
3.351 kelime · ~17 dk okuma
Herkese selamlar. Karanlık Dosyalar Kırılma Anı video kestirimize. Hoş geldiniz. Bugün bana yine Sinem Hanım eşlik ediyor.
Sinem Hanım siz de hoş geldiniz. Hoş bulduk efendim. Bu seride Karanlık Dosyalar podcastinde bahsettiğimiz davalardan aralarına seçip daha derinlerine iniyoruz ve adeta aslında burada davalardaki katillerin ya da başka insanların kırılma noktalarını inceliyoruz. Bugün de Anatoly Moskvin davasını seçtik sizler için.
Eğer dava bölümünü dinlemek de isterseniz açıklamalar kısmında linki var. Oradan kolayca ulaşabilirsiniz. Bu daha çok davanın üzerine konuştuğumuz ve analiz yaptığımız bir bölüm olacak özetten ya da dava anlatmaktan ziyade. Biz hazırız.
Siz de hazırsanız başlayalım. Sekiz polis memuru Müslümanların mezarlarının başında onu yakaladıktan sonra delil toplamak için dairesine gitti. Orada buldukları şey hepsini şok etti ve bütün dünyayı sarstı. Anatoly Moskvin Rusya'da yaşayan bir akademisyendi ve kendisi mezarlıkları araştırıyordu.
Aslında dışarıya görünen yüzü buydu yani. Mezarlıklarda belli başlı araştırmalar yaparken bir nevi mezarlıklarda uyuyup uyanan, su birikintilerinden su içerek hayatını idame ettiren, hatta bir keresinde de tabutta bile uyumuş bir kişi. Yani kendisi aslında mezarlıklara gerçekten bir ilgi duyan bir insan. Genel olarak baktığımız zaman alkolü sigarası falan hiç böyle bir alışkanlığı da olmayan birisi.
İnsanlar tarafından da sessiz sakin biri olarak tanımlanıyor. Bunları herhangi bir madde etkisi altında da yapmıyor. Söyleyemeyiz. Evet.
Aslında bir bahanesi var. Onu akademide kendi üstünde olan bir kişi görevlendiriyor. Şu bölgeye gidip buradaki mezarlıkları inceleyip işte o mezarlarda araştırma yapacaksın diye bir görev veriyor. Bu da aslında bahsedeceğimiz noktalarda da anlaşılacak.
Anatolinin ekmeğine yağ sürmek gibi bir şey oluyor. Çünkü kendisinin evinde bir bebek koleksiyonu var. Oyuncak bebeklerden oluşan ama böyle gerçek boyutlu koleksiyon. Oyuncak diyorum çünkü uzun yıllar oyuncak bebek olarak biliniyor bunlar ama aslında bunların hiçbiri oyuncak değil.
Evinde bulundurduğu bu koleksiyonundaki bebekler mezarlardan kazarak çıkarttığı çocukların cansız bedenleri aslında ve onları böyle kendince süsleyip doldurup değiştirip oyuncak bebek gibi göstermeye çalışıyor ve Anatoly'nin bunlarla evinde yaşadığı ortaya çıkıyor aslında. Şimdi Sinema Hanım'ı sormak istiyorum. Sizce bu davadaki kırılma noktası nedir? Anatoly'nin hayatını incelediğimizde normal bir çocukluk, biraz yüksek bir zeka, büyük ihtimalle 13 tane dil biliyor.
İşte Moskova Üniversitesi'nde akademisyen olarak çalışıyor. Değişik hobileri olan biraz içine kapanık bir insan olarak anlatıyorlar. Kendisi bu arada akademisyen kimliğiyle Moskova'da, Rusya'da çıkan bir nekrofili üzerine çalışan bir dergide de makaleler yazıyor aslında gittiği mezarlıklarla ilgili. Hatta kendi çocukluk tecrübelerini ve o tecrübelerden öğreniyoruz biz bunu.
11 yaşındayken birkaç tane siyah giyinmiş takım elbiseli bir adam tarafından kaçırıldığını, mezarlığa götürüldüğünü. Ve işte tabutta bir genç bir kız var 11-12 yaşlarında ve onu zorla alnından öptürüldü. Hatta annesinin bir kendisinin parmağına yüzük takıyor, bir kızının parmağına yüzük takıyor. Onları evlendirdiğine yönelik bir kendi anlattığı bir anısı var.
Ben arşivleri araştırdım ama bulamadım. Herhangi bir bunu yazdığı şeyi bulamadım. Büyük ihtimalle kaldırmışlar reyinden diye düşünüyorum. Buradaki söz konusu şey aslında bir 11-12 yaşındaki bir çocuğun bir ölüyle temasından bahsediyoruz.
Tabi olay nasıl oldu yani Rus kültüründe şeyi biliyoruz tabi ortodokslar vs. Bunlar da tabutta yatar bizdeki gibi ölü gömme şeklinde değil ama... ...tabutta bekler işte onlara güzel makyaj yapılır hatta ölülere ve hatta vedalaşmak amacıyla da öperler ölüleri.
Bunları biliyoruz ama zorla öptürülme seansı nasıl olmuş? Oradaki o an nasıl gerçekleşmiş? Onu bilmiyoruz ama böyle bir şey yaşamış. Yani ya kendisi bunu böyle algıladı ya bir cenazeye katıldı... ...ya da gerçekten başına böyle bir şey geldi ama algı sistemi bence bu noktadan sonra kırılmış.
Evet. Bence kırılma anı bu çocukluk travması. Zaten bu olaydan sonra kendisinin iddiasına göre bu bahsettiğimiz o ölen küçük kızın adı da Natasha Petrova bu arada. Natasha'nın rüyalarına girdiğini iddia ediyor.
Özellikle ilk o gece rüyasına giriyor. Ve kendisine kara büyüyle uğraşmasını, bu tarz okültü şeyleri daha yanaşmasını söylüyor. Ve çok korkuyor ondan Anatoly söylediğine göre. Natasha da bu kara büyüye ulaşırsan ben de sana musallat olmayı bırakırım diyor ona.
Ve bunu da Anatoly söylediğine göre. Kurtulabilmek için ondan dediğini yerine getiriyor. Ve bir süre bildiğim kadarıyla rüyasına gelmiyor. Ama sonra tekrardan Natasha'yı rüyasında görmeye başlıyor.
Ve bu sefer de Natasha ona bir erkek çocuğunun dişini alacaksın. Yani yastığının altına koyup yatacaksın. Ben de o çocuğa musallat olacağım, sana olmayacağım diyor. Nasıl yapıyor bunu da bilmiyorum ama bunu da başarmış.
Bir yerden bir erkek çocuğu dişi buluyor, evet. Evet ve o geceden sonra yine bir süren Ataşe'yi görmüyor rüyasında bildiğim kadarıyla. Hayali bir evlilikte yaşıyorlar zihninde yani kendini. Onunla evli zannediyor.
Evet, evet. Ciddi ciddi onu eşi olarak görüyor yani. Bu gerçekten aslında kırılma dediğiniz şeyi çok güzel tanımlıyor etkisini diyeyim en azından. Çünkü aslında bir hayaletle evli olduğunu düşünüyor.
Yani o hayalet gerçek bile olmayabilir. Gerçek olsa bile ben böyle şeylere inanan bir insanım. Hatta ailesine bunu anlatıyor, ailesi psikiyatriye götürüyor. Çok ilgili bir psikiyatrmış.
İlaç yazıyor, uyku ilacı yazıyor, gönderiyor. Tabii muhtemelen o derin, daha derin uykularda daha derin buluşma yapıyor olur. Daha çok vakit geçirsinler diye. Daha çok vakit, daha derin vakitler geçirsinler diye.
Belki de ikinci kralım odur yani. Belki orada gerçekten adam akıllı bir çocuk psikoloğuna denk gelmiş olsa. Belki gerçekten bu yaşamış olduğu travma... Bu işte ölü kız onu oradan nasıl bir sarnımı söz konusu başka bir durumu söz anlamlandırmaya mı çalıştı aslında yaşadığı tecrübeyi?
Belki oradan bir şeyler çıkacaktı aslında. Evet. Ve daha sonrasında, daha sonraki yıllar içerisinde... ...Natasha'ya olan tavrından dolayı bir pişmanlık yaşadığı da konuşuluyor.
Ona dair çok fazla bir şey görmedim ama bir noktada bunu da görmüştüm. Hani Natasha'dan çok korkup ondan kaçma eğiliminde olduğu için... ...sanırım bir pişmanlık hissetmiş.
Bunu da büyük ihtimalle tahminimce o mezarlıktaki bebeklerle... ...konuşabildiğini düşünmeye başladığı noktada falan yaşamış olabilir gibi geliyor bana. Çünkü onlarla böyle bir...
Kendince dostane bir ilişki kuruyor. Çünkü Anatoly hep kız çocuğu olmasını isteyen birisi özellikle. Çocukluk sahibi olmayı da isteyen birisi. Ama hiçbir zaman böyle bir şey olmuyor.
Bir kere evlat edinmek için başvuruyor. Onda da... Allah korusun. Gelir yetersizliğiyle reddediliyor.
Ama kendince o bebekleri hani hiçbir cinsel yönelimle onlara yaklaşmadığını, onlara çocuğu gibi yaklaştığını söylüyor zaten. Acaba kendi kafasında Natasha'yı da iyi bir yerden görse farklı bir şeyler olabileceğini mi düşünmeye başladı o noktada mesela? Muhtemelen çünkü Anatolye'nin zaten tanısı da paranoid şizofreni. Bambaşka bir zihin var orada.
Bambaşka gerçeklik algısı kopmuş ve o kopmuş olan gerçeklikte yeni bir gerçeklik inşa etmiş. Belki dediğin gibi o noktada terk etmiş, onu terk ettim ben diye hissederek suçluluk hissetmiş olabilir. Çünkü mezarından aldığı çocukları da ben onları kurtaracağım düşüncesiyle aslında çıkartıyor. Hatta bildiğim kadarıyla önce tabutta yatıyor.
Tabutun dışında yeni gömülmüş çocukların cesetlerinin toprağın yan tarafında yatıyor gece. Derdi de çocuklar kurtarılmak istiyorlarsa onları duyayım. Evet. Sonrasında eve getiriyor ki daha açık açık söyleyebilirler bana kurtarılmak isteyip istemediklerini diye.
Çünkü orada bir kafa da değişiyor. Diyor ki ben aslında bunlar yarı canlılar, ölü değiller ve yarım yükün teknolojiyle beraber aslında belki de biz bunları tekrar dünyaya getirebileceğiz ve ben bu çocukları aslında kurtarıyorum kafasına geçiyor. Ve şeyi de var bildiğim kadarıyla hani rızasını almadan hiçbir çocuğu çıkarmıyorum. Aynen öyle.
Lafı da var yani. Onların rızasını duymaya çalışıyor. Evet eve gitti. Onları böyle sıcak güvenli bir yere alırsam daha rahat iletişim kurarız gibi.
Ve hatta bazılarıyla oturup çizgi film izlediği biliniyor. Yani kimilerine şarkı söylediğini biliyoruz. Doğum günü. Evet, doğum günlerine kutlaması ve kıyafetlerinin çoğu da gömüldükleri kıyafetler diyebiliyorum çocukların.
Ve bunlarla hani bazılarının içine müzik kutuları falan koyduğu ortaya çıkıyor. Hani polisler buluyor bunu bu şekilde. Kimisinin içine gerçek insan kalbi koymuş falan. Hani böyle kendince onları canlandırmaya ya da canlı hissettirmeye mi çalışıyor acaba diye düşünüyorum.
Ve yıllarca bununla da yaşıyor. Hani o kokunun evin içindeki kokudan da demek ki. Rahatsız olmuyor. Mumyalama yapıyormuş işte tuz gibi bir şeyle karıştırıp.
Evet onu da araştırmış. Değil mi? Bayağı onu da derin araştırmasını yapmış. Ve mumyalıyor onları ve ondan sonra işte içine dolduruyor.
Bazen gerçek organlar bazen başka şeylerle beraber ve evin içerisi böyle şey bebek dolu. Aslında fotoğraflara bakıldığında da... Bence oyuncak bebek gibi durmuyorlar yani o evdeki bebekler. Gerçekten bir garip bir şey var orada yani.
Bunun fark edilmemesi de ilginç geliyor. Çünkü anne babayla birlikte yaşıyor Anatoly zaten. Tek başına da yaşamıyor. Onlara sorulduğunda da hani yeminler ediyorlar.
Hiçbir fikrimiz yok. Evet, hobisi zannettik işte oyuncak bebek yapıyor, getiriyor falan diye düşündük diyor. Ama hani bir koku alırsın bir şey olur bilmiyorum yani. Bana çok ilginç geliyor.
Birlikte yaşayıp da koridorlar boyunca oyuncak bebek var ve hiçbirini fark etmiyorsunuz. Bu adam zaten sürekli mezarlıkta yatıp kalkıyor. Yani onu da demek ki dikkat etmiyorlar. Hatta bir noktada şey bile var.
Bir tane çocuğun mezarına böyle oyuncaklar bırakıyor falan. Sonrasında sanırım mezarı tahrip edip bir not bırakıyor. Siz işte çocuğunuza iyi bakmıyorsunuz. Siz çocuğunuzu buraya terk ettiniz.
İşte ona daha iyi bir... alan sağlayın yoksa işte bu mezarı kazıp onu alacağız içinden gibi bir not bırakıyor mesela. Hani ailelere de bir şekilde ulaşmaya çalışıyor kendince herhalde. Muhtemelen bir iyi sağlık söz konusu yani bir kurtarıcılık söz konusu.
Bunu duruşmada da söylüyor. Siz onları terk ettiniz, aileleri terk etmiş çocukları ben aslında kurtarmak amacıyla onlara güvenli bir yuva vermek amacıyla onları aldım diyor. Bir tanesiyle hatta annesi çocuğun yani ben çocuğumla 10 yıl yaşadım. Bu adam da benim çocuğumu 9 yıl yaşamış diyor.
Ve hapisten çıkmamasını istediğini belirtiyor. Anatoly'nin 9 yıl bu çocukla yatak odasında yaşadığı biliniyor. Mesela o çocuk hep yatak odasında duran bir çocukmuş. Böyle evin farklı yerlerine yerleştirmiş.
Hepsine bir rol atamış kendi kafasında herhalde. Çünkü bildiğim kadarıyla birisi çizgi film izlediği bebek, birisi yatak odasında duran bir bebek işte. Bunları kendince ayırmış yani anladığım kadarıyla. Bu bahsettiğimiz 9 yıl birlikte yaşadığı bebek de favorilerinden birisiymiş.
Yani bir ailenin de aslında psikolojisini yerle bir edecek bir şey sonuçta bu. Kendi çocuğunun yani... Gömüyorsun, oraya bir anıt yapıyorsun, gidip ziyaret ediyorsun falan ama sonra öğreniyorsun ki adamın biri gelmiş, çocuğunu mezarından çıkarmış, evine götürmüş. Senin çocuğun aslında o adamın evinde mesela.
Bu da aileler için aslında ağır bir şey. O yüzden sizce bu Anatoly için müebbet hapis istemeleri makul bir şey mi? Yani çünkü teknik olarak Anatoly kimseyi öldürmüyor. Sadece ölen birisini alıp evinde saklıyor.
İddiaya göre Moskvin yetkililere kızları çok derine gömme zahmetine girmemelerini söyledi. Çünkü serbest kaldığı zaman oradan onları geri çıkarmayı planlıyordu. Yani evet aslında işlediği herhangi bir suç yok. Sadece cesetleri işte tahrip etmek mezarlıkları bu yüzden de az ceza alıyor.
Hatta psikiyatrik bir hastanede yatmasına yönelik bir karar alınıyor ve çok erken de aslında evine çık, evinde psikiyatrik tedavini devam ettirirsin diyorlar. Tabii şimdi ölü ve ölüm çok kutsal kavramlar. Bizim bilmediğimiz başka bir taraftan bahsediyoruz. Bütün dinler... Öldükten sonraki hayatı anlamlandırmaya çalışıyor.
Kimse işte beni yakın ve işte küllerimi en sevdiğim boğazdan dağıtın diyor. Ölüm bizim bilmediğimiz ve anlamlandırmaya çalıştığımız bir şey. Ve sevdiğimiz kişiyi bir şekilde tabutta ya da işte kefene sararak toprağa vermek ya da küllerini uçurmak... ...aslında ona yönelik son görevimizi yerine getirmek ve onun orada olduğunu ona bir şekilde... ...bizimle beraber aslında yaşamaya devam ettiğini anlamaya çalışıyoruz.
Kendimize yapmaya çalışıyoruz aslında bunu rahatlatmaya çalışıyoruz. Çünkü bir daha asla onu canlı olarak dokunamayacağımız bir sevdiğimiz bir insan. Ve böyle bir durumda tabii ki bir anne yani dünyanın en korkunç acısı olduğunu söylerler evlat acısının. Annenin işte çocuğunu toprağa gömmüş kim bilir neler oldu orada.
İşte bildiğim kadarıyla hatta şey de diyor buna doğru düzgün bir mezar taşı bir şey bir şey yaptırın yoksa alacağım çocuğunuzu diyor. Aile korkuyor ve daha doğru düzgün bir mezar düzenlemesi yapıyor. Çok çok önemli yani benim için o benden kalan bir parça. Ben benim evladım orada.
Ben en azından onun orada güvende olduğunu nerede olduğunu biliyorum. Bence annenin zaten söylemi oradaki kritik. Yani ben orada olduğunu zannediyorum. Ben 10 sene yaşadım.
Ama 9 sene boyunca başka bir yerdeymiş çocuğu. Annenin muhtemelen milyon tane travması var orada. Çok zor tabii. Ama müebbet hapismi... Şimdi buradaki önemli olan mevzu... Bir kişinin yaptığı eylemin...
Hastalığı sebebiyle mi yaptı? Bir patolojik durum sebebiyle mi yaptı yoksa kendi özgür iradesiyle mi yaptı? Anatoli'nin şey olduğunu biliyoruz. Aslında mezar kazmanın yanlış olduğunu bildiğini biliyoruz.
Birkaç defa da yakalanmış ama görevlere ben işte araştırma yapıyorum deyip de yırtmış. Dolayısıyla yaptığı eylemin yanlışlığını farkında. Ama sonrasında çocukları eve getirmesi, onları süslemesi, püslemesi ve onları sonraki dünyaya hazırlaması orada patoloji başlıyor. İşte orada başka bir algı başlıyor.
Muhtemelen işte o kırılım anındaki ölümü bu şekilde anlamlandırmaya çalıştı. Ve bu insanın yarın bir gün çıktığında... ...normal bir hayata karıştığında... ...toplumsal yaşam içerisinde bu çarpık algısını nereye nasıl yönlendireceğini bilemeyiz.
Evet. O yüzden ömür boyu hapis cezası olmasa bile... ...bir psikiyatrik kontrolle, belki bir psikiyatrik hastanede olması muhakkak gerekiyor diye düşünüyorum.
Ben şöyle bir kısımda gördüm. Bu ne kadar doğrudur bilemem ama sanırım şöyle bir şey söylemiş. Çocuklarınızı çok derine gömmeyin. Evet.
Ben buradan çıktığımda... Onları zaten alacağım, çıkaracağım gibi bir söyleme olmuş kendisinin. Yani aslında çıktığında da bu işi bırakacağına dair bir şey yok, bir niyeti yok. Bırakmaya dair bir niyeti yok yani.
Bu cümle bana birazcık spekülatif geldi. Çünkü o kafada bir adam değil aslında. Çünkü onları korumak istiyor. Evet, sanki böyle saldıracakmış gibi bir söyleme.
Çok yanılacağını ben de düşünürdüm yani. Bu tam bir tahrikkar, tacizkar bir cümle kalıbını daha önce duymadık. Duymamışız da onun ağzından yani. O tamamen dediğim gibi aslında çocukları kurtarmaya çalışıyor.
Onları koruyor, kolluyor. Çocuklara yönelik herhangi bir cinsel eylemi de yok. Yani bir ölüsevcilikten de bahsetmiyoruz burada. Bir nekrofiliden bahsetmiyoruz.
Cinsel olarak herhangi bir durum söz konusu değil. Kötüye kullanım söz konusu değil. Dolayısıyla bir orada birazcık şeyde kaldım. Peki bu kurtarıcı kompleksi dediniz.
Bunu biraz daha açabilir misiniz? Hani bizim de daha iyi anlayabilmemiz için. Aslında şöyle biz akıl sağlığı bozukluğunda özellikle şizofreni gibi işte... ...aslında en şeyi üst düzey şizofreni gerçeklik algısının kopması bir şey görüyoruz.
Bir büyüklük. Bir kendi dinine göre hangi dindeyse bizim Türk kültüründe de mesela kendini peygamber ilan edenler olabiliyor. Orada bir yaratıcılığa giriyorlar. Burada da kendisiyle ilgili bir İsa aslında yani Mesih dünyaya ben yeniden getireceğim tavrı var.
Bu genel olarak bizim akıl sağlığında, bozukluklarında görmüş olduğumuz bir büyüklük sarnısı aslında. Antisosyal kişilik bozukluğunda da yani karşı tarafın duygularını, düşüncelerini önemsemeyen... ...sadece kendi hazzına yaşamak isteyen... ...insanlarda da gördüğümüz o büyüklük sarnısı.
Bunu kendini yüce gördüğü için mi yapıyor? Ben Ulu'yu kafasıyla mı yapıyor? Benim aldığım koku o değil. Okuduğum dökümanlardan.
Bununla beraber orada bir ben can vereceğim, ben onları koruyacağım. Anası babası bile kurmamış, ben onları tekrar kurtaracağım kafası var aslında. Bir noktada aslında bu Natasha'nın da kurtarılmadığını mı düşünüyor peki sizce? Natasha onun bir kırılma noktasıydı sonuçta.
Yani onunla... ...yaptığı temas. O da bir çocuk sonuç olarak.
Kendisi yetişkinliğinde de çocukları kurtarmaya çalışıyor oradan. Hani Natasha'nın bulunduğu yerin tehlikeli bir yer olduğunu mu düşünüyor? Çocukların öldükten sonra gittikleri yerin nasıl bir şey olabilir bunun ardında? Şeyi saralım makarayı on bir yaşa geri dönelim on bir yaş erkek çocuğu bir cenaze ortamına katılmış.
Tabutu var muhtemelen on iki yaşına artık kolu komşu kimin kızıysa aile götürmüş demek ki. Daha gerçekçi bir şeyden bakıyorum. Takım elbiseli adamların kaçırıp da zorla öptürmesinden değil de ya da işte annenin evlendirmesi gibi daha. ...uç boyuttan değil de.
Ben kafamda şöyle canlandırdım nedense senaryoyu. Bu orada ölüyü görüyor, tabut açık. İşte içeride çocuk yatıyor, korkuyor. Annesi diyor ki korkma oğlum falan diyor.
Hadi bak şey yapabilirsin, hatta gidip dokunabilirsin. Herhalde orada dokunduğundaki o artık soğukluk, başka bir şey ne varsa onu büyük ihtimalle... Etkiledi, belki de zorlandı orada. Yani dışarıdan da zorlanmış da olabilir.
Ya da kendi kafasında kurduğu senaryoya bakarsak orada zorla çocuğu öptürüyorlar, ölüyü. Kontrolü kaybettiği bir an aslında. Kontrolü yeniden ele geçirmek amacıyla patolojik bir kırılma da yaşamış olabilir. Yani ben aslında zorla bana bir şey yaptırılmadı.
İşte edilgenlikten Jamie'de bahsettiğimiz gibi. Ben kontrol sahibiyim. Ben aslında onu kurtaracağım. Demiş olabilir.
Ya da işte cenaze töreni dağıldıktan sonra ne olacak şimdi? Tabut kapatılacak, yer altına gömülecek. Ama o çocuk, 11 yaşındaki çocuğun bunu nasıl algıladığını, nasıl anlamlandırdığını o dünyayı bilmiyoruz. Evet.
Buralardaki anlam... Keşke işte şey olsa, bir psikiyatrik güzel bir rapor olmuş olsa bakardık oradan ama... ...o dünyayı nasıl çerçeveledi?
O dünyanın gerçekleri nelerdi? Hayalleri, rüyaları nelerdi? Muhtemelen bir anlamlandırma söz konusu. Evet. Belki de dediğim gibi terk edildiğini çocuğun hissetti.
Ya da işte zihinsel olarak o kızla evlendirildiyse... ...onu terk ettiğini düşünmüş olabilir. Ama oraya bir kurtarıcılık koymuş.
Evet, yani şey gibi bir yandan da aslında çocukla yaşıtlar. O da 11 yaşında, o da 11 yaşında. Ve kendi yaşıtı birisinin öldüğü halini görüyor. Temas ediyor, sonrasında o tabut kapatılıyor ve yapayalnız toprağın altına koyulduğunu görüyor.
Bir nevi empati kurmuş da olabilir mi arasında? Mesela hani çünkü çok özellikleri yaşları yakın olduğu için kendisinin öyle bir toprağın altına koyulması, terk edilmesi gibi düşünerekten bundan da belki bir korku yaşayıp bu... ...kurtarıcılık fikrine kapılmış olabilir mi mesela?
Hani ben çocukları oradan kurtaracağım. Çocuklar böyle yapayalnız toprağın altında kalmasınlar gibi. Muhteşem bir bakış açısı. Sen konuşurken benim aklımda şey canlandı.
Çocuklarda bizim dissocial olmak dediğimiz bir mekanizma var. Yani aslında dalıp gitmek. O anda andan kopmak. Hani bir kitap okuduğumuz zaman mesela ya da işte otobüste giderken...
Anlayamayız. Ben buraya nasıl geldim? O over thinking dediğimiz noktada düşüncelerde kayboluruz. Ama anda değilizdir.
Çocuklar bunu çok daha kolay yaşarlar. Ve şu olmuş olabilir. Ben kendi danışanlarımdan da az çok biliyorum. Çocukluk travmaları bazen kendilerine ait olmuyor.
Sınıfta bir arkadaşının başına gelmiş bir durumu. Dediğim gibi empati o kadar yüksek oluyor ki... ...kurbanla orada yani o mağdurla... Ya da o şeyi yaşayan her neyse bu çocuklukta öğretmenin çocuğa bağırması da olabilir.
Onu çok şiddetli yaşayarak kendi içinde... ...kendi başına gelmiş gibi dediğin gibi hissetmiş. Kendini ceset yerine koymuş.
Ve ben burada gömüleceğim, kim beni kurtaracak? Ne yapacağım ben diye düşünüp ben onları kurtaracağıma dönmüş olabilir. Evet. Freud'un bakış açısına, psikodinamik bakış açısından bunları çok güzel şey yapabiliriz ama spekülatif.
Konuşuyoruz. Peki bir çocuğa ölüm nasıl anlatılır ya da bu konsept ona nasıl tanıtılır? Sağlıklı olan nedir? Buna dair bir şey söyleyebilir misiniz?
Şimdi çocuğun yaş dönemine göre, ölen kişinin çocuğun yakınlığına göre... ...belki ölüm biçimi vs. Bunlar her biri aslında değişkenlik gösterir, değişken faktörlerdir aslında.
Dolayısıyla o noktada yani ben çocuk psikoloğu değilim. Bununla beraber mutlaka dikkatli bir şekilde ele alınması lazım. Yani her yaşa göre çocuğa bunu nasıl anlatacağımız fark gösterir, fark eder çünkü. O yüzden bence mutlaka bu noktada ebeveynler bir ölümle karşı karşıya kaldıklarında öncesi olabilir, beklenmedik ölüm olabilir ya da bir hastalık süreciyle beraber olabilir.
Bir psikologdan, bir çocuk psikologundan, alanda bu alanda çalışmış, tecrübesi olan bir kişiden muhakkak bir destek almak ve o süreci bir uzman gözetiminde yapmak çok daha faydalı olacaktır. Çünkü ne kadar erken bir şeylere müdahale edebilirsek o psikodrama çalışması yapılır, resim çalışması yapılır. Çocuk duygularını açar, ifade eder. Duyguları anlatmak çok önemli çünkü bunu da öğrenmiş olur.
Mutlaka bir eşlikçi, bir uzman olmasında fayda var. Bu şey bile olabilir. İmkanımız yoksa okulda rehberlik öğretmeni vardır. Ya da ne bileyim çok sevdiği bir okulda sınıf öğretmeni vardır gibi.
O bile buna bu sürece eşlik edebilir. Yeter ki çocuk o duyguyu... Nereye koyabileceğini, ne yapabileceğini bilsin aslında. Ben son olarak tek bir şey sormak istiyorum kapatmadan önce.
Yani sizce bu olay başına gelmeseydi bu mezarda işte gidip o kızı öpmesi gibi bu kırılma anı yaşanmasaydı, Anatoli yine böyle bir şeye yönelir miydi? Yoksa bu çok daha düşük bir ihtimal mi olurdu? Ya da başka şekillerde mi paranoyası kendini gösterirdi? Çünkü bir tanısı var sonuçta değil mi?
Evet, genetikten mi yoksa çevresel faktörler mi? Genetikten geldiğine yönelik herhangi bir bilgimiz yok. Evet, aile de iyi insanlar olarak hani normal nedir gerçi ama hani öyle bir... Psikolojik rahatsızlığı olan insanlar olmadıkları belirtiliyor ailenin.
Evet, evet. Dediğin doğru. Tabii bir de geçmiş zamanın aslında kayıtlar şimdiki gibi sosyal medyadan oradan buradan bulamıyoruz. Çok bir bilgimiz yok.
Sadece ben aileyle ilgili şunu biliyorum. Ötenazi istemişler. Bizi öldürün çünkü biz çok şeye maruz kalıyoruz diye ama Devet reddetmiş. Bence genetikten geldiğin önelik bir durum söz konusu değil gibi.
Ailede çocuğu kabus görmüş vesaire almış götürmüş psikiyatristi. Dolayısıyla bence yaşamış olduğu o travmatik durum en azından çekirdeği patlatmış. Çekirdekte varsa bile belki anne tarafından baba tarafından genetiğinde vardır. Anneannesinin dedesini bilmiyoruz.
Ama bir şekilde orada bir patlamaya sebebiyet vermiş olabilir. Çünkü bu tür rahatsızlıkları tek başına çeviresen ya da tek başına şey diyemiyoruz, genetik diyemiyoruz. Ama elimizde genetiği gösteren bir durum yok. Dolayısıyla bence ağır bir çocukluk çağı travması söz konusu.
Bu bölümde de bize eşlik ettiğiniz için çok çok teşekkür ederim. Ben teşekkür ederim. Evet, karanlık dosyalar kırılma anında bir bölümün daha sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Kendinize çok iyi bakın. Hoşça kalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.