyordu. Alcala'nın da bu turistler ilgisini çekiyordu. Çocukluğunda gündüzleri şehrin dört bir yanında dolaşıp yabancıların fotoğraflarını çeker, geceleri ise karanlık odasında fotoğraflarını tek tek yıkardı.
Ancak Meksika'ya taşınmalarıyla Alcala artık eskisi kadar fotoğraf çekemiyordu. Orada herkes birbirini tanıyordu, yabancı yoktu. Hiç kimse Alcala'nın ilgisini çekmiyordu ve çok mutsuzdu. Mutsuzluğuna babasının onları terk etmesi de eklenince, annesi ve ikiz kız kardeşiyle birlikte Los Angeles'ın bir kenar mahallesine taşındılar. Ne fiziksel ne de duygusal olarak stabil kalabilen Rodney, Birleşik Devletler Ordusu'na katıldı. Yavaş yavaş hayatını düzene sokmak istiyordu. Askeriyede yazıcı olarak görev yaptı. Dördüncü yılın ardından askeriyenin de havası Rodney'e iyi gelmemeye başladı.
Çünkü sorun dışarıda değil, Rodney'in kafasının içindeydi. Rahat bırakın beni! Beni çekin! Git! Git! Git! 21 yaşında sinir krizi geçirmesinin ardından askeri hastaneye kaldırılan Rodney... ...antisosyal kişilik bozukluğu teşhisiyle askeriyeden uzaklaştırıldı. Tekrar ailesinin yanına dönmek zorunda olmak Rodney'e iyi gelmemişti. Oğlum hadi bak senin için ışık yaptım o kadar. Çek beni böyle.
Anne ben senin fotoğrafını çekmek istemiyorum. Çünkü o tanımadığı, bilmediği kadınların, hatta çocukların fotoğrafını çekmek istiyordu. İlk kurbanı 8 yaşındaki Tali Shapiro idi. Küçük Tali o gün okulda çok yorulmuştu.
Evle okula arasında tam iki kilometre vardı ve Tali yolu yarılayamamıştı bile. O sırada bir araba yavaşça yanına yaklaştı. İçindeki Rodney Alcala'dan başkası değildi. Küçük kıza onu evine bırakabileceğini söyledi. Tali yabancılarla konuşmaması gerektiğini biliyordu. Ancak Rodney onu ailesinin tanıdığı konusunda ikna etti. Rodney'nin arabasına binen küçük Tali bugünü bir daha asla unutmayacaktı.
Görgü tanığının bu telefonu küçük Talim'in belki de hayatını kurtarmıştı. Sahil kenarındaki bir kulübede kanlar içerisinde yatan küçük kız, polisler geldiğinde hala nefes alıyordu. Ancak tanınmaz haldeydi. Rodney onu demir çubukla dövmüş, tecavüz etmiş ve siren seslerini duyunca kaçmıştı. Niye böyle bir şey yaptın Rodney? Sen karışma! Olay yerinde Rodney Alcala'nın kimliği bulundu. Artık o FBI'ın en çok arananlar listesindeydi.
Şimdi kısa bir ara veriyoruz. Ardından dosyamıza tekrar döneceğiz. FBI her yerde Rodney Alcala'yı ararken, o, New York Üniversitesi Film Okulu'na John Berger takma adıyla kayıt yaptırdı. John Berger ismi, şüphesiz günümüzde hala popülerliğini koruyan, görme biçimleri kitabının yazarı, ünlü İngiliz sanat eleştirmeni John Berger'dan geliyordu.
Entelektüel olduğu kadar yetenekli olan seri katilimiz Rodney Alcala, gittiği okulda kısa sürede ünlü yönetmen Roman Polanski'nin de dikkatini çekti. Kan çekiyor olmalıydı. Yetenekleri sayesinde gittikçe popülerleşen Rodney, okulun New Hampshire'daki yaz kampında danışman olarak görevlendirildi. Ancak gitmeden önce Cornelia Crelia taşınması konusunda yardım edeceğine söz vermişti.
Rodney, dur yapma! Sus lan artık sus! Çık kafamın içinden! Çık! Çık!
Cornelia hiçbir zaman o evde oturamadı. Bu, Rodney Alcala'nın bilinen ilk cinayetiydi. Rodney yaz kampında diğer öğrencilerle fotoğrafçılık üstüne çalışırken FBI onu aramaya devam ediyordu. Her yerde meşhur wanted yani aranıyor fotoğrafları asılıydı. Bu fotoğraflar yaz kampına kadar ulaşmıştı. Rodney kendisinin fotoğrafını fark etmeden bir kız öğrenci bunu fark etti ve şikayette bulundu.
Rodney Alcala kısa sürede yakalandı ve Küçük Tali Shapiro davası için mahkemeye çıkarıldı. Küçük Tali, olayın üstünden 3 yıl geçmiş olmasına karşın hala yaşadığı travmayı atlatamamış, ailesiyle beraber Meksika'ya taşınmıştı. Ailesi küçük kızlarının daha fazla etkilenmesini istemediği için mahkemeye gelip ifade vermediler. Tali Shapiro'nun yaşadığı travma Rodney Alcala'nın hanesine artı olarak geçti. Çünkü bu sayede savcılar onu birincil tanıkları olmadan tecavüzden veya cinayete teşebbüsten mahkum edemedi. Sadece taciz suçundan 3 sene hapis cezasına çarptırıldı.
Alcala sadece 17 ay sonra o zamanlar popüler olan denetimli serbestlik programı altında şartlı tahliye edildi. 5 yıl içinde herhangi bir suç işlemesi halinde şartlı tahliyesi bozulacaktı. Aradan sadece 2 ay geçmesiyle Rodney başka bir küçük kızı kaçırmak suçundan tekrar tutuklandı. Ancak 2 yıl sonra tekrar denetimli serbestlik sonrası şartlı tahliye edildi. Sanki bütün Amerikan hukuk sistemi Rodney Alcala'nın serbestliği için çalışıyordu.
Rodney Alcala bu sabıka kayıtlarına rağmen Los Angeles Times'da iş buldu. Bu dönemde yüzlerce insanı profesyonel bir moda fotoğrafçısı olduğuna ikna etti. Böylece portföyünü geliştirdiğini söyleyerek kadınların fotoğraflarını çekebiliyordu. Bahsettiği portföy müstehcen fotoğraflardan oluşuyordu.
Rodney, popülerliğinin zirvesinde olduğu bu yıllarda Amerika'nın bir numaralı izdivaç programı The Dating Game'e katıldı. Evet, bildiğimiz kısmetse olur gibi bir programdan bahsediyorum. Başta yadırgamış olsam da Rodney'nin ilgiden beslenen bir seri katil olduğunu düşündüğümüzde hiç de garip gelmiyor. Evet, Shirley. Birinci adayımız Rodney'e ne sormak istersin bakalım? Şimdi düşün ki ben senin drama hocanım. Ve kendi özel sınıfım için hepinizden audisyon istiyorum. Aday 1, sen bir kart zamparasın. Evet, görelim bakalım. Gel bakalım buraya.
Peki seni akşam yemeğinde servis edecek olsam hangi yemek olurdun ve nasıl gözükürdün? Ben bir muzum ve çok iyi görünüyorum. Biraz daha detay verebilir misin? Peki günün en sevdiğin zamanları hangisi? Tabii ki geceler. Neden?
Gündüzler? Öğlenler? Yok, benim için geceden başka vakit yok. Rodney Alcala yarışmadaki performansıyla Shirley Bradshaw'ı büyülemeyi başardı ve yarışmayı kazandı. Ödül beraber yemeğe çıkmaktı. Shirley başta ben muz severim diyerek Rodney'i seçmiş olsa da sonradan içgüdüleri kendisini uyarmış olacak ki onun çok garip ve ürpertici biri olduğunu söyleyerek yemeğe çıkmayı reddetti. Bu kararı Shirley'nin hayatını kurtarmıştı.
ama belki de en az 3 kadının ölümüne yol açmıştı. Çünkü Rodney tam da bu yarışmadan sonra seri cinayetlerine başladı. Reddedilmiş olmak onu tetiklemiş olmalıydı. Takvimler 20 Haziran 1979'u gösterdiğinde 12 yaşında bir kız çocuğu olan Robin ve arkadaşı Bridget Huntington Beach'te otururlarken uzun saçlı, kıvırcık bir adam yanlarına yaklaştı.
ve fotoğraflarını çekmek istedi. Robin o gün bale dersine gidecekti. Ancak derste olması gerektiği saatte eve bir telefon geldi. Robin hiç derse gitmemişti. 12 gün süren aramanın ardından Robin'in cesedi Los Angeles'ın dağ eteklerinde bulundu. Arkadaşları o uzun kıvırcık saçlı fotoğrafçının Robin'in yanına yaklaştığını görmüşlerdi. Polise robot resmini çizdirdiler.
Memurlardan biri Rodney'i tanıdı ve evine baskın düzenlediler. Bu baskında Rodney tutuklandı. Depodaysa Robin'e ait küpeler bulunmuştu. Sessizlik!
Seni dinliyoruz. Robin, Samson'un küpelerinin senin kutunda ne işi vardı? Hayır, hayır, hayır. Onlar benim küpelerimdi.
Robin Samson'un annesi bu küpelerin kızına ait olduğunu doğruluyor. Bunu kendisinden başka doğrulayan var mı? Yok. Ben de benim küpelerim olduğunu doğruluyorum o zaman. Şimdi ne olacak?
5 cinayetten yargılandığı davada Rodney kendi avukatı olmayı seçmişti. 5 saat süren davada kendi kendini sorguladı ve cevapladı. Robin'in annesi bu yüzleşmenin olacağı mahkemeye silahla gelmiş olsa da sinirlerine hakim olabilmişti. O silah patlamadı.
Mahkemedeki ilgi çekici başka bir detaysa, Rodney'nin ısrarla küpelerin kendi küpeleri olduğunu savunması, diğer cinayetler hakkında ise hiçbir savunma yapmamasıydı. Diğer dört cinayet için sadece hatırlamıyorum cevabını verirken, küpelerin kendisine ait olduğuna dair kanıtlar sunmaya çalışıyordu. Robin'i öldürmüş olsa da belki de küpeler gerçekten Rodney'e aitti. Ve o sadece bu detaya kafasını takmıştı. 1979 yılında kefaretsiz olarak tutuklanan Rodney Alcala iki kere idam cezasına çarptırıldı. Ve yine yetersiz kanıtlardan ve görgü tanığı eksikliğinden cezası bozuldu.
2010 yılına gelindiğinde ise sürpriz bir tanık Alcala'nın üçüncü kez ölüm cezasına çarptırılmasını sağladı. Bu tanık Rodney'nin bilinen ilk kurbanıydı, Tully Shapiro. Küçük Tully büyümüş, bundan tam 33 sene önce gitmediği duruşmaya gelmiş ve tanıklık etmişti. Bu tanıklığın üstüne Rodney'nin hiçbir şansı kalmadı.
Bu süreçte Rodney Alcala'nın birçok kadını daha öldürmüş olması şüphesiyle fotoğraf arşivi halka açıldı. Belki bu yolla insanlar kaybolan kızlarını, kardeşlerini bu arşivde bulabileceklerdi. Nasıl durayım? Böyle mi? Bisikletle, nasıl? Bisikletin üzerinde kalın, lütfen lütfen. Evet, aynen böyle. Çok güzel. Hırkanızın tek kolunu düşürelim. Tabii.
Christine'in ablası Kathy, kardeşinin öldürülmeden önceki son fotoğrafını böylece teşhis etti. Rodney Alcala, yıllar süren karmaşık dava silsilelerinin ardından, Kaliforniya Eyalet Hapishanesi'nde ölüm cezasının temiz edilmesini beklerken, 24 Temmuz 2021'de, 77 yaşında eceliyle öldü. Böyle davaları incelediğimde idam cezasının bazı koşullarda gerekli olduğunu aklımdan geçirsem de, bunun varabileceği diğer noktaları düşünüp vazgeçiyorum. Bu davada da olduğu gibi, yetersiz cezalar ve kanundaki açıklar suç işleme eğilimindeki insanları daha da yüreklendiriyor diye düşünüyorum. Siz ne dersiniz? Adaletin gerçekten işlemesi için kaç kişinin hayatını sönmesi gerekiyor?
Bugün sizler için çok merak edilen Rodney Alcala dosyasını inceledim. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.