Podcast

97 - Sasha Samsudean: Kime Güvenebilirsiniz?

Karanlık Dosyalar

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Şehrin en lüks ve yüksek güvenlikli sitelerinden birinde oturan Sasha Samsudean, dairesinde ölü bulunmuştu. Üstelik kapıda hiçbir zorlanma belirtisi yoktu. Polisler, Sasha'nın gizemini koruyan son gecesine ait parçaları birleştirmek için genç kadınla bağlantısı olan herkesi sorguya çekmeye başladı.

Sunan: Sezgi Aksu
Hazırlayan: Gülşah Dim
Ses Tasarımı ve Kurgu: Tolgacan Bozca
Yapımcı: Podbee Media

Canlandıranlar:
Sasha: Hazal Beril Çam
Anthony: Tolga Öztürk
Julia: Kevser Biçici
Stephen: Kadir Can Değer
Taylor: Tolgacan Bozca
Ben: Zafer Toker
Cleiton: Metin Bozkurt
Polis: Tolgacan Bozca
Spiker: Gülşah Dim



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.633 kelime · ~13 dk okuma

Herkese merhaba! Ben Apartman.com'dan Sasha. Uygun fiyatlı en güzel daireleri sizinle buluşturmak için buradayım. Bugün size tanıtacağım Uptown Place konum ve imkanlarıyla göz kamaştırıyor. 724 sesli kayıt alan kamera sistemi ve kapılardaki son teknoloji dijital kilit ile burada her an güvendesiniz.

Yüksek güvenlikle korunan sitede dehşete düşüren ölüm. Orlando, 27 yaşındaki Sasha Samsudyan'ı konuşuyor. Emniyet güçleri olayın bir cinayet olduğunu doğruladı. Şehrin en yük sitelerinden olan Uptown Place'de böyle bir olayın nasıl yaşandığı merak konusu. Olay hakkında bilgisi olan herkese işbirliği çağrısında bulunan emniyet güçleri, bölgede bir seri katil olma ihtimaline karşı halkı gerekli önlemleri almak konusunda uyardı.

Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizlere alınan güvenlik önlemlerinin bazen kötülüğü önlemekte nasıl yetersiz kaldığını gösteren bir davadan bahsedeceğim. Ne dersiniz? Sasha Samsudy'nin son gecesine ışık tutan kanıtlar ve ifadeler arasında gerçeği kovalamaya hazır mısınız?

Transkriptin tamamını oku

Anthony Roper, 17 Ekim 2015 sabahı Orlando'nun gözde kahvaltı mekanlarından birindeydi. Henüz sipariş vermemişti. Çünkü yaklaşık 40 dakikadır arkadaşı Sasha'nın gelmesini bekliyordu. Bu tip gecikmelere alışkındı. Özellikle de içkiyi biraz fazla kaçırdıkları gecelerden sonra.

O cuma akşamı Orlando City Aslanları New York City güvercinlerine karşı çetin geçen futbol maçında önemli bir galibiyet elde etmişlerdi. Mora boyanan şehirde herkes ayaktaydı. Anthony ve Sasha da diğer arkadaşlarıyla birlikte galibiyeti kutlamak için Çatı Katı isimli dans kulübüne gitmişlerdi. Anthony genellikle cuma geceleri eve nasıl döndüğünü hatırlayamayacak kadar çok içerdi. Ama akşamdan kalma olmasına rağmen arkadaşını ekmemişti.

Sasha eğlenceli ve samimi biri olduğu için onunla zaman geçirmeyi seviyordu. Arkadaşı hafta boyu uzun saatler emlak tanıtım ofisinde insanlarla iç içe çalışır, tatil günlerini de tamamen sosyalleşmeye ayırırdı. Dünyaya sürekli yeni birileriyle tanışmak ve güzel vakit geçirmek için gelmişti sanki. Anthony, maçta çektirdikleri fotoğrafları görmek için Instagram'a girdi. Sasha, sosyal medyayı çok aktif kullanırdı.

Profilindeki eğer burayı okuyorsanız muhtemelen geç kalmışımdır cümlesini görünce Anthony istemsizce gülümsedi. Dakiklik Sasha'nın güçlü yanlarından biri değildi. Hesabında da henüz yeni bir paylaşım yoktu. Aslında bu Anthony'ye biraz garip gelmişti. Sasha dışarı çıktıkları günlerde çektirdikleri fotoğrafları paylaşmak için genelde uyumayı bile beklemezdi.

Dakikalar geçtikçe Anthony'nin huzursuzluğu katlanarak arttı. Başlangıçta ona söylemeden programı iptal ettiği için Sasha'ya sinirlenmişti. Ama aramaları ve mesajları cevapsız kalınca bu duygu çok geçmeden yerini endişeye bıraktı. Dün gece birlikte eğlendikleri arkadaşları Cathy ve Megan'ı arayıp onların da Sasha'dan haber alamadıklarını öğrenince endişe korkuya dönüştü. Üçü toplanıp Sasha'nın evine gitmeye karar verdiler. Bakın sadece arkadaşımız iyi mi diye kontrol etmek istiyoruz. Kapısını çalsak yeter.

Sizi içeri alamam, kurallar açık. Kartınızı göstermelisiniz. Ya burada yaşamadığımızı söyledim zaten. Siz de eşlik edin istiyorsanız. Sasha Samsu değil, katücü daire 25. Arkadaşınıza bildirmeden sizi geçiremem. Daire telefonda açılmıyor. Sorun da bu zaten. Bir bakabilirsek... Beyefendi. Her arkadaşım diyeni içeri alsak güvenliği nasıl sağlayacağız? Kusura bakmayın, sizi de alamam. Delireceğim ya! Sasha'nın arkadaşları tüm ısrarlarına rağmen içeri giremeyince polisi arayıp kayıp ihbarında bulundular.

Arkadaşlarının başına bir şey gelmiş olma ihtimaline karşı hastaneleri bile soruşturdular. Sasha'dan haber yoktu. Çok geçmeden Uptown Place'in önünde iki tane polis durmuştu. Güvenlik, polislere hemen giriş izni sağlamış ve bloklara erişim için özel bir kart vermişti. Sasha'nın arkadaşları, fırsattan faydalanıp polislere eşlik ederek kapıdan geçmeyi başardılar.

Sasha'nın dairesine yürüdükleri sırada Anthony arkadaşının otoparkta duran arabasını hemen tanıdı. O gün bu saatlerde beraber gidecekleri baby shower için Sasha'nın almış olduğu hediye arka koltukta öylece duruyordu. Anthony midesinde bir ağrı hissetti. Sasha ya evden hiç çıkmamış ya da eve hiç ulaşamamıştı.

Kapıya geldiklerinde defalarca çalmalarına rağmen cevap veren kimse yoktu. Arama izni çıkaran polisler kapıyı kırıp içeri girdiklerinde belirgin bir çamaşır suyu kokusuyla karşılaştılar. Daire tertemizdi ve her şey yerli yerindeydi. İçeride kimse yok gibiydi.

Çok geçmeden polisler yatağın üzerinde sarılı halde duran yorganın içinden sarkan koyu renk bir saç tutamı ve hareketsiz bir kol gördüler. Sasha evdeydi ama ölmüştü. Sasha'nın giysileri kayıp iç çamaşırları ise yırtılmış haldeydi. Üstelik kayıp olan tek şey kıyafetleri değildi.

Cep telefonu, cüzdanı ve araba anahtarı da evden çıkmamıştı. Vücudundaki sıyırıklar, hareketlerinin kısıtlandığını gösteriyordu. Ama eve zorla girildiğine dair hiçbir iz yoktu. Sasha darp edilmiş, tecavüze uğramış ve boğularak öldürülmüştü. Otopsiyi yapan adli tabip daha sonra hiç bu kadar ağır bir boyun kırığı vakasıyla karşılaşmadığını söyleyecekti. Eve her kim girdiyse kanısları yok etmek için çok uğraşmıştı. Temizlik malzemeleri Sasha'nın cildine bile dökülmüştü ve yorganın bazı noktalarının kimyasaldan rengi atmıştı.

Fakat tüm bu çaba katilin kendine dair izler bırakmasını önleyemedi. İlk olarak açık bırakılan klozet kapağının altında ve komodinin üstünde parmak izlerine rastlandı. Yerde, yatağın hemen yanında yırtık bir prezervatif ambalajı vardı. Ve tozlama tekniği sayesinde zemindeki ayak izleri ortaya çıkmıştı. Bir erkeğe ait botların bıraktığı izlerdi bunlar.

Sasha'nın göğüs ve boyun bölgesinden alınan örneklerde de yabancı bir DNA'ya ulaşılmıştı. Sadece birkaç saat önce bu evde hangi erkek dolaşmış, Sasha'nın hayatını kim elinden almıştı? Polis her katta güvenlik kameralarının bulunduğunu fark etti. Koridorları ve otopark girişlerini gören bu kameralar özel bir teknolojiyle korunuyor ve görüntülere erişim izni almak için zaman alan bir prosedür izlenmesi gerekiyordu. Polisler kamera kayıtlarına ulaşmak için birkaç gün beklemek zorundaydılar. Bu süreyi elleri kolları bağlı halde geçiremezlerdi. Aradıkları kişi bir erkekti ve boğarak öldürmek genelde şehvet suçlarında tercih edilen bir yöntem olmasıyla bilinirdi. Eve zorla da girilmemişti.

Yani Sasha'nın katilini tanıyor olma ihtimali çok yüksekti. Polislerin elinde bu kritere uygun biri vardı. Tüm bu süreç boyunca onlara eşlik eden biri. Anthony Roper. Saşayı en son dün gece gördüm. Maçtan sonra çatı katına gittik eğlenmeye. Saat 12.30 gibi ayrıldı kulüpten. Biz genelde farklı mekanlara dağılıp sonra yeniden buluşuruz. Sıkılan eve döner. O gün başka bir mekana mı geçti yoksa eve mi döndü bilmiyorum. Sabah buluşacaktık. Onu saatlerce bekledim. Gelmeyeceğini bile bile niye bekleyeyim? Polisler Anthony'ye hemen inanmamışlardı. Sabah kahvaltıya gitmek, suçunu örtbas etmek için bir taktik olabilirdi.

Ne var ki ondan alınan DNA örneği Sasha'nın bedenindekiyle eşleşmemişti. Anthony'nin bahsettiği dans kulübüyle Uptown Place arasında 10 blok vardı. Sasha'nın tüm bu mesafeyi yürümüş olması gerekiyordu. Polisler caddedeki güvenlik kamerası görüntülerine ulaştıklarında beyaz pantolon ve mor bir tişört giyen Sasha'yı hemen fark ettiler.

Sasha zor yürüyor, yalpalıyordu. Çok sarhoş olduğu belliydi. Bazen durduk yere koşmaya başlıyordu. Kısa süreliğine kameranın görüş açısından çıkan Sasha, tekrar görüntüye girdiğinde yanında iki kadın daha vardı. Bu kadınları kimse tanımıyordu. Polis, Sasha'nın bu iki kadınla olan görüntülerini bastırıp bilgisi olanların öne çıkmasını bekledi. Ertesi gün, Julia Gough ve ev arkadaşı merkeze gelmişti.

Sasha'yı o gece eve dönerken gördük. Gece bir gibi falandı. Çok sarhoştu. Garip garip tipler vardı etrafında. Hatta bir tanesi arabasına davet edince müdahale ettik. Arkadaşlarını arayacaktık ama telefonu yoktu. Onu kendi taksimizde adresine bıraktık. Kartı olmadığı için kapıdaki güvenlik içeri almak istemedi. Sonra komşulardan biri tanıdı. Bir adam.

Sasha onunla beraber içeri girdi. Artık güvende olduğunu düşünmüştük. Bu ifadenin ardından, Sasha ile aynı anda siteye giren gizemli adamın kimliğini tespit etmek için tekrar Uptown Place'a gelen polisler, güvenlik görevlisi Stephen Duxbury ile görüştüler. Sistemde kartların kullanım zamanından daire numaralarına ulaşılabiliyordu. Polisler Stephen'dan o gece olup bitenleri anlatmasını istediler.

Bayan Samsudin gece saat 1.45 civarı güvenlik kapısına geldi. Yanında iki kadın da vardı. Giriş kartı yoktu. Hatta kimliği bile yoktu. Ben de ona geç izni vermedim. Sonra burada yaşayan başka bir adam geldi. Birbirlerini tanıyor gibi olduklarından bir seferliğine onunla birlikte içeri sızmasına göz yumdum. Ama sarhoş birinin sitede başı boş bırakamazdım. Onu bulabilmek için farklı blokları ve katları gezdim ve en son 3. kattaydı. Gayri şifresini hatırlamaya çalışıyordu.

Steven, zorlandığı açıkça görülen Sasha'ya hem yardımcı olmak, hem de onu kontrol altında tutmak istemişti. Birkaç kez daha yanlış kodu girerseniz kart blok yok. Deniyorum ama hatırlamıyorum ki. Şifrem telefonda yazıyor da, telefon yok. Hah, araba. Arabada olabilir. Arabaya bakabilir miyim? Size eşlik etmem lazım. Tamam, haydi gidelim.

Steven, Sasha'nın kendisini kandırıp başka bir yere saklanmasını önlemeye çalışıyordu. Otoparka girdikleri sırada, Sasha birden fikrini değiştirmişti. Aa, hatırladım hatırladım, tamam. Evet, şimdi aklıma geldi. Emin misiniz? Evet, dönelim. Sasha, bir sebepten dolayı arabaya gitmek istememiş, aniden şifresini hatırladığını söylemişti. Steven, ona tekrardan daire kapısına kadar eşlik etti.

Yine olmadı. Ama hatırlayacağım bir dakika. Biraz zaman verin ne olur. Tamam şifreyi biraz daha deneyim. Ama birkaç dakikaya geldiğimde hala burada olursanız iş değişir.

Steven birkaç dakika sonra geri geldiğinde Sasha ortalarda görünmüyordu. Genç kadının sonunda şifresini hatırladığı sonucuna varan Steven, güvenlik kulübesine geri dönmüştü. Polisler Sasha'nın siteye beraber girdiği kişiye sistemden ulaşmışlardı. Ama adamın eşi, kocasının gece 1.50 gibi eve gelip, ertesi sabah işe gidene kadar hiç dışarı çıkmadığını doğruluyordu. Peki ne olmuştu?

Sasha ortadan kaybolduğunda gerçekten de dairesine girebilmiş miydi? Yoksa güvenlik görevlisini atlatmak için sitenin farklı bir yerine mi kaçmıştı? Kimlerle karşılaşmıştı? Polisler kamera kayıtlarına erişmeye şimdi her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyorlardı. Bu soruların ışığında ufak bir ara verelim. Ardından dosyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Çember daralıyordu.

Sasha binaya sağ salim ulaşmış ama evinden sağ çıkamamıştı. Binada ters giden bir şeyler vardı. Polisler hala Sasha'nın tanıdığı bir erkek tarafından öldürülmüş olma ihtimali üzerinde duruyorlardı. Bu sebeple eski sevgililer merkeze çağrıldı. İlk şüpheli Sasha'nın iki yıllık ilişkisini yakın zamanda bitirdiği barman Taylor Unsinger'dı.

Evet, iki yıllık bir ilişkimiz oldu. Ama sırf birbirimizle takılmıyorduk yani. Sonra o ciddi bir şey istedi. Artık başkaları olmasın falan. Ben istemedim. Ayrıldık. Ama aslında... ...hep onunla sonlanacağını düşündüm. Gerçek aşk gibi. Hiçbir mesajıma dönmedi ama. Klişe değil mi? Takıntılı eski sevgili. Ama ben yapmadım. Cuma akşam dokuz buçuğa kadar çalıştım. Sonra da eve gelip uyudum.

Taylor'ın barmenlik yaptığı mekan, o akşam çalıştığını doğruluyordu. Birlikte yaşadığı ailesi de oğullarının eve geldiğini onaylamıştı. Ağız birliği etmiş olmaları mümkündü. Ama Taylor'dan alınan DNA da polisin elindeki örnekle uyuşmayınca, onu şüpheli listesinden silmekten başka seçenek kalmamıştı. Taylor, polislere yeni bir bilgi verdi. Sasha'nın kayıp telefonuna bağlı olan tabletin şifresini biliyordu.

Polisler bu sayede Sasha'nın aramalarına ve mesajlarına ulaşabileceklerdi. Sasha, telefonunu en son sabah saat 5.12'de kullanmıştı. Bu, telefonun aslında evde olduğunu gösteriyordu.

Sasha'ya bunu yapan her kimse telefonu ortadan kaldırmış ama tableti hesaba kasmamıştı. Sabah 5.12'de Sasha hayatının son mesajını atmıştı. Ekranda sadece tek bir kelime yazıyordu. Bir isim. Ben. Polisler Sasha'nın arkadaşlarına benim kim olduğunu sorduklarında Benjamin Rubbock cevabını aldılar.

Ben, Sasha'nın liseden arkadaşıydı. Ve üniversite yıllarında aralarında kısa bir ilişki olmuştu. 3 ay sürdü. Sonra sevgili değil de arkadaş olmayı daha çok sevdiğimizi fark ettik. En son perşembe akşamı gördüm onu. Buluşup dertleştik biraz. Cumartesi sabahı karşı bir bildirim geldi. Sasha olduğunu düşünmedim. Görene kadar 15 dakika geçmiş. Hemen cevap yazdım ama dönmedi. Belki de yardım istemişti benden.

Ben, cuma gecesi boyunca arkadaşının evindeki partideydi ve gruptan hiç ayrılmamıştı. Diğer davetliler de bunu doğruluyordu. Üstelik onun da DNA'sı eşleşmemişti. Polisler büyük bir yenilgiye uğradıklarını düşünüyorlardı. Daha fazla seçenek yoktu. Sasha'nın evine hiç zorlanmadan giren bu adam kim olabilirdi?

Nerede saklanıyordu? Birkaç gün sonra sitenin güvenlik kamerası görüntüleri ellerine ulaşmıştı. Polisler görüntüleri incelediklerinde, o akşam yaşandığını bildikleri şeyleri tekrar izlediler. Sasha'nın iki kadınla siteye gelişini, girişte yaşadığı zorluğu ve koridorlarda amaçsızca dolanmasını. Daha önce görmedikleri tek şey, Sasha'nın komşulardan biriyle girdiği kısa diyalogdu. Ona iyi olup olmadığını soran bu kişiye, neşeli bir ses tonuyla her şeyin yolunda olduğunu söylüyordu. Polis bu adama ulaşmak için yeniden güvenlikten yardım aldı. İkinci katta oturan Clayton Bezzera, olay hakkında hiçbir şey bilmediğini söylüyordu. Ama bir cümlesi polislerin dikkatini çekmişti.

Çöpü dışarı çıkartmak için kapıyı açtım. Baktım Saşa hala evine girememişti. O tuhaf güvenlik görevlisi de peşine takılmıştı. Clayton neden Steven Duxbury'i tanımlamak için tuhaf kelimesini seçmişti? Üstüne üstlük, eşlik etmek yerine peşine takılma ifadesini kullanmıştı. Polisler Clayton'la biraz daha konuşunca, Steven'ın henüz bu sitedeki beşinci ayı olmasına rağmen hakkında pek çok şikayet olduğunu öğrendiler. Özellikle kadın kiracılara karşı olan tutumu birkaç kez site yönetimine taşınmıştı.

İnsanların genelde iletişim kurmaktan çekindiği garip bir tipti. Bunun üzerine polisler güvenlik kamerası görüntülerini daha geniş bir zamanı kapsayacak şekilde izlemeye karar verdiler. Steven'ın güvenlik üniforması ve takındığı profesyonel maske başlangıçta ondan şüphelenmemelerine sebep olmuştu. Kamera kayıtlarında Sasha'nın Steven Duxbury ile birlikte otoparka yürüdüğü görülüyordu. Her şey normal gibiydi.

İkili arasında nazik ve arkadaşça bir iletişim vardı. Sasha son defa saat 2.30'da kameralara yansımıştı. Bu da daire şifresini hatırladığı zamana denk geliyordu.

Buraya kadar görüntüler Steven'ın anlattıklarıyla örtüşüyordu. O da en son saat 5.15'te 3. kat koridorundan geçerken görülüyordu. Polislere mesaisinin sabah saat 6'da bittiğini söylemişti. Steven'ın arabasına binip gittiğini düşünen polisler davanın çözümsüz kalacağından korkuyorlardı ki garip bir şey fark ettiler. Saat 6.36'da otoparkta görülen silüet güvenlik görevlisi Steven Duxbury'den başkası değildi.

Steven onlara dediği saatte gitmemişti. Gün sonu raporunu hazırlamak 30 dakika sürmüş olamazdı. Steven 5.15 ve 6.36 arasında hiçliğe karışmıştı. Kameralarda görünmüyordu. Ve sistemde dijital anahtar kullanımına dair hiçbir iz yoktu. Bu zaman aralığı kocaman bir karanlıktı. Ve tam da Sasha'nın son mesajı atıp bir daha cevap vermediği saate denk geliyordu.

Steven elinde plastik çöp poşetleri taşıyordu. Polisler site yönetimine sorduklarında çöpleri dışarı çıkartmanın güvenliklerin görev tanımı içine girmediğini öğrendiler. Çöp torbalarını ayıran bir özellik vardı. Kırmızı sapları. Polisler Sasha'nın dairesine tekrar girdiklerinde mutfak dolabında aynı poşetlerin olduğunu gördüler.

Steven şüpheliler listesinde bir anda en üst sıraya yükselmişti. Polisler aynı gün Steven'ın evi için arama izni çıkarttılar. Ayakkabı dolabında bulunan botlar Sasha'nın evinde görülen izlerle uyuşuyordu. Steven için yolun sonu görünmüştü. Yalan makinesi testi için merkeze geldiğinde polis onu köşeye sıkıştıracak sorular sormaya başladı.

Sadece kurallara uyuyorum ama insanlar laftan anlamıyor. Beni de yoldan çıkarmaya çalışıyorlar. O gün Saşa seni yoldan mı çıkarmaya çalıştı? Hayır. Seninle flört etti mi? Hayır. Ama daha önce beni baştan çıkarmaya çalışan kadın kiracılar oldu. Hatta teklifte bulunanlar da oldu. Teklifte bulunanlardan biri Saşa mıydı? Söyledim ya, hayır.

Saşa'nın evine hiç girdin mi Steven? Hayır. Saşa'yı öldürdün mü? Hayır. Yalan makinesi öyle söylemiyor. Onu nasıl öldürdün Steven? Öldürmedim. Kafasına mı vurdun? Bıçakladın mı? Boğazını mı kestin? Hayır. Saşa boğularak mı öldü? Bilmiyorum, bilmiyorum!

Polis Sasha'nın nasıl öldüğünü sorarken bilerek farklı ihtimaller üzerinde durmuştu. Sasha'nın esas ölüm sebebi kamuoyu ile paylaşılmamıştı. Ve Steven'ın vereceği tepkiyi merak ediyorlardı. Boğulma sorusu geldiği anda makine çok yüksek seviyede yalan sinyali vermişti. O kollarındaki izler ne Steven? Tırnak izleri değil mi onlar? Nasıl oldu? Anlatsana. Beni tuzağa düşürmek istiyorsunuz. Cilt hastalığı bu. Stresten oluyor. Siz sebep oldunuz. Şimdi yarın işe nasıl gideceğim ben ha? Adımı kirleteceksiniz. Hep ben suçluyum size göre. Sorguda Steven'ın ergenlik yıllarında bir taciz vakasıyla tutuklandığı ortaya çıktı. Kardeşlerine bakıcılık yapan Becky isimli bir kızı bayıltıp cinsel saldırı teşebbüsünde bulunmuştu.

Steven kızın psikolojik problemleri yüzünden kendine iftira attığını söylese de artık kontrolü kaybetmişti. Hakkında her gün yeni bir kanıt gün yüzüne çıkıyordu. Teknisyenler Steven'ın telefonundan silinen arama geçmişini geri getirmişlerdi. 17 Ekim günü saat 5 sularında yaptığı aramalar kendini ele veriyordu. Dijital kilit şifresi nasıl resetlenir?

Üstelik güvenlik görevlisi olarak işe girebilmek için verdiği parmak izi örneği tuvalet kapağındaki ve komodindeki izlerle uyuşmuştu. Tüm davayı net bir şekilde açıklığa kavuşturan son haber laboratuvardan gelmişti. Steven'dan alınan DNA örneği Sasha'nın vücudunda bulunanla birebir eşleşmişti. Kurallara uymasıyla övünen Stephen, görevini baştan sona kötüye kullanmış, elindeki tüm imkanları kendi sapkın planlarına alet etmişti. Stephen Duxbury, 30 Ekim 2015'te birinci derece cinayet, cinsel saldırı ve hırsızlık suçundan tutuklandı. 21 Kasım 2017'de şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Salşan'ın ailesi için olay daha kapanmamış, henüz tüm sorumlular hesap vermemişti. Steven'ın sabıkalı olmasına rağmen işe alan ve apartman sakinlerinden gelen şikayetlere rağmen görevde tutan güvenlik şirketine dava açtılar. Olaydan birkaç ay önce başka bir genç kadın, Steven tarafından takip edildiği konusunda ifade vermişti. Eğer bu şikayetler dikkate alınsaydı, Sasha hala hayatta olabilirdi. Kısa bir internet aramasıyla kolayca geçersiz kılınabilen dijital kilidin üreticisine de dava açıldı.

Firma o tarihten sonra tasarımını baştan sona yeniledi. Bunlar gelecekte başkalarının zarar görmesini engelleyebilecek önemli adımlar. Ama Sasha'nın sevenleri için geçmiş ve yaşadıkları kayıp hiç değişmeyecek. Sasha'nın annesi olaydan sonra 18 ay boyunca hiçbir şey hissedemediğini ama bir kere ağlamaya başladıktan sonra binlerce kovayı doldurabilecek kadar gözyaşı döktüğünü söylemiş.

Dünyada Steven Duxbury gibi gizlendiği yerden saldırmak için uygun anı bekleyenler kadar, tanımadıkları bir kadına eve güvenle varması için yol boyu eşlik edenler de var. O gece, Sasha'nın yolu bu insanların hiçbiriyle kesişmeyebilirdi. Kötülüğün ya da iyiliğin bizi hangi köşede beklediğini bilmiyoruz. Bazen en güvende hissettiğimiz an, tehlikeye en yakın olduğumuz an olabiliyor. Sasha Semzudi'nin hikayesi, güvenlik algımızın aslında ne kadar dış faktörlere bağlı ve manipülasyona açık olduğunu bana bir kez daha hatırlattı.

Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)