Podcast

Kırılma Anı: Bin Yüzlü Şeytan I Jamie Osuna I Karanlık Dosyalar Videocast #1

İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Jaime Osuna... Yüzündeki Joker dövmeleriyle medyanın "gerçek Joker"
olarak adlandırdığı, işlediği korkunç cinayetlerle tarihe geçen bir
isim. Peki, onu bu karanlık yola sürükleyen neydi? Hapishane duvarları
ardında işlenen kan dondurucu cinayet ve "Bin Yüzlü Adam" efsanesinin
arkasında neler saklıydı?



Karanlık Dosyalar podcastinin 138. bölümünde işlediğimiz Jamie Osuna'nın davasını Karanlık Dosyalar Kırılma Anı videocastimizde Uzman Psikolog Sinem Cibaş Karlıklı ile ele aldık.



Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.486 kelime · ~12 dk okuma

Hı? Herkese selamlar. Karanlık Dosyalar Kırılma Ağını adlı videokestimize hoş geldiniz. Bu videokeste aslında Karanlık Dosyalar podcastinde bahsettiğimiz konulardan ve orada anlattığımız katillerin hayatlarından bahsedip daha da derinine ineceğiz.

Yanımda Sinem Hanım var. Onun da uzman görüşüyle birlikte aslında bu kişilerin adeta kırılma noktalarını, yaptıkları şeyleri neden yaptıklarını, oldukları kişiye neden dönüştüklerini konuşacağız. Sinem Hanım'ı tanıyalım isterseniz. Merhabalar, ben Sinem.

Psikoloğum. Yaklaşık 12 sene kadar bir Adalet Bakanlığı geçmişim oldu. Bunun 3 senesi denetim serbestlikti. Mahkemelerde bilirkişilik yaptım.

Transkriptin tamamını oku

Sonra Cezainfaz Kurumu'nda çalıştım. Ve bir yandan da şu anda adli tıp, adli bilimlerde doktora çalışmam devam ediyor. Ben de Sezgi Aksu, Karanlık Dosyalar podcastinin sunucusuyum. Şimdi de bir video cast serisiyle karşınızdayız.

Bugün ilk bölümümüzde Jamie Osuna davasından bahsedeceğiz. Eğer Jamie Osuna davasını Karanlık Dosyalar podcastinde dinlemediyseniz açıklamalar kısmına linkini bırakacağız. Oradan kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Öncelikle mutlaka o bölümü dinlemenizi öneririm.

Hazırsanız Karanlık Dosyalar kırılma anına Jamie Osuna davasıyla başlayalım. Jamie Osuna. Nam-ı değer bin yüzlü adam. Kendi kendini yarattı ve bununla gurur duyuyor.

Jamie Osuna bir katil ve kendisi önce 36 yaşındaki bir kadının canına kıyıyor ardından da hapishanedeki hücre arkadaşının canına kıyıyor ama aslında suçlarından çok bu suçları işleyiş şekli ve sonrasındaki tavırlarıyla gündemde Kendisinin ilk haliyle yani gençliğindeki, çocukluğundaki haliyle... ...en son hali arasında dağlar kadar fark var. Hiç benzemiyor yani aynı kişi bile diyemiyorsunuz. Çünkü yüzünde ve vücudunda dövmeler var.

Komple dövmelerle kaplı ve ölüm sembolleri içeren dövmeler var. Bunların arasında en çok bilineni de Joker dövmesi olması. Zaten Hulk tarafından gerçek Joker olarak bahsediliyor kendisinden. O da kendisine... Bin yüzlü adam diye hitap ediyor ama bu cinayetlerinden çok geçmişinde de çok büyük travmalar yaşamış birisi kendisi.

Yani anne karnındayken bile şiddet görmüş ve gerçekten aslında kolay bir hayat yaşamamış bir insan. Şimdi bunlardan konuşacağız ilk olarak. Bu yaşadığı şeylerden bahsedeceğiz ve Sinem Hanım'dan aslında bu konuda yorumunu isteyeceğim. En baştan belirtmek istiyorum.

Bunu yapma amacımız herhangi bir şekilde mazeret bulmak değil. Yaptığı şeylerin hiçbir şekilde mazereti olamaz. Bunun herhangi bir şekilde haklı çıkarılacak bir yanı yok. İlk olarak şununla başlamak istiyorum.

Jamie Osuna'nın anne karnındayken babasından bir tekme yediğini biliyoruz. Jamie Osuna 9 aylıkken, doğacağı ayda, babası hiç istemediği için onu, annesine de zaten şiddet uygulayan birisi, annesinin karnına bir tekme atıyor ve Jamie kulak deformasyonuyla doğuyor bundan ötürü. Ve insanlar bunun bir beyin travmasına sebep olmuş olabileceğini düşünüyorlar. Daha sonra bir yaşındayken babası annesini ve onu terk ediyor ve annesi başka bir adamla birlikte oluyor.

Bunun sonucunda bu üvey babayla daha iyi bir hayat yaşamıştır belki diye umabilirdik ama öyle bir şey de olmuyor. Çok daha beter bir hale geliyor. Üvey babası ailece yemek yerken masada oturmasına izin vermiyor. Ve yemek yerken onları izlemesini istiyor.

Jamie bir köşeden onları izliyor yemeklerini yerken. Nadirem üvey babası ona artıklarını veriyor yemeklerin. Ama bunları da böyle küçük kaselere koyup bir kenarda eliyle de değil, ağzıyla hayvan gibi yemesini istiyor. Bir keresinde de bir yolculuk sırasında Jamie ağladığı için üvey babası çok sinirleniyor ve arkaya uzanıp Jamie'yi arabadan fırlatıyor.

Ve küçücük bir çocuk yani bu sırada Jamie. Yolun bir kısmında durup geri dönüp Jamie'yi alıyorlar ama tabii yara bere içinde her yere. Yani bu konuların mesela bunların psikolojisinde nasıl bir etkisi olmuş olabilir? Bunları çok merak ediyorum.

Öncelikle buradan bir giriş yapabiliriz diye düşünüyorum. Çok güzel anlattın. Jamie'nin bence hikayesinde birkaç tane kırılım var. Dediğin gibi hem annenin, anne karnında maruz kaldığı şiddet, işte o darbeyle kulağının zedelenmiş olması.

Çünkü doğduğunda aslında bir şiddet ifadesiyle doğuyor. Nasıl derler? Orada bir damga gibi. Kulağında çünkü hafif bir kulak memesinde var.

Birinci faktör bu. Zaten anne karnında annenin yaşamış olduğu büyük ihtimalle o stres zaten olduğu gibi... ...cenine geçiyor.

İkincisi, ben Cemil'in hikayesini okuduğumda şeye takıldım açıkçası. Annenin ilk eşi, Cemil'in biyolojik babası... ...bir asla psikopat diyebileceğimiz, hamile bir kadının karnını tekmeyi yiyecek kadar cani bir adam.

Annenin ikinci kocası da yine çocuklarına eziyet eden ve hatta Cemil'in amcası tarafından da kendisine tuğla atılması da var. Demek ki ikinci baba ve onun erkek kardeşine de bir psikopati var aslında. Ben şeye şaşırdım açıkçası, takıldım. Kırılma anı diyoruz ya, bir kadının iki tane aynı profilde adamla birlikte olması.

Burada annenin de profili ve dolayısıyla bu profile sahip bir annenin yetiştirdiği bir evlattan da bahsediyoruz. Hem şiddet damgasıyla doğmuş olması, hem çocukluğunda bu tür şiddetlere maruz kalmış olması. Zaten dört yaşından sonra da ana kırılımlar başlıyor. İşte hayvanlara zarar vermeye başlıyor, kendine zarar vermeye başlıyor.

Ve hiçbir şey hissetmiyordum, bir şey hissetmek için kendimi kesiyordum diyor. Bu bizim çok gözlemlediğimiz bir şey, kendine zarar verme davranışı. O kadar acı çekersiniz ki ruhen, o ruh... ...taki acıyı daha fazla taşıyamazsınız ve artık kendinizi nötrlemek zorunda kalırsınız.

Bu da sizi duygusuzluğa eder. Ve kendinizi keserek ancak rahatlamaya çalışabilirsiniz. Çünkü orada zaten bir takım salınımlar var hormonel. Hem o sizi rahatlatır.

Hem de fiziksel acı, ruhsal acının ötesine geçsin, bastırsın. Duygusal acımı unutayım. Fakat da bir şey çok enteresan. Ben Jamie'de acaba baba tarafından gelen bir genetik bir sorun mu söz konusu?

Yoksa bu kadar çok şiddete ve kötü muameleye maruz kaldığı için mi böyle oldu da çok açıkçası şeyde kaldım, ayrımda kaldım. Evet. Yani gerçekten aslında bakıldığında çok acı bir çocukluk yaşamış. Doğmadan önce aslında şiddet mağduru olmuş daha.

Yani bununla dünyaya gelmiş ve bildiği tek şey bu olmuş bir noktada Jamie'nin. Ama yine tabii her başına bu tarz olay gelen insan böyle birisine mi dönüşecek? Böyle bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Ama Jamie'nin bu yolu seçmiş olması aslında yani bir nevi çevresinde gördüğü şeylerden sonra artık onun için hayatta kalmanın tek yolu gibi olmuş.

Ben böyle hissettim. Kesinlikle dediğim gibi bir mazeret olarak görmüyorum. Ama bir insan doğduğu zaman direkt şeytan olarak doğmaz. Özellikle Jamie konusunda bu çok konuşuluyor.

İşte o bir şeytan olarak doğmuş zaten. İşte babasında da varmış, ailevi bir şeyde varmış gibi. Bildiğim kadarıyla ama annesi herhangi bir şekilde Jamie'ye bir şiddet uygulamıyor. O daha çok ihmal tarafında kalıyor.

Koruyamamak. Çünkü evet, sonrasında da hani bana da çok kötü şeyler yapıyordu. Ben onun önüne geçemedim, korktum, engelleyemedim gibi bir ifadesi var. Ve hani Jamie'nin yaptıklarından dolayı çok utandığından falan bahsediyor.

Ama annenin ihmalkarlığı da burada çok etkili olmuştur diye tahmin ediyorum. Yani çünkü... Bir çocuk güvende hissetmek için ya anneye ya babaya dönecek sonuçta. Babadan hiçbir şey görmediği bir noktada, zarar gördüğü bir noktada annesine de dönmüştür herhalde.

Bunu bilmiyoruz ama çocuklarda böyle bir şey görülüyor mu? Bu ihmalin nasıl bir etkisi oluyor? Şimdi şöyle aslında evimiz bizim güvenli yulamız. Ve bir yerden sonra, eğer evde ben huzur bulamıyorsam, sevgi bulamıyorsam, güvenli bir alanım değilse ev benim, ben bir yerden sonra sokağa çıkmaya başlıyorum.

Jamie de zaten bir yerden sonra sokak çetelerine katılma başlıyor. Aidiyet arayışı aslında. Birinci basamak bu. İkinci basamak annenin güvenli bir bağ kurmaması sonucu.

Beni koruyacak kimse yok. Annem bile beni korumuyor. Çünkü zaten çocuklar öncelikle annelerle çok simbiyotik bir ilişki yaşarlar. Yani anne benim, ben anneyim.

Anne ona iyi bir şey yaparsa, anne çok iyidir demek ki ben de çok iyiyim diye düşünür. Anne kötülük yaparsa, onun acıkma hazlığı, altının temizlenmesi vs. bunları yapmazsa anne kötü demek ki ben de kötüyüm. Bunun ayrımına varamaz.

Şimdi Jamie'nin anneyi nasıl kodladığını bilmiyoruz. Ama 1-4-1-6 çocuk sayısına sahip iki tane kadını öldürdüğünü biliyoruz. İlk ilişkisi de bu. Yine kendisinden yaşça büyük.

Neredeyse anne modelinde bir kadınla evleniyor. Ben dolayısıyla annesinin çok önemli bir faktörü olduğunu düşünüyorum. Bir şekilde önce eş olarak anneyle birlikte oluyor belki. Ama ikinci rahatta anneyi canavarca, belki anne figürünü hayalindeki öldürüyor.

Demek ki oralarda kapanmamış, açık olan bir şeyler var. Bir tanesini hatta daha sonradan kendisi itiraf ediyor. Çünkü polis gözünde bilinen bir cinayeti var. Ivet Penal cinayeti.

Ondan dolayı zaten tutuklanıyor. Sonrasında bir kişiyi daha öldürdüğünü itiraf ediyor diğer bahsettiğimiz kadından. Bu ilk cinayetinden sonra tutuklandıktan sonra Jamie'nin mahkemedeki tavırları da çok dikkat çeken şeyler arasında. Çünkü kurbanlarla ve kurbanların aileleriyle adeta alay ediyor.

Tabiri yerindeyse gevşek bir tavrı var mahkemede. Bundan dolayı aslında insanların daha çok dikkatini çekiyor. Yani medya onu adeta izlemeye başlıyor. Ve Jamie sanki bu ilgiden hoşlanıyor gibi.

Yani sürekli böyle sansasyonel şeyler söyleyerek... ...ya da kurbanları ailesiyle vesaire hiçbir empati kurmadığını göstererek... ...bir nevi o ilgiyi kendi üzerine çekiyormuş gibi bir durum var.

Yani bu ilgiden hoşlanıyor olabilir mi? Jamie'nin psikiyatrik tanıdılarından bir tanesi. Antisosyal kişilik bozukluğunun dışında bir de Borderline kişilik bozukluğu. Borderline'da gene anne ilişkisi önemlidir.

Ve dikkat çekmek, ilgi çekmeye çalışmak, yanlış bile olsa, yanlış kodlanmış bile olsa bunlar önem taşır aslında. Bir şekilde bir görünürlük isterler. Ama tabii Jamie de aynı zamanda bir şizofreni tanısı da var. Yani aslında bir yerde gerçeklik algısını da kaybetmiş.

Joker'le özdeşim kurmaya çalışması büyük ihtimalle davranışlarının, çünkü Joker çok herkes tarafından kabul edilen bir süper kahraman gibi ve kaotik düzeninde aslında temsilcisi. Kendi de bir kaos yaratıyor. Cezayirindeki cinayeti büyük bir kaos yaratıyor ve büyük ihtimalle oradan bir kendini süper kahraman gibi görüp... Bu şekilde yansıtmak ve buradan da bir haz almak, tatmin duygusu sağlamak aslında.

Çünkü Jamie büyük ihtimalle nereden nasıl tatmin olacağını bilmiyor aslında. Şu dillere destan olan gibi fotoğrafları. Bütün gazetelerde var. Bana bir tane bile gönderilmedi.

Böyle özel günlere mahit anıları saklamayı severim. Hak verirsiniz ki... Bu da en özeli. Yani Jamie'nin zaten hapishanede işlediği, hücre arkadaşını öldürdüğü cinayette de... ...duvarlara kanla işte ha ha ha yazdığı,

aynı zamanda bin yüzlü adam yazdığı da bilinmekte. Ve en korkunç taraflarından birisi mesela arkadaşının, o hücre arkadaşının vücut parçalarından... ...kendine bir kolye yapmış olarak bulunuyor Jamie.

Hiçbir gardiyan bir şey de dememiş güya. Hani hapishanede bunun nasıl... Yaşandığı da bir muamma hala çözülememiş. Böyle bir vahşeti nasıl hiç kimse fark etmedi yaşanırken?

Bu adamın nasıl hiç sesi çıkmadı? Bunlar da çok konuşuluyor. Acaba izin mi verdiler Jamie'ye diye? Çünkü hapishanelerde böyle şeylerin yaşandığı aslında biliniyor artık.

Yani özellikle böyle ağır suçluların olduğu hapishanelerde... Ve Jamie'nin yüzündeki dövmeleri vesaire de hani bunların arasında çetelere dair şeyler de muhakkak ki vardır. Aslında bunların da kendini güvende hissettirdiğini düşünüyor belki bir noktada ya da havalı durduğunu düşünüyor. Ama ben bir hapishanede işte birkaç yılını geçirmiş birisinin videolarını takip ediyordum bir ara ve ona dair de şöyle bir yorum yapıyor adam.

Bu çetelerin dövmelerini yaptırıyor olmaları hani özellikle de çetenin bir parçası değilken. Kendilerini aksine tehlikeye atıyor. Çünkü o çetelerin adına leke sürmüş oluyor. Yani yaptığı şeyler çok kötü olduğu noktada.

Onlar da kendi itibarlarını korumak istiyorlar. Şu anda mesela Jamie hala hapishanede. Bir noktada onun da başına benzer bir şeyin geleceğini söylüyor. Yani hapishanede bu tarz olaylar olduğu zaman... Özellikle Amerika'da bu sadece bir zaman meselesi diyor.

Yani şu ana kadar olmamış olması olmayacağı anlamına gelmiyor. Ve o çeteler de bu zamanı kollar diyor. Ama Jamie hiç buna dair bir endişe taşıyor gibi de görünmüyor. Hatta kendisinin şöyle bir sözü var.

Ben kendi kendimi yarattım ve bununla gurur duyuyorum gibi. Bu da aslında bence psikolojik olarak çok incelenebilecek bir cümle. O yüzden direkt size bu cümle hakkında ne düşündüğünüzü sormak istiyorum. Biz cezaevi popülasyonunda görürüz yüzde dövmeyi.

Nadir görürüz aslında. Onların enteresan bir aletleri vardır, onunla yaparlar. İşte yüzde gözaltında şurada su damlası falan gibi. Ya da işte canım, anam falan yazdık.

Söyle buralara. Yüzde dövme şeydir aslında. Karşı tarafa bir mesaj vermek. Genellikle kollardaki, bacaklardaki kesileri kapatmak için dövme yaptırırlar.

Ama yüzdeki dövme, bak ben görüyorsun yüzüme bile acımıyorum, sana mı acıyacağım tarzı bir mesaj verir karşı tarafa korkutmak için. Jamie'de de benzer bir şey var. Büyük ihtimalle de herhalde o çetelere aidiyetini göstermek için. Herhalde o çete şeylerini yapıyor, dövmelerini.

Ve ben kendimi yarattım. Çok ciddi bir şey tabii. Yani üstten bakma, bir büyüklük. Antisosyal kişilik bozukluğunda çok net gördüğümüz bizim aslında o narsisizm.

büyüklenme onu taşıyor büyük ihtimalle. Ben kendimi yarattım ve kendimi istersen ben yok ederim. Kimse beni yok edemez. Çünkü zaten şey, şeytana da tapıyor.

Onun için gerçeklik algısı kayıpsa büyük ihtimalle kendi bedeni de onun için gerçek değil. Sadece bir katı bir cisim. Benim ruhum yaşamaya devam edecek. Kafasında olabilir diye düşünüyorum.

Luis Romero cinayetinden sonra zaten iyice paranoyaklaştığı biliniyor. Hani hapishanede kendi kendine konuştuğu, işte herkesin onun peşinde olduğunu düşündüğü söyleniyor. Yani bunlar da zaten sizin dediklerinizi doğruluyor aslında. Jamie'nin bu sözünde kendince bir aşağılık psikolojisiyle söylenmiş bir şey olabilir mi?

Hani ben kendi kendimi yarattım ve gurur duyuyorum. Ya da başka bir perspektiften şu olabilir. Bizim çoğunlukla çocukluk döneminde bir ebeveyninden şiddet gören çocuklarda gördüğümüz saldırganla özleşleşme. Kendini şöyle düşünür, edilgen pozisyondan çıkarıp kendini aktif bir özne pozisyona sokmaya çalışır.

Bu şekilde kontrolü ele almaya. amaçlar aslında. Ve ben eğer saldırganımla özdeşim kurarsam belki bana zarar vermezsin. Ben aslında seninle aynı kişiyim.

Çünkü biz şeyde de görüyoruz açıkçası aşırı işte alkol kullanan ya da aile içi fiziksel şiddete başvuran babalarda erkek çocuklarından bir tanesinde saldırgan davranışlar, küçük kardeşini döver, ona zorbalık yapar. Çünkü baba onu dövmesin diyerekten, bak ben senin aslında, senden bir parçayım, bana zarar vermenin bir tarafıdır. Hem de bir yandan da maruz kaldığı kontrolsüz şiddeti de kontrol etmeyi amaçlar. Belki böyle bir şey yaşamış olabilir, saldırganıyla özdeşleşme yaşamış olabilir.

Ya da bunlardan çok utanmıştır. Anne karnında babası istememiş, annesi onu koruyamamış. Ve bunlardan çok utandığı için, ben utanılacak bir varlığım deyip, kendini, kendi egosunu yok edip, yeni bir benlik yaratmış olabilir. Hayır, ikisi de olabilir aslında.

Benim sorularım bu şekildeydi. Jamie Osuna'nın birçok kırılma noktası olduğunu konuştuk sizinle. Ama samimi olarak merak ettiğim bir şey var. Yani ben bu davaları araştırdığımda hep kafama takılan nokta bu oluyor.

Sizce Jamie... Böyle mi doğdu yoksa çevrenin etkisiyle mi bu hale geldi? Ya da hani genetik bir parçası vardı da çevresel etkenler de ona katkıda bulunarak bu hale mi getirdi? Bu konuda ne düşündüğünüzü açıkçası merak ediyorum bir psikolog olarak.

O yüzden bunu sormak istiyorum kapatmadan önce. Jamie'nin bence büyük ihtimalle bir genetik bir faktör var. Yani babanın oradaki, biyolojik babanın davranışlarını, anne karnında tekmelemesini bence bir kenara atamayız. O çok önemli bir faktör.

Dolayısıyla tabii ki tek bir davranıştan kocaman bir anlam çıkartmak da... mümkün değil. Ancak gerçekten hamile bir kadına şiddet uygulamak çok üst düzey bir aslında davranış modeli. Kültürler arasında da çok gördüğümüz bir durum değil aslında.

Dolayısıyla bu kadar spekülatif konuşuyorum ama açıkçası birazcık da netimde bu konuda. Bence genetikten gelen bir durum söz konusu ve sonraki yaşantılarıyla da bunlar ister istemez, eğer patlamayacaksa bile bu genetik kod bir yerlerde patlayacakmış. Çocuklukta ne kadar babadan, anneden böyle bir genetik geçiş alsak bile... ...sağlıklı eğitimle,

işte o koruyucu faktörleri arttırarak... ...en azından 0-15 yaş arası verebilirsek... ...beyin esnektir çünkü kendini yenileyebilir.

Ve o genetik patlamayı yaşamayabilirdi aslında. Ama burada Jamie'de her şey, her şey üst üste gelmiş. Ben o yüzden ikisinin birlikte olduğunu, hem genetik hem çevresel faktörlerin eş zamanlı çalıştığını düşünüyorum. Hem benim hem takipçilerin, dinleyicilerin uzun zamandır merak ettiği şeyler arasındaydı.

Yani özellikle dediğim gibi bu katillerin psikolojileri işte onların hayatını şekillendiren durumlar hep bizim yorumlarda kendi aramızda konuştuğumuz şeylerdi. Ama gerçekten sizin gibi bir uzmandan bu konuda bir şeyler dinleyebilmek bizim için de çok büyük bir ayrıcalık. O yüzden bu seride bizlere eşlik ettiğiniz için de çok teşekkür ederim. Ben teşekkür ederim.

Evet, Jamie Osuna'nın kırılma anlarından bahsettik. Bir sonraki Karanlık Dosyalar Kırılma Anı bölümünde görüşmek üzere. Kendinize çok iyi bakın. Hoşça kalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)