
1.715 kelime · ~9 dk okuma
Merkezi birim, merkezi birim. Joe konuşuyor. Bildirdiğim alandayım. Şüpheliler koşuyor.
Üç kişiler. Biri siyahi, ikisi beyaz. Batı tarafına doğru. Acil destek istiyorum.
Merkez, duyuyor musun? Beni öldürecekler. Hemen destek ekibi gönderin. Çok zamanım kalmadı.
1 Eylül 2015'te telsizden gelen o çaresiz mesaj, Joe'nun son mesajı olacaktı. Ben Sezgi Aksu, burası Karanlık Dosyalar. Bu bölümde bir halk kahramanının ölümünün ardından ortaya çıkan rahatsız edici gerçekleri öğrenmeye hazırsanız başlayalım mı? ABD'nin Illinois eyaletinde bulunan Fox Lake, sahil kenarında sakin bir yerleşim yeriydi.
Bu küçük kasabada herkes birbirini tanırdı. Zamanla kocaman bir aile gibi olmuşlardı. Kasabadakilerin gözlerinin önünde büyüyen, her anına şahit oldukları Joe Glinwich, bunun örneklerinden biriydi. Herkesin sevgisini daha çocukluk yıllarında kazanan Joe, 1985 yılında, henüz 21 yaşındayken Fox Lake Polis Departmanına katılmıştı.
Ve o zamandan beri Fox Lake için Joe sadece bir polis değildi. O, kasabanın simgesi haline gelmişti. 30 yılı aşkın hizmeti boyunca herkesin sevgisini kazanmış, güler yüzlü ve oldukça disiplinli biriydi. Öyle ki kasabada Joe'nun devriye arabasını gören herkes kendini güvende hissederdi.
Joe'nun mesleğine olan bağlılığının en büyük kanıtıysa kurduğu Fox Lake Genç Polis Adayları programıydı. Bu akademide hem geleceğin polislerini yetiştiriyor hem de gençleri suça karşı koruyup onlara dürüstlüğü, liderliği ve topluma bağlılığı öğretiyordu. Onlar için Joe bir rol modeldi, bir baba figürüydü. Tüm gençler Joe arkalarında durduğunda geleceğin en iyi vatandaşları olacaklarına inanırlardı.
Joe hayatını hem kendi ailesi hem de gençler için mükemmel bir gelecek yaratmaya adamış gibi görünüyordu. Her şey kusursuzdu. Emekliliğe yaklaşırken Joe arkasında bırakacağı bu onurlu mirasla gurur duyuyordu. Hem departmanın hem de kasabanın gözünde efsaneleşmiş bir figür olan Joe, emekliliği yaklaşmış olmasına rağmen yeni terfiler almaya devam ediyor, toplumu olan hizmetleriyle takdir topluyordu.
Kimse onun mesleğine veda etmesini istemiyordu. Ayrıca Glenwich kendisi gibi bir polisle evliydi ve evliliği tıpkı meslek hayatı gibi kusursuz görünüyordu. Karısı, dört tane oğlu ve Joe herkesin imrenerek baktığı mutlu bir aileydi. 1 Eylül 2015 sabahı, Fox Lake'teki herkes için sıradan bir salı günü gibi başlamıştı.
Joe Glynwich de her zamanki gibi polis merkezine gelmiş, işleriyle ilgileniyordu. Bazı belgelerle uğraştıktan sonra hızla polis merkezinden ayrıldı. İlerleyen saatlerde ekip arkadaşlarına Joe'dan gelen bir telsiz çağrısı kasabadaki huzurlu havayı tamamen değiştirecekti. Joe bir süredir peşlerinde olduğu şüphelilerle karşılaşmış, onların peşinden kasabanın uzak ve ağaçlık bir bölgesine girmişti.
Bu durumu hemen ekip arkadaşlarına bildirerek, yakındaki terk edilmiş bir pompa istasyonuna doğru gittiğini söyledi. Üç adamın peşinden gizlice yürüyen Joe, adamlardan biri tarafından birden fark edilmiş ve şüpheliler koşarak hızla kaçmaya başlamıştı. Joe'nun acil yardıma ihtiyacı vardı. Destek istemek için telsizi üzerinden mesai arkadaşlarına ulaşmaya çalışıyordu.
Onunla iletişime geçen polisler destek ekibinin yola çıktığını ve kısa süre içinde olay yerine varacaklarını söyledi. Ancak bir süre sonra Joe ile iletişimde kalmaya çalışırlarken polislerin karşılaştıkları şey birkaç el silah sesi ve ardından gelen koca bir sessizlikti. Destek ekipleri olay yerine ulaştığında Joe'nun devriye aracını terk edilmiş bir pompa istasyonunun yakınında buldular. Arabanın anahtarları dahi üzerindeydi ama Joe ortada yoktu.
Çevreyi dikkatlice dolaşan polisler herhangi bir iz bulamayınca daha geniş çapta bir arama çalışması başlattılar. Arama ekiplerine yardım etmek için Joe'nun karısı da çalışmalara katılmıştı. Fakat bütün çabalara ve uğraşlara rağmen Joe'dan hiçbir iz bulamıyorlardı. Bu sırada tüm kasaba nefesini tutmuş, endişe içinde haberleri takip ediyordu.
Herkes Joe'nun sağ salim bulunmasını istiyor, fakat ellerinden dua etmekten başka hiçbir şey gelmiyordu. Ancak tüm iyi niyetlerine rağmen bu umut dolu bekleyiş acı bir sonla noktalandı. Joe Glinwich'in cesedi ormanlık alandaki çalılıkların arasında bulundu. Hemen hemen herkesin aklında tek bir soru vardı.
Kahramanlarına ne olmuştu? Soruşturma ekibi olay yerindeki ipuçlarını hızla incelemeye aldı. Joe'nun silahı bedeninin yakınlarında bulunmuştu. Vücudunda darp izleri vardı.
Sanki bir boğuşma yaşamış gibiydi. Görünen o ki Joe, boynunun üstünden isabet alan tek bir kurşun yarasıyla hayatını kaybetmişti. Aslında ilk bulgular, Joe'nun verdiği son telsiz raporunu doğruluyordu. Üç tehlikeli şüpheli, polis memurunu tuzağa düşürmüş, onu soğukkanlılıkla infaz etmişti.
Joe Glenwich'in ölüm haberi, Fox Lake'i ve tüm ülkeyi korkunç bir yasa boğdu. Çok sevilen bir polisin ve kasaba idolünün görev başında katledilmesi, ulusal bir trajedi haline geldi. Joe bir kahramandı ve kahraman olarak ölmüştü. Ailesi gözyaşları içindeydi.
Genç akademi adayları şoktaydı ve tüm kasaba en güvendikleri kişiyi kaybetmenin derin acısını yaşıyordu. Herkes bir an önce suçluların bulunmasını istiyordu ve polis bu katilleri bir an önce bulmak ve adaleti sağlamak zorundaydı. Güvenlik güçleri de üzerlerindeki bu sorumluluğun farkındaydı. Polis ve yüzlerce FBI ajanı, Joe'nun telsizden tarif ettiği şüphelileri bulmak için adeta seferber olmuştu.
Toplumun öfkesi ve polislere yöneltilen adaletin sağlanması yönündeki baskı her geçen saat artıyordu. Ancak polisin işi zor görünüyordu. Zira Joe'nun takip ettiği üç kişiyi gören tek bir tanık vardı. O da zaten bu kişileri yalnızca uzaktan gördüğünü söylüyordu.
İlk aşamada polisin elinde bundan başka pek bir delil yoktu. Bir yanda polisler suçluların izini bulmaya çalışırken, diğer yandan kasaba Glenwich ailesine yüz binlerce dolar bağış toplamakla uğraşıyordu. Halk bu şekilde biraz olsun ailenin acısını dindirmeye çalışıyor, onların yanlarında olduklarını göstermek istiyorlardı. Ve Joe, devasa bir cenaze töreniyle onurlandırıldı.
Ancak araştırma derinleştikçe soruşturma ekiplerinin kafasını karıştıran, hatta onları giderek rahatsız eden bazı detaylar açığa çıkmaya başladı. Şimdi burada kısa bir ara verelim. Ardından kaldığımız yerden dosyamıza devam edeceğiz. Dedektiflerin ellerinde pek delil olmasa da ortada bir gariplik vardı.
Glenn Wetch'in cesedine yapılan otopsi, onun ölüm nedenini boynundan aldığı tek bir kurşun yarası olarak belirlemişti. Ancak yaralanma açısı ve kan izleri, birisinin ona uzaktan ateş ettiğini değil, aksine yakın mesafeden ve açı değiştirerek ateş ettiğini gösteriyordu. Amirim, Joe'nun otopsi raporu elimize ulaştı. Ver bakayım.
Yakın mesafeden tek kurşun mu? Nasıl ya? Joe kadar deneyimli bir polis nasıl bu kadar yakınlığa gelen katili fark etmez ki? Yok.
Bu işte bir gariplik var. Polisler olayın nasıl gerçekleştiğini çözebilmek için günün zaman çizelgesini hazırlamaya başladılar. Ama tıpkı otopsi raporu gibi, Joe'nun sinyal kayıtlarında da tuhaflık vardı. Çünkü bu kayıtlar o gün olay yerine iş yerindekilere söylediğinden çok daha önce gittiğini ve yaklaşık bir saat kadar orada olduğunu gösteriyordu.
Halbuki mesai arkadaşlarına hiçbir şey söylememiş, onlara haber vermemişti. Tüm mesai arkadaşları Joan'un attığı adımlara güvenirlerdi. Bu yüzden ilk başta haber vermemiş olmasına şaşırsalar da, o an yapması gerekli olan şeyin bu olduğuna kanaat getirdiler. Joan'un peşinde olduğu üç şüpheliye dair bilgi edinme umuduyla polisin telefonu incelemeye alındı.
Polisler incelemeye Joe'nun son günleri, mesajları, mali durumu gibi detaylardan başladılar. Bu detaylı inceleme kasabanın kahramanının imajını yavaşça lekelemeye başladı. Amirim, banka dökümleri geldi. Çok yüklü miktarda para giriş çıkışları var.
Üstelik bunların çoğu akademi hesabından Joe'nun hesabına aktarılmıştır. Ne? Yani... Ne diyorsun sen?
Ver bakayım şunları bana. Emin misiniz? Bak bir yanlışlık olmasın. Bu çok, çok büyük bir şey.
Yok efendim. Joe akademinin paralarını kendi hesabına aktarmış yani. Aman tanrım. Joe Glenwich, uzun yıllardır yürüttüğü genç polis adayları programı aracılığıyla kasabanın fonlarından on binlerce doları zimmetine geçirmişti.
Soruşturma, Joe'nun gençlik programı için toplanan parayı kişisel harcamalarında, tatillerde, yasaklı sitelerde ve restoranlarda kullandığını ortaya çıkardı. Zira Joe bu yolsuzluğu yıllardır sürdürüyordu. Ancak kasaba yönetimi son zamanlarda gençlik programının mali durumunu denetlemeye başlamıştı. Hatta Joe'nun bu programdaki yetkilerini elinden almaya hazırlanıyordu.
Bu durumda Joe akademi içinde sadece bir eğitmen statüsünde olacaktı ve yapılan incelemelerin ardından Joe'nun zimmetine geçirdiği paranın açığa çıkması an meselesiydi. Ancak sadece bu kadarla da kalmıyordu. Arama ve mesaj kayıtları incelendiğinde, Joe'nun bu işte yalnız olmadığı da anlaşılacaktı. Joe Glenwich'in bu ihaneti sadece onu değil, eşi, polis memuru Melody Glenwich'i de kapsıyordu.
Programın parasıyla kişisel harcamalar yapmalarının yanı sıra Joe ve Melody'nin ifşa olmaktan duydukları korkuyla ilgili mesajlaşmaları ortaya çıkmıştı. Joe, mali denetim bu hafta başlıyor. Ne yapacağız? O paraların gittiğini görürlerse her şey ortaya çıkar.
Sakin ol be. Ben hallederim, bulurum bir yolunu. Ama planın ne? O kadar büyük bir açık var ki.
Nereye harcadığımızı nasıl açıklayacağız? Program içinmiş gibi gösteremeyiz. Korkuyorum Joe, gerçekten çok korkuyorum. Joe'nun bu sorunu çözmek için hızlı bir plana ihtiyacı vardı.
İlk başta mali durumları inceleyecek yetkiliyi öldürmesi için bir çete üyesi tutmayı düşündü. Yetkili kişinin ölmesi Joe'ya zaman kazandırır ve akademinin el değiştirme olayı ertelenebilirdi. Ama yapamadı. Hiçbir suçu olmayan masum birini öldürmek istemiyordu.
Ayrıca eşinin zarar görmesi ve itibarını kaybetmesi de istediği bir şey değildi. Kaldı ki kendisi de onurunu düşünüyor, kötü bir polis olarak anılmak istemiyordu. Bu yüzden eşine dahi haber vermeden akıl almaz bir plan yaptı. 28 Ekim 2015'te olaydan yaklaşık iki ay sonra polis departmanı soruşturmanın sonucunu açıkladı ve durum aydınlığa kavuştu.
Joe Glenwich suçluların peşinde olduğu sırada katledilmemişti. Aksine yaklaşan soruşturmadan kaçınmak için kendi intiharını cinayet süsü verecek şekilde planlamış, olaydan hemen önce üç şüpheliği takip ettiği yalanını telsizden bildirerek kendince bir kurgu yaratmıştı. Ve etrafta birilerinin onu görme ihtimalini hesaba katarak gerçekten üç kişiyi parayla tutmuş, o sırada tam o saatte oradan koşmalarını söylemişti. Cesedi bulunduğunda sanki şüphelilerle boğuşmuş gibi gözükmek için vücudunda morluklar oluşmasını sağlamıştı.
Bu morluklar, John'un kendini yere atarak oluşturduğu morluklardı. İntiharını gerçekleştirmeden önce bir başka yaptığı şey de, akademiden yanına aldığı el feneri ve bıçak gibi eşyaları olay yerine atmış, bunları sanki katiller düşürmüş gibi göstermeye çalışmıştı. En çarpıcı detaysa silahıydı. Joe kendi silahını kullanırken parmak izi kalmaması için eldiven takmıştı.
Amacıysa silahı bulunduktan sonra kasabada dram yaratmaktı. Zira onların gözünde sevilen ve şerefli bir polis aşağılık suçlular tarafından kendi silahıyla öldürülmüş olacaktı. Yani aslında Joe, son anlarında bir katil hayaleti yaratarak toplumun ve polisin dikkatini başka yöne çekmeye çalışmıştı. Açığa çıkan bu gerçekler, Fox Lake'teki herkes için yıkıcı olacaktı.
Kahraman bildikleri polisin bir hain çıkması kasaba halkını derinden sarsmıştı. Bundan en çok etkilenenler ise ihanete uğramış hisseden, ilham verdiği masumlar, yani toplumsal görevlere yönlendireceğine söz verdiği gençlerdi. 13-14 yaşlarındaki genç polis adayları tüm bunlara inanmak istemediklerini söylüyor, gerçeği kabullenemiyorlardı. Bir an önce katilinin bulunmasını istedikleri kahramanları aslında onlara açıkça ihanet etmişti.
Kasaba hem paralarını hem de inançlarını kaybetmiş durumdaydı. Joe'nun cinayet süsü verilmiş intiharı, onların hafızasına bir yas değil, bir utanç olarak kazındı. Joe için artık yapılacak bir şey kalmamıştı. Ama ihanetin bedelini onunla birlikte yaşayanlar ödeyeceklerdi.
John'un eşi Melody Glenwich yolsuzluk ve zimmetine para geçirme suçlamalarıyla ömür boyu hapis cezası aldı. John'un yarattığı kahramanlık mirası sonsuza dek silinmişti. Dava kapandığında Fox Lake toplumu için asıl trajedi yeni başlıyordu. Kasaba halkı bu yalanın ardından toparlanmak için uzun yıllar mücadele etmek zorunda kaldı.
Artık kimseye güvenmiyorlardı. Joe Glinvich, görevini kötüye kullanan, itibarını kurtarmak uğruna masum insanları lekelemeye çalışan ve topluma hizmet adı altında yolsuzluk yapan bir adamdı. Bu olay sadece polise ve devlete karşı değil, tanıdıklarına da duyulan güveni temelden sarstı. Joe'nun yaptıkları yolsuzluğun nasıl sistemli bir şekilde gizlenebileceğinin de hikayesi oldu.
Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Hadi bakalım.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.