Podcast

129 - Ağa Takılan Bir Hayat: Kimberly Holton Dosyası

Karanlık Dosyalar

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

9 Ekim 2003'te Cape May kıyılarında avlanan bir balıkçı teknesinin ağına cansız bir beden takıldı. Yapılan araştırmalar sonucu bu bedenin kilometrelerce uzakta yaşayan Kimberly Holton isimli bir genç kıza ait olduğu tespit edildi. Peki Kimberly oraya nasıl gelmişti? Bu korkunç cinayeti kim işlemişti? Ortaya çıkan gerçek herkesi şok edecekti. Kimberly'yi hayattan koparan kişi, onun hiç de yabancı olmadığı bir isimdi.

Sunan: Sezgi Aksu
Hazırlayan: Kevser Yağcı Biçici, Sezgi Aksu
Ses Tasarımı ve Kurgu: Tolgacan Bozca
Yapımcı: Podbee Media

Canlandıranlar:
Kaptan: Zafer Toker
Miço: Umut Coşkun
Michael: Cem Başak
Polis 1: Şevval Balkan
Polis 2: Aslı Perker
Baba: Tuna Kiremitçi
Jacob Jones: Uğur Yıldırım
Kimberly Holton: Kevser Yağcı Biçici



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.158 kelime · ~11 dk okuma

Bugün de boşuna çıkmışız. Hiç balık yok be kaptan. Eee, hayat bazen de böyledir. Deniz bu. Ne zaman ne vereceği belli olmaz. Ne

sesiydi o ya? Ooo, büyük balık takıldı galiba. Gel gel ağır çekin ağır. Çabuk çabuk çabuk.

Kaptan bu, bu balığa benzemiyor sanki. Bu ne lan? Bu ne lan? İnsan bu! Ben

Transkriptin tamamını oku

Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bu bölümde birbirinden nefret eden iki kardeşin ölümle biten hikayesine tanıklık edeceğiz. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı?

4 Kasım 1986'da dünyaya gelen Kimberly Halton, hayata bir sıfır yenik başlamıştı. Son derece sorunlu bir ailenin içinde doğan Kimberly, korkunç bir anne babaya sahipti. Bütün çocukluğu bitmeyen kavgalar ve türlü zorluklar içinde geçmiş, arkadaşları ailelerinin fazla ilgisinden şikayet ederken, Kimberly ilgi görmenin ve sevilmenin ne demek olduğunu hep merak etmişti. Cezaevindeki babasından haber yoktu.

Uyuşturucu bağımlısı annesinin ise ne zaman kendinde olup ne zaman olmadığını anlamak mümkün değildi. Nitekim çocukluğu ve ergenliği boyunca çeşitli travmalara maruz kalan, doğru düzgün beslenmesi dahi mümkün olmayan Kimberly, 16 yaşına geldiğinde velayet hakkı ona güvenli bir ortam sağlayamayan annesinin elinden alındı. Kimberly artık sıcak ve samimi bir aileyi hak ediyordu. Delaware'da yaşayan Ronald ve Laura Nasakaitis çifti, kızları Heather'la Kimberly'nin çok yakın arkadaş, hatta kardeş olabileceklerini düşünerek, Kimberly Halton'un koruyucu ailesi olmaya karar verdi. Kimberly'nin artık bir ailesi, sıcak bir yuvası, düzenli bir hayatı vardı. Ama maalesef bunlar onu muslu etmeye yetmedi. Aksine daha da hırçınlaştı. Gerçek ailesinin ondan bu kadar kolay vazgeçmesini kabul edemiyor, onlara olan nefreti gün geçtikçe büyüyor, o da içinde büyüyen bu öfkeyi yeni ailesine yansıtmaktan çekinmiyordu. Kimberly ile yeni kardeşi Heather'ın arası da Ronald ve Laura'nın beklentisinin aksine hiç iyi değildi.

Zira ikisinin kişilikleri birbirinden son derece farklıydı. Biri siyahsa, diğeri beyazdı. Heather, derslerine odaklıydı. Kendisine sağlam bir gelecek inşa etmek istiyor, bunun için var gücüyle çalışıyordu. Kimberly ise bunun tam aksi yönde hareket ediyordu. Dersleri de, geleceği de umurunda değildi. Bazen hiç haber vermeden eve gelmiyor, bir anda ortadan kayboluyor, hatta uyuşturucu madde bile kullanıyordu.

Birbirinden bu kadar farklı iki kız kardeşin aynı çatı altında yaşaması da hiç kolay değildi tabii. İkilinin en ufak anlaşmazlıkları bile sıklıkla büyük bir mesele haline geliyor, bir tartışma diğerine ekleniyor, evdeki gergin atmosfer bir türlü dağılmak bilmiyordu. Heather, Kimberly'den nefret ediyor, ondan kurtulmak için her gün Tanrı'ya yalvarıyordu. Nitekim öyle de oldu. 29 Eylül 2003 gecesi, Kimberly eve gelmemişti.

Bu onun her zaman yaptığı bir şeydi. Aile başlangıçta Kimberly'nin her zaman yaptığı gibi o günde haber vermeden bir arkadaşında kaldığını varsaymış, ertesi gün geri geleceğini düşündüklerinden bu durumu çok ciddiye almamıştı. Fakat Kimberly ertesi gün de gelmedi. İşte bu hiç normal değildi. Ona ulaşamıyorlardı ve kimse nerede olduğunu bilmiyordu. Endişelenen aile hemen polise haber verdi.

Polis her yerde kızı arıyor, onu tanıyan herkesle tek tek görüşüyordu. Fakat en yakın arkadaşlarının dahi ondan haberi yoktu. Kimberly sanki buhar olup uçmuştu. Polis araştırmalarını sürdürürken ailede el kolu bağlı oturmak istemiyor, onlar da bir yandan kızının izini bulmaya çalışıyordu. Tanıdıklar, komşular, Kimberly'nin arkadaşları, herkes seferber olmuş bir şekilde onu arıyordu.

Onlarca kayıp ilanı basıldı. Elden ele dolaşan bu ilanlar etraftaki her dükkana dağıtıldı. Ağaçlara ve elektrik direklerine dahi asıldı. Yoldan geçen herkesle konuşuyor, herkese Kimberly'nin fotoğrafını göstererek onu bir yerde görüp görmediklerini soruyorlardı. Bu çabalar 10 gün boyunca aralıksız devam etti.

Fakat Kimberly'e dair en ufak bir iz dahi yoktu. Ta ki o güne kadar. 9 Ekim 2003'te yapılan bir ihbar polisi alarma geçirdi. Atlantik Okyanusu'nun Cape May kıyılarında avlanan bir balıkçı teknesinin ağlarına kimliği belirsiz bir kadın bedeni takılmıştı. Ve bildirilen tanımlama Kimberly Halton ile uyuşuyordu. Fakat şaşırtıcı olan şey bedenin bulunduğu yerdi.

Zira Cape May kıyıları, Kimberley'nin evinden kilometrelerce uzaktaydı. Ve kızım buraya hiçbir bağı yoktu. Yine de bulunan bedenin Kimberley'e ait olabileceğini düşünen ekipler, ihbar üzerine derhal olay yerine intikal etti. Ve maalesef acı haber de hemen ardından geldi. Kolibandıyla bağlanmış ve ayak bilekleri birbirine zincirlenerek okyanusa atılmış bu cansız bedenin, Kimberley Holton'a ait olduğu tespit edilmişti.

Aile ve Kimberly'i tanıyan herkes büyük bir şok ve üzüntü içindeydi. Kimberly her ne kadar asi bir kız olsa da keyfi yerinde olduğu zamanlarda son derece sempatik ve neşeli biriydi. Onu kim, neden öldürmüş olabilirdi ki? Polisler otopsi raporunu beklerken eldeki kanıtların izini sürmeye başladı. İşe Kimberly'nin ayaklarını bağlamak için kullanılan zincirin nereden ve kim tarafından alınmış olabileceğini araştırmakla başladılar.

Yapılan incelemeler neticesinde bu zincirin Delaware'daki bir hırdavatçıdan iki genç erkek tarafından satın alındığı ortaya çıktı. Fakat maalesef kamera kayıtlarında alışverişi yapanların yüzleri görünmüyordu. Bu kişilerin kimliğini nasıl tespit edebileceklerini bulmaya çalışan polislerin aklına en sonunda bir fikir gelmişti. Kamera kayıtlarını basına servis eden yetkililer, bu kişilerin kim olduğunu bilen ya da tahmin edenlerin derhal polise ihbarda bulunmasını istiyordu. Bu planın işleyip işlemeyeceği şüpheliydi. Fakat başka çareleri yoktu. Polis merkezindeki gergin bekleyiş sürerken nihayet beklenen ihbar geldi. Arayan kişi Robert adında bir gençti. Merhaba, ben bir ihbarda bulunacaktım. Buyurun dinliyorum.

Televizyonda yayınladığınız o görüntüler... Hangi görüntüler? Yani Kimberly Holt'un dosyası hakkında yayınlanan görüntülerden bahsediyorum. Oradaki kişilerden biri benim. Ama yemin ederim hiçbir suçum yok. Ben hiçbir şey yapmadım. Tamam, tamam, tamam. Sakin olun. Peki, ne için gitmiştiniz o dükkana? Yani neden zincir aldınız? Ben almadım ki. Yani yanımdaki arkadaşım için gittik. Bana evdeki spor aletleri için zincire ihtiyacı olduğunu söyledi. O yüzden... Yani yemin ederim başka hiçbir şey bilmiyorum.

Peki yanınızdaki arkadaşınızın ismi nedir? Jacob. Jacob Jones. Bu isim Kimberly'e uzak bir isim değildi. Hatta oldukça yakından tanıdığı biriydi. Jacob Jones, kardeşi Heather'ın erkek arkadaşıydı.

Heather ve Jacob'ın ilişkisi iki yıl önce başlamıştı. Bu ikili lisenin en büyük aşıkları olarak görülüyor, çevrelerindeki herkesin özendiği tutkulu bir ilişki yaşıyorlardı. Heather ve Jacob adeta bir elmanın iki yarısı gibiydiler. İkisi de hırslı ve başarılı bir kişiliğe sahipti. Hatta Jacob liseden onur derecesiyle mezun oldu ve ardından uçuş tutkusunun peşinden giderek pilot olmaya karar verdi.

Başarılı bir pilot olmak için büyük bir hırsla çalışıyor, boş vakitlerini ise yalnızca sevgilisi Heather'a ayırıyordu. Ancak Heather, buluşmalarının çoğunda sevgilisine evdeki sorunları anlatıyor, Kimberly'den şikayet edip duruyordu. Jacob da ondan çok farklı sayılmazdı. O da Kimberly'den hiç mi hiç hoşlanmıyordu. Kız arkadaşını bu kadar üzen birini sevmesi zaten imkansızdı. Ama onun nefretinin tek sebebi bu değildi.

Zira Kimberly, Jacob'ı her gördüğünde ona dört göz diye sesleniyordu. Normal şartlarda bu hitap şekli birinden nefret etmeye yetmeyebilirdi. Ancak Jacob için durum farklıydı. Zira Jacob, savaş pilotu olma hayaliyle yanıp tutuşuyordu. Fakat gözlerindeki bu bozukluk, hayalinin önündeki en büyük engeldi.

Kimberly'nin dört göz seslenişlerini her duyduğunda yarasına tuz basılmış gibi hisseden Jacob, bu yüzden Kimberly'i görmeye tahammül edemiyor, onunla karşılaşmamak için Heather'ın evine dahi gitmiyordu. Polislere göre gerçek ortadaydı. Belli ki Jacob bu nefretini dizginleyememiş ve Kimberly'i öldürmüştü. Jacob derhal sorguya alındı.

Sorgu sırasında o gün o mağazadan zincir aldığını kabul ediyor, fakat bu zinciri evdeki spor aletleri için kullandığını, Kimberly olayıyla hiçbir alakası olmadığını iddia ediyordu. Evet, ondan pek hoşlanmıyordu ama bu cinayet işlemek için yeterli bir sebep sayılamazdı. Polislerin yapabileceği bir şey kalmamıştı. Ellerinde Jacob'ı tutuklamaya yetecek delil olmadığı için sorgulama sonunda onu serbest bırakmak zorunda kaldılar. Fakat bundan 3 gün sonra şok edici bir olay yaşandı. Jacob Jones intihar etmişti.

Kimberley Holton cinayetinin baş şüphelisinin beklenmedik ölümü, soruşturmayı bambaşka bir yere götürecekti. Burada kısa bir ara verelim. Ardından kaldığımız yerden devam edeceğiz. Heather, kız kardeşinin vahşice öldürülmesinin ardından, erkek arkadaşının intiharıyla sarsılmıştı. Olanlara anlam veremiyor, yaşadıklarını kabul etmek istemiyordu.

Zira polisler, Kimberley'nin katledilmesinin sorumlusunun Jacob olduğunu düşünüyordu. Bu konu hakkında Heather da daha önce sorgulanmış, onlara kimin ölümüne dair hiçbir bilgisi olmadığını ve ayrıca Jacob'ın cinayet işleyebilecek biri olmadığını söylemişti. Ama bir yandan da, Kimberley'nin ölümünün ardından Jacob'da bir takım değişiklikler olduğunu fark etmeye başlamıştı. Mesela kız kardeşinin cansız bedeninin bulunduğu gün, acısını paylaşmak için Jacob'ı defalarca kez aramış, mesajlar atmış ancak hiçbir yanıt alamamıştı. Ertesi gün evine gittiğinde Jacob'ın bu konu hakkında konuşmamak istemesi, kendisine aniden sarıldıktan sonra kapıyı yüzüne kapatması da normal değildi.

Polisin şüphelerine hak vermek istemese de televizyonda karşılaştığı o görüntüler aslında her şeyi açıklıyordu. Yüzünü görmese de yürüyüşünden, cüzdanını çıkarışından, o zinciri alan kişinin biricik sevgilisi Jacob olduğunu anlamıştı. Ancak hala bir yanlışlık olabileceğini düşünüyor, buna inanmak istiyordu. Heather, sevgilisini yüz yüze bir buluşmaya razı etti.

Yedikleri bu öğle yemeğinde Heather, görüntülerdeki kişinin o olduğunu anladığını söylemiş, kendisine gerçekleri anlatmasını istemişti. Ancak Jacob yine de konuşmadı. Avukatı bu konu hakkında konuşmasını yasaklamıştı. Bu kısa görüşmenin ardından Jacob, Heather'a onu çok sevdiğini ve akşam onu arayacağını söyleyerek restoranı terk etti. Heather bütün akşam Jacob'dan gelecek aramayı beklese de telefonu hiç çalmadı.

Bu geceden iki gün sonra ise sevgilisinin intihar haberiyle sarsıldı. Jacob'ın evlenmeyi düşündüğü adamın yaptıklarına inanamıyordu. Bunun üzerine Jacob'la arasında geçen her şeyi polise anlatmaya karar verdi. Fakat bildikleri Kimberly Halton cinayetini aydınlatmaya yetmiyordu. Daha kesin bilgilere ihtiyaçları vardı. O gece ne olduğunu bilen birilerine. Ancak kimseyi bulamıyorlardı. Polisler adeta köşeye sıkışmışlardı ki Jacob'ın babasından bir telefon geldi.

Bakın Bay Jones, bildiğiniz her şeyi lütfen bana baştan anlatabilir misiniz? Jacob bana her şeyi anlattı. O masum, her şeyin sorumlusu o Michael Kaiser denen adam. Jacob size tam olarak ne anlattı? Michael Kaiser kim? Şimdi, o gece Jacob, Michael ve Kim'le bir otelde kalmış. Biz de çok içmişler, alkol, uyuşturucu. Sonra Jacob sızmış. Uyandığında Kim'in öldüğünü görmüş.

Yani o suçsuz Michael yaptı, eminim. Polis artık kiminle konuşması gerektiğini biliyordu. Kimberly Halton'un öldürüldüğü gece Jacob'la birlikte olduğu ortaya çıkan Michael Keiser teslim oldu. ve o gece yaşananların hepsini anlatacağını söyledi. Michael, 29 Eylül'de Jacob'ın talimatı doğrultusunda Kim'i yakınlardaki bir motele götürmek üzere evinden almıştı. Kim arabaya gayet istekli bir şekilde binmiş, hatta yol boyunca Michael'la sohbet etmişti. Söylediğine göre Jacob'la birbirlerine aşıklardı.

Jacob ona yaşayacağı yeni bir yer bulmuştu. Onu koruyucu ailesinin elinden kurtaracak ve birlikte yepyeni bir sayfa açacaklardı. Bu sırada Jacob onları motelde bekliyordu. Michael ve Kim arabadan inerek Jacob'ın yanına, onları beklediği odaya doğru yürümeye başladılar. Etraf sessiz ve ışıksızdı. Fakat buna rağmen Kim'in keyfi yerindeydi. Gecenin iç ürperten karanlığının içinden yavaşça geçip, nihayet odaya vardılar. Jacob onları beklerken çoktan içmeye başlamıştı. Kim ve Michael da ona eşlik etmekte gecikmedi.

Aldıkları alkolleri su gibi içiyor, bir yandan da uyuşturucu madde kullanıyorlardı. İlerleyen saatlerde Jacob ve Kim, Michael'ın gözleri önünde birlikte olmaya başladı. Fakat bununla da bitmedi. Jacob'un ardından Michael ve Kim de birlikte oldu. Tüm bu yaşananlar bittikten sonra ise Kim duşa girdi. Kim banyodan çıktığında oda bıraktığı gibi neşeli değildi. Etrafa bir gerginlik hakimdi. Her şey bir anda değişmiş gibiydi. Kim bu durumun nedenini sormak üzereydi ki... Jacob bir anda yerinden fırlayıp kimi yakaladı ve yatağa fırlattı. Kim ne olduğunu anlayamamış, ilk anda şaşkınlıktan ne tepki vereceğini dahi bilememişti. Ve ardından can havliyle çığlık atmaya başladı. Jacob bir yandan kızı zapt etmeye çalışıyor, bir yandan da susmasını söylüyordu. Jacob'ın gözü dönmüş gibiydi. Sanki biraz önce burada gülüp eğlenen o değilmiş gibi bağırıyor, Kim'i öldürmeye çalışıyordu. Bir dizini kızın boynuna, diğerini de alnına koydu. Ardından elleriyle Kim'in ağzını ve burnunu kapatmaya başladı. Kızın nefes almasını engellemek için elinden geleni yapıyordu. Kim çaresizce çırpınırken Jacob, kenarda beklemekte olan Michael'a onu tutmasını ve çırpınmasını engellemesini emretti.

Michael, Jacob'un bu isteğini derhal yerine getirdi. Zavallı Kimberly, bu iki canavarın elinde son nefesini vermişti. Emin olmak için kızın nabzını kontrol eden Jacob, kızın kalbinin artık atmadığını anlayınca rahat bir nefes aldı. Şimdi sıra, Kim'in cansız bedeninden kurtulmaya gelmişti.

Bunun için önce kızın bedenini bir battaniyeye sarıp, Jacob'ın arabasının bagajına sakladılar. Ertesi gün ise en yakındaki hırdavatçıdan zincir ve kolibandı aldılar. Kimin bedenini bunlarla sarıp saklamışlardı. Şimdi sıra ondan tamamen kurtulmaya gelmişti.

Bu noktada devreye Jacob'ın uzmanlığı girecekti. Sonuçta Jacob pilottu. Kolaylıkla uçak kiralayabilir ve uçuşa çıkabilirdi. Bu sebeple yerel bir havaalanına giden Jacob iki saatliğine küçük bir uçak kiraladı.

Kimin cansız bedeniyle birlikte havalanan Jacob, Atlantik okyanusu semalarında uçmaya başladı. Evden yeterince uzaklaştıklarını düşündüğünde ise, zavallı kızın bedenini bir çırpıda aşağıya atarak, ondan sonsuza kadar kurtulduğunu düşündü. Michael, Jacob'ın kendisini tehdit ettiğini, eğer ona yardım etmezse kendisini ve kız arkadaşını öldüreceğini söylediğini, bu nedenle bu korkunç cinayeti işlemeye ortak olduğunu söylese de bu savunması cezasını hafifletmeye yetmedi. 27 Ekim 2004'te Michael Kaser birinci derece cinayet ve cinayet işlemek için komplo kurmaktan suçlu bulundu. Jacob ise yaptığı korkunç şeylerin cezasını çekmemek için kendi hayatına son verdiğinden bu korkunç cinayeti neden işlediği tam olarak anlaşılmış değil.

Zira Heather, Kim ve Jacob arasında herhangi bir ilişki olmasının mümkün olmadığını, Jacob'ın Kim'i ortadan kaldırırsa kendisini mutlu edeceğine dair bir yanılsamaya kapılmış olabileceğini düşünüyor. Ancak suç uzmanları, birinin sadece başkasının çıkarı için cinayet işlemesinin çok istisnai bir durum olduğunu, Jacob'ın Kim'le gerçekten bir ilişki içindeyse bunu örtbas etmek için onu öldürmüş olabileceğini, ya da onu cinayet işlemeye iten şeyin derinlerde yatan şiddet dürtüleri olabileceğini söylüyorlar. Her ne olursa olsun bir insanı öldürmenin, vahşice katletmenin hiçbir açıklaması olamaz. Ama Jacob Jones gibi daha önce suçla hiçbir ilgisi olmayan, aksine son derece çalışkan olduğu ve gelecek vaat ettiği söylenen bir insanın bile bir anda böyle bir canavara dönüşmesini gerçekten anlayamıyorum.

ve bu canilerin zavallı Kimberly'nin mutlu olma şansını elinden almasını kabul edemiyorum. Kimberly'nin biyolojik ailesi, sorumluluk sahibi ebeveynler olup ona gereken ilgi ve sevgiyi verebilselerdi, belki de her şey çok farklı olabilirdi. Bu bölümü her çocuğun hak ettiği ilgi ve sevgiyi görebildiği, mutlu çocuklardan oluşan bir dünya dileyerek kapatıyorum. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)