
2.347 kelime · ~12 dk okuma
Ve size bir şey göstereceğim. Şuna bakın. Biraz önce konuştuğum adam getirdi bunu. Çok tatlı bir perişan değil mi? Yani tabii adam biraz garipti. Bir an beni öldüreceğini falan düşündüm. Şaka şaka tabii. Öyle bir şey mi olur ya? Neyse. Şimdi önemli şeylere geri dönelim. Anlattığım cilt bakım rutinini deneyen var mı? Diğer kutum dolmuştan abi. Orada biri mi var sanki? Ne oluyor ya? Kim bunlar?
13 Mayıs 2025'te Meksika'nın Zapopan kentinde sıradan bir salı günüydü. Ta ki Valeria Marquez isimli genç bir kadın kendi güzellik salonunda yaptığı canlı yayın sırasında vurularak öldürülene dek. Kameralar kayıttaydı. İzleyenler şaşkındı. Valeria'nın son sözü ''Geliyorlar'' oldu. Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar.
Bu bölümde bir sosyal medya yıldızının ölümüne uzanan çalkantılı hikayesini konuşacağız. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı? Meksika hem renkli kültürü, geleneksel zenginliği hem de hızlı dönüşümüyle günümüzde dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış bir ülkeydi. Kalabalık pazarlarında Aztek esintileri varlığını sürdürüyor, başkent sokaklarındaysa modern sanat galerileri yükseliyordu. Baxaca'dan Tijuana'ya kadar uzanan bu topraklarda gelenekle modernlik, yoksullukla ayrıcalık, coşkulu kalabalıklarla sessiz korkular iç içe geçmişti. Ancak tüm bu canlılığın, hareketin ve ritmin ortasında sessizce büyüyen bir kriz vardı Meksika sokaklarında. Özellikle de kadınlar için bu sokaklar artık yaşanılacak yer olmaktan çıkmıştı.
Çünkü her gün ortalama 10 kadın ülkenin farklı köşelerinde hayatını kaybediyordu. Ve bu ölümlerin çoğu kayıt altına bile alınmadan habersizce geçip gidiyor, ne manşetlere çıkıyor ne de adaletin dosyalarına giriyordu. Meksika renkli kültürünü korumaya çalışırken içten içe bir karanlığı büyütüyordu. Bu tablo içinde Haliko en öne çıkan eyaletlerden biriydi.
Özellikle Zapopan bölgesi dışarıdan bakıldığında modern yapılarla çevrili canlı bir kent merkezi gibi görünüyordu. Ancak bölge, ülkenin en güçlü suç örgütlerinden biri olan Ali Koy Yeni Nesil Karteli'nin etkisi altındaydı. CJNG olarak bilinen bu yapı, 2009'dan beri sadece uyuşturucu trafiğiyle değil, adam kaçırma, silahlı saldırılar ve şiddetle anılıyordu. verdikleri zararlar artık takip edilemeyecek kadar çoktu. Kartelin ortaya çıkmasının ardından Haliko'da, cinayetlerde ve toplu mezar keşiflerinde bir artış olmaya başlamıştı.
Diğer kartellerden her anlamda farklı olan bu yapılanma, adeta bir ordu gibi çalışıyor, olası her savaş senaryosu için farklı mühimmatlar bulunduruyor, yeri geldiğinde devletle bile pazarlık yapabiliyordu. Ve bu gölgelerle örülü güçlerin dünyasında görünür olmak bazen ölüm fermanı anlamına geliyordu. İşte bu karmaşanın tam ortasında bir kadın kendi yolunu çizmeye ve bir şeyler başarmaya çalışıyordu. Onun ismini zaten birçok kişi biliyordu. Ama bilmedikleri bu ismin çok yakında tüm ülkeyi sarsacağıydı.
13 Mayıs 2025 Salı günü Zapopan'da hava güneşliydi. saat öğleden sonraya yaklaşıyordu. Kentin merkezi bir yerinde caddeye bakan, vitreni geniş camlarla çevrili, ferah bir güzellik salonu vardı. Valeria Marquez tarafından 2024 Ağustos'tan beri işletilen bu güzellik salonu, şehrin genç kadınları arasında oldukça popülerdi. Müşteriler yalnızca cilt bakımı ya da kaş şekillendirmeye değil, biraz soluklanmaya, günün gerginliğinden uzaklaşmaya da geliyorlardı.
Kendinize ayırdığınız zamandan daha iyi bir tedavi yoktur, sloganıyla işletilen merkez. Sabah işine gitmeden önce uğrayanlar, öğle arasında kahkaha eşliğinde manikür yaptıranlar, özel günleri için makyaj randevusu alanlarla dolup taşardı. Yeşil pastel tonlarının hakim olduğu modern eşyalarla döşeli olan Valeria'nın salonu yalnızca bakım hizmeti sunmuyordu. Oraya giren kadınlar için kısa bir süreliğine de olsa dış dünyanın yüklerinden sıyrılabildikleri, kendilerine dönebildikleri bir alandı. Ve o günde salon her zamanki gibi yaşamın sıradan ritmiyle dolup taşmıştı.
Valeria ise arkada çalan hafif bir müzik, kahve fincanları ve müşterileriyle ettiği içten sohbetler eşliğinde yeni bir canlı yayına başlamıştı. Evet arkadaşlar, biliyorsunuz ki yaz aylarının geliştiğiyle artık ciddi bakımımıza biraz daha önem vermemiz lazım. Yani güneş alerjisine karşı... Valeria sen misin? Evet, nasıl yardımcı olabilirim size? Bir dakika arkadaşlar, sanırım bir paket geldi. İlgilenip size döneceğim.
O nedir? Bu paket sana geldi. Teşekkürler. Beni bu kadar şımartmayın ya.
Güzellerim, yeniden merhaba. Nasılsınız? Ben çok iyiyim. Bakın bugün ışıl ışıl bir cildim var. Geçenlerce size gösterdiğim serumu düzenli kullanıyorum. Bayıldım gerçekten. Ve size bir şey göstereceğim. Şuna bakın. Biraz önce konuştuğum adam getirdi bunu. Çok tatlı bir peruş değil mi? Ya tabii adam biraz garipti. Bir an beni öldüreceğini falan düşündüm. Şaka şaka tabii. Öyle bir şey mi olur ya? Neyse. Şimdi önemli şeylere geri dönelim. Anlattığım cilt bakım rutinini deneyen var mı? DM kutum dolmuş tamamen. Ah.
Orada biri mi var sanki? Ne oluyor ya? Kim bunlar? Bu üç el atış önce kamerayı, sonra salonu, ardından da ekran başındaki tüm izleyicileri şok etmişti. Valeria göğsünden ve omzundan vurulmuştu. Bedeni geriye savrulurken salonda bir uğultu koptu. O huzurlu salon bir anda cehenneme dönüşmüştü. Ama kamera hala açıktı. Hala canlı yayın devam ediyordu. İzleyiciler önce belli belirsiz bir gölge görmüşlerdi.
Birileri çete yorumlar yazıyordu. Biri mi girdi? O gölge neydi ki? Solda bir şey hareket etti. Bu gerçek mi ya? Neler oluyor? Onlar ne olduğunu anlamaya çalışırken birden kameranın açısı bozulmuş ve ekran titremişti. Çok kısa bir anlığına bir başka kadının yüzü göründü.
Salondaki bir kadın Valeria'nın telefonunu alarak yayını sonlandırmıştı. Ama artık çok geçti. Valeria'nın can çekiştiği anlar yüzlerce kişinin gözlerinin önünde yaşanmış ve kaydedilmişti. Sonuç acı ama gerçekti. 23 yaşındaki Valeria Marquez olay yerinde hayatını kaybetti.
Saldırgan kimliği tespit edilmeden hemen oradan uzaklaşsa da C5 güvenlik kameraları sayesinde bir takım bilgilere ulaşıldı. Saldırganın önce bir motosiklete bindiği, bir süre gittikten sonra da onu köşede bekleyen beyaz bir otomobille kaçtığı belirlendi. Yetkililerse olayın peşinde olduklarını açıkladı. Cevaplanması gereken bir sürü soru vardı.
Ama hepsinden önce, Valeria Marquez kimdi? Neden böyle bir cinayete kurban gitmişti? Burada kısa bir ara verelim. Ardından Valeria Marquez'in hayatını konuşmaya devam edelim.
Aslen Guadalajara'lı olan Valeria Marquez, sosyal medyada makyaj videolarıyla tanınıyordu. Kusursuz eyeliner'ı, renkli farları, dudak kontürleriyle kısa sürede birçok insanın hayranlığını kazanmıştı. Ama Valeria sadece bir influencer değildi. 23 yaşındaydı ve hayatı ekranda görünen ışıltıdan daha fazlasıydı. Henüz 16 yaşındayken modellik yapmaya başlayan Valeria, pek istekli olmamasına rağmen ailesinin teşbihiyle diş hekimliği fakültesine kayda olmuştu.
Aslında güzellik onun hayatının hep merkezindeydi. Ama ailesi ondan farklı düşünüyordu. Valeria'nın okumasını, güzel bir mesleğe sahip olmasını ve kendilerini maddi sıkışmışlıktan kurtarmasını istiyorlardı. Yaşadıkları bölge Zapopa'nın merkezine çok da yakın olmayan, ekonomik olarak dezavantajlı mahallelerden biriydi. Bu nedenle Valeria ailesinin tek umudu haline gelmişti.
Ama o sabahları iki saat önceden uyanıyor, derslerinden önce aynanın karşısına geçip makyaj yapmadan evden çıkmıyordu. Dış görünüşüne gösterdiği özen okul koridorlarında dikkat çekiyordu. Girdiği her sınıfta başlar dönüyor, bakışlar ona çevriliyordu. Onu fazla cesur bulan da vardı, burnu havada görende. Ama Valeria ne yaptığını biliyordu. Giyimiyle, duruşuyla, saçlarıyla kendini var etmeye çalışıyordu.
Çünkü güzellik onun için sadece dış görünüş değil, dünyayla başa çıkma şekliydi. Başlangıçta sadece birkaç makyaj videosu paylaşarak sosyal medyada kendine küçük bir yer edinmişti. Ama zamanla o ekran Valeria'nın hayatını değiştiren bir sahneye dönüştü. 2021 yılında bölgesel bir güzellik yarışması olan Miss Rostro'yu kazanmasıyla birlikte, yalnızca dikkat çeken değil, resmen tescillenmiş bir güzelliğe sahip olduğu kabul edildi. Bu ünvan peşinden sponsorluk tekliflerini, büyüyen bir takipçi ordusunu ve yepyeni bir hayatı getirecekti. Valeria artık sadece bir ekran yüzü değil, kendi ayakları üstünde duran genç bir kadındı.
Kendi yoluna gitmek ve hayalini gerçeğe dönüştürmek için Blossom The Beauty adlı güzellik salonunu açtı. Adını çiçek açmak anlamına gelen Blossom kelimesinden alan bu salonda belki de kendini ilk kez gerçekten açmıştı. Valeria burada sadece kaş almadı, oje sürmedi. Dinledi, anladı, moral verdi.
Bu yüzden salonu sadece bakım yaptırmak için değil, bir nebze nefes almak için gelen kadınlarla doluydu. O da kendince güzelliği güçlendiren bir şeye dönüştürmüştü. Ama Valeria'nın çiçek açan hayatı beklenmedik bir anda karanlığa boğulmuştu. Onun öldürülmesinin ardından polis güzellik salonunun bulunduğu bölgeyi güvenlik çemberine almış, olay yeri görüntülerini detaylıca incelemişti. Yapılan açıklamaya göre saldırganın rotası belirlense de üzerinden haftalar geçmesine rağmen herhangi bir tutuklama olmadı.
Valeria'nın telefonuna ve sosyal medya hesaplarına el konulmuştu. Mesajlar, ses kayıtları, gönderiler, yetkililer saatlerce incelemiş ancak tek bir tehdit mesajı dahi bulamamışlardı. Sanki Valeria sırlarını mezara götürmüştü. Ama Valeria'nın yakın çevresi son zamanlarda onun çok huzursuz olduğundan, sürekli tedirgin hareket ettiğinden bahsettiler.
Hatta yayından önce salonda bulunanlara bazı garip paketler aldığını, rahatsız edildiğini ve buralardan gitmek istediğini söylemişti. Tüm bunlara rağmen cinayetle ilgili resmi belgeler ve açıklamalar yetersiz kaldıkça ortaya farklı farklı teoriler atılmaya başladı. İlk ihtimal Aliko Eyalet Savcılığının da ifade ettiği gibi bunun sadece bir kadın cinayeti olması yönündeydi. Çünkü Valeria görünür bir kadındı. Gençti, başarılıydı, işini kurmuştu ve oldukça dikkat çekiyordu. Meksika'da zaten kadın cinayetleri çok yaygın ve günde ortalama 10 kadın öldürülüyorken belki de Valeria sadece bu istatistiğin bir parçası olmuştu. Ama daha fazlasını düşünenler de vardı.
Jalico yeni nesil karteli Zapopan'da oldukça etkiliydi. El Mencho adıyla bilinen Nemesio Oseguera Cervantes tarafından yönetilen bu yapı hem Meksika hem de Amerika tarafından aşırı tehlikeli ilan edilmiş ve yaptırım listelerine alınmıştı. Sokaklardaki huzursuzluk, kaybolan insanlar, faili meçhul cinayetler, tüm bunlar artık Meksika'da sıradan birer gündem maddesine dönüşmüştü. İşte tam da böyle bir atmosferde, Şubat ayında Zapopan yakınlarında bir arazide 35'e yakın ceset bulundu. Kurbanlardan 17'si hala teşhis edilememişti. Çünkü öylesine işkenceye maruz kalmış, o kadar sistematik şekilde infaz edilmişlerdi ki… Bu olaydan sonra yeniden gündeme gelen bir yapı vardı. Kartelin en çok bilinen uygulamalarından biri olan korku çiftliği.
Buralarda kartel üyeleri sözde eğitiliyor, başarılı bulunanlar saflara alınırken yetersiz görülenler infaz ediliyordu. Bu tarz infazların profesyonel yöntemi ve mesaj verme biçimi bazı gazetecileri Valeria cinayeti ile CJNG arasında bir bağlantı olup olmadığı sorusuna yöneltti. Örgütün geçmişte gerçekleştirdiği bazı eylemler bu şüpheleri güçlendiriyordu. Örneğin yaklaşık 6 yıl önce Urapan kentinde 19 parçalanmış ceset bulunmuş, 9'u bir köprüye asılmış, yanlarına ''Sevgili insanlar, işlerinize devam edin'' notu bırakılmıştı. Bu korkunç olayın CJNG tarafından gerçekleştirildiği daha sonra doğrulandı.
Bazı gazetecilerin görüşüne göre Valeria bu kartelle bağlantıdaydı. Onlarla güçlü ilişkileri vardı ve zamanla görünürlüğünün artması kartel için potansiyel bir tehdit haline gelmesine sebep oldu. Hatta iddialardan biri bu cinayetin planlı bir infaz olabileceği yönünde. Çünkü CJNG sadece rakiplerine değil, kendi içindeki disiplin dışı unsurlara ya da sessizliğini bozacağı düşünülen kişilere karşı da acımasız yöntemlere başvurmasıyla biliniyor.
Bu nedenle bazı çevreler Valeria'ya yapılanın yalnızca bir susturma değil, aynı zamanda arka plandakilere yönelik sert bir mesaj taşıdığı görüşünde birleştiler. Ancak Meksika savcılığı ellerinde kartelle ilgili bir delil olmadığını söyleyerek bu bağlantıyı reddetti ve bunu kadın cinayetleri kapsamında değerlendirmeye devam edeceklerini açıkladı. Ancak Valeria'nın öldürülmesinin ardında bambaşka bir planın yattığını düşünenler de var. Reforma gazetesinin haberine göre, markezin öldürüldüğü gün, Luis Armando Cordoba Díaz isimli eski bir Congo üyesi, yalnızca iki kilometre ötede bulunan bir Starbucks'ta vurulmuştu. 56 yaşındaki Cordova Dias bir iş görüşmesi için oturduğu sırada maskeli saldırganlar tarafından 10 ila 15 el ateş edilerek öldürüldü. Sessiz ve hızla gerçekleşen bu saldırıda kurbanın yanında eşi ve en az iki koruması vardı. Sadece birkaç dakika içinde suçlular motosikletle kaçarken polis bölgeyi abluka altına almıştı. Bununla da bitmiyordu.
Olay gecesi Veracruz eyaletinde belediye başkan adayı Yesenia Lara Guterres benzer bir şekilde hedef alındı. Konvoyu canlı yayından yayınlanıyordu. Coşkulu hava bir anda yerini panik ve korkuya bırakmıştı. Yaklaşık 20 el silah sesi duyulur duyulmaz, sürücüler durdu, insanlar kaçıştı. Üç destekçisiyle birlikte Guterres vuruldu ve olay yerinde hayatını kaybetti.
Üç cinayetin de kamuya açık alanda ve benzer yöntemlerle gerçekleştirilmiş oluşu bazı gazetecilerin dikkatinden kaçmadı. Aynı gün, aynı şehirde üç ölüm. Farklı statüler ama benzer ölümler. Valeria Marquez bir güzellik salonu işletiyordu. Luis Cordoba bir siyasetçiydi. Yesenia Lara ise aday olduğu bir geleceği temsil ediyordu.
Üçü de farklı hayatlar sürüyordu. Ama aynı yöntemle susturuldular. Bu haliyle soru başka bir şekil alıyordu. Valeria neden öldürüldü değil, hepsi neden aynı şekilde susturuldu? Ve neden aynı gün? Aralarında bir bağlantı gerçekten olabilir miydi? Merhaba. Bugün hepinizin bildiğini düşündüğüm Valeria Marquez cinayeti hakkında açıklama yapmak üzere burada bulunuyorum.
Öncelikle araştırmalarımızın hız kesmeden devam ettiğini belirtmek istedim. Sayın Müdür, Markez dışında iki cinayet daha işlendi ve ikisi de siyasetçiydi. Bir bağlantı olabilir mi? Bakın, şöyle bir durum var. Halisko Karteli ile bir bağlantı olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda açıklamalarınız nedir? Ölümler oldukça benzer şekilde işlenmiş. Karteli üyeleri hükümete bir mesaj vermeye çalışıyor olabilir mi? Arkadaşlar, biz gereken her şeyi yapıyoruz zaten. Şu an elimizde kartelle ilgili bir delil yok.
3 cinayetin birbiriyle bir bağlantısı olduğunu da düşünmüyoruz. Gelişmelerden zaten sizi haberdar edeceğiz. Anlıyor musunuz? Halihazırda kartelle yerel siyaset arasında gidip gelen bir gerilim olduğu için bazıları tüm bu ölümlere bir mesaj zinciri olarak bakmayı düşündü. Çünkü başlarda birçok politikacı ve kartel arasında gizli karşılıklı çıkarlara dayanan bir anlaşma vardı.
Kartel üyeleri rahat hareket etme imkanı elde ederken siyasetçilerse belli miktarda para ve oy desteği kazanıyordu. Fakat daha sonra bazı kırılma anları yaşandı. Meksika hükümeti şiddetin önünü kesmek için kartelle diyalog kurmak istiyordu. Gerilimi ortadan kaldırmak asıl hedefleriydi.
Ama kartel bu durumu bir zayıflık belirtisi olarak görüp devleti tehdit etmeye başladı. 2021 yılında Meksika hükümetinin gerilimi düşürmeye yönelik kurşun değil kucaklaşma politikası, kan dökülmesin, barış sağlansın gibi oldukça basit ama önemli istekler üzerine olsa da CJNG'den gelen karşılık oldukça sert oldu. Savaş istiyorsanız savaş göreceksiniz. Nerede olduğunuzu bildiğimizi zaten gösterdik. Gözaltına aldığınız her bir üyemiz için iki üyenizi öldüreceğiz. Bu sözler sadece tehdit değil, kırılma noktasındaki bir çatlağın sesi, daha büyük fırtınaların habercisi oldu. Çünkü bu açıklamanın ardından özel polis birimini ortadan kaldırma tehdidinde bulundular.
Kartel üyeleri o yıllarda Guanajuato eyaletinde seçkin polis güçlerinin bazı üyelerinin evlerine baskınlar düzenledi. Diğer polislerin isimlerini ve adreslerini öğrenmek için ailelerinin önünde onlara işkence yaptı ve birçok polisi kaçırdı. Hal böyleyken tüm bu ölümlere ortak bir noktadan bakmak, aralarında ilişki kurmak o kadar da garip olmasa gerek. Benim için bu cinayet sadece bir kadının değil, bir toplumun sessizliğinin de infazı gibi. Valeria'nın ölümünde bireysel bir öfke mi vardı, yoksa örgütlü bir mesaj mı veriliyordu, bunu kesin olarak bilmek zor. Ama bildiğim bir şey var. Bu kadar görünür bir şekilde, bu kadar açık bir tehdit altında öldürülmesi bana tesadüf gibi gelmiyor. Yayın hala sürerken kameranın önünde vurulmak,
Bu sadece bir cinayet değil, bir gösteriydi. Ve bu gösteri kime ne anlatmak istiyorsa o mesaj hala havada asılı duruyor. Valeria bu gerilim denkleminde yalnızca fazla göz önünde bir tanık. Belki istemeden bir diyaloğa kulak misafiri oldu. Belki önceden kartelin içindeydi ve bırakmak istedi. Belki de yanlış kişiyle beraberdi. Ama bunların hepsi sadece birer tahmin. Hiçbir teori tam olarak kanıtlanabilmiş değil. Valeria Marquez'in salonu hala kapalı. Katil hala bulunamadı. Soruşturma tüm belirsizliğiyle sürüyor.
Ama o canlı yayın kaydı binlerce insanın zihninde canlılığını koruyor. O an söylediği geliyorlar cümlesi herkesin kulağında. Ve biz ekran başında işlenen bir cinayetin gerisinde ne olduğunu bilmeden bekliyoruz. Valeria Marquez'in dosyası hala açık. Ama cevaplar her zamanki gibi karanlıkta. Ne dersiniz? Sizce bu sadece bir cinayet miydi? Yoksa bir mesaj mı?
Evet, bu haftanın karanlık dosya sınıfında sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.