
1.531 kelime · ~8 dk okuma
1982'nin bir bahar günü. 21 yaşındaki Corinna Smith ve 42 yaşındaki Michael Baynes'in yüzlerinde... ...taptaze bir gülümseme yer alıyordu o gün. Peynir deyin, çekiyorum. Peynir! Ay çok güzel oldu bu, tamam tamam. Hiç boğulmayın, bir de şöyle çekeyim.
Korina ve Michael'ın 38 yıl süren evlilikleri dışarıdan bakan birçok kişi için alelade bir birliktelik gibi görünüyordu. Fakat derinlerde kaynayan bir trajedi vardı. Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bu bölümde bir annenin adaletin yetmediği yerde neleri göze alabildiğine tanık olacağız.
Ne dersiniz? Bu sarsıcı intikam hikayesine kulak vermeye hazırsanız başlayalım mı? Corinna ve Michael, İngiltere'nin kuzeyinde kartpostalları andıran Cheshire bölgesinde, oğulları Craig ve Corinna'nın önceki evliliğinden doğan kızıyla birlikte yaşıyordu. Michael emekli bir liman işçisiydi. Corinna ise zamanının çok büyük bir kısmını evde geçiriyor, çocuklarıyla ilgileniyordu. Her ne kadar Michael'ın kontrolcü tavırları olsa da Corinna buna çok aldırış etmiyordu.
Uzun yıllar boyunca da bunun dışında bir sorun yaşamamışlardı. En azından komşuları onları kendi halinde bir aile olarak tanımlıyordu. Fakat Highfield yolunun sonunda bulunan o mütevazi evde, bu aileyi derin bir trajedi bekliyordu. Corinna ve Michael'ın evliliklerinden doğan tek çocukları Craig, yaş aldıkça daha da içine kapanmış, bir tür bunalıma girmişti.
Ailesiyle çok az vakit geçiriyor, anne ve babasıyla neredeyse hiç konuşmuyordu. Bu depresif ruh hali 2007'de kontrol edilemez bir noktaya ulaşmış, mutlu gözüken aileyi sarsıcak bir yara açmıştı. Aynı yıl Craig bir adama saldırdığı suçlamasıyla tutuklandı. Her ne kadar çocukluğundan beri içine kapanık olsa da asla saldırgan birisi değildi.
Doğal olarak Corinna oğluna verilen bu cezayı bir türlü kabullenemiyor, onun içsel çöküşünü endişeyle izliyor ve neden böyle saldırgan bir davranış gösterdiğini idrak etmeye çabalıyordu. Craig cezasını çekip eve döndüğünde yaptığı ilk şey ise onun yaşadıklarını anlamaya çalışmak olmuştu. Sana bir sürprizim var Craig. Sana en sevdiğin tatlıyı yaptım.
Yemeyecek misin? Pek iştahım yok anne. Çok yorgun hissediyorum. Craig, neyin var? Neden o adama saldırdın? Sana bir şey mi yaptı yoksa? Anne, o adam beni defalarca taciz etti. Tamam? Ne? Bana neden söylemedin Craig? Söyleseydim de bana inanmazdın ki.
Fakat Corinne'la bu konuşmayı yapmak için çok geç kalmıştı. Bütün gece oğlunun ona anlattıklarını düşünüp durdu. Craig'in bahsettiği kişinin saldırdığı adam olduğunu zannediyordu. Bu sakin şehirde böyle şeylerin olmasına hayret ediyor, neden böyle bir şeyin kendi oğlunun başına geldiğini sorguluyordu.
Ertesi sabah Craig'in biraz daha iyi olduğunu görünce bir süre onun üzerine gitmemeyi, süreci bir nevi akışına bırakmayı tercih etmişti. Ancak Corinna bir kez daha geç kalmıştı. Bir sonraki gün Craig henüz 25 yaşındayken yaşamına son verdi. Olayın ardından evde inceleme başlatan polisler, Craig'in odasında sayfaları sararmış ve aralarındaki bazı cümlelerin karalandığı bir not defteri buldu. İçlerinden bir not ise özellikle bırakılmış gibiydi.
Her şeyi ilk günkü gibi hatırlıyorum. Onun gözlerini, nefes alıp veriş sesini. Herkes onu uyuyor zannederdi. Ama o hep uyanıktı. Kapının ardındaki sesi her gece duyardım. Küçüktüm, anlatamadım. Büyüdüğümde ise kimse beni dinlemedi. Ben sustukça içimdeki ses bağırmaya başladı. Şimdi her şey çok gürültülü geliyor. Nefes alıyorum ama sebebin onu.
Corinna o günden sonra kendisini devasa bir suçluluk duygusu içinde bulmuştu. Craig'i kurtarabilecek bir şey yapamadığı, ona yardım etmek için çok geç kaldığı düşüncesi üzerine çökmüştü bir anda. Yaşadığı acı, suçluluk duygusuyla perçinlenmiş, onu bir gölge gibi takip eder olmuştu. Aradan geçen yıllarda Corinna da tıpkı oğlu gibi içine kapanmış, hissettiklerini derinlere gömmüştü. Fakat bu yara bir türlü geçmek bilmiyor, Corinna kendisini asla affedemiyordu. Sürekli oğlunun nasıl intihara sürüklendiğini fark edemediğini soruyordu kendisine.
Diğer taraftan eşiyle arasındaki yaş farkının etkileri de gitgide ortaya çıkıyordu. 2020'de 80 yaşına gelen Michael'ın bakımını da üstlenmek zorunda kalmıştı Corinna. Bunun da etkisiyle artık sadece Liverpool'da yaşayan kızını ve torunlarını ziyaret etmek amacıyla evinden çıkıyordu. İşte o ziyaretlerden birinde kendisine her gece sorduğu soruların acı cevabını alacaktı Corinna. 13 Temmuz 2020'yi kızıyla vakit geçirerek tamamlamıştı Corinna. Bu belki de son zamanlarda yaşadığı en güzel gündü. Akşamı da kızıyla geçirmeye ve bu güzel günü bir yemekle taçlandırmaya karar vermişlerdi. Fakat yaşadığı en büyük trajedinin yeni perdesiyle yüzleşeceğinden habersizdi Corinna.
Burada kısa bir ara verelim. Geri geldiğimizde Corinna Smith'in dosyasını incelemeye devam edeceğiz. Ne iyi ettin de geldin anne. Uzun zamandır bu kadar keyifli vakit geçirmiyorduk. Değil mi? Tıpkı eski günlerdeki gibi. Eski günlerdeki gibi, evet. Jane biliyorum, son yıllarda seninle çok ilgilenemedik.
Craig'in öldüğü evde yaşamanın ne kadar zor olduğunu tahmin edersin. Evet. Sanki kahkahası evin duvarlarına sinmiş gibi. Bak, geçenlerde Craig'in odasına ne bulundum. Küçükken aranızda oynadığınız oyunun şifreli notları. Sahi, ne konuşuyordunuz acaba? Nereden buldun bunu?
Jane? Anne... Kızım, iyi misin? Babam...
Çocukluğu boyunca onu tarih eden babamdı. Sadece Kıra'yı değil, bana da yaptı. Corinna kızının söylediklerini duyduğu anda, zaman durmuştu sanki. Craig'le yaptığı son konuşmadaki eksik parçalar yerine oturmuştu bir anda. Tüm olayları zihninde tekrar yaşıyor. Craig'in yardım isteyen haykırışları kulağında çınlıyordu o sırada. Üstelik o evde sadece oğlu ölmemiş, kızı da derin bir yalnızlığın içine sürüklenmek zorunda kalmıştı. Acılı annenin kederine öfkesi de karıştı aniden. İlk aklına gelen bütün olup bitenleri polise anlatmak oldu elbette.
Ancak kızı ailesinin bölünmesinden endişe duyuyordu. Bu yüzden annesine söylediği iddiaların doğruluğunu kanıtlamak için bir yalan makinesi testi yaptırmayı teklif etti. Planları açıktı. Önce kızı bir test yaptıracak, ardından Corinna, Michael'ı da aynı testi yaptırmaya ikna edecekti. Aynı gün 21.30'da kızı Corinna'yı Cheshire'daki evine bırakmıştı.
İlerleyen saatlerde Corinna yaşadıklarını zihninde döndürüp duruyor, öfkesini dizginlemeye çalışıyordu. Ancak yavaş yavaş kontrolünü de kaybediyordu. Anne... Anne... O adam beni defalarca taciz etti. Çocukluğu boyunca onu taciz eden babamdı. Herkes uyuduğunu zannederdi. Ama o hep uyudu. Sadece Crey değil, bana da yaptı. Kapının ardından gelen sesi duyardı.
Korina'nın öfkesi daha da büyüyordu. 59 yaşındaki kadın sakin kalmakta çok zorlanıyordu artık. Gece yarısına doğru mutfağa yöneldi. Su ısıtıcısının tuşuna basıp 2 litre su kaynatmaya başladı. Ardından evin bahçesindeki metal kovayı aldı.
Kaynattığı suyu kovaya döktü. Bu esnada zihninde çocuklarının söyledikleri yankılanıp duruyordu. Korina'nın kontrolü bir başkasının eline geçmiş gibiydi artık. Sanki onu gözü kara birisi yönetiyor gibiydi. Kovaya 3 kilogram toz şeker ekleyerek yoğun ve yakıcı bir karışım hazırlamaya başladı.
Şeker suda eridikçe karışım daha yoğun ve yapışkan bir kıvam alıyor. Geçen her saniye tatlı bir zehre dönüşüyordu. Yaklaşık 13 dakika boyunca bu karışımı kaynattı Corinna. Ve her şey hazırdı. Yaptığı karışımla yavaş adımlarla Michael'ın uyuduğu yatak odasına yöneldi Corinna.
Aklında sadece çocuklarının çektiği acı ve yıllarca kendisinin yaşadığı vicdan azabına eş değer bir acı çektirmek vardı o sırada. Odaya girdi ve kaynar şekerle dolu kovayı 80 yaşındaki eşinin üzerine boşalttı. Michael öylesine bir acı çekiyordu ki attığı çığlıklar sokağın en uzaktaki evlerine dahi ulaşmıştı. Olay yerine gelen yetkililerin ilk tespiti Michael Baines'in vücudunun %36'sının yanık olduğu, sağ kolu ve elindeki derinin ise tamamen soyulduğu yönündeydi.
Derhal hastaneye kaldırılan Michael, 14 Temmuz'dan 18 Ağustos'a kadar Winston Hastanesi'nde tedavi görse de, yaşı ve genel sağlık durumu hayati tehlikenin her geçen saat ilerlemesine sebep oluyordu. Ki bu sürecin sonunda, yani 18 Ağustos 2020'de, acı içinde yaşamını kaybetti Michael. Yaşanan olayın hemen ardından Corinna ciddi düzeyde bedensel zarar verme suçlamasıyla yargılanmaya başlamıştı. Ancak süreç içerisinde Michael'ın ölümüyle birlikte kendisine yöneltilen suçlama cinayet olarak güncellendi. Bütün bir hukuk sistemi Corinna'nın cinayetten ceza alması gerektiği konusunda fikir birliğindeydi aslında.
Mesela Çeşer Polis Teşkilatı Başmüfettişi Paul Hughes, Michael Baines'in ölümünü acı verici, zalimce ve bir vahşet olarak tanımlıyor, bu davayı şöyle analiz ediyordu. Kaynar suya karıştırılan şeker, bunu tehlikeli bir silah haline getiriyor. Daha kalın ve yapışkan hale gelen bu sıvı, ciltte daha derin izler bırakıyor. Corona Smith dosyasında da olduğu gibi, bu sıvı, maktul Michael Baines'i dayanılmaz bir fiziksel acı içinde bıraktı.
80 yaşındaki birisinin böyle bir acıya katlanabilmesi neredeyse imkansız. Öte yandan Bayan Smith olaydan sonra acil servisleri aramak yerine ne yaptığını söylemek için kendi evinden 9 kapı ötedeki komşusuna giderek zaman kaybetti. Ve elbette kaynar suya 3 torba şeker karıştırmak onun eşine ciddi zarar verme konusundaki kararlılığını gösteriyor. Olayı soruşturan müfettişler kadar yargı unsurları da Corinna'nın karşı cephesinde yer alıyordu. Mahkeme ve kolluk kuvvetleri Michael'ın işlediği iddia edilen istismar suçlarının hiçbirisini araştırmamıştı. Fakat Corinna cinayet suçlamasını reddediyor, kocasına sadece zarar vermeyi amaçladığını ileri sürüyordu.
15 Haziran 2021'de Chester Kraliyet Mahkemesi'nde görülen ve 5 gün süren duruşmanın ardından jüri, Corinna'yı Michael Baines'i kasten öldürmekten suçlu bulmuştu. Davanın yargıcı Amanda Yip, kararı duyururken Corinna'nın bu cinayeti neden işlediğinin arka planında bir açıklama olsa da Michael Baines'e yöneltilen istismar suçlamalarının bir mazeret olmayacağını söylemişti. Corinna'nın adaleti kendi ellerine aldığını ve Michael'ın adil bir şekilde yargılanabilmesinin önünü kestiğini de ifadelerine eklemişti. Tüm bu gelişmelerin ardından 9 Temmuz 2012'de Corinna Smith dosyasındaki karar açıklandı. Yargıç Yip, Corinna'nın içinde bulunduğu sıkıntılı ruh halini göz önünde bulundurarak bu cinayetin planlı olmadığını düşünse de onu jüri kararı ve yasa gereği müebbet hapse mahkum etti.
Ancak 12 yıl sonra şartlı tahliyeye başvurabileceğini de dava kararına ekledi. Dışarıdan bakıldığında huzurlu bir izlenim veren bu aile, kapılar arkasında karanlık bir kabus yaşamıştı. 25 yaşında bir gencin intiharı, 80 yaşındaki bir kişinin acı içindeki ölümü, bir annenin kederle karışan intikamı ve istismar edildiği iddia edilen iki küçük çocuk, Böylesi davalar insanı iki ucu sivri kılıç misali sorularla baş başa bırakıyor. Durumun bağlamı göz önüne alındığında Corinna'ya verilen ceza gerçekten de adil miydi? Yoksa işlediği cinayet her ne olursa olsun adaletin bütün ağırlığını gerektiriyor muydu? Bunun cevabını vermek zor olsa da açık olan bir şey var. Bu hikayede kazanan hiç kimse yok. Ve gerçek her ne olursa olsun asla tam anlamıyla öğrenilemeyecek.
Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.