
2.646 kelime · ~13 dk okuma
Selamlar herkese. Karanlık Dosyalar Kırılma Anı'nda bir yeni bölüme daha hoş geldiniz. Yanımda her zamanki gibi Sinem Hanım var. Merhabalar efendim.
Kırılma Anı'nda bugün Whitehead kardeşler cinayetinden bahsedeceğiz. Oldukça trajik bir hikaye. Çok. İki kız kardeşin annelerini öldürdüğü bir olaydan bahsediyor olacağız.
Ama bölümümüze geçmeden önce bizi podcast olarak dinleyebildiğiniz gibi PodB app üzerinden görüntülü olarak izleyebilirsiniz. Evet, hazırsanız Karanlık Dosyalar Kırılma Anı başlasın. Annem bütün sigaralarımı çöpe attı. Kaltak ya.
Hepsini tek tek kırdı Jazz. Hem de Brian'ın yanında. Evet, şunu biliyor musun? Bana da yapmıştı aynısını.
Ne yapacağız yani? Ne yapacağız bu kadınla? Bilmiyorum. Çok sinirliyim.
Rezil etti beni. Artık bu çok fazla olmaya başladı. Ama ben ona ne yapacağımı çok iyi biliyorum. Yürü.
Yürü gidiyoruz. Bir daha bize hiçbir şey yapmaya cesaret edemeyecek. Hiçbir şey yapamayacak. Gününü göstereceğim ona.
Yürü. Bugün Whitehead kardeşler cinayetinden bahsedeceğiz. Bu şekilde adlandırılıyor. Annelerini öldüren ikiz kardeşlerden bahsediyoruz.
Gerçekten hikayeleri çok üzücü ama bir yandan da anlaması zor bir şey. Çünkü bir çocuğun annesini öldürmesi ve bu kadar şiddetli bir şey yaşanmış olması gerçekten insanı şaşırtıyor. Bir çocuğun, bir genç kızın annesini öldürmesi çok gerçekten şey yani insanın bütün belki de algısal mekanizmalarını bozan olaylardan bir tanesi gibi sanki. Anne sonuçta güvenli yeridir bir çocuğun ve aslında hayatta belki de en çok değer verdiği şeydir birçok insanın kişidir.
Yani Nicki'nin de, Nicki bu hikayede bahsedeceğimiz kurban hayatı hiç kolay geçmiyor aslında. Kendisi de uyuşturucu bağımlısı bir annenin çocuğu aslında. Ceza evinde dünyaya gelen ve okula gitmeden önceki yıllarını orada geçiren aslında başka mahkumlarla beraber bir ortamda büyüyen bir çocuk. Belli bir yaştan sonra artık okul yaşına geldiğinde anneannesi alıyor ve kendisi bakmaya başlıyor Niki'ye.
Ama ergenlik çağında kendisi de annesi gibi madde kullanımına başlıyor ve aslında birazcık daha isyankar bir ergen oluyor diyebiliriz. Kontrolsüz ve uyumsuz bir ergen olduğunu söylüyorlar ki 17 yaşında da aslında o da hamile kalıyor. Evet, bunun sonucu olarak da Jazzmia ve Tazmia adında iki tane çocuk doğuruyor, ikiz çocuk doğuruyor. Başta bu çocuklara bakmanın sorumluluğunu o da alamıyor zaten.
Ve Nikki'nin anneannesi artık torununun çocuklarına da bakmakla görevli oluyor bir yerde. Fakat Nikki, 13 yaşına geldiklerinde yaklaşık olarak kızlar, onları geri almak istediğini belirtiyor. Ama kızlar istemiyorlar. Anneanneleriyle gayet mutlular kendi hayatlarında ve Nikki'yi istemiyorlar, onunla yaşamak istemiyorlar.
Annelerine çok büyük bir öfke var içlerinde ve annelerinden utanıyorlar. Onun geçmişinden, hayat tarzından belki. Ve yani gerçekten de hep öfkeyle bahsettikleri biliniyor ve mahkemede de... İstemediklerini beyan ediyorlar, annelerine gitmek istemediklerini, anneanneleriyle yaşamak istediklerini.
Ama buna rağmen kızlar annelerine geri veriliyor. Ve o sırada annesi de 55 yaşındaki bir adamla sevgili. Nikki çocukları doğurduktan sonra anneannesi büyütüyor. Nikki'nin biraz uyumsuz bir hayatı var.
Anneanne iyi bakıyor büyük anne. Rahat bir büyük anne. Çocuklar çok başarılılar bu arada. Bir ünlem koymak istiyorum ileride buraya temas ederiz diye.
Çok başarılı, hobileri olan, işte herhangi bir şekilde davranış sorunları olmayan çocuklar ergenlik dönemine kadar. 13-14 yaşlarındayken çocuklarda hafif hırsızlık ufak tefek ve marijuana kullanımı başlayınca anne ben diyor çocukları Almak istiyorum. Benimle beraber yaşasınlar. Çünkü dediğim gibi o noktada kendisi de kendisine 30 yaş büyük.
Buraya da bir ünlem koymak lazım. Kendisi 25 yaşındayken 55 yaşındaki bir tır şoförüyle birlikte oluyor. Orada bir açık ilişki durumu söz konusu. Ondan sonra ve çocukları yanına almak istiyor.
Ve çocuklar dediğim gibi gitmek istemiyorlar annenin yanına. Onunla beraber yaşamak istemiyorlar. Çünkü annenin ikilicikli davranış sistemi var aslında. Anne bir yandan benim yaşadığım hayatı yaşamasın çocuklarım diye aşırı derecede kontrollü, kısıtlayıcı ama bir taraftan da kendisi de çok rahat bir hayat yaşayan bir anne.
İşte bir adamla birlikte ama açık ilişki yaşıyor, başka sevgilisi var, yalan söylüyor, belki madde kullanımı var. Ama dediğimi yapın, yaptığımı yapmayın modunda olan bir anne. Olunca çocuklarda korkunç bir öfke başlıyor. Evet, hatta şey iddia ediyor, ben çocuklarımı istiyorum ve onlara da kural koyarım çünkü benim gibi olmasınlar, benim yaşadıklarımı yaşamasınlar, benim yaptıklarımı yapmasınlar diye.
Ama kızlar da bunu büyük ihtimalle bir ikiyüzlülük olarak görüyorlar ve zaten ergenler. Büyükanneleriyle iken böyle değillerdi dediğiniz gibi. Onunla iken daha rahatlardı ki zaten kim öyle değil? Benim bildiğim kadarıyla çocukla annenin arasındaki bağı ilk 6-7 yılda çok önemli diyor birçok psikolog.
Bu şekilde görmüştüm yani. Çok haklısın. Ve o kritik yıllarda annenin olmaması ortada. Belki de onu bir anne figürü olarak görmemelerine bir şey yapmış olabilir mi?
Sebep vermiş olabilir mi? Muhakkak, evet. Anneyle çocuk arasındaki 0-6 yaş, hatta özellikle 0-12 ay arası oldukça önemli. Hatta bazı klinik verilerde 9.
aya kadar çok kritik olduğunu söylüyorlar. O güvenli bağlanma. Yani çocuğun şunu bilmeye ihtiyacı var. Annet gidecek tabii ki.
Ama anne geri gelecek. Hatta bazı çalışan anneler bundan dolayı da çok rahatsızlık hissederler. Acaba benim çocuğumda da bir sorun olacak mı diye. Hatta yapılan çalışmalar tam tersini göstermiş.
Eğer anne işte bir şekilde özel sektör çalışanı, devlet sektörü belirli bir zaman diliminden sonra işe dönmek zorunda anne. Ve çocuğunu da bırakmak zorunda. Bir bakıcı olabilir, bir anneanne olabilir, babaanne olabilir. Her kimse yardımcı olabilecek.
Şimdi anne kapıdan çıktığı anda çocuk ağladığı için anne üzülüyor. Ve bir parçası orada kalıyor. Ve kendine de vakit ayırması lazım annenin de bir yandan. O me time dediğimiz kendine ait zaman dilimleri.
Bunları da yaşarken çok zorlanıyor. Çünkü benim bütün vaktimde zaten işe gidiyorum. Akşam evin temizliği, çamaşırı, bulaşı ne olursa olsun çocuğumla benim vakit geçirmem lazım diye. Halbuki burada önemli olan şey, anne gidiyor, anne geri dönecek.
Ve gerçekten de çalışan annelerin, çocuklarının güvenli bağlanma, geliştirme olasılıklarının ihtimallerinin çok daha yüksek olduğuna yönelik çalışmalar var. Hiç böyle düşünmemiştim. Çünkü annenin gideceğini ama akşam geleceğini biliyor çocuk. Burada önemli olan o zaten.
Şimdi biz bu vakada görüyoruz ki anne belirsiz. Anne yok. Asıl bağlanma figürü aslında neleri? Büyük anneleri.
Ve ondan ayrılıyorlar. Belki onunla bir güvenli bağlanmaları var. Ve bir anda bir anne geliyor. Arada sırada hayatlarına dahil olan ama tam olarak ne olduğu da belli de olmayan varlığı yok.
Annen bu senin, annem evet biyolojik okey ama hayatımda yeri yok. Güvenliğimle ilgili, hayatımda aşkımdır, dersimdir, oyumdur, buyumdur ilgili olmayan bir anne varmış gibi sanki. Dolayısıyla anne ile bağları yok aslında çocukların bence o noktada. Bir de anne alıp ben kendim bakmak istiyorum diyor.
Sonra evde şiddet onayları başlıyor. Zaten anne de çabalıyor aslında kendince bir şeyleri düzeltmeye çalışıyor aralarını. Onları daha iyi yetiştirmeye çalışıyor belki ama bunu nasıl yapacağını tam bilmiyor mu diyelim. Bunda kullandığı yöntemler mi yanlış?
Çünkü iki kere ağlıyor anne onları diyebiliyorum. Bu çok güzel bir noktayı temas ettim. Bu olayın işte aslında bu anne cinayetin, anne katlinin iki tane kırılım noktası var aslında. Bunlardan bir tanesi ilk dönemde, ilk 12 yaştan sonrasında çocukları yanına aldığındaki süreçte çocuklara aşırı derecede baskı uygulaması.
ve kendisini rahat hayatına devam ettirmesi aslında. Tabii bu noktalarda velayet, anneanne deme, büyükanne deme, anne deme oraları bilmiyoruz aslında. Şey de olabilir çünkü, yani bunlar anne, kız, anneanne, büyükanne birlikte evde yaşıyorlardır. Çocuklara, büyükanne bakıyordur evde, anne arada bir işe gidiyordur, bilmem ne yapıyordur, sevgilisine gidip kalıyordur, nasıl bir yapıları var bilmiyoruz aslında.
Ama galiba anne çok o evde değil, ilk 0-12 yaş dönemlerinde. Arada bir gidiyor, geliyor. Çocuklar da büyük anneyle beraber yetişiyorlar. Rahat bir büyük anne zaten.
Sonra anne bir şekilde çocukların o hafif işte hırsızlık olayları, Mariuhana kullanımları sebebiyle anne almak istiyor kendi velayetini. Yani ben onları alacağım diyor. O noktada belki devletin çok fazla aile içine müdahalesi gibi olmuş olacak ama sonuçta babası olmayan iki tane çocuk, kendisi ergenlik döneminde 17 yaşındayken anne olmuş, cezaevinde doğmuş bir kadın. Buralarda bir koruyucu faktör olması gerekiyordu sanki.
Oralarda bir müdahale olmuş olunsaydı, O çocuklarla o annenin bağlanması, temas kurması, işte annenin belki orada iş edindirilmesi ki anne daha sonraki süreçte şeye de gidiyor, kuaför kursuna falan gidiyor, bir yerde çalışmaya başlıyor falan. Yani de aslında bir potansiyel var. Şu ana kadar gördüğüm en kanlı ve en korkunç cinayet mahallelerinden biriydi. Kadını 80'e yakın kez bıçaklamışlar, omurgası neredeyse paramparçaydı.
Çok kötüydü. Annesinden de almış olduğu olumsuz kaderi de yüklenmiş durumda aslında. Ve çocuklara da bu kader gitmesin diye uğraşan bir anne var. Çok güzel söyledin o yüzden.
Benim yaşadığımı yaşamasınlar diye. Büyük ihtimalle o noktada çok sıkıyor çocukları. Ve çocukların zaten bir bağı yok anneyle. Bu noktada işte şey sistemi başlıyor.
Dehumanize etme, insanlıktan çıkartma. Bir şekilde çocuklar anneyi insan olarak görmemeye başlıyorlar. Kendileri için bir engel. Hayatlarını yaşamaları için bir engel olarak görmeye başlıyorlar aslında.
Şeye bile tahammülleri yok. Birkaç gün sonra aslında mahkemeye çıkıp şeyi söyleyebiliriz. Biz aslında büyük ninemizle yaşamak istiyoruz diyebilir aslında ama ona bile tahammülleri yok. Çok ani bir şekilde başlayan bir kavga ve çok ciddi bir öfkeyle beraber aşırı bir öldürme durumu söz konusu.
Çünkü mahkeme onları zaten aslında süre veriyor annelerine. İki hafta sende kalsınlar sonra olmazsa alacağız çocukları diye. Ama ona bile sabredemiyorlar aslında. Nasıl bir öfkeyle dolmuşlarsa.
En büyük kavgalarından birisi zaten Cezmiye'nin kendisinden yaşlı çok büyük bir adamla. internetten tanışıp buluşmaya çıkmak istemesiyle başlıyor. Daha sonra annesi onu odaya kilitliyor ve bu da mesela onların aslında dinamiğini gösteren bir şey, bir kavga. Aslında bu davranış mesela normal görünmüş.
Kimsenin annesi kendisinden yaşça çok büyük birisiyle internetten tanışıp da gece çıkıp buluşmasını istemez. Ama bu kızların anneleriyle aralarında hiç bağ yok dediğiniz gibi. Hiç bağ yok, evet. bir anne figürü olarak görmüyorlar, bir engel olarak görüyorlar hayatlarında.
Aslında bu da ondan kurtulmak istemelerini açıklıyor. Yine de her şey çok vahşi bir şekilde yaşanıyor gerçekten. Okula gitmeyi reddettikleri bir gün annelerinin canına kıyıyorlar ve daha sonra okula gitmiş gibi yapıyorlar yetkilileri aslında. Orada bir kırılma şeyi daha var, çok enteresan.
Benim takip ettiğim Amerikan kültürü kaynaklı psikologlardan bir tanesi. Anne o bıçaklama, savaş, dövüş esnasında yan komşuya gidiyor. Kapıyı çalıyor, yan komşu açmıyor kapıyı. Komşu kapıyı açmış olsaydı.
Evet. Kırılma anı diyoruz ya hep. Bence komşuya da saldırırlardı. Yani artık nasıl bir şey vardı bilmiyoruz.
Çünkü komşuya giden yolda, kapısında falan da kan buluyorlar. Ama anneyi tekrar geri sokuyorlar içeriye ve devam ediyorlar anneyi vahşice bıçaklamaya. Çok korkunç bir şey. Çok korkunç.
Yani ani bir öfke patlaması gibi. Evet. Ama bir de niye öyle bir öfke patlaması bir anda? Sadece okula geç kaldık, gideceğim, gitmeyeceğim bilmem ne muhabbeti yüzünden.
Yani hangi noktada karar verdiler buna mesela? Bugün ben annemi öldürüyorum, bana eşlik edecek misin dedi. O da dedi ki tamam. Çünkü... Yine mi paylaşılmış,
delilik olmuş diyeceğim. Böyle bir şey yapmalarına gerek yoktu. Zaten kurtulabilirlerdi, onu demeye çalışıyorum. Bu cinayetten önemli faktörlerden bir tanesi, bunlar tek yumurta ikisi.
Çift yumurta ikizlerinde bile birine bir şey olduğunu da diğerinin hissetmesi tarzı bir mekanizma adından bahsediliyor. Bilimsel yapısını bilmiyorum artık her neyse. Ama bunların her ikisi de aynı DNA'ya sahip. Hatta soruşturma aşamasında da ısırıktan tespit edebiliyorlar.
Kendi... Aynalama sistemleri içerisindeler. Biri demiyor ki diğerine, biri dediyse, atıyorum Yasmin dediyse, bunu şey yapalım, annemizden kurtulmamız lazım. Öteki de evet kurtulmamız lazım diyor.
Yani kodası. Kendi söylediğin şeyi tekrar duyuyorsun. Kendi söylediğini tekrar duyuyorsun. Bir yerden sonra onu duy, duy, duy, duy, duy, duy.
O senin tek gerçeğin olmaya başlar aslında. Tek bir organizma olmuşlar. Ve büyük ihtimalle orada da, ben planlı olduğunu düşünmüyorum. Yani evet, belki öncesinde kızlar aile danışmanına, ben onunla yaşamak istemiyorum, gerekirse annemi öldürürüm demiş olabilir.
Bunu kurtuluş amacıyla demiş olabilirler. Çünkü ergenlik döneminde, üf annem, gebersin gitsin, bilmem ne gibi şeyler duyarız yani, kitaplarda yazar. Ama bunu gerçeğe dökmek çok bambaşka bir şey aslında. Ve bu çocuklar başarılı çocuklar.
Okulda izci kulübü bilmem nesi falan filan. Bir tanesi cezaevindeyken hatta lise birincisi oluyor. Akıllı zeki çocuklar. Bir anda bence bir öfke patlaması ve hunharca cinayetin sebebi de bu.
Ortalıktan o engeli yok etme. Anneyi yok etmek istemişler. Hiçbir noktada ama durup da biz ne yapıyoruz dememişler yani. Çünkü dediğiniz gibi gidip komşularına yardım istemiş kadın ve o noktada da dememişler biz ne yapıyoruz diye.
Hiçbir şekilde durmamışlar. Keza annelerini defalarca kez bıçaklıyorlar ve polis artık omuriliği paramparça olmuş diye yorum yapıyor. Bu bıçaklamanın ardından kadın ölmüyor bildiğim kadarıyla götürüp... ...banyoda,
küvette boğup öldürüyorlar bir de üstüne. Yani orada da dememişler. Hiç ne yapıyoruz biz? Orada o anne değil.
Orada o, onlar için herhalde böyle bir sınır, duvar. Yıkıkıp geçmemiz lazım. Korkunç bir kopma, gerçeklikten kopma söz konusu olduğunu düşünüyorum ben. Çünkü sonra okula gidiyorlar otostop çekip.
Evet. Yani anneyi yukarıda öldürüyorlar. Bunlar 16 yaşında çocuklar. O Mureli dediğin gibi kopacak şekilde, tanınmayacak hali.
Anne ısırıyor falan kollarını. Hatta annenin ağzında kızların ikisinde saçları bulunuyor. Evet. Korkunç yani.
Ve ne kadar çabalamış o da aslında. Tabii anne hunharca çabalamış aslında. Ve kapıyı çekip, otostop çekip okula gitmişler, derse girmişler. Akşam eve gelince, aa memur bey diyerekten koşup, annemi öldürmüşler, annemi öldürmüşler.
Biz onu böyle bulduk. Ama okula gidip gitmediklerinde bir şey var. Benzinlikte güvenlik kameralarına yakalanıyorlar aslında kızlar. O şekilde okul muhabbetinde şeyi ortaya çıkıyor aslında, foyas ortaya çıkıyor diyebilirim.
Okula gitmiyorlar mı? Şşş, bunlar mı söylüyorlar? Yani okula gittiklerini tabii söylüyorlar polise ama polis de diyor ki hani kamera görüntüsündekiler kim? Ama yine de bilmiyorum çok günlerine de hiçbir şey olmamış gibi devam etmeleri inanılmaz.
Bir rahatlama hissetmişler midir mesela sizce? O derece olmuş mudur yani? Yani ne hissetmişlerdir? Bence bir şey hissetmiyorlar gibi geldi bana.
Bir donukluk varmış gibi genel olarak. İşte lise birincisi olan kızın okulda yaptığı konuşma da aynı. Siz hepiniz benim hakkımda konuşabilirsiniz ama hiçbiriniz umurumda değilsiniz demez. Sanki bir duygu, bir şey diğer insanların ne düşündüğü, ne hissettiği hiç umurlarında değilmiş.
gibi aslında. O konuşmayı yaptırmaları da çok ilginç geldi bana. Tamam lise birincisi olmuş olabilir ama annesinin canına kıymış birisi ve vahşice yapmış bunu. Pişmanlık göstermiyor hiçbir şekilde.
Tamam başarmış olabilir ama bir konuşma yaptırılacak birisi olduğunu düşünmüyorum yani. Hiç etik olduğunu düşünmüyorum. İnsanlar sonuçta şunu da diyemez mi? Bunu yaptı, lise birincisi oldu.
Çıktı, konuşma da yapabiliyor. Enteresan bir ahlaki iklem. Çünkü zaten müebbet hapis cezası almışlar. 30'ar yıl galiba.
Birinci oldukları için onurlandırılmalarının yanlış olduğunu mu düşünüyorsun sen anladığım kadarıyla? Yani birinci olmuş olabilir, sessizce ona bir takdir mi gönderecekler, ne göndereceklerse gönderebilirler. Ama çıkarıp diğer öğrencilere örnek gibi bir konuşma yaptırmasını doğru bulmuyorum. Yani bilmiyorum, benim etik anlayışıma uygun değil en azından.
Tabii tabii yani şey noktası çok doğru. Orada bir sürü çocuk daha var. Mezun olacak diye izin vermeleri de garip. Hapishaneden çıkmasına.
Bu olay zaten komple garip de bir günlük izin alıp çıkma muhabbeti. Yani mezun olmak istiyorduysan... Böyle bir şeyi yapmadan da mezun olabilirdin. Yapmayaydın evladım.
Mezuniyete git, hadi bakalım, eğlen falan. Bilmiyorum, birazcık ilginç geliyor bana. Onların evet, o sosyal devlet anlayışları birazcık daha farklı. Enteresan bir ahlaki nokta aslında.
Burada işte cezai sistem. Şimdi sen zaten onları hapsediyorsun. Tabii Amerika'daki şey sistemi de çok ilginç. Çocuklar cezaevinden, cezaevi müdüründen izin alıyorlar.
Bir gün çıkıyorlar falan. Türkiye'de böyle bir şey yok. Cezaevi müdüründen izin alan bir kişinin annesi babasını katletmiş birisinin şeyi. Mümkün değil.
Oradaki cezaevi sistem de ilginç. Sizin başka söylemek istediğiniz bir şey var mı bu davayla ilgili? Benim başka söylemek istediğim bir şey yok ama ufak bir şey eklemek istiyorum. Bu şekilde özellikle böyle ailede çocuğun anneden uzak kaldığı durumlarda ya da işte ne bileyim bir boşanma süreci olur vesaire, bu durumlarda mutlaka psikolojik destek, çocuğa bir psikolojik destek vermekte ve neye ihtiyacı varsa, orada bir öfkesi varsa, orada bir duygusu varsa mutlaka bunu sağlamak gerekiyor diye düşünüyorum.
Aksi takdirde oradaki o duygunun nereye gideceğini bilmiyoruz. Bu davaya bakan hakimin de söylediği gibi dört nesil boyunca bozulan bir aile sistemi söz konusu aslında. Bir yerlerde bir şeyler devreye girebilseydik, burada da girilebilecek bir sürü de yer varmış aslında. Mahkeme, çünkü hep içerideymiş, görmüş etmiş, aile danışmanına çocuk söylemiş, ben annemle yaşamak istemiyorum diye.
Orada bir öfke mi var, başka bir şey mi var? Öylesine bir ergenlik konuşması mı bu? Bunlar oldukça mühim. O noktaya ben sadece bir profesyonel alanda çalışan birisi olarak herkese bir pırıltı uyandırmak istedim sadece.
Görmezden gelinecek şeyler değil ya da geçer denilecek şeyler değil gerçekten. Çünkü bıraktıkları izler çok kalıcı olabiliyor. Çok kalıcı olabilir ve nesiller boyu devam edebilir. Nereden ne çıkacağını bilemeyiz.
Bastırılan bir duygunun nereden nasıl çıkacağını bilemeyiz. Evet, çok teşekkür ederiz. Ağzınıza sağlık. Ben teşekkür ederim.
Evet, karanlık dosyalar kırılma anında bir bölümün daha sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Hoşça kalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.