Podcast

186- Güzellik Kraliçesinin Ölümü: Nona Dirksmeyer

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

19 yaşındaki Nona’nın ölümü ilk anda basit bir cinayet gibi göründü. Fakat tanıdık yüzler, yetersiz deliller ve zamanla değişen hikâyeler bu dosyayı giderek daha rahatsız edici bir yere taşıdı. Bu bölümde, Nona Dirksmeyer cinayetinin ardında kalan boşlukları, sessizlikleri ve cevabı hâlâ bulunamayan soruları konuşuyoruz.



Sunan: Sezgi Aksu

Hazırlayan: Sezgi Aksu, Şeyma Orak

Ses Tasarımı ve Kurgu: Ada Suay Tekdal

Yapımcı: Podbee Media



Canlandıranlar

Kevin: Ada Suay Tekdal

Ryan: Özgür Yılgür





Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.935 kelime · ~10 dk okuma

Nona! Nona evde misin? Aç kapıyı. Bak çok endişeleniyoruz.

Neredesin? Kırıyorum beni artık. Çekil şuradan. Nona!

Nona ne oldu sana? Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizlere polisin yetersiz araştırmalarıyla doğru sonuca yıllarca ulaşılamayan Nona Dörksmaier'ın dosyasını anlatacağım.

Transkriptin tamamını oku

Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı? 2004 yılının sıradan bir Aralık gününde, Russellville'in sakin sokaklarından birinde, bir apartmanda yaşayan 19 yaşındaki Nonna Dirkmeier, yoğun bir hayatın koşuşturmacası içindeydi. Bir yandan üniversite dersleriyle uğraşırken, bir yandan da gönüllü olarak çalışıyordu.

Çalıştığı yer Big Sisters adında bir vakıftı. İstismar, cinsel şiddet gibi olaylara maruz kalan çocuklar için terapi ortamı sağlıyorlardı. Nona da çocuk yaşlarında cinsel tacize maruz kaldığı için attığı her adımda bu tür olaylara dikkat çekmeye çalışırdı. Tek amacı çocukları bu karanlıktan uzak tutmaktı.

Çünkü Nona o çocukların neler hissettiğini, sessiz çığlıklarını herkesten iyi duyabiliyordu. Big Sisters çatısı altında onlara güvenli sığınaklar inşa etmek için ekip arkadaşlarıyla birlikte var gücüyle çalışıyordu. Nona'nın bir hobisi daha vardı. Bazen güzellik yarışmalarına katılıyordu.

Hatta bu yarışmalardan elde ettiği dereceler bile vardı. O sıralar katıldığı bazı güzellik yarışmalarından sonra kazandığı Miss Petite Jean Wally ünvanını bile Statü için değil, çocuk istismarına dikkat çekmek için bir araç olarak kullanıyordu. Onu tanıyan herkes de Nona'yı sever, yaptıklarını takdir ederdi. Fakat herkesin sevdiği bu duyarlı gencin hayatı kısa süre sonra karanlığa boğulacaktı.

Nonna Dirksmeyer bir süredir Kevin Jones ile birlikteydi. Fakat farklı şehirlerde, farklı üniversitelerde okuyorlardı. Yine de Kevin boş vakit buldukça Nonna'nın yanına gitmeye özen gösterirdi. 2004 yılının Noel tatili için, Dover'daki evine doğru yola çıkan Kevin, öncesinde Russellville'e uğrayarak sevgilisi Nona'yı ziyaret etti.

İki sevgili 14 Aralık gecesi buluşmuş, biraz özlem giderip zaman geçirdikten sonra Kevin, gece yarısı gibi Dover'a doğru yola çıkmıştı. Aslında Kevin daha fazla kalmak ve sevgilisiyle vakit geçirmek istese de, Nona'nın 15 Aralık için önemli görevleri olduğunu bildiği için gitmesi gerektiğinin farkındaydı. Nona o gün gönüllü olarak çalıştığı Big Sisters kapsamında küçük bir kız kardeşiyle görüşecekti. Kevin de bu sebeple annesi Janice'in çalıştığı okuldaki Noel partisine gitmeyi planlamıştı.

Nona'nın yanından çıktıktan sonra Kevin gece evine annesinin yanına varmıştı. Ertesi sabah ise Janice ve Kevin güzel bir kahvaltı yapmış ardından parti hazırlıklarını tamamlamak için okula doğru yola koyulmuşlardı. Annesiyle arabada olan Kevin, Nona'dan aldığı günaydın mesajına gülümseyerek cevap vermiş ve bugünkü toplantıları için ona iyi şanslar dilemişti. Nona mesajlarını hemen görmemişti ama toplantıları bittikten sonra Kevin zaten onun dönüş yapacağını biliyordu.

Fakat saatler ilerledikçe Nona'nın sessizliği devam etti. Bu durumsa Kevin'in göğsünde bir sıkıntıya sebep olmuştu. Ve vakit geçtikçe bu sıkıntı yerini yavaş yavaş büyük bir huzursuzluğa bırakıyordu. Nona'nın o günkü yoğun iş temposunu bilmesine rağmen sevgilisinin böyle uzun bir sessizliğe bürünmesi onun planlı programlı karakterine aykırıydı.

Normalde toplantısı biter bitmez mutlaka bir mesaj atar. Kevin'in merak etmesine fırsat vermezdi. Kevin kendini telkin etmeye çalışsa da cevapsız kalan her arama ve gönderdiği her mesaj içindeki endişeleri biraz daha artırıyordu. Artık durumun basit bir meşguliyetten öte olduğunu hissetmeye başlamıştı.

Korkuyla en yakın arkadaşı Ryan'ı aradı ve Nona'nın evine gidip bakması gerektiğini söyledi. Ryan yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu anlayıp derhal Nona'nın evine doğru yola çıktı. Fakat karşılaşacağı manzara aklına gelen ihtimallerden çok daha korkunç olacaktı. Kevin ve Nona'nın yakın arkadaşı olan Ryan, evin önüne geldiğinde pencerelerden sızan ışığı görüp bir anlığına rahatladı.

Çünkü bu, Nona'nın içeride olduğu anlamına geliyordu. Ancak kapıyı defalarca çalmasına rağmen, içeriden hiç ses çıkmıyordu. Ryan her geçen dakika artan telaşla kapıyı yumruklarken, Kevin ve annesi de Nona'nın evine varmıştı. Ryan'ın yüzündeki endişe, ters giden bir şeylerin habercisi gibiydi.

Üçü birlikte kapıya yöneldiler. İçeriden bir yaşam belirtisi duymayı umuyorlardı ama hala yanıt gelmiyordu. Kevin delirmiş durumdaydı. Kendisini çok çaresiz hissediyor, sevgilisinin başına kötü bir şey gelmiş olmasından korkuyordu.

Kapının önünde çaresizce beklemek yerine başka bir yol denemeye karar verdi ve hızla binanın arka tarafına doğru koştu. Burada daireye açılan cam bir kapı vardı. Daha fazla beklemeye tahammül edemeyen Kevin kapının camını kırarak içeri girmeyi başarmıştı. Fakat Kevin salona girdiği an karşılaştığı manzara karşısında şok olacaktı.

Sevgilisi yerde, bir kan gölünün ortasında çırılçıplak yatıyordu. Kevin gördüğü şeye inanmak istemedi. Bir şok haliyle koşarak Nona'nın yanına gitti. Kendini yere attı ve sevgilisini kollarına aldı.

Bağırarak ağlıyor, yardım için çaresizce annesine bakıyordu. Manzara karşısında dehşete düşen annesi Janice ise titreyen elleriyle hemen telefona sarılarak 911'i aradı. Polis ve sağlık ekipleri hızla olay yerine ulaştı ama artık her şey için çok geçti. Genç kız hayatını çoktan kaybetmişti.

Yaşanılan bu vahşet akıl almazdı. Nona yüzüne oldukça şiddetli darbeler almıştı. Boğazı, omzu, kolları kesiklerle doluydu. Polisler olay yeri incelemesine başladıktan sonra genç kızın dövülerek öldürüldüğü anlaşıldı.

Nona'nın gövdesinin yakınında duran bir lambanın üstünde bulunan kan izleri, genç kadının başına bununla vurulmuş olabileceği ihtimalini akıllara getiriyordu. İlerleyen saatlerde polisler mutfak tezgahında kullanılmış bir prezervatif paketi buldu. Ayrıca kapıda zorlama da yoktu. Dedektif Mark Frost ve ekibinin bu detayla birlikte kafalarında tek bir senaryo oluşmuştu.

Büyük ihtimalle Nona saldırganı tanıyordu. Hatta belki de Nona tutkulu bir aşkın kurbanı olmuş olabilirdi. Onlara göre, şüpheli karşılarında oturan Kevin Jones tam başkası değildi. Ancak otopsi raporu tüm varsayımları yıkacaktı.

Çünkü Nona, çıplak bulunmasına ve o prezervatif ambalajına rağmen herhangi bir istismara uğramamıştı. Peki o sabah, o dairede neler yaşanmıştı? Nona Dirkmeier'a ne olmuştu? Şimdi burada kısa bir ara verelim.

Ardından kaldığımız yerden dosyamıza devam edeceğiz. Polisler ilk başta her şeyi çözdüklerini düşünüyorlardı. Katilin Nona'nın sevgilisi Kevin olduğundan neredeyse eminlerdi. Zira kafalarındaki senaryoya göre Kevin narsist bir kişiliğe sahipti.

O sabah Nona'nın dairesine gelmiş, yedek anahtarıyla içeri girmiş ve mutfak tezgahındaki prezervatif paketini görünce Nona'nın başka biriyle olduğunu düşünerek kıskançlık krizine girmişti. Ardından öfkesine yenik düşen Kevin, sevgilisini vahşice katletmişti. Kevin ise masum olduğunu haykırıyor, polise yardımcı olmak için elinden geleni yapıyordu. Hatta kendisine uzatılan yalan makinesi teklifini bile tereddütsüz kabul etmişti.

Çünkü saklayacak bir şey olmadığına emindi. Fakat sorgu odasındaki hava hiç de beklediği gibi olmamıştı. Kevin ısrarla suçlamaları reddetmeye devam etti. Nona'ya attığı mesajları, annesi ve arkadaşı Ryan'la birlikte onun dairesine girişlerini anlattı.

Ama polis bunların hepsinin birer kurgu olduğuna inanıyordu. Onlara göre Kevin'ın cinayet mahaline gelmesi etrafı kendi izleriyle kirletmek için bilinçli olarak yaptığı bir şeydi. Ayrıca Kevin'ın cesedi bulurken yanında tanık olmasını istediği için annesini ve arkadaşı Ryan'ı oraya sürüklediğini düşünüyorlardı. Soruşturma aylar sürdü.

Dedektif Mark Frost'un yürüttüğü süreç sonunda 31 Mart 2006'da Kevin tutuklandı ve birinci derece cinayetle suçlandı. Olay gittikçe büyümüş, Kevin hakkındaki dedikodular kulaktan kulağa yayılmıştı. Soruşturma ekiplerinin ellerinde neredeyse hiç delil olmamasına rağmen tüm kasabaya kendi varsayımlarını yayması adeta toplumsal bir linç ortamı yaratacaktı. Kevin'ın avukatları, polisin yarattığı bu baskı ortamında adil bir yargılama yapılamayacağını söyleyerek davanın yerinin değiştirilmesini talep etti.

Artık bu cinayet farklı bir kasabada, farklı kişilerle yeniden ele alınacaktı. Russell Will yerine Ozark'ta başlayan yeni soruşturmada savcılık, polisin onlara sunduğu bu teoriyi kanıtlamak için zaman çizergisi çıkarmaya karar verdi. Fakat ellerinde çok fazla bir bilgi yoktu. Tanık ifadelerindeki detayları kendilerince birleştirmiş ve bazı sonuçlara ulaşmışlardı.

Onlara göre Kevin, olay günü annesinin yanından ayrılmış, başka bir şehirde olmasına rağmen yaklaşık yarım saat içerisinde Nono'nun evine varmış ve onu öldürmüştü. Ardından da hiçbir şey olmamış gibi annesinin yanına dönerek gününe devam etmişti. Mahkemeye sunulan en kritik fiziksel kanıt ise cinayet aleti olan lambanın üzerindeki Kevin'e ait avuç içi iziydi. Bu delilin açıklanmasından sonra ise artık herkes Kevin'den şüphelenmeye başlamıştı.

Ancak bu kusursuz açıklamalar araştırma ekibinin elinde yavaş yavaş paramparça olacaktı. Kevin'ın avukatları tüm polis ve araştırma ekiplerinin yanlış hareket ettiğini düşünüyordu. Zira onlara göre polisin daha Nona'nın cesedi bulunduğu anda diğer tüm ihtimalleri göz arda edip yalnızca tek bir kişiye odaklanan, eksik ve önyargılı bir soruşturma yürütmesi oldukça yanlıştı. Savunmaya göre polis, olay yerindeki kaosu yönetmekte başarısız olmuştu.

Çünkü daireye sadece Kevin değil, annesi Janice ve arkadaşı Ryan da girmişti. Ayrıca avukatlar, sağlık ekipleri ve polis memurlarının da olay yerinde dolaştığını anlattılar. Bu, bazı delillere dokunulduğu ve hatta yerlerinin değiştiği anlamına geliyordu. Ama soruşturmanın yetersizliği bununla da sınırlı değildi.

Parmak izi incelemesi yalnızca Nona'nın bulunduğu küçük bir alanda yapılmıştı. Halbuki evin bazı kapı kenarlarında ve banyosunda kan izleri vardı. Fakat kimse oraları incelemeye almamıştı. Hatta mutfak tezgahında bulunan ve Kevin'ı cinayete yönlendirdiğini düşündükleri prezervatif DNA testine bile gönderilmemişti.

Kime ait olduğu hala bilinmiyordu. Ayrıca avukatlar savcılığın iddiasının aksine yarım saat gibi kısa bir sürede Kevin'ın cinayet işlemek için Dover'dan Russellville'e gidip gelmesinin fiziksel olarak mümkün olmadığını kanıtlamışlardı. Bu noktada ise Kevin'ın büyükannesi tanık kürsüsüne çıktı. Büyükanne 15 Aralık sabahı saat 11.30'da Kevin'ı Dover'daki aileye ait benzin istasyonunda gördüğünü söyledi.

Hatta bu saati çok iyi hatırlıyordu. Çünkü ona öğle yemeği için para vermişti. Kevin'ın savcılığın iddia ettiği gibi cinayet saatinde Nono'nun dairesine gidip cinayeti işleyip Dover'a geri dönmesi imkansızdı. İddia ve savunma makamının hararetli tartışmalarının ardından nihayet jüri kararını açıkladı.

Kevin Jones suçsuz bulunmuştu. Bu karar Kevin'in sorumlu olduğuna inanan kasaba halkı ve Nona'nın ailesi için şok etkisi yaratmıştı. Bazıları bu kararla birlikte davanın kapandığını düşünse de Russellville'deki karanlık hikaye daha yeni başlıyordu. Cinayet soruşturmasını yürüten memur Mark Frost, Kevin hakkında ortaya çıkan gerçeklerden sonra araştırmalarına devam etmiş ve kendisine ikinci bir şüpheli daha bulmuştu.

Bu kişi, Nona'nın dairesinin tam karşısında yaşayan ve o sırada denetimli serbestlikte bulunan Gary Dunn'dı. Gary Dunn, Russellville kasabası için aslında yeni bir tehdit değildi. O, bu kasabanın sakinlerinin huzurunu daha önce de kaçırmış bir isimdi. Çünkü 2002 yılında Russellville'deki koşu parkurunda antrenman yapan bir kadına saldırmış olan Gary, bu olaydan dolayı kasten öldürmeye teşebbüsle suçlansa da, veraat etmiş, ancak ikinci derece yaralama suçundan hüküm giymiş ve 6 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Gary polisler tarafından hızlıca sorguya alındı. Ama o cinayet sırasında annesiyle alışverişte olduğunu söylemiş, bunu da banka dökümleriyle kanıtlamıştı. Fakat dedektif bir kez daha yetersiz incelemelerin kurbanı olmak istemiyordu. Bu sebeple olayın üzerinde daha fazla durmaya karar verdi.

Araştırması sırasında bir banka çalışanı memur Frost'a bu kayıtların kesin ve hatasız olmayabileceğini söyledi. Bütün bunların ardından olay yerinde bulunan o kritik delil, kullanılmış prezervatipteki kalıntılar nihayet DNA testine tabi tutuldu. Ve sonuç, ilk soruşturmanın ne kadar büyük bir hata yaptığını gözler önüne sermişti. Prezervatifte bulunan DNA, Gary Dunn'ın DNA'sıyla eşleşiyordu.

Gary tutuklandı ve birinci derece cinayetle suçlandı. Ancak bazı jüri üyeleri bu DNA sonucuna itiraz etti. Olay yerinin kirlenmiş olması ve delillerin toplanış biçimindeki hataları gerekçe göstererek bu DNA'nın güvenilir olmadığını savundular. Üstelik Nona'nın cinsel saldırıya uğradığına dair hiçbir tıbbi ya da fiziksel kanıt bulunmadığını da hatırlattılar.

Tüm bu yorumlar sebebiyle ilk duruşma karara varamayan bir jüriyle sonuçlandı. Jüri üyeleri mevcut kanıtlara dayanarak Gary Dunn'ın suçlu olup olmadığına karar veremiyordu. Kimisi Kevin'in suçlu olduğuna inanıyor, kimisi ise DNA'nın Gary'nin orada bulunduğunu kanıtladığını düşünüyordu. Aynı durum ikinci duruşmada da devam etti.

İki duruşmanın da sonuçsuz kalmasının ardından savcılar suçlamaların düşürülmesini talep ettiler. Çünkü ne ortaya yeni bir delil çıkıyor ne de jüriler karar değiştiriyordu. Zaten ileride yeni bir kanıt ortaya çıkarsa Gary tekrar suçlanabilecekti. Bu nedenle suçlamaların düşürülmesi üzerine Gary Dawn serbest kaldı.

Fakat onun serbest kalması Russellville halkının kaybolan huzurunu geri getirmeyecekti. Kısa bir süre sonra Russellville yine tüyler ürpertici bir haberle sarsıldı. 2018'in Aralık ayında bir grup genç kız önce bir süre takip edildiklerini ardından da üniversitenin otoparkında tacize uğradıklarını söyleyerek soluğu polis merkezinde almıştı. Her birinin ifadesini ayrı ayrı alan polis onlardan saldırganı tarif etmelerini istedi.

Sonuç hiç şaşırtıcı değildi. Genç kızları takip eden de, onları taciz eden de Gary Dunn'dı. Gary'nin işlediği bu suç sonrasında artık hiç kimsenin şüphesi kalmamıştı. Nona Durksmire'a saldıran ve onu öldüren kişi de Gary Dunn olmalıydı.

Fakat Gary, Nona'ya bir şey yapmadığını söylüyor, onu suçlayacak yeterli delile de ulaşılamıyordu. Bu sebeple, Gary sadece işlediği bu yeni suç için yargılanarak 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bugüne kadar Nonna Dirksmaier'ın ölümüyle ilgili kimse tutuklanmadı. Polisin ilk soruşturmadaki hataları ve dikkatsizliği Nonna'nın katilinin cezalandırılamamasına yol açtı.

Bu olay yalnızca bir cinayet değil, aynı zamanda devlet kurumlarının yetersizliğinin ve adaletin sessizliğe gömüldüğü bir düzenin de hikayesi oldu. Peki sizce Nona'yı kim öldürdü? Suçlu kimdi? Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik.

Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Hıh.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)