
1.982 kelime · ~10 dk okuma
Teyzeciğim, bakın bu annemin tarifi. Kışları yapardı bana canım benim. İçinde nar, limon, havuç, baharatlar, her şey var. İçmez miydiniz siz de? Ah canım kızım. Aslında ben pek nar sevmem ama madem sen yaptın ver bakayım.
Ben Sezgi Aksu, burası Karanlık Dosyalar. Bu bölümde bambaşka bir coğrafyaya gidecek, İran'ın ilk kadın seri katili Mahin Kadiri'nin hikayesinden bahsedeceğiz. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı?
Mahin Kadiri, İran'ın küçük bir şehri olan Kazvin'de ailesiyle beraber yaşıyordu. Sıradan bir İranlı kadın olan Mahin'in biri engelli iki tane kızı vardı. Onları çok seviyordu. Arkadaşlarına göre Mahin karizmatik, akıllı ve gayet cana yakın biriydi. Ancak o ailesine bu yönünü ya hiç göstermemiş ya da yıllar içinde bu tarafı ailesi tarafından törpülenmişti.
Mahin ailesinden kaçıp bir nebze özgür olmak için erken yaşta evlenmeye karar verdi. Ailesi buna sıcak bakmamış olsa da babasının baskıcılığından ve annesinin ilgisizliğinden kurtulmak için evlenmek gayet iyi bir plan gibi duyuluyordu. Babası bu isteğini duyunca neredeyse delirmiş, Mahin'e izin vermemişti. Mahin ise çocukluğunda olduğu gibi annesine gitmiş ve ondan bir destek beklemişti. Ancak yaşadığı şey hayal kırıklığıydı. Annesi her zaman olduğu gibi sessiz kalmış, eşine bir çift laf dahi edememişti.
Mahin ailesinin desteğini almadan evlense de bu evlilik onun yüzünü güldürmedi. Maddi sıkıntıları hiç bitmeyen Mahin, eşi gibi çalışmak zorunda kaldığından evliliği iyice zora giriyordu. Bunca maddi sorunla başa çıkmaya çalışırken bir de eşinin uyuşturucu bağımlılığıyla uğraşmak, onu içinden çıkılmaz bir duruma sürüklemişti. cerebral palsi hastası kızının tedavisine devam edebilmesi için para bulması şarttı. Bunun için annesinden yardım istedi. Ancak annesi yine onu şaşırtmamıştı. Böyle bir konuda bile kızına destek olamayacağını söylemesi Mahin için bir dönüm noktası olmuştu. Artık annesinden gerçekten nefret ediyordu. Ve zihninin arkasında hep ondan intikam alma fikirleri dolaşmaya başlamıştı. Onun önceliği para bulmaktı.
Ne yapıp edip kızlarının ihtiyaçlarına koşacak, annesi gibi olmayacaktı. Artık harekete geçmek zorundaydı. Ev sahibinden borç istemeye karar verdi. Ancak bu borcun farklı bir karşılığı olduğunu sonradan anlayacaktı. Bu borcu fırsat bilen ev sahibi Mahin'i taciz etmeye başladı. Ne ikisinin de evli olması ne de İran'ın katı rejimi onu Mahin'i rahatsız etmekten alıkoymamıştı.
Israrlı bir şekilde Mahin'i takip ediyor, kocasını terk etmesini söylüyordu. Bu takip öyle bir hal almıştı ki, onu bulamadığında Mahin'in balkona kuruması için astığı çamaşırlarını gizlice alıp evinde saklıyordu. Zor durumda kalan genç kadın kimseden yardım isteyemiyor, polisin de çare olmayacağına inanıyordu. Çünkü bir şey olursa suçun kendisine yıkılacağını çok iyi biliyordu. Hem borcunu da daha ödememişti.
Ona mutlaka soracaklardı. Sonunda ahlaksız kadın olarak anılacak ve ona göre cezalandırılacaktı. Buna izin veremezdi. Bu sorunu kökten çözmesi gerekiyordu. Ve öyle de yapacaktı.
2006 yılında Kazvin'de bir köprü altında orta yaşlarda bir erkek cesedi bulundu. Bir halatla boğulduğu anlaşılan bu adamın katilinin kim olduğu bulunamamıştı. Sonunda faili meçhul bir cinayet olarak kayıtlara geçti. 2009 yılının bahar aylarına gelindiğinde 3 yıl önceki cinayet çoktan unutulup gitmişti. Herkes hayatına devam ediyordu. Ta ki 4 Şubat'ta şehrin huzuru tekrar kaçıncaya kadar.
Yaşlı bir kadın rutin kontrolleri için kan testi yaptırmaya gitmişti. Orada genç bir kadınla tanıştı. Bu kadına içi çok ısınmış, ona güvenmişti. Dakikalarca sohbet edip dertleştiği bu genç kadının kendisini arabayla evine bırakma fikri ona çok nazik gelmişti. Bu genç kadın Mahin'den başkası değildi.
Ah, ah, ah. Ah kızım, ah. Şimdiki gençler hiç senin gibi değil. Benim kendi torunlarım bile ne arıyor, ne soruyor. Yazık, yazık. Çok yazık. Teyzeciğim hiç olur mu öyle şey? Hem siz bana annemi hatırlattınız biliyor musun? Onun da aynı sizin gibi böyle burasında gamzesi vardı. Gülümle çıkardı canım benim. Allah rahmet eylesin. Çok özledim annemi. Ah canım. Amin. Allah rahmet eylesin. Bak şimdi beni de duygulandırdın.
Bu da onun tarifi bu arada biliyor musunuz? Kışları yapardı bana, hasta olmayayım diye. Nar, havuç, limon, baharatlar, ne bulursa şifa derdi şifa. Şifa niyetine iç kızım derdi. İçmez miydiniz siz? Bakın bir tadına bakın. Ay, ne güzel anlattın. Ne güzel anlattın. Ah canım kızım. Aslında ben pek nar sevmem ama madem sen yaptın, ver. Ver içeyim. Yolda ilerlerken yaşlı kadına hafif bir mayışma hissi geldi.
Camdan daha dikkatli bakıp evine yakın olup olmadığını anlamaya çalışıyordu ki toprak yolu fark etti. Bu yeri pek tanımamıştı. Mahin arkasını döndüğünde kadının hafif gerginliğini fark etti. Bunun üzerine bir akrabasına uğraması gerektiğini ardından onu evine bırakacağını söyleyerek yaşlı kadının içini rahatlattı. Mahin'in gülümsemesinin içtenliğiyle içi ısınan kadın yavaş yavaş uykuya daldı. Mahin için planın bir sonraki adımına geçme vakti gelmişti.
Bilinci gitmiş yaşlı kadının başörtüsünü kullanarak onu oracıkta boğdu. Önce anlık bir rahatlama hissetti. Üç yılın ardından tekrar birini öldürmüştü. Etrafına bakınmaya başladı. Soğuk hava tenine hafif hafif dokunuyordu. Biraz üşüdüğünü hissetti.
Kızlarım için. Kızlarım için. Annem gibi değilim. Kızlarım için.
Üstündeki tüm takı ve paraları aldığından emin olduktan sonra arabasına geçip ona son bir bakış attı. Gamzeleri gerçekten de annesini hatırlatıyordu. Yaşlı kadının cesedini oracıkta bırakıp yoluna koyuldu. Önce çocuklarını yol üzerindeki okullarından aldı. Sonra da sanki yarım saat önce birini öldürmemişçesine onları evine götürdü.
Onu kaygılandıran tek şey yakalanıp çocuklarını annesiz bırakmaktı. Ama içinden bir his bu ihtimalin çok uzak olduğunu söylüyordu. Sakince olayın nasıl seyredeceğini takip etmeye başladı. Burada kısa bir ara verelim. Ardından hikayemize kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Kısa bir süre sonra yaşlı kadının cesedi bulundu. Polisler olayı araştırıyordu ancak aradıkları eşgal gerçek suçlunun çok uzağındaydı. Polisler için yaşlı bir kadının ölü bulunması ve eşyalarının çalınması tipik bir erkek cinayetiydi. Bu cezasızlık hali de Mahin'i daha ileri gitmeye teşvik ediyordu.
Tekniğini daha da profesyonelleştirmeye karar verdi. Bu işe devam edecekti. Arabasının ön koltuğunu her zaman eşyalarla dolu tutuyor ve yaşlı kadınları arka koltuğa geçirip meyve suyu ikram ediyordu. Arka koltukta bilinçsizce yatan kadınlar şehrin tenhalarına giden yolda kimsenin gözüne çarpmıyordu.
Kimliğini gizlemek için baştan aşağıya her yerini kapatan bir çador giyen Mahin, ilaçlarını da Tahran'ın yoğun bir caddesindeki torbacılardan temin ediyordu. Bu torbacılar da düzenli müşterileri Mahin'e çaldığı altınları satmak adına sahte fişler üretiyordu. Mahin yeni temin etmeye başladığı ilaçlarını önce kocası üzerinde denemişti. Eşi bu ilaçlar nedeniyle üç gün boyunca bilinçsizce yattı. Mahin'in ilham kaynağı ise Agatha Christie'di.
İşsiz kaldığı dönemde her gün Agatha Christie uyarlamalarını izler ve gizemleri kendince çözmeye çalışırdı. Dizilerin bazı detayları gizlediğini düşündüğünden, kitaplarını da Cosby'nin ünlü sahaflarından alıp okumaya başladı. Kitaplardaki detayları fark ettikçe planlarını güncelliyordu. 2009'un devamında 4 kadın daha benzer yöntemler kullanılarak öldürüldü. Onlardan biri, Mahie'nin kocasının akrabasıydı.
Ayrıca Mahin, polisin dikkatini dağıtmak umuduyla tekniğinde küçük değişiklikler yapıyordu. Böylelikle cinayetler arasındaki benzerlikleri azaltıp, polisin bir seri katil ihtimalinden uzaklaşmasını umuyordu. Gittikçe daha da soğukkanlı bir katile dönüşen Mahin'in son cinayeti ise belki de en kan dondurucu olanıydı. Kazvin'in önemli Şii mabetlerinden birinde dua eden kadınlardan zengin olduğunu düşündüğü birini gözüne kestirdi. Önce onunla konuşmaya başladı. Havadan sudan, hayatın zorluklarından bahseden Mahin, yaşlı kadınla birlikte dua etmekten de geri durmadı. Aynı şekilde annesine benzerliğinden bahsedip onu eve bırakmayı teklif etti. Yaşlı kadın da bu nazik teklifi kabul etti.
Her zamanki gibi meyve suyunu teklif etti. Yaşlı kadın meyve suyunu içerken Mahin sonraki aşamaya geçmek için beklemeye başladı. Ancak bu sefer işler beklediği gibi ilerlemeyecekti. Kadının midesi bulanmaya başlamıştı. Bulantıya dayanamayıp pusan kadın ilaçtan da kurtulmuş oldu. Bu defa arka koltukta bilinci kapalı biri yoktu.
Mahin ilk defa uyanık biriyle uğraşmak zorunda kaldı. Neyse ki plastik poşetler, ipler ve kolibantları yanındaydı. Vicdanıysa hatırlamayacağı kadar uzakta. Mahin önce kadının kafasına plastik bir poşet geçirdi. Daha sonra bu poşeti yanındaki bandı kullanarak bağladı.
Bantla poşeti tamamen kapattığından emin olunca bir sonraki adıma geçti. Eline aldığı her sert obje ile kadına vurmaya başladı. Can çekiştikçe devam eden bu işkence kadının ölmesiyle bitti. Mahin kurbanlığının takılarını ve değerli eşyalarını çalıp kadının cansız bedenini şehrin ortasında öylece bırakıp oradan uzaklaştı.
Kazvin halkı dehşete düşmüştü. Artık bu birbirine benzer cinayet vakalarının artması polisi daha ciddi bir araştırma yapmaya teşvik etti. Artık seri katil ihtimalini ciddi ciddi düşünüyorlardı ve nereden başlayacakları çok açıktı. Bu çalınan takıların bir yerde bozdurulması gerekiyordu. Polisler yüklü miktarda altın bozdurulan kuyumcuları takibe aldılar.
Bir gün bu profile uyan bir kadının açık renkli Renault bir araçla kuyumcudan uzaklaştığını tespit ettiler. Sabıkalı erkek profillerini inceleyen polisler için bu bir şoktu. Acaba İran ilk kadın seri katiliyle karşı karşıya olabilir miydi? Üstelik bu seri katilin Tahran'dan değil de Kazvin'den çıkması bazıları için hiç inandırıcı değildi. Soruşturmayı derinleştiren polisler Kazvin'de neredeyse konuşmadık kimse bırakmamışlardı.
Bu da Kazin'de bir görgü tanığı patlamasına neden oldu. Birçok kişi seri katili tanıdığını veya gördüğünü iddia ediyordu. Kimin tanıklığına inanacağını şaşıran polisler en son bir kişiye odaklanmaya karar verdiler. Bu tanığın tarif ettiği yöntem Mahi'nin tekniğiyle örtüşüyordu.
Anlaşılan 2 Nisan'da işe koyulan Mahi'nin planları umduğu gibi gitmemişti. Şii mabedinde gözüne kestirdiği bir yaşlı kadının güvenini kazanmış ve onu evine bırakmayı teklif etmişti. Sohbetin koyulaşmasıyla sıra o klasik soruya geldi. Teyzeciğim, biz annemle hep buraya gelirdik biliyor musun? Dua ederdik beraber. Çok mübarek insandı. Allah rahmet eylesin. Amin, amin. İçer misin bak? Fazladan almıştım. Annem çok severdi bu nar suyunu. Yok kızım almayayım. Sağ ol ama çok. Aa teyzeciğim kıracak mısın beni? Al lütfen iç. Yok yok kızım istemiyorum şu an.
Teyzecim ama bak yapma böyle. Ben seni o kadar evine bırakıyorum. Niye almıyorsun? Kızım, eve bırakırsın diye bindim. Ama bunu istemiyorum. Niye bu kadar ısrar ettin ki? Teyze! Bak inat etme. İç şunu işte. Niye içmiyorsun? Ne bu haller kızım? Delirdin mi? İçmek istemiyorum. İndir beni. İndirmiyorum. İçeceksin diyorum. İç şunu. İç! İç! Bırak! Bırak! İndir! İç şunu! Sağa çekilmeden ben hemen sağa çekilmek istiyorum. Şunu iç. İndireceğim tamam. Şunu iç! Mahin'in ısrarları sonunda tehlikede olduğunu anlayan yaşlı kadın, arabanın camlarına vurmaya başladı. Artık daha fazla dikkat çekmeyi göze alamayan Mahin, kapıları açtı. İyi be, geç. Geç şuraya. Gir, gir. Defol! Defol! Vurma! Vurma gerizekalı! Vurma! Yaşlı kadın, arabadan indiği gibi koşarak oradan uzaklaştı.
Bu kadının ifadesi her şeyi değiştirse de ellerinde herhangi bir delil yoktu. Bir kanıt bulmak için olay yerine giden bir polis, arabasını en yakın otoparka park etti ve o an zihninde yeni bir ışık yanmıştı. Otopark görevlisi araba için ona bir fiş kesmişti. Eğer Mahin daha önce buraya geldiyse ona da kesilmiş olmalıydı. Derhal bu ihtimalin peşine düştü.
2 Nisan'da kesilen bir fiş bu sır kutusunun anahtarı oldu. Hem arabası hem de görgü tanığının ifadeleriyle kendini ele veren Mahin Kadiri tüm okların hedefi haline gelmişti. Bu noktadan sonra her şey domino taşlarının devrilmesi gibi ilerledi. Mahin Kadiri 3 yıl önce ev sahibinin cinayetinden sorgulanmıştı. Akrabası evinde boğularak ölü bulunmuştu.
Elinden kurtulan görgü tanığı Mahin'in fotoğrafını teyit etmişti. Böylelikle aranan seri katil bulunmuştu. Mahin Kadir'i. İran'ın ilk kadın seri katili.
Mahin kısa sürede yakalansa da tüm suçlamaları reddedip 48 saat boyunca hiç konuşmadı. Ancak sadece susarak bu işin içinden çıkamazdı. Evinde bulunan toz kurbanların otopsilerinde ortaya çıkan etkem maddedendi. Bulunan fişler bozdurduğu altınlarındı. En büyük delil ise özel bir lazer teknolojisiyle Mahin'in aracının araştırılmasıyla ortaya çıktı. Arka koltuklarda kan izleri bulunmaktaydı. Mahin arka koltuklarda leke bırakmamaya özen göstermiş olsa da bu teknolojiden habersizdi.
Köşeye sıkışan genç kadın, iki kızının da güvende olacağının garantisini aldıktan sonra tüm cinayetlerini tek tek itiraf etmeye başladı. Israrla kötü biri olmadığını, annesi gibi olmadığını ifade ediyordu. Söylediğine göre her şeyi kızları için yapmıştı. Yaptıklarının sorumluluğunu aldıktan sonra üstünden bir yük kalkmış, hatta elinden son anda kurtulan yaşlı kadından tüm İran halkı huzurunda özür dilemişti.
Sonunda Mahin Kadiri, İran şeriat yasalarına uygun olarak idam edildi. Mahinin hikayesi zor bir hikaye. Annesi gibi olup olmadıysa bir muallak. Ne de olsa o da çocuklarını yalnız bıraktı.
Yaşadığı zorluklarla, mağduriyetiyle bizi empatiye zorlayan, yaptıklarıyla kanımızı donduran bir kadın mahin. Şu soruları sormadan edemiyorum. Herkes ona sırtını dönmeseydi böyle olur muydu? Ya da İran'ın katı rejiminde yaşamasa ev sahibi ona yine böyle davranabilir miydi? Peki ev sahibini öldürmeseydi sonraki cinayetler gerçekleşir miydi?
İfadelerinde zengin ve yaşlı kadınları seçmesinin onu daha az suçlu hissettirdiğini belirtiyordu Mahin. Acaba annesinden intikam almak için mi ona benzeyen kişileri öldürüyordu? Tüm bunları cevaplamak zor. Ancak yine de bu yaşadıkları Mahin'in yaptıklarını meşrulaştıramaz. Ona hiçbir zararı dokunmayan beş yaşlı kadını gözünü kırpmadan öldürebilmesi onun ne kadar canavarlaştığını bize gösteriyor.
Yakalanmasaydı kaç kadının daha ölümüne sebep olacaktı düşünmek bile istemiyorum. Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu dizinin betimlemesi TRT tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.