Podcast

148 - Göz Yumulan Bir Cinayet: Clare Bernal Dosyası

Karanlık Dosyalar

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

22 yaşındaki Clare Bernal, makyaj yapmaya olan tutkusunun peşinden giderek Londra'da büyük bir moda mağazasının kozmetik bölümünde çalışmaya başlamıştı. Fakat hayallerine doğru sağlam adımlarla ilerlerken tehlikeli bir gölgenin kurnazca onu izlediğinden habersizdi….

Sunan: Sezgi Aksu
Hazırlayan: Sezgi Aksu, Gülşah Dim
Ses Tasarımı ve Kurgu: Tolgacan Bozca
Yapımcı: Podbee Media

Canlandıranlar
Michael: Zafer Toker
Clare: Gülşah Dim
Linda: Hazal Beril Çam



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.822 kelime · ~9 dk okuma

Çok hafif bir fondöten istiyorum dedi. Ben de en ince formülü olanı gösterdim. Ona da bu kapatmaz diyor. Hayır ne yapayım yani? Sihirli değnek mi vereyim? Gelmişsin 70 yaşına. Neyse ben tabii kadına yeni ürünleri göstermeye devam ediyormuşum. Pardon. Aç aç. Sen devam et dinliyorum. Neyse bir anda bana sence ben kaç gösteriyorum diye sormaz mı? Ben tabii kaldım böyle.

Yani çok da yaşlı görünüyordu. Ama bilemiyorsun ki bazıları çabuk çöküyor. Linda çok affedersin gerçekten. Kim o ya? Seni kim arıyor yine? Günde elli kere. Ne? Ayrıca benimki falan değil şunu deyip durma. Kızım şikayet etsene. Nasıl hala çalışıyor bu adam burada? Ettim zaten. Bir şey değişmiyor ki. Sürekli dibimde artık çok sıkıntı var. Bu o mu?

Evet. Delirdi iyice ya. Neyse tamam ben bir konuşayım şununla. Dur tek başına gitme. Yok tamam. Halledeceğim ben.

Transkriptin tamamını oku

Sen, sen bu kata gelemezsin. İznin yok. İstediğim yere gelirim. Hadi. Beni uzaklaştırsana. Git buradan. Seni aradığımda açacaksın Claire. Seni çağırdığımda geleceksin. Anladın mı? Bak şikayet ederim seni. Çok korktum ya. Hadi yet. Sana herkesten daha yakını koyar. Her an, her dakika, nerede, kiminle, ne yaptığını biliyorum. Eğer ben sesimi duyamazsam, o sesi tamamen keserim. Şimdi... Tekrar aradığımda açacak mısın?

Ben Sezgi Aksu, burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizlerle adım adım sinsice planlanan bir suçun tehlike çanlarını dinleyecek ve buna kulak tıkayan sistemin kökten değişimine şahit olacağız. Ne dersiniz? Bir güzellik mağazasını olabilecek en çirkin şekilde kana bulamış bu cinayetin dosyasını açmaya hazırsanız başlayalım mı?

22 yaşındaki Claire Bernal, çocukluğundan beri kozmetiğe çok meraklıydı ve makyaj yapmaya doğal bir yatkınlığı vardı. Aynada annesini izleyerek filizlenen bu ilgisini ona ilham kaynağı olan Trisha'yı bile geçecek düzeyde geliştirmişti. 2005 yılının başlarında uzun zamandır hayalini kurduğu profesyonel atılımı sonunda gerçekleştirerek Londra'nın en seçkin mağazalarından biri olan Harvey Nichols'a başvuran Claire, orada güzellik danışmanı olarak işe alındı. O dönemde kendisi gibi birçok genç kadının imreneceği bir yaşam sürüyordu. Tutkusunun peşinden gitmişti ve artık rüyalarındaki şehirdeydi. Bu, Claire için kanatlarını açma ve bağımsızlığı kucaklama şansıydı.

iyi kullanması gerektiğini biliyordu. Pozisyonu netleştikten sonra vakit kaybetmeden Londra'daki Dulwich Village'a taşınmış ve Harvey Nichols'ta çalışan başka iki kişiyle birlikte mütevazi bir daireyi paylaşmaya başlamıştı. Claire sevecen, nazik biriydi. Kendisini üzenler hakkında bile asla kötü konuşmazdı.

Uyumlu doğası iş yerindeki profesyonelliğiyle birleşince çalıştığı yerde hızla tanınmış ve kendini sevdirmeyi başarmıştı. Ama o hayallerine doğru sağlam adımlarla ilerlerken tehlikeli bir gölgenin kurnazca peşinden geldiğinden habersizdi. Trajediye giden yol oldukça masum bir şekilde bir iş yeri romantizmi olarak başladı. Harvey Nichols da güvenlik görevlisi olarak çalışan ve eski bir Slovak askeri olan Michael Peck, güzellik standındaki Claire'a yaklaştı. Hoş geldiniz. Sevgililer günü için güzel bir hediye arıyorsanız yardım edebilirim. Özel bir tercihiniz var mı? Yok, hayır. Ben burada çalışıyorum, güvenliyim. Aa, anladım. Ama yine de bakmak isterseniz tabii buradayım.

Teşekkür ederim. Ama burası beni biraz aşıyor tabii. Hem zaten hediye alacak birisi de yok hayatımda. Ama bu bir gün olmayacağı anlamına gelmez, değil mi? Evet, elbette. Bak, lafı dolandırmak pek bana göre değil. O yüzden dürüst olacağım. Buraya normalde uğramazdım ama güzelliğin beni büyüledi. Ben de gelip seninle tanışmak istedim, Claire. Yaka kartları işe yarıyor.

Doğru. Of seni huzursuz ettim değil mi? Tamam, hemen işimin başına dönüyorum. Ama eğer sonrası için bir şansın varsa bana Michael diyebilirsin. Ona ilgi duyduğunu açıkça belirtmişti. Claire bu ilgiden hoşlansa da başlangıçta tereddütlüydü. Michael'ın çok direkt, bazen aşırılığa kaçan bir tarzı vardı. Ve aralarındaki yaş farkı da belirgindi.

Tüm bunların yanında Michael, çetrefilli bir boşanma sürecindeydi. Fakat çekincelerine rağmen Claire, Michael'la çıkmayı kabul etti. Ve böylece 3 hafta sürecek kısa ilişkileri başlamış oldu. En başından itibaren bir şeylerin derinden sıkıntılı olduğuna dair uyarı işaretleri vardı.

Çıkmaya başladıktan sadece üç gün sonra Michael, Claire'a olan büyük aşkını gösterişli bir şekilde ilan etti. Daha ilk aşamada bu denli sevgi gösterisi yapıyor oluşu, Claire'ın kuzenine oldukça şüpheli gelmişti. Bu tip abartılı jestler genellikle duygusal anlamda dengesiz ve manipülatif insanların kullandığı bir stratejiydi. Korktuğu gibi ilişki ilerledikçe Michael'ın Claire'a karşı tutumu giderek daha kontrolcü ve sahiplenici bir hale aldı. Koşulsuz ve kesintisiz bir ilgi istiyor, Claire'ın arkadaşlarıyla ya da ailesiyle vakit geçirmesine de itiraz ediyordu. Yarattığı boğucu atmosfer hızla dayanılmaz hale gelmişti.

Claire, Michael'ın bitmek bilmez taleplerinden ne kadar bunaldığını annesiyle paylaşıyordu. Trisha, çok geç olmadan bu ilişkiyi noktalaması için kızını uyardı. Fakat annesinin dediklerini dikkate alan Claire, ilişkiyi bitirmeye çalıştığında Michael'ın takıntısı dramatik bir şekilde artmıştı. Artık peşinden hiç ayrılmıyordu. Bu durum gün geçtikçe daha yoğun ve tehditkar bir hal almaya başladı.

Güvenlik görevlisi pozisyonunu kullanarak mağazada sürekli Claire'ı izliyor ve güvenlik kameralarını onun hareketlerini takip etmek için kullanıyordu. Saat başı arayan Michael aynı zamanda Claire'a günde 50'ye yakın mesaj gönderiyor, işe gelip giderken onu takip ediyor ve evinin önünde saatlerce bekliyordu. Claire köşe bucak kaçsa da, gün geçtikçe umutsuzluk ve paranoyaya sürükleniyordu. Bir gün sırf Michael'ı atlatmak için mağazanın farklı bir kapısından çıkmış ve eve gitmek için alternatif bir rota kullanmaya karar vermişti. Ne var ki bu, Michael'ın yine karşısına çıkmasını engelleyemeyecekti.

Şimdi kısa bir ara verelim. Ardından dosyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Blair! Blair, gel buraya!

Nereye gittiğini sanıyorsun ha? Gözümün önünden ayrılmayacaksın. Bırak beni lütfen, ayrıldık biz, lütfen. Beni seviyorsun. Hep o çevrendeki aptallar dolduruyor seni.

Hayır, sevmiyorum. Peşimi bırak artık. Sevmiyorum mu? Bak, seni öldürürüm. Duydun mu beni? Beni böyle piç gibi ortada bırakamazsın. Seni öldürürüm. Bırakın. Eğer beni şikayet edersen, pişman ederim seni. Bitiririm.

Metro istasyonunda yaşananlar durumu iyice korkutucu bir seviyeye ulaştırdı. Michael'ın açık ölüm tehdidine rağmen çok az kişi onun saplantılı düşüncelerinin ne boyutta olduğunu anlayabilmişti. Michael'ın savurduğu tehditlere karşı Claire ve meslektaşları, adalet sisteminin onu yine de zamanında durdurabileceğini umuyordu. Mazda'nın eski bir polis memuru olan güvenlik müdürü yaşananları yeterince ciddiye alarak bazı önlemleri uygulamaya koydu ve Michael'ı gözlemlemeye başladı. Bunun sonucunda Michael'ın Claire'i sistematik bir şekilde takip ettiği ortaya çıkmıştı. Harvey Nichols sorunu önce dahili olarak çözmeye çalıştı. Michael'ı başka bir kata taşıyarak ve çalışma programını değiştirerek durumu kontrol altına almayı amaçlıyorlardı.

Ancak bu adımlar son derece yetersizdi. Çünkü Michael, Clary izlemek ve ona yaklaşmak için yeni yollar bulmaya devam ederken perde arkasında ne kadar ileri gidebileceğini ölçüyordu. Michael, başka ülkeden geliyor olmanın merakına sığınarak aynı yerde görev yapan bir diğer çalışandan Britanya'daki hukuk sistemi hakkında bilgi alıyordu. Laf arasında cinayet için tipik olarak ne ceza verildiğini de öğrenmişti.

Sıradan gibi görülebilecek bu soru, koşullar değerlendirildiğinde şirket bünyesinde derhal tedbir alınmasını sağlamalıydı. Fakat kimse bu dikkat ve özeni göstermedi. Sadece mağaza müdürü, Michael'ın maskesi düştükten sonra Claire'a polise gitmesi için ısrar etmişti. Claire sonunda onu dinledi ve şikayette bulundu. İlk müdahale umut verici görünüyordu.

Memurlar Michael'ı Harvey Nichols da tüm çalışanların gözü önünde tutukladı ve kendisine Claire'la herhangi bir şekilde iletişim kurmasını yasaklayan, ağır kefalet şartları içeren bir uzaklaştırma emri verildi. Ancak bu bir dizi sistematik başarısızlığın sadece başlangıcı olacaktı. Michael kefalet şartlarını ihlal ettiği için iki kez tutuklanmıştı. Bunlardan biri Claire'ın ondan kaçmak için taşındığı yeni evinin dışında gizlenirken yakalanmasıydı. Ancak bu kadar ileri gitmesine rağmen her seferinde serbest bırakıldı. Yaptıklarının sonuçlarından rahatça sıyrılmak onu daha da cesaretlendirmiş gibi görünüyordu. Davranışları giderek daha umursamaz bir hale aldı. Kefalet şartlarını ihlal ederken Claire'a gülümseyerek ciddi sonuçlardan kaçabileceğine dair rahatsız edici bir özgüven sergiliyordu.

Yetkililerin o dönemde bilmediği bir şey vardı. Michael'ın bu gülümsemesinin ardında hali hazırda hazırlamakta olduğu ölümcül planı yatıyordu. Serbest bırakıldığı dönemlerden birinde Slovakya'ya seyahat etmiş, burada ateşli silah eğitimi almıştı. Ardından bir tabanca satın alan Michael, kefalet kısıtlaması olan bir kişi olarak sınır kontrollerinde ekstra aramaya tabi tutulması gerekirken, bir şekilde silahını İngiltere'ye kaçak olarak sokmayı başardı. Bu süreç boyunca Claire, korku içinde bir hayat yaşıyordu.

Telefon numarasını değiştirmiş, yeni bir adrese taşınmış ve günlük rutinlerini yenilemişti. Ancak aldığı her önlem Michael'ın onun hayatı üzerindeki kontrolünü sürdürme kararlılığını daha da körüklüyor gibi görünüyordu. Oysa yasal sistem taciz vakalarının tehlikesini hala kavrayamamıştı. Michael ilk kez tutuklandığında taciz ve ölüm tehdidiyle suçlanıyordu.

Fakat savcılar, mahkemede kanıtlamanın zor olacağını öne sürerek, Claire'ı ölüm tehdili suçlamalarını geri çekmeye teşvik ettiler. Taciz, ölümle sonuçlanabilecek ciddiyette bir durum olarak değerlendirilmiyordu. Duruşmanın başlamasına sadece birkaç gün kala, Michael, taciz suçlamalarını kabul ederek savunmasını değiştirdi. Bu son dakika kararı, onu mahkemede görme ihtimalinden korkan Claire için kısa bir süreliğine de olsa bir rahatlama sağlamıştı.

Kuzenine gönderdiği e-postada Michael'ın muhtemelen küçük bir para cezası veya kamu hizmeti cezası alacağını düşündüğünü, hayatının bu korkunç bölümünü nihayet geride bırakabileceğini umduğunu ifade etti. Ancak mahkeme ölümcül bir hata yaptı. Michael'ın ceza duruşmasını beklerken serbest kalmasına izin verdi. Bu karar ona titizlikle planladığı intikam eylemini gerçekleştirmesi için fırsat tanımıştı.

13 Eylül 2005'te Harvey Nichols kapanış saatine hazırlanırken Claire vardiyasının bitmesini dört gözle bekliyordu. Mağaza yavaş yavaş sakinleşmişti. Ürünleri inceleyen sadece birkaç müşteri vardı. Baksana, yine burada. Kim? Ya işte şu anlattığım yaşlı kadın. Ha, o mu? Ay görmese beni bari ya. Ay bir de ben sana o hikayenin sonunu anlatmadım değil mi? Yetmiş varsınızdır dedim kadına.

53'müş ya, rezil olduk. Henüz mağazadaki hiç kimse farkında değildi. Ama o sırada Michael çoktan başka kapıdan içeri girmişti. Kokain etkisi altındaydı. Ve kaçak olarak getirdiği tabancasını yanına almıştı. Claire, şu gelen...

Claire'ın arkasından yaklaşan Michael hiçbir uyarıya fırsat vermeden silahını kaldırmış ve onu başından vurmuştu. Genç kadın yere düştüğünde yüzüne üç el daha ateş ederek hayatta kalma şansını tamamen ortadan kaldırdı. Fakat işi daha bitmemişti. Silahı son olarak kendisine çevirdi. Michael işlediği suçun sonuçlarıyla yüzleşmeden intihar etmeyi seçmişti.

Bu silahlı saldırı Britanya'nın ötesinde büyük şok dalgaları yarattı. Olay ulusal manşetlere taşındı. Cinayete tanık olan müşteriler ve çalışanlar korkunç bir travma yaşamıştı. Ama en büyük acı yakınlarına aitti. Trisha o gece geç saatlerde kapısına gelen polis memurlarının verdiği haberle yıkıldı. Ailesi ve arkadaşları için onun hayatta olmadığı gerçeğini kabullenmek neredeyse imkansızdı.

Fakat annesi kızının ölümünün boşa gitmesine izin vermeyecekti. Yas içindeki Trisha benzer vakaları araştırmaya başladı ve Claire'ın hikayesinin trajik olmasına rağmen istisna olmadığını fark etti. Taciz kurbanları, taciz davranışlarının potansiyel olarak ölümcül doğasını anlamayan ve gerekli yaptırımları uygulamayan bir sistem tarafından yüzüstü bırakılıyordu. Trisha, diğer yaslı ailelerle güçlerini birleştirerek Protection Against Stalking yani Tacize Karşı Koruma adlı hayır kurumunu kurdu. Suç davranışları analisti Laura Richards'la birlikte çalışarak Birleşik Krallık hukuk sisteminin taciz davalarına yaklaşımını reforma etmeyi amaçlayan bir kampanya başlattı. Gittikçe daha fazla aile sevdiklerinin kaybına neden olan kararları ve sistemin başarısızlık hikayelerini paylaşıyordu.

Bu sayede kampanya büyük bir ivme kazandı. Trisha ve onunla birlikte hareket eden kişiler mesajlarını üst düzey yetkililere taşıdı ve sonunda başbakanla bir toplantı gerçekleştirdiler. Onların azmi, sundukları çarpıcı kanıtlarla birleşince kanun yapıcılar değişimin gerekli olduğuna ikna oldular. Nihayet 2012'de Birleşik Krallık tacizi basit değil, nitelikli bir suç olarak tanıdı ve cezalarda ağırlaştırılmaya gidildi.

Claire'ın yarım kalan hikayesi ve bu acı sonun tetiklediği reformlar bugün hala sayısız potansiyel mağduru korumaya devam ediyor. Anne Trisha Bernal ise misyonunu henüz tamamlamış değil. Kendisi Protection Against Stalking ile olan çalışmalarını sürdürüyor ve ülke genelindeki eğitimlerde, seminerlerde konuşmalar yapıyor. Verdiği mesaj oldukça net. Taciz ve ısrarlı takip suçları en erken aşamalardan itibaren ciddiye alınmalı, mağdurlar yardım istemekten asla utanmamalıdır. Yavaş hareket eden cinayetler olarak tanımladığı bu vakalara erken müdahale edilirse, yarıda kalan masum insanların hayatı değil, onlara zarar vermek isteyenlerin kötücül planları olacaktır.

Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)